Akıllı Cihazlar TV Alıskanlıklarını Tamamen Degistiriyor | Sektörel

Akıllı cihazların geleneksel TV anlayışını hızla değiştirdiğini kabul etmek için kanıta ihtiyacı olanlardansanız, Motorola’nın son anketi gerçekten aydınlatıcı bilgiler içeriyor.

Başlıklar:

  • Her geçen gün daha fazla insan yatak odalarında TV veya film izlemeyi tercih ediyor. “Ne olmuş?” diyebilirisiniz. Ancak anket sonuçları yatak odasında televizyon olan kişilerin bile tabletlerinden birşeyler izlemeyi sevdiklerini gösterir nitelikte. Buna yatak odalarında televizyon olmayanları da eklediğinizde çarpıcı rakamlara ulaşılıyor.
  • Tablet sahipleri tableti olmayanlara nazaran daha çok film ve televizyon izliyor. 
  • Televizyon hala dominant izleme cihazı olsa da tabletler ve akıllı telefonlar arayı hızla kapatıyorlar. 

Buyrun size yatak odası verileri:

Ve oturma odası verileri:

chart of tablet and smartphone usage in living room

 

Businees Insider’ın makalesine göre;

19 Mart’ta yayınlanan Motorola Mobility’nin 4. Geleneksel Medya İlişkileri Barometresi izleyicilerin büyük miktarlarda videoyu, sürpriz olarak nitelendirilebilecek şekillerde ve beklenmedik yerlerde izlediğini gösterdi.

Motorola Mobility’nin 4. Geleneksel Medya İlişkileri Barometresi bağımsız global bir çalışma ve 17 ülkede 9.500 izleyicinin izleme alışkanlıklarını değerlendiriyor. Çalışma yeni ve devam eden tüketim trendlerine yakın bir bakış niteliğinde. Buna çoklu ekran tecrübeleri, kaydetme alışkanlıkları -yani izleyenlerin video izleme alışkanlıklarını dramatik değişikliğe uğratan her çeşit yöntem- de dahil.

Özellikle, bu trendlerin -izleyicilerin içeriğin kendilerine iletim biçimine dair bıkkınlıklarını ortaya çıkarması sebebiyle- servis sağlayıcılar için birincil kaynak olduğunu söylemekte yarar var. Bu trendlere bakarak çoklu ekran tecrübelerine öncelik verebilir veya geleneksel dağıtım kanallarından uzaklaşabiliyorlar.

Çalışmanın Ana Noktaları:

  • Dünyadaki izleyiciler haftada ortalama 25 saatlerini TV ve film içeriği izleyerek geçiriyorlar. Film izlemek için harcadıkları süre 5 ila 6 saat. Televizyon ise 2011’de 10 saat iken bu sene 19 saate çıkmış durumda.
  • Kaydetme alışkanlıkları ise günümüzde artık içerik tecrübesinin ayrılmaz bir parçası – ama içeriğin unutulmakta, haftalık TV izlemesinin %29’u kaydedilmiş içerik üzerinden gerçekleşiyor ama kaydedilen içeriğin neredeyse 1/3’ü sonradan unutuluyor ve asla izlenmiyor.
  • İzleyici için oturma odası hala izleme aktivitesinin merkezinde. Buna karşılık çoklu ekran artık evlerin bir gerçeği. Laptopların önemine vurgu yapan çalışma, tablet ve akıllı telefonların evin her yerinde izleme fırsatı verdiğini belirtiyor.
  • İzleyiciler içeriğin cihazlar arasında daha rahat hareket edebilmesini istiyorlar. İzleyicilerin %76’sı içeriği direk tabletleri veya cep telefonlarına indirecek bir hizmetten memnun kalacaklarını böylece hareket halindeyken de izlemeye devam edebileceklerini iletiyorlar.

John Burke, Motorola Mobility’nin Birleşik Çözümler kıdemli başkan yardımcısı ve genel müdürü şu yorumu yapıyor:

“Bu yılın çalışması izleyicilerin yaşadıkları tecrübeyi çok ciddiye aldıklarını gösteriyor. Videolarına dair tüm kontrolün kendilerinde olmasını istiyorlar ama kızgınlar. Giderek daha fazla tablet ve akıllı telefon kullanıyorlar. Ve en sevdikleri programların bu geçişi hızlı bir biçimde yapmasını bekliyorlar.  Motorola bu geçişi bulut teknolojisindeki, ağdaki ve evdeki inovasyonla sağlıyor. Biz içeriği sınırlardan, karmaşadan arınmış ve kaliteli bir tecrübe ile sunuyoruz. ”

Haftanın bir günü video içeriği izleyerek geçiyor – içerik izlerken geçirilen süre artmakta

Çalışmaya göre ortalama bir izleyici 19 saat TV 6 saat film izliyor demiştik. Yani haftanın bir günü…

  • En fazla video izleyen Amerika olurken (Haftada 23 saat TV ve 8 saat film)
  • En az izleyen ülkeler 15 saat ve 2 saatle İsveç ve Japonya oldu.

Çoklu Ekran Aşkı – tabletler içeriği yatak odasına taşıyor

Oturma odası izlemenin merkezinde olmasına rağmen izleyiciler içeriği mobil cihazları sayesinde evin diğer odalarına taşıyorlar. En beklenmedik yerler de buna dahil

  • 50% TV’nu oturma odasında izliyor.
  • En yüksek oranla İsveç (81%), İngiltere (75%) ve Avustralya (68%)
  • Global izleyicinin 36%’sı TV’nu yatak odasında izliyor. Ortalamanın üzerinde kalan ülkeler ise; Arjantin (62%),Amerika (54%) ve Rusya (49%)

Akıllı telefonlar ve tabletler çok odalı tecrübenin ana sebebi – yatak odasındaki izleme eyleminin çoğunluğu onlar üzerinden gerçekleşiyor (46% ve 41%, televizyon ise 36%’da kalıyor.). Ayrıca bu cihazlar evin diğer odalarında da  kullanılmakta vetabletlerin %10’u mutfakta kullanılıyor.

Tablet Sahipleri- İçeriğe en aç olanlar

Genelde, tablet kullanıcıları “süper kullanıcılar” olarak tabii ediliyor, tablet kullanmayanlara nazaran çok fazla içerik izliyorlar.

  • Ortalama bir tablet kullanıcısı haftanın 6.7 saatini film izleyerek geçirirken, tablet kullanmayan birinde bu süre 5.5’te kalıyor.
  • Tablet kullanıcıları kullanmayanlara nazaran daha fazla içerik takip hizmeti alıyor. Tablet kullanıcılarının 80%’i içeriği kaydederek izlerken, kullanmayan izleyicilerde bu oran %65’te kalıyor.

DVR doğrusal yayını öldürdü mü? Tam olarak değil… Haftalık içeriğin üçte biri kaydediliyor.

Haftalık içeriğin yaklaşık üçte biri (29%)kaydediliyor. Ama canlı yayın hala lider- özellikle de Haberler söz konusu olduğunda- yayınların %73’ü canlı izleniyor. Her ne kadar DVR sahipleri haftalık olarak 1 saat daha fazla içerik izlese de,indirdikleri içeriğin üçte birini asla izlemiyorlar. Amerika içerik konusunda en fazla israf yapan ülke, keydedilen içeriğin %41’i asla izlenmiyor.

Araştırma insanların neden içerik kaydettiklerini de ortaya koyuyor:

  • 77%’si o saat diliminde başka bir programı izlemeyi tercih ettii için kaydetme yoluna gidiyor. Yani kaydedilen programı  canlı izlemeyi tercih etmiyor.
  • 72%’si istifçi- set olarak sahip olabilmek için kaydediyor.
  • 68%’i reklamları geçebilmek için kaydediyor. Ki bu rakam globalde 75%’e yükselmiş durumda.

İçeriği kaydetmek için bu kadar çok neden varken, DVR’ların kapasitelerinin dar olmasının neden kızgınlık yarattığı anlaşılabilir. Global’de izleyicinin %86’sı cihazlarının kapasitesi dolduğu için içerik silmek zorunda kalıyor. %79’u bu durumun evlerinde huzursuzluk yarattığını söylüyor. Kadınlar erkeklere nazaran daha kızgınlar çünkü kaydettikleri içerik daha çok siliniyor (kadınların silinen içeriği %26 oranındayken erkeklerin %23)

Hareket halinde içerik – %75 içeriği mobil cihazlarına indirebilmekten mutlu olacak…

Dünyanın her yerinde izleyiciler evden uzaktayken izleyebilmek için cihazlarına içerik yüklüyor. Ama çalışmaya göre bu tecrübe daha kolay bir hale gelebilir. İzleyicilerin %76’sı sevdiği programı cihazına indirebilmeyi istiyor.

  • Mevcut durumda; 55% en az bir cihaza bir TV programı ya da film yüklemiş durumda.
  • Global izleyicinin 73%’ü bir laptop’a sahip. 60%’ı bir akıllı telefon sahibi ve 26%’si tablet kullanıcısı.
  • Amerikalıların (71%), Arap Emirliklerinin  (79%) ve Türklerin (85%)’i bu hizmetle ilgileneceğini iletiyor.
  • Fransa (50%), İngiltere (47%) ve Almanya (41%) ise bu fırsatla daha az ilgileniyor.

Genç İzleyiciler – programların sosyal medya ile daha uyumlu olması taraftarı

Global izleyicinin %50’si TV programı hakkında yayın yapan sosyal medyayı takip etmiyor ama genç izleyiciler interaktif olmayı seviyor. 16-24 yaş aralığındaki izleyicilerin %60’ı program sırasında sosyal medya iletişiminde bulunuyor. Bazı ülkelerde ise bu oran düşüşe geçmiş durumda;

  • İngiltere’de 2010 yılında 39% olan oran 2012’de 24%’ye düşmüş durumda. Amerika’da ise 32%’den 23%’e düşmüş.
  • Artışlar ise Türkiye’de (2010:44% – 2012: 55%) ve Arap Emirliklerinde (2010:60% -2012: 64%) görülüyor.

Her ne kadar herkesin online sohbeti takip etmediği görülse de insanların sevdikleri programları yüzyüzeden (%34) ziyade sosyal medya üzerinden (%38) tavsiye etme oranı daha yüksek. Çalışma aynı zamanda sosyal medya kullanımının izleyicinin etkileşimini ve paylaşımını arttırma potansiyelini ortaya koyuyor. İzleyicinin %83’ü online, eş zamanlı bir tartışma olsa, izledikleri televizyon programını sosyal ağlarıyla ilişkilendirebileceğini ifade ediyor.

Motorola Mobility’nin Geleneksel Medya İlişkileri Barometresi Hakkında

Motorola Mobility’nin Geleneksel Medya İlişkileri Barometresi video tüketimi alışkanlıkları hakkında araştırma yapan bir proje. 17 pazarda 9.500 izleyici ile gerçekleştiriliyor: İngiltere, Fransa, Almanya, İsveç, Rusya, türkiye, Amerika, Meksika, Brezilya, Avustralya, Güney Kore, Malezya, Hindistan, Japonya ve Çin. Araştırma Motorola’nın talebi ile bağımsız bir şirket tarafından gerçekleştiriliyor: Vanson Bourne

Motorola Mobility’nin dördüncü büyük çalışması olarak evdeki izleyicilerin alışkanlıklarına odaklanan araştırma televizyon ve video içeriğini inceliyor. Çalışmanın hedefi global ve yerel anlayışın evlerdeki video izleme alışkanlığına nasıl yansıdığını görebilmek. Videonun evlere nasıl ulaştığı ve nasıl izlendiği ana konular olmak üzere teknolojinin evrimleşmesi ile alışkanlıkların nasıl değiştiğini ortaya koymak.

Bu yazı için bu makaleden yararlanılmıştır.: http://www.businessinsider.com/people-watch-tv-on-tablets-in-bedrooms-2013-3#ixzz2R7utdYA9

Ayca Ozbay

Önceki Yazı

Dolunay Işığı Güneş Sarısına Benzemez! | Güzelleme

Sonraki Yazı

Zombieland | Tanıtım