Glee 4.Sezon Genel Bakış | Analiz

Beyaz camın bol müzikli, hoplamalı zıplamalı, rengarenk dizisi, ergen ve daima ergen kalmaya niyetli bazı gönüllerin  kıymetlisi Glee geçtiğimiz 13 Eylül de 4. sezonu ile ekranlara geri dönüş yaptı. Malumunuz 3.sezonun sonunda ”lise dizisi” olmanın getirdiği dezavantaj ile as oyuncularını mezun edip, yollamıştı başka diyarlara. Ellerimizde mendiller, kalakalmıştık ekran başında. Daha önce şu yazımda belirtmiştim hissiyatımı. Güzel ve düşünülerek yazılmış bir senaryosu olmamasına karşın, o ütopik, yer yer deformatik yapısı ile bağlamıştı beni kendisine. Yüzeysel karakterleri, içinden çıkılmaz aşk üçgenleri, dörtgenleri, eksik ve sarpa sarmış senaryosu dışında başka bir havası vardı kendini sevdiren. Kanlı reyting savaşlarının yaşandığı dizi dünyasına ”risk”in kelime karşılığı olarak girmesi oldu belki de izleyiciyi çeken şey.

Enteresan işlerin yaratıcısı Ryan Murphy yeni bir soluk getirerek müzikli-gençlik-komedi-dramasını (Bu kadar çok kategori eklediğime aldırmayın, hakikaten öyle.) soktu hayatlarımıza.  Denendi ve oldu! Oldu işte. Çoğunlukla popülere oynasa da (illüminati var hacıttt, bi shakira koymadılar niden niden?) pek çok kült olmuş, unutulmuş şarkıyı da kazandırdı yeni nesil gençliğin belleklerine. 
4.sezona gelir isek ben pek de umutlu değildim bu sezondan açıkcası. Eskisi kadar heyecanla beklemedim zira. Değişiklikten hoşlanmam çünkü. Alıştığım yüzlerin bir bir gidip yerine yenilerini koymak istememem buna sebep olan. Bu tarz lise dizilerini işte bu yüzden izlemeyi sevmiyorum. Yıllarca arkadaşım gibi olmuş karakterleri daha az görmekten nefret ediyorum. Hani 4.sezondan bahsetmeden önce de ekleyeyim. Benim için asıl Glee 3.sezonun sonunda bitti. We are the Champions ile veda ettim ben onlara. Bir daha o havanın yakalanmayacağı da aşikar zaten. Düşen reytingler bu durumun bir diğer göstergesi.
Acaba giden karakterleri nasıl dahil edecekler ? Özellikle Rachel’ı nasıl yapacaklar diye düşünürken Ohio-Newyork paralelliğinde giden bir hikaye ile karşımıza çıktılar. Ohio nun rüküş divası Rachel NYADA yı kazanıp Newyorkun kollarına bıraktı kendisini. Zor olsa da Broadway yolunda kozasını yırtıp kelebeğe dönüşmek zorunda. Hatırlayacağınız üzere beklenen olmamış, Kurt okula girmeye hak kazanamamış ve Rachel’ın yanına gidememişti. Finn ise kendi yolunu çizip asker olmayı seçmişti. Newyorkda yalnız ve ürkek bir Rachel Berry gördük karşımızda. Daha okula adım atar atmaz, bizim tabirle ”sıfırcı, şirret” bir hoca ile karşılaştı. Kate Hudson’un canlandırdığı enfes güzellikteki Cassandra July tabii ki bu isim. Glee nin konuk oyuncuları arasında Gwyneth Paltrowdan sonra kadroya katılmış en doğru isim bence. Deli ve kaybetmiş hoca rolünde döktürüyor resmen. Her ne kadar Rachel ile uğraşıyor olsa da sonunda himayesi altına alıp uçuracak bizim Ohio gülünü. New York cephesinde kadroya dahil olan bir diğer karakter ise Rachelın üniversitesi aşkı olacak gibi gözüken 4.sınıflardan yiğit Brody. Yakışıklı, mütevazı, yardımsever, yetenekli. Daha ne olsun dedirtiyor insana. Özellikle kütük gibi şarkı söyleyen, patetes çuvalı, daimi olarak uykudan yeni kalkmış insan mallığına sahip olan Finnden  daha iyi bir sevgili adayı. Eğer Rachel kızın azıcık aklı varsa bu çocuğu seçer. Ayrıca Kurt’ün de yolu bir kaç bölüm sonra düşüyor New York dolaylarına. ”Kurt’ün Yolu” olmaktan son anda vazgeçilmiş gibi.
( Eklemeden geçemeyeceğim, senaristlerin duşta şarkı söyleyen erkeklere karşı bir zaafı var sanırım. Finnden sonra Brody ile de duşta şarkı söylerken tanıştık.)

McKinley de işler ise biraz daha karışık. Gidenlerinin yerini doldurmak lazım olduğundan seçmeler başlamış. Yeni ve dinamik üyeler aranmakta.  Beklenilenin oldukça üstünde katılım herkesi şaşırtmış.

Geride kalan  Glee klubü üyelerine gelirsek, gelen şampiyonlukla birlikte Amerikan lise hiyerarşisinin en üstlerinden kendilerine yer kapma peşindeler. Sonunda popüler çocukların masalarında oturma şansına erişmişler.

Üstün insan, biricik Sue Slyvesteri ise sonunda anne olmuş olarak gördük. Kimseyi Sue kadar sevmedim şu Glee evreninde. İnanılmaz yakışmış bizim koca hatuna annelik. Eğer ”Sue anne oldu, yumuşamıştır” diyorsanız fena halde yanılıyorsunuz, söylemeliyim. Eskisi kadar sivri olmasa da o hala ayarların ve lakapların sultanı biricik koç Slyvester. (Bebişi de en kısa zamanda minik adidas eşofman takımları içinde görürsek şukela olur.)

Genel olarak durum böyle 2 farklı diyarda. Biraz da diziye yeni katılan karakterleri ele almak istiyorum. Açıkcası ben pek çoğunu beğenmedim. Ses konusunda iyi olmalarına rağmen hikayelerini çok havada bırakmışlar.

Yeni Rachel olarak lanse edilen Marley ile başlayalım. Tee yıllar önce  Hababam Sınıfında işlenen okulda hizmetli olarak çalışan fakir anne ve kızı olayını günümüz Amerikasına taşımışlar. Fakirlik konusu genel olarak Glee de işlenmedi biliyorum ama gene de çok yavan ve gereksiz bir hikaye olmuş bu. Kızın sesine gelir isek kesinlikle bir Rachel değil. Ne o yetenek ne de o hava var bu kızda. Evet ortalamanın üstünde bir sesi olduğunu kabul ediyorum ama gene de Racheldan sonra çıtayı biraz yüksek tutmaları gerekiyordu. Yeni bir esas kız yaratılıyorsa buna dikkat edilmeliydi.

Kitty adında çakma bir Quinn Fabray yaratmışlar ki sormayın başımıza geleni. Ağlamak istiyorum resmen. Glee tarihinde(ki genel olarak karakterlerini yavan, basit ve yüzeysel işler) bu kadar berbat bir karakter görmemiştim. Terri de dahil. Bu nedir arkadaşım, ne yaptın sen ? Güzeller güzeli Dianna Agrondan sonra bunu mu layık gördün izleyiciye? Tamam amigo kız, tamam havalı, popüler, sarışın kız. Ama olmamış bu. Bir kere kız gereksiz bir şekilde kötü. Hiç bir amacı yok. Yeşilçam filmlerindeki kötüler gibi kötü. Böyle doğmuş, sadece kötü, amaçsız. Quinn de yeri geldiğinde ayarı kaçırıyordu fakat hiç bi zaman böylesine saf bir kötü olmamıştı. Bir şekilde haklı sebepleri vardı. Ayrıca kat be kat daha güzeldi. Naifdi. Henüz sesini  duymadık ama pek bi beklenti içine girmiyorum ben. Bir an önce bu karakteri çıkartmalılar diziden.

”Glee klubünde her zaman bir Puckerman olacaktır. Kızların efendi yerine piç tercihlerinde hep isim olarak bu aile öne çıkacaktır” mottosudan yola çıkılarak yaratılan Jake ise abisi Noah’ın kötü bir kopyası gibi. Ki Noahın yaptığı hareketler hiç bir zaman  abartı ve eğreti durmamıştı. Doğuştan bir bad-asslik hakimdi bünyesine. Ama cıks üvey kardeşi olmamış. Sesi fena değil ama ne yazık ki bir Noah değil. Bütün karakterleri de öncekiler ile kıyaslayıp beğenmiyorsun demeyin bana lütfen. Orjinal şeyler yaratılsaydı böyle konuşmazdım kesinlikle. Eğer benzer özellikler de yapıyorlarsa biraz daha üstünde çalışmaları gerekliydi.

Hep kötü dedim yeni karakterlere ama bir tanesi var ki bayılıyorum ona. Çok yeni olmasa da Vocal Adrenalinein bağrıdan kopup gelen yeni Glee klubü üyesi Wade Adams nam-ı değer Uniqe den bahsediyorum. Kesinlikle şahane ve orjinal bir karakter ortaya çıkarmışlar. TGP yarışmasından Glee ye kazandırılan en güzel isim bence. Ne Damian ne de Samuel. Alex hepsini sollayıp, geçti bile.
Benim bitanecik divam Mercedesimin Los Angeles a gitmesinden sonra dolan boşluğu pek bi güzel kapatmış. Hareketleri, diyalogları, performansları ile tepede.

Eski üyelere gelirsek Britannyi Santananın gidişinin ardından biraz çökmüş olarak gördük. Sam ise Finn den kalan lider erkek pozisyonuna oturmuş. Artie aynı cooluğunda. Tina tam anlamıyla nefretlik. Saçma sapan triplere girmiş, aynı zamanda da büyük aşkı Mike dan da ayrılmış. Tinayı Mike olmadan izlemek biraz garibime gitti ne yalan söyleyeyim. Oldum olası sevmedim bu kızı. Karakterin mallığı yüzünden güzel sesi hep arka planda kalmaya mahkum olacak. Pembe gözlüklü, hobbitdiva Blaine ise Racheldan kalan boşluğu doldurup as vokal olmayı başarmış. Daha fazla şarkı versinler bu çocuğa. Daha çok söyletsinler. Zira şu an dizinin en yetenekli ve renkli üyesi bence. (Hatta dizinin adı değişsin Blee olsun, oturur izlerim daima.)

Anlayacağınız tıpkı beklediğim gibi pek güzel başlamadı 4.sezon. Bundan sonra eskinin tadını alamayacağımızı belli ettiler. Her türlü oturup izleyecek olsamda, diziyi izlerken ortaya çıkan ergen kalbim daima ilk 3 sezonu özleyecek.

Not: Bölüm analizleri için bizimle kalın.


elifcankici

Önceki Yazı

Game of Thrones 3. Sezon Haberleri | Haber

Sonraki Yazı

30 Eylül – 5 Ekim 2012 İzlenme Oranları | Reyting