PAYLAŞ

Uzun bir aradan sonra yılbaşı özel bölümüyle geçtiğimiz cuma günü ekrana gelen Netflix’in popüler dizilerinden Sense8’in yılbaşı özel bölümü ve 2. sezonda olabilecek gelişmelerle ilgili yazar arkadaşlarımızdan Batuhan Tozkoparan ile birlikte keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Umarım siz de keyif alırsınız. İyi okumalar.

maxresdefaultHamza: Batuhan merhaba! Seninle yapacağımız ilk SoruYorum olacak bu ve ikimizde de heyecan var biraz ama hemen başlayalım istiyorum. Çünkü ilginç bir Sense8 bölümüyle karşılaştık. Genel olarak karakterle ilgili daha fazla ayrıntı ve sezon sonunda kaldığımız yerden sonra neler yaşandığını anlatan bir bölüm izledik ama arada yeni sezonun gidişatına dair de birkaç gergin sahne vardı. Sen ne düşünüyorsun genel olarak bölüm hakkında? Sence de işler biraz kızışmaya başlamadı mı?

Batuhan : Evet bende de heyecan var. Bölüm benim hoşuma gitti. İşlerin kızışması bir yana bu dizinin müzikleri insanı içine çekince bölüm hiç bitmesin istedim. Ağlamalı gülmeli bir bölüm olduğundan mıdır bilmem şimdiye kadar ki en sevdiğim bölüm oldu.

sense8-christmas2

Hamza: Aynen müzikler gerçekten çok iyiydi bence de hani bölüm iki saat olduğu için televizyon filmi olarak değerlendirecek olursak eğer bir film için yeterli sayıda ve doğru yerlerde kullanılmış olan müzikler bize geçen duyguları arttırdı diyebilirim. Dizinin en önemli unsurlarından biri karakterler arası ilişkiler. Bölümde ilişkilerin gidişatına dair de birçok bilgi vardı. Bunlara da kısaca değinelim bence. Çünkü en son Lito ve Hernandes’in videoları internete sızmıştı. Will (diğer herkesin yardımıyla) Whispers’ın elinden Riley’i kurtarmıştı. Nomi kaçaktı. Bölümde bu olayların sonucunda neler olduğunu da gördük. Hatta beni biraz şaşırtan şeyler de vardı olaylar içerisinde. Will’in Whispers’dan kaçmak için Angelica gibi uyuşturucu bataklığına düştüğünü gördük mesela. Sence Will’in sonu Angelica gibi olur mu? Öyle olacağına dair bir rüya bile gördü Will.

Batuhan: Türk dizileri izleyen birisi olarak iki saatlik bölüm çerez gibi geldi. (İki günde anca izleyebildim orası ayrı) Will’in kötü yola düştüğü doğru. Favori karakterlerimden biri olduğu için çok üzüldüm gerçi. Ama diğerlerinin yardımıyla kurtulabileceğini düşünüyorum ben. Tabi bu bir düşünce. Son zamanlarda izlediğim en iyi yapımlardan olan Sense8’in bu işi de başarıyla kotaracağına eminim. Şu gözlüklü amcanın beni sinir ettiği gerçeğini de paylaşmak isterim. Will’in babasıyla ilgili gösterdikleri falan beni çok etkiledi.

Hamza: Aynen öyle ben de biraz etkilendim. Ama güzel bir ayrıntıydı o bence çünkü Whispers’ın (Batuhan’ın gözlüklü amca diye tabir ettiği kişi) istediğini elde etmek için neler yapabileceğini bize küçükten hissettirdi. Bölümün, belki de dizinin en gizemli karakteri Whispers. Kendisi hakkında çok fazla bir şey bilmiyorduk. Geçen sezondan bu yana hakkında ilk kez bir şeyler öğrendik. Aile babası olduğu ve başkalarının (Will gibi) zihnine erişimini engellemek için bir hap kullandığını filan öğrendik. Bunları da Jonas sayesinde öğrendik gerçi. Jonas en son yakalanmış bir yere götürülüyordu ve nereye götürüldüğünü anca 2. sezonda öğreneceğiz gibi duruyor.

Her neyse devam edecek olursak Hernandes ve Lito’nun ifşa olduktan sonra yaşadıkları hakkında ne düşünüyorsun peki?

Batuhan: Kendimi en çok özdeşleştirdiğim çift onlar. İfşa olayının çok kötü olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum fakat yalansız bir hayat onlar için daha huzurlu olabilir. Günümüzde eşcinselliğini açıklayan ünlüler bu kadar tepki çekmiyor. Fakat görünen o ki Meksika’da homofobiye halen sıkça rastlanıyor. Annesinin tepkisi beni ağlattı. Bu şekilde tepki vermesi Lito ve Hernandes’i çok mutlu etti ve gözlerim dola dola izledim. Sanırım en iyi Noel sahnesi onlarınkiydi. Dani’nin de yaşadıklarını öğrenince ona da üzüldüm biraz açıkçası.

