Black Mirror S02E03 | Yakın Takip

 

2. Sezon 3. Bölüm

The Waldo Moment

-Yakın Takip yazılarımız spoiler içerir-

Damla Sertbarut

Bir çizgi karakter olan Waldo’nun arkasındaki komedyen, Jamie’nin politikacı Liam Monroe’ ya karşı eleştirileri onu baş tacı yapıyor. Ki hiç anormal bir durum değil, insanların söylemek istediklerini çıkıp söyleyebilen biri baş tacı yapılır. Böylece twitterda fenomen olan Waldo’nun seçimlere katılmasına karar veriliyor. (Hatırlarsanız ilk sezonun 1. bölümünde yine politikaya eleştiri ve yine twitter’da yapılan yorumlarla şekillenen bir olay vardı.)  Jamie’nin karakteri, çok derin işlenmediyse de, anladığımız kadarıyla biraz içine kapanık ve sorunlu. Uzun zamandır bir ilişki yaşamamış ve Liam’ın lider olduğu partideki Gwendolyn’e ilgi duyuyor. Ancak onun kendisiyle images (2)görüşmemesini yanlış yorumlamasının ve Liam’ın onun “bir çizgi karakterin ardına saklanıp yorum yapabilme” eleştirilerinin ardından bölüme adını veren “The Waldo Moment” patlak veriyor.  (Burada nedense sözlük yazarlarını “bir nickin ardına saklanıp(?) istediği gibi yazan” şeklinde eleştiren ünlüler geldi aklıma. Bu noktada dikkatimi çekense bu insanların o nickin –mesela The Waldo Moment’ta izlenen bir programdaki çizgi karakterin- ardında olmadığı sürece gerçekte dikkate alınmamaları.)

Bundan sonra olaylar ise bambaşka bir şekle bürünüyor. Waldo için amaçları farklı olan hırslı program yapımcısı ipleri eline alıyor ve yozlaşmayı başlatıyor. Ardındaki kişinin yüzü de bilinmediğinden bunu yapmak son derece kolay oluyor. Son sahnede ise Waldo’nun dünya çapında bir diktatörlük kurduğunu görüyoruz.

Bu bölümü eleştirmek istediği noktalar açısından beğendiysem de genel olarak Black Mirror’ın şimdiye kadarki en başarısız bölümü buldum. Son sahneleri dışında etki bırakmaması, çok tahmin edilebilir gelişmesi ve özellikle en vurucu olması gereken yerin bile vurucu olmaması –tabii ki bana göre- bunları söylememde etken. Ancak dediğim gibi, siyasette yozlaşmaya karşı bir uyarı sunduysa da Black Mirror keşke böyle veda etmeseydi diyorum.

article_separator

Cem Mollaoğlu

Bir solukta izlediğim 6 adet Black Mirror bölümünden sonra rahatlıkla söyleyebilirim ki, beni tek sıkan bölüm bu oldu. Değindiği konulara, değiniş tarzına hastası olduğum bu dizinin nedense bu bölümünde daha 4. dakikasında verilecek mesaj, veriliş tarzı tamamiyle belli olduğu için diğer bölümleri kadar içerisine çekemedi beni.

Henüz bölüm başlarında Waldo’ya, yani Waldo’yu canlandıran adama, arkadaşı “Politika da yapabilirsin” dediğinde onun cevabı “Ben taşak geçerim, alay ederim” oluyor. Dediğinde haklı olduğunu politika yapmaya başladığında biz de anlıyoruz. Evet politika Black Mirror - The Waldo Momentyapamıyor belki ama normal bir vatandaş iken söylemeye cesaret edemeyeceği şeyleri Waldo kimliğinin arkasına sığınarak rahatlıkla söyleyebildiği için bir anda halkın sesi ve halkın kahramanı oluveriyor. Git gide koyun gibi yaşamaya alışık olan insanlar, yine bir koyun içgüdüsüyle başlarında duracak bir çoban arıyor, bulduğunda da onu seviyor, sayıyor, ne derse yapıyor. Waldo da buna hizmet ediyor.

Gel gelelim, ekranın arkasındaki kişinin, Waldo karakterinden arındırıldığında (ismi canlı yayında deşifre edildiğinde) diğer insanlardan pek de farklı olmadığını görüyoruz. Mr. Monroe, Waldo için “Konuşacağı, söyleyeceği hiçbir şey yok. Küfür etmekten, alay etmekten başka bir bildiği de yok. Hatalı olduğumu kanıtla, hadi konuş” dediğinde Waldo yine küfürleri sıralamaya başlıyor. Geliştirebildiği tek argüman “Hepiniz aynısınız” oluyor ve izleyiciler Waldo’yu deliler gibi alkışlamaya başlıyor. Waldo osuruk sesi bile çıkarsa izleyiciler onun tarafında. Waldo’nun ne dediği önemli değil, insanlar sadece ve sadece bir değişiklik istiyor. Kim, nasıl, nerede, neden gibi sorular önemsiz onlar için. Waldo’yu seslendiren kişi değişince bile kimse onu sesinden ayırt edebilecek durumda değil. O derece bir hipnotize söz konusu.

Bölümün başından da belli olan, sonunda ise tekrar vurgulanan mesaj ise, insanlığın belirli dönemlerde her zaman farklı bir sese ihtiyaç duyduğu. Bu ses osuruk sesi de olur, küfür de olur fark etmiyor. O yüzden, ekranların arkasındakilerin kim oldukları önemli değil, ne söyledikleri de önemli değil. Bir şeyler söyleyebilmeleri önemli. Çünkü onlara söylemeleri gerekenleri, biz insanlar beynimizin içerisinde veriyoruz.

article_separator

Aytaç Kara

Dizinin 2. sezonuna başladığımdan beridir bölümleri ilk sezonla karşılaştırarak izlemeyi istemsiz olarak adet edinmiş durumdayım. Bu bölüm de benim açımdan ilk sezonun 2. bölümündeki kaliteyle ve tarzla benzer gitti. Ana karakterin başına gelenler bile neredeyse aynı. Olayın özeti: İnsan o 2. bölümü izledikten sonra bunu istese bile beğenemiyor. 

Karşımıza Waldo adında bir çizgi karakter getirmişler. Ağzına ve aklına geleni gerektiğinde küfrü de katarak söyleyen biri. Sokaklarda canlısından çok var yani. Siyasilere haklı ya da haksız eleştiri yapmak da her kültürde sınırı olmayan bir olay, malumunuz. Burada da Black Mirror - The Waldo Momentbir çizgi kahramanın yapması ilgiyi çekebiliyor ama benim asıl ilgimi çeken seçimlere katılması, hatta en nihayetinde 2. gelmesi. Aslında dizi vermek istediği mesajı da bu sayede vermesi daha ayrı bir güzel.

“Ama çok komik” .. Bölümden aklımda kalan ve gerçekten güzel bir noktaya değinildiği için hoşuma giden replik buydu. Waldo’yu seslendiren ve benim gibi politikadan hoşlanmayan adam, zaman geçtikçe istemediği olayların içine sürüklendiğinden dolayı, hayatının ayarı şaşıyor ve sevdiği kadın da dahil olmak üzere birçok şeyini kaybediyor.  Sonrasında durumu düzeltmek için ufak da olsa bir çaba göstermeye çalışırken aldığı tepkiye bak! Satan memnun, alan manyaklar onlardan daha memnun. No comment seviyesine indirgedi bu bölüm beni.

Belki de Waldo karşılarına sülalelerine saydırsa bile gülüp alkışlayacak insan sürüsüne katlanamadığımdan bu bölümü huzursuz şekilde izlemişimdir. Gerçi, bu durumda dizi amacına ulaşmış da sayılabilir. İnsanlığın aslında günümüzdeki yakın halini de gözler önüne seren bir bölüm yapmışlar, ellerine sağlık. Bir Waldo çıksa ve seçimlere katılsa adam tarzıyla birçok kişiyi bir yerel seçimde geride bırakır gibi şu an. Hatta bakarsınız dalga geçmek için karaktere oy verenler sayesinde adamı bu sefer birinci bile yaparlar. Olmaz demeyin, insanoğlu bu, ne halt yiyeceği belli mi olur?

Sonuç: 2. sezonda 2 > 1 > 3

waldo

Twitter @BirDiziHaber

Dizi Haber

Önceki Yazı

The Lost Room’un Dünyası | Eğlence

Sonraki Yazı

Game of Thrones’un Yapımcıları 8 Sezon İstiyor | Haber