Gilmore Girls | Nostalji

İnsanoğlu her zaman kıyıda köşede kalana ilgi göstermesiyle ünlenmiş bir canlıdır. Bu içgüdüsel olayı dizi dünyasına yansıttığımızda hepimizin özel dizileri vardır. İşte bu dizilerden birisi benim için Gilmore Girls.

Dizi aslında ilgi çekici bir konuya sahip değil. Aksine konusunun dar olduğu bile düşünülebilir. Sadece ana iki karakter ve onların hayatları üzerine ilerleyen hiç bir zaman sıkmamasıyla dikkat çekiyor. 40 dakikalık olması diziyi drama kategorisine soksa da dizi tam anlamıyla bir komedidir. IMDB’de Drama, Aile ve Komedi dallarında kategorize edilse de karakteristik olarak komedi sınıfına daha yakındır.

Stars Hollow isimli hayali bir kasabada 16 yaşında hamile kalan aykırı tip Lorelai, aykırı bünyesi, devamlı değişken fikirleri yüzünden sevgilisini ve ailesini terk ederek karnındaki bebeğiyle tek başına yaşamaya karar verir.Dedik ya aykırı bir tip diye, Lorelai kızının adını da Lorelai koyar. Bu isim karmaşası bile dizinin ne kadar içten bir dizi olduğunu bize net gösteriyor. Tabi küçük Lorelai Stars Hollow’da Rory olarak bilinir.
Aslında konu bu kadar basit. Aykırı anne ve kızının mütevazi hayatı. Böyle bir konudan ne çıkabilir ama değil mi? Çıkıyor çıkıyor; inanılmaz bir anne-kız ilişkisi, mükkemel bir aile yapısı, günübirlik yaşanan hayatlar. Tam anlamıyla küçük dünyada büyük umutlar. Ana tema Lorelai kızına kendi yaptığı hataları yapmaması için yardım olsa bile 7 sezonluk dizide neler neler yaşanıyor siz düşünün. Rory’nin elimizde büyümesi, lise hayatı, kolej yaşantısı ve daha fazlası. Annesi ile her zaman birbirlerini anlasalar da kendi aralarında da bazı çekişmeler yaşanmıyor değil. Malum aynı karakterde iki insan.

Amy Sherman-Palladino

Dizi  Amy Sherman -Palladino tarafından yaratılmıştır. İlk kez 5 Ekim 2000 tarihinde The WB Television Network kanalında yayınlanan dizi 15 Mayıs 2007 tarihinde The CW Television Network kanalında yayınlanan 7. sezon finali ile sona ermiştir. Dizi, Türkiye’de ise CNBC-e televizyon kanalı tarafından gösterilmiştir. Ayrıca dizi tekrardan geçtiğimiz senelerde Digitürk 3 numaralı kanalı Dizimax’te yayınlandı. Geçtiğimiz günlerde Digitürk’e attığım mail sonucunda dizinin bu yaz tekrar yayınlanacağı haberini de almış bulunmaktayım.

Dizinin konusu Anne-Kız yaşantısı ve onların hayatlarının ilerleyişi olsa da yan karakterlerin diziye katkısı çok büyük. Diziye yandan dahil olan her karakterin kendi hikayesinin harika kurgulanmış olması ayrı bir çekici etmen. Özellikle ilk sezonlardan itibaren Scott Patterson‘ın hayat verdiği Luke Danes karakteri dizinin en sevilen karakterlerinden birisidir. Bunun gibi diziye katılan birden fazla karakter harika performanslar sergiliyor. Lorelai’ın işlettiği otelin çalışanı Michel Gerard fenomenleşen dizi karakterlerinden birisidir. Yine yan karakterlerden büyükbaba ve büyükanne yıllarca harika performanslar ile diziye hayat vermiştir. Dizi boyunca Rory’nin ve Lorelai’ın ekürileri de tabii ki mevcut. Rorry’nin aile baskısından kurtulamayan ancak dizi içerisinde en büyük ilerlemelerden birisini yaşayan karakter Lane Kim ve Lorelai’ın en yakın arkadaşı son yıllarda Mike & Molly’den Molly olarak tanıdığımız Melissa McCarthy‘nin canlandırdığı Sookie St. James dizinin en önemli yapı taşlarından.

Oyuncular hakkında detaylı bilgi vermek gerekirse başroldeki kızlarımız. Anneyi Lauren Graham canlandırmaktadır. Dizimizin şirin kızı -diziyle yetişkin birisi olsa da- Rory karakterini de Alexis Bledel canlandırmaktadır. Dizinin ayrı bir özelliği de kadrodaki diğer isimlerin günümüz dizilerinin ana karakterleri olması, yani diziyi izerken karşınıza pat diye genç bir oyuncu çıkıyor ve ben bunu bi yerden hatırlıyorum derken “aaa” sesiyle bu merak anlam kazanıyor. Mesela ilk 3 sezonda küçük rollerde şuanki Supernatural‘da boy gösteren Sam Winchester karakterindeki Jared Padaleckiyi karşınızda görebilirsiniz. Son yılların hayal kırıklıklarından birisi olan Heroes dizisindeki başrolümüz Peter Petrelli yani Milo Ventimiglia yine dizideki küçük rollerin değişmez isimlerinden. Tabi bu isimlerin young halini izlemek ayrı bir keyfi veriyor.
Yine kişisel olarak bu isimlere olan hayranlığımdan (Lauren Graham-Alexis Bledel) ikisininde 3-4 filmini izlesem de bu dizide aldığım keyfi alamadım. Ana karakterlerimizin oynadığı diğer yapımlardan bahsetmek gerekirse. Lauren Graham’ın rol aldığı yapımlar sırasıyla şöyle:
Nightwatch, Sweet November, Bad Santa, The Pacifier, Lucky 13, Evan Almighty,Flash Of Genius, Birds Of America Adlı yapımlardır. özellikler Komando dadı(The Pacifier)’daki performansı dikkat çekmiştir.

Alexis Bledel’in rol aldığı yapımlar ise şöyle: Tuck Everlasting, Sin City, The Sisterhood Of The Traveling Pants, I’m Reed Fish, The Sisterhood Of The Traveling Pants 2, The Post Grad Survival Guide, The Good Guy’dır. En başarılı yapımı The “Sisterhood Of The Traveling Pants” serisi olsada The Good Guy Filmindeki baş rolü büyük ses getirmiştir.

Defalarca söylediğim gibi basit bir konudan pembe bir dünya, harika bir aile yaratan bir dizi olan Gilmore Girls sezonlar ilerledikçe dizi olmaktan daha öteye gidiyor ve hayatınızın bir parçası oluyor. Sanki o ailenin bir ferdi, o ailenin en büyük destekçisi oluyorsunuz.

Biraz nostalji, biraz yaz arasının boşluğundan tekrardan izlemeye başlayacağım için belki birilerini de bu büyülü dünyaya çekebilirim.

Son söz Rory’den;

I love you, you idiot!

http://www.youtube.com/watch?v=vWscbmYQcUU

Kamil Akar

Önceki Yazı

Jericho | Nostalji (spoiler içermez)

Sonraki Yazı

The Newsroom İlk İzlenim | Analiz