27781d273a6ec6981929ddd4aac6503e

Hamza: Beni de Hernandes’in sınıfındaki öğrencilere karşı gösterdiği dik duruşu etkiledi açıkçası. Çünkü bu kadar hassas ve savunmasız olduğu bir konuda o şekilde güçlü davranıp öyle bir konuşmayı yapabilmiş olması karakter için önemli bir adımdı. Will’di filan derken bence en önemli şeyi unuttuk, Capheus’u oynayan oyuncu değişmiş. Çok şaşırdım ben sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Batuhan: Dün Hafize’yle lafladık da biraz; Capheus değişse haberimiz olur demişti. Bana da karakter farklı geldi ki Capheus’un ilk sahnesinde yüz değişiklikleriyle ilgili bir diyalog geçmişti. Bu diyalog oyuncunun değişmesine bir atıftı sanki.

Küçük bir IMDB araştırması yapmamızla Capheus’u canlandıran oyuncunun değiştiğini ve kendisinin artık Toby Onwumere tarafından canlandırıldığını öğreniyor ve devam ediyoruz.

sense8-season-2-toby-onwumere

Hamza: Gözümüzden kaçan bir haber olmuş demek ki. Bakalım sezonun devamında neler olduğunu anlarız çünkü ben de merakla bekliyorum. İlişkiler üzerinden devam edecek olursak, Wolfgang ve Kala’nın arasındaki çekim gitgide artarken bir yandan da birbirlerinden uzaklaşıyorlarmış gibi gelmiyor mu sana da? Wolfgang’ın Berlin’de kendisine vaad edilen doğu bölgesi liderliğini reddetmesine ne diyorsun? Bence en iyisini yaptı. Zaten kendini o dünyaya ait hisseden biri değildi. Hele ki Felix’in vurulmasından sonra geri dönmeyeceğini tahmin edebiliyorduk. Bu konular hakkındaki fikrin ne?

Batuhan: Kala çok iki arada bir derede kalmış gibi görünüyor haklısın. Her ne kadar kalben Wolfgang’a bir şeyler hissetse de diğer yandan onu unutmak istiyor gibi. Tabi bu imkansız görünüyor. Wolfgang’a liderliği vaad edilen doğu bölgesine gelmeden önce Berlin’in dört bölgeye ayrıldığından her bölgenin bir lideri olduğunu ve o liderlerden birinin Türk olduğundan bahsetmek isterim. İsmi Halil Doğan’dı. Dizinin bu sezonda İstanbul’da çekim yaptığını da düşünürsek bizi ilginç şeyler bekliyor diye düşünüyorum. Bölümün sonundaki olaydan sonra Wolfgang’ın neler yapacağını 5 Mayıs’ta Netflix’ten öğreneceğiz artık. Ben de merakla bekliyorum.

sense8-tina-desai-as-kala-and-max-riemelt-as-wolfgang1

Hamza: Bana da öyle geliyor. Kala için artık bir karar verme zamanı geldi diye düşünüyorum. Eminim Wolfgang’ın de öyle düşüneceği bir an gelecektir ve umarım Kala Wolfgang’ı seçer. Zaten diğer arkadaşlarının yaşadıklarını da hissedebildiği için onların zorluklar içerisinde yaşamalarına karşılık kendisinin lüks içinde olması onu biraz rahatsız etmeye başlamıştı. 2. Sezon Kala için önemli değişikliklere yol açacak diye düşünüyorum ben de. Biraz da Sun’dan bahsedelim mi? Onun hakkında da ilginç gelişmeler vardı. Kardeşi Joong-Ki’nin suçunu üstlenmek zorunda olduğu için hala sinirli bulduk onu. Daha sonra kardeşinin babasını öldürmesi ve bu bölümde de Sun’u öldürmeye çalışması onu çok etkiledi. Ama Riley’in de dediği gibi kendisini yalnız hissetmesine gerek yok. Çünkü yeni bir ailesi olduğunu biliyor artık. Sen ne düşünüyorsun Sun hakkında?

Batuhan: Pek belli etmese de en çok acı çekenlerden biri de Sun. Yavaş yavaş ekibe adapte olduğunu düşünüyorum. Kimin yardıma ihtiyacı olsa orada olması ve onun dövüş sahnelerini izlemek oldukça keyif vericiydi. Ama Sun’un bir an önce oradan çıkması gerek. Bu da yine bizimkiler sayesinde olacak ama nasıl?

sense8_2016_christmas_special_720p_webrip_hevc_x

Hamza: Aynen sanki Nomi ile olan konuşmasında diğerleriyle birlikte öyle bir planları varmış gibi hissettirdiler bana, bence de onun dövüş sahnelerini izlemek çok eğlenceli oluyor. Gerçekten en çok acı çeken karakterlerden biri o ama hapishanedeki arkadaşı Soo-Jin’in doğum gününde yaptığı küçük jestinin bile onu mutlu etmeye yettiğini gördük. Bölümde Nomi ve Amenita’yla ilgili çok fazla bir gelişme yoktu. Sadece Nomi hala kaçak olduğu için yer değiştirmek zorunda kaldılar ve ikisi hakkında bölümdeki en önemli şey, onları Sense8 hisleri hakkında araştırma yaparken bulmamız oldu galiba. Sence bir yere çıkar mı bu araştırma ne düşünüyorsun?

Batuhan: Will’den sonra en sevdiğim karakter kesinlikle Nomi. Çok zeki olduğu için bu olaya dair bir şeyler bulabileceği hissi sardı beni de. Ama her an her şey olabilir. Bakmışız Sun’ı kurtardıktan sonra Nomi de yakalanmış. Sonuçta her ne kadar kaçsa da bir yerde kendini ele verecektir.

S8_2_-75032.dng

Hamza: Belki de senin dediğin gibi olur. Kısaca Riley ve Capheus’tan da bahsedelim mi? Bölümde her ne kadar geri kalmış olsalar da Riley, Will’e destek olmaya çalışarak en büyük teşekkürü ediyor aslında ona, Capheus’a gelince oynayan oyuncunun değişmesi bir kenara dursun, o ve Jela arasındaki sohbette Sun’a olan minnetini sunarken aslında tüm karakterlerin birbirlerine ne kadar benzediğini tekrar gördük ve bu beni çok etkiledi. Zaten dizinin en güzel olayı da o bence: “Her ne kadar dünyanın dört bir köşesinde yaşayan, farklı kültürlere ait olan, farklı hayatlar yaşayan farklı kişilikler olsalar da insan olarak birbirlerine ne kadar benzediklerini ve önemli olanın da bu olduğu” şeklinde bir mesaj vardı bence orada. Bu yüzden Lana Wachowski‘nin yine güzel bir ayrıntıya değinmiş olduğunu düşünüyorum. Sen ne dersin?

Batuhan: Riley ve Capheus diğer karakterlere göre bu bölümde geri planda gibiydi o yüzden onlar hakkında fazla detay görmediğimizi düşünüyorum. Onun dışında dizi zaten bu slogan üzerine kurulu olduğundan pek söyleyebileceğim bir şey yok. Özellikle birbirlerine bağlı olmalarının benzerliklerine etkisi olduğu da bir gerçek.

Hamza: Sen de haklısın tabii. Peki fazla uzatmadan senin de fazla vaktini almadan son bir şey sormak istiyorum sana. Bölümle ilgili en çok sevdiğin üç şey neydi?

Batuhan: Zor bir soru oldu bu. Tüm bölüm güzeldi. Ama arka planda müzik olan sahneler benim için daha ön plandaydı. Bölümdeki favori üç sahnem dersek ilki Hallelujah şarkısının çaldığı koro sahnesi, diğeri Lito’nun apartmanına girerken Wolfgang’ın yardım etmesi ki çok eğlenceliydi bence. Son olarak da sanırım topluca dans ettikleri sahne en güzeliydi bence.

sense8-party

Hamza: Benimkiler içerisinde de doğum günü kutlamaları kesinlikle ilk sırada. Senin de dediğin gibi o sahnede Dave202&Gino G’nin Knocdown parçası ve buna benzer birçok iyi şarkı eşliğinde hep birlikte doğum günlerini kutlamaları çok güzeldi. İkinci sıraya ben de senin gibi Hallelujah çalarken koroyu dinledikleri sahneyi çok sevdim ve koronun arkasında da Angelica’nın oluşu karakterlerin ona ne kadar önem verdiğini ortaya koyar gibiydi. Son olarak da bölümün o kasvetli havasını dağıtan sahne olarak gördüğüm, Kala’nın Wolfgang’ı yatakta biriyle basması ve ardından yaşanan komik olaylar ve diyaloglar favorilerimdendi. Batuhan benimle bu keyifli sohbeti gerçekleştirdiğin için teşekkür ederim. Ben çok eğlendim. Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

sense8_201_unit_19575_r

Batuhan: Ben teşekkür ederim. Ben de çok eğlendim. Umarım okuyanlar da beğenirler.

Siz de aşağıda yorumlar kısmında bölümle ilgili düşüncelerinizi ve ikinci sezona dair teorilerinizi paylaşabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.

  • Betül Erçin

    Kesinlikle begendimm konusmayi. Diziyi izlemedim ama senin bu roportajin sayesinde baslayacagim :) cok ilgi cekici bir dizi