"Taşkano" ile Hayatı ve Breaking Bad’in Gelecek Sezonu Hakkında | Sohbet

Geçen hafta da söylediğimiz gibi bu hafta Breaking Bad’in çevirmeni Taşkano ile kısa bir sohbet ettik. Kendisini tanıdık ve tabi ki 5.sezon hakkında bilgiler aldık.

Okumadan önce uyaralım izlemeyen var ise spoiler içerebilir.

Bir çiftleme yaptık bu iki haftada, önce dizi hakkında birkaç şey karaladık ve bu haftada çevirmeni ile konuştuk.

Keyif almanız dileği ile bu tatlı sohbete geçelim isterseniz…


Öncelikle biraz kendinden bahsedebilir misin? Kimdir Taşkano, neler yapmayı sever, nelerden hoşlanır?
Kocaeli Gölcüklü’yüm öncelikle. Ama üniversite sebebiyle 4 senedir Trabzon’dayım. Küçüklüğümden beri film, son 4 senedir de dizi hastasıyım. Hazırlıkta arkadaşımdan aldığım Lost cdleri ile başladı her şey, sonra da önünü alamadım zaten. Bu dizi-filmlerin ve kendime ayırdığım hafta sonlarının haricinde okuduğum bölüm de epey vaktimi aldığından pek fazla bir şeye vakit kalmıyor.

-Peki alt yazı çevirme fikri nereden çıktı, ilk nasıl başladın bu işe?

Hazırlık ve 1. Sınıfta onlarca dizinin onlarca sezonunu yalayıp yuttuktan sonra bazı diziler için Türkçe alt yazı bulmakta sıkıntı çektiğim oldu. Ayrıca dizileri izlerken her bölüm başı orada adlarını okuduğum çevirmenlere de imrenmedim desem yalan olur. İngilizcem iyiydi, neden olmasın diyerekten birkaç alıştırmadan sonra Scrubs’ın 9. Sezonundan girmiş bulundum bu işe.

-Taşkano ne anlama geliyor?

Soyadımdan geliyor. ( Mehmet Taşkan)

-İlk çevirinden bu güne neler oldu hayatında? Zorlandığın zamanlar oldu mu?

Öncelikle çeviriye kesinlikle sadece bir hobi olarak başladım. Sadece sevdiğim dizileri filmleri çevirmeye çalıştım ve hâlâ da öyle yapıyorum. Biri şunu çevir dedi diye bir şey çevirdiğim olmadı hiç, çünkü o zaman gerçekten sıkıcı bir hâl alıyor bu iş. (Yazar burada twitter’dan yapılan çeviri isteklerini kastediyor) Ama hobi de olsa dengeyi kurmak çok önemli. Sadece bir hobi olmaktan çıkıp gündelik yaşantımdaki asıl önceliklerimin önüne geçtiği de oldu birçok kez.  Hâlâ da ara sıra oluyor. Ama dengeyi kurabildiğim zamanlarda gerçekten severek yaptığım bir iş.

-Çevirdiğin dizileri ve/veya filmleri neye göre seçiyorsun? Hangisi daha çok çevirme isteği uyandırıyor, dizi mi film mi?

Filmleri oyuncularına ve imdb puanlarına göre, dizileriyse oyuncularına ve yayımlandıkları kanala göre seçiyorum. Çünkü dizi sağlam bile olsa adam gibi bir kanalda yayımlanmadığı sürece iptal olma olasılığı yüksek oluyor. Kablolu kanallar bu açıdan diğerlerine nazaran daha güvenli. İkinci soruya cevap olarak da dizi diyorum.

-Tabii ki biz seni çoğunlukla Breaking Bad ile tanıyoruz, nasıl başladı, nasıl ilerledi anlatabilir misin bize biraz?

Breaking Bad’i izlemeye 2. sezonu yayımlanırken başlamıştım sanırım. Belli bir çevirmeni yoktu, birkaç arkadaş götürüyordu diziyi paslaşarak. Ama 3. Sezonda durum kötüleşti, her bölüm başka birinden gelmeye başladı çeviriler. Çoğu da seyir zevkini bozan zayıf çevirilerdi. Sonra Divxplanet’ın forumunda bir arkadaş diziye çevirmen bulma amacıyla bir başlık açtı. Uzunca bir süre kimse elini taşın altına koymayınca, o günlerde yayımlanmış olan 3. sezonun 7. bölümünün de verdiği gazla ben diziyi devralmak istedim. Ama dersler dolayısıyla tek başıma çeviremeyeceğimi bildiğimden eşekherif ve Ruthless’a konuyu açtım. Böylece 3. sezonun ikinci yarısını üçümüz paslaşarak çevirmiş olduk. Bu sene de Pazartesilerimi diziye göre ayarladığımdan ve sezonun büyük bir kısmı da yazın yayımlandığından dolayı tek çevirdim.

– 4. Sezon finali nasıldı sence? Breaking Bad’in geleceği hakkında neler söyleyebilirsin? 16 bölüm kaldığını duymuştuk, doğru mu bu haber?

Sezon finali fazlasıyla tatmin ediciydi. Dizi her zamanki gibi başta kimilerinin “sıkıcı” olarak tabir ettiği hazırlık bölümleriyle bizi yavaş yavaş atmosferin içine çekti. 7. Bölümden sonra da büyük bombaları bir bir patlatmaya başladı. Sezonun ikinci yarısında cidden birbirinden efsane bölümler izledik.

Evet, AMC dizi için son 16 bölüm siparişini verdi. Bu 16 bölüm tek sezonda da yayımlanabilir, iki sezona da yayılabilir yalnız. Henüz belli değil nasıl olacağı.

-Bu kadar popülerlik ile dizinin tadında bırakılması gerektiğini düşünenler var, sence bitmeli mi? Ya da aynı kalitede devam edeceğini düşünüyor musun?

Breaking Bad yapısı itibariyle bence en fazla 5-6 sezon sürmesi gereken dizilerden. Çünkü House’daki gibi her bölüm ya da Dexter’daki gibi her sezon farklı bir konu işlenmiyor. Belli bir konu var, bir süreklilik var ve zaman dilimi de gerçeğe uygun ilerlemiyor. Dizinin ilk bölümünden bu yana 1 seneden az zaman geçti hikâyede. Böyle bir diziyi sakız gibi uzatıp 7-8 sezon çekersen gerçekçiliğini kaybettirmekle kalmaz seyirciyi de uzaklaştırırsın iyice. Çünkü bu dizinin herhangi bir bölümünü izlerken insan ister istemez bir yandan büyük finalde neler olacağını, Walt’un hikâyesinin nasıl sonlanacağını merak ediyor. Bu merakı 7-8 sezon canlı tutmak zor iştir, çoğu kişi sıkılıp bırakır. Ama şahsen ben bir House ya da bir Dexter izlerken böyle şeyleri düşünmüyorum, bu iki karakterin sonlarının nasıl olacağını o kadar da merak etmiyorum. Biri 8. sezonunu oynuyor, öteki daha yeni 7 ve 8. sezon onayını aldı, ikisini de sıkılmadan izliyorum ve izlemeye de devam edeceğim. Ama Breaking Bad tadında bırakılsın tabii ki.

-Kasım ayı içerisinde senaristler toplanacak demiştin, acaba 5.sezonda neler görebiliriz? Tahminin var mı?

Daha dizinin en büyük karşılaşmasını görmedik, Walter-Hank karşılaşması. Hank çok çok sağlam bir karakter, ilk sezonlarda biraz arka planda kalmış olsa da son sezonda hikâyeye ne kadar etki ettiğine tanık olduk. Adamın sakat haliyle bile, kafayı bozduğu mavi meth’in üreticisini bulmaya ne kadar yaklaştığını gördük. 4. sezon finali dizi finali olsaydı keşke diyenler var, Hank mevzusunu tamamen unutuyorlar sanırım. Gus öldü diye o soruşturmayı sonlandıracak değil tabii ki, daha da üstüne gidecek. 5. sezondan en büyük beklentim, Walt ile Hank arasında unutamayacağımız bir kapışma yaşanması ve Jesse’nin Walt’un gerçek yüzünü görmesi.

-Son olarak Dizi Haber’i takip ediyor musun? Ekip ve oluşum hakkında neler söyleyebilirsin?

Twitter’da ilk takibe aldıklarımdan biriydi zaten Dizi Haber. Sitesi de açıldı şimdi, çok daha iyi oldu. Twitter’dan gördükçe siteye girip yazıları okuyorum. Zamanla daha geniş kitlelere de ulaşır eminim. Çok çok kolay gelsin hepinize.

İzlerken aldığımız keyife keyif katan Taşkano’ya teşekkür ederiz.
Eğer geçen haftaki yazımızı okumadıysanız ve dizi içinde şöyle bir dolaşmak, eskilere gitmek isterseniz…
Haftaya gene bekleriz efendim…
Twitter.com/alcakkofte

Berat Karatas

Önceki Yazı

Warehouse 13 | Tanıtım

Sonraki Yazı

Writers Guild of America Ödülü Adayları Açıklandı