Pretty Little Liars 3. Sezonun Ardından I Analiz

ABC Family kanalının akıl sağlığına zarar dizisi Pretty Little Liars, geçtiğimiz günlerde 24. bölümünü de yayınlayarak 3. sezonunu kapattı. Dizi 4. sezon onayını da çok önceden aldığı için de rahat ve “formunda” bir şekilde tatiline girdi. Ben de elimden geldiğince roman yazmamaya çalışarak sezonunun ardından bir Analiz yazısı yazayım dedim.

Ek: Pretty Little Liars için yazdığım tanıtım yazısı.

Ek 2: PLL kitapları Aralık 2013’te çıkacak 14. kitapla bitecek ve hikaye sona erecek.

Yazıda spoiler (ispiyon) konusunda cömert davrandım, 3. sezon finali dahil izlemediyseniz hoş olmayabilir. Başlayalım bakalım…

1) Kızlar

Bunların başına 3 sezon boyu çok şey geldi ama bu sezonun dozu daha bir güzeldi sanki. Tabii 3 soruya cevap verip 5 soru sordurmasını ellememişlerdi yine. Ama o kısmı alışkanlık, pardon bağımlılık yaptığından sorun olmadı benim adıma.

+ Aria: Bu kızın hayat draması Ezra üzerine kurulu, malumunuz. Sezonun ortasında Byron‘ın şüpheli olması, Meredith çatlağından çektikleri insanın gözüne Ezra’yı düşününce dolgu gibi geliyor. (Trende Garrett ile yüz yüze gelmesini tenzih ediyorum. Orası süperdi.) Öğrenci-öğretmen sorunu bitti derken kaçınılmaz aile sorunu çıktı, yetmedi hiç yoktan Malcolm çıktı. Sonunda da çatladılar ve Spencer’ın güzel katkılarıyla ayrılmış şekilde bitirdiler. Ezra’yı severim ama sanki bu ara biraz iyi oldu. Zaten ben küçük kardeş Wes konusunu unutmuş değilim. İtiraf edeyim, hoşuma da gitti. O yüzden yeni sezonda buna değinmelerini merakla beklemekteyim.

Ayrıca: Meredith çatlağı ortalarda seri katil gibi dolanırken Spencer harici kız grubunun o bodruma önden girmesi neydi öyle?! Hangi akla hizmetti? Ben imdat diye bağıracaktım. Ama kızlar yüzünden.

+ Emily: Şu kızın saflığından ve şansızlığından çektiğimi bu dizide kimseden çekmedim galiba ben. O kız bilincini nasıl kaybedip kendini Alison’ın mezarıyla bağlantılı bunca dramaya sokabildi? Anlayan beri gelsin, bana da anlatsın. Zaten deniz fenerinde ne olduğunu da tam söylemediler, Maya‘nın katilini bulduk derken oranın da ucu açık kaldı. Toby’yi bulayım derken başına gelenler de ayrı dramedi zaten. Paige ile mutluluklar dileyim diyorum ama ona da elim gitmiyor. Bu kızın sonu hayrola.

+ Hanna: Siz katılır mısınız bilmem de bence Caleb kaçıp kurtarsın artık kendini. “A” konusunda yardım edeyim derken anasının da babasının da kendisinin de başı ayrı belalara girdi. Diğer kızların da sevdiklerinin başına bir şeyler geliyor da bu seferkinde bir miktar doz aşımı yaşadık, önünü alamadık. Caleb’i bilemiyorum, zaten bu ikisi hiç favori çiftim olamadılar, ama Tanrı Ashley‘i korusun sayın seyirciler, lütfen. Hatta Amen! Wilden‘ı canlandıran oyuncuyu, hatta karakteri seviyorum da kadında da şans yok ki canım…

Ek: Suyun içinden çıkan arabadaki o cihaz nasıl çalıştı da biz Wilden’a aslında ne olduğunu öğrendik? Epey dayanıklı aletmiş sayın seyirciler.

+Spencer: Sezonun 2. yarısının hatta bence genelinin tartışmasız yıldızıydı, Troian Bellisario da buna dahil. Toby‘nin 2. “A” çıkmasının yaşattığı travmayı, ekrana bu kadar iyi yansıtacağını düşünmemiştim. En sevdiğim karakter ve oyuncu olmasının hakkını fazlasıyla verdi. Aslında belli bir yerden sonra Toby’nin ne olduğunu anlaşılıyordu sanki. Ama bizim bunu bildiğimiz de onun bilmediği, onun bilip de kızlara söylemediği dönemlerdeki davranışları ve olanlar takdir edilesi oldu. Mona-Spencer savaşı, Radley’e giriş-çıkış ve A Team macerası derken ben nirvanama ulaştım. Ne kadar laf saysam da bir parçam hala senariste şapka çıkartıyor.

2) A Team

Mona’nın devam ettiğini biliyorduk da Toby ile iyi yükseliş yaşadılar, inkar etmeyelim. Sezon finalinde de Jenna, Shana ve Melissa üçlüsünün ittifağının ortaya çıkması benim açımdan beklenmedikti. Melissa zaten her daim oklar üstünde biri oldu. Jenna desen aşağı kalır yönü olmadı pek. Ama üçü bir arada? Güzel ittifakmış + iyi fikirmiş. Yalnız bu ittifağın Mona-Toby iş birliğiyle olan vurgusu sanki yoktu ya da ben kaçırdım. Wren, Wilden ve Cece‘nin de bir yerlerden bu işe girmesi de cabası.

En nihayetinde “sahiden” de bu işin içinde kaç kişi var tam liste çıkardığım söylenemez. Daha doğrusu “Hepiniz artık benimsiniz. Öpücükler. -A.” mesajından sonra devrelerim yandı. Daha bunun Kırmızı Paltolu’nun Alison çıkması gerçeği var. Gerçi ortada o kimliğe yakışacak başka sarışın da yok ama yine de WTF?! OMG?!

———————————————————-

Peki bundan sonra ne olacak? Soruyu da teoriyi de eksik bırakmayan bir dizi, bildiğiniz üzere. Birkaçını yazarak yazıyı bitireyim diyorum, cevap vermek isterseniz yorumlara beklerim:

1) Kimdi o bagajdaki? Bunlar niye göstermeden sezonu bitirdiler de bize işkence ettiler?

2) Jason‘a ne oldu? Hangi sırra kadem bastı yine bu çocuk?

3) Jenna+Shana+Melissa iş birliğindeki asıl amaç ne?

4) Kırmızı Paltolu olarak Alison’ı mı gördük, yoksa bu işin içinde de bir şey mi var?

( Haberi olanın aklına İkizler Teorisi geliyor. Olmayanların olmaması bence daha iyi. Bırakın dağınık kalsın. )

5) A Team ile kızlar bundan sonra beraber mi olacak? O zaman dizi bundan sonra nasıl bir ilerleyişe sahip olacak?

6) A Team’de eksik kalan birileri oldu mu? Mezardan çıkan el ile onu tutan ikinci el?

7) Alison pijama partisinin olduğu günü kaç saat olarak yaşadı? Bir gün kaç saat sayın seyirciler?

Eh, sanırım şimdilik bu kadar. Daha fazla soru ve daha az cevapla karşılaşacağımız 4. sezon başlangıcına kadar herkese iyi beklemeler…

Aytac Kara

Önceki Yazı

Televizyon Dünyasından Haberler – 24 Mart 2013

Sonraki Yazı

Tutarsızlıkların Ortasında Dexter (5.sezon) | Analiz