Unsere Mütter Unsere Vater | İnceleme

059961533-unsere-muetter-unsere-vaeter

  Çoğu insan savaşın genelde savaşarak geçtiğini düşünür. Bu doğru değil.  Savaş beklemektir. Sıradaki saldırıyı… Sıradaki yemeği… Sıradaki sabahı…

 

 

2. Dünya Savaşı’nı ucuz Amerikan kahramanlık hikayeleri ve ağır yahudi katliam dramaları ağırlıkta olmak üzere her defasında belli bir açıdan izlemek savaşın gerçek yüzünü gölgeliyordu. Sektöre hakim olan Hollywood’un böylesine yüksek bütçe gerektiren politik yapımlarda tarafsızlık ilkesinden kolaylıkla ödün vermesini de yadsımamak gerek.

Tek açıdan yayınlanılagelen 2.Dünya Savaşı yayınlarını tüketmişken, oldukça yüksek bütçesi , Hollywood nazarında bile ses getirecek çekim teknikleri ve oyunculuğuyla, kaybedenlerin gözünden yeni bir drama yayınlandı:  Unsere mütter unsere väter ,  Türkçe ismiyle ” Annelerimiz , babalarımız. ”

Durdurulamaz olarak görülen Alman ordusu Wehrmacht, Moskova’ya 500 km uzaklıkta. Tüm Almanya  zaferden emin. Savaşın kaybedileceğine dair her türlü söylemin sahibi, propaganda suçlamasıyla fişleniyor. Her evden 17sine girmiş Alman gençleri savaş için Kuzey Afrika’ya, Sovyetlere, Balkanlara, Avrupa’ya, kısaca tüm dünyaya yayılmış durumda.  ABD savaşa girmeden önce daha fazla cephe açılmaması için Sovyetleri dize getirmek isteyen Adolf Hitler , Bergkhof’taki dinlenme evinde kesin sonuç bekliyor.  Stratejik hataları sebebiyle önce Stalingrad’ı sonra da tarihin en büyük tank savaşına sahne olan Kursk Savaşını kaybeden Adolf Hitler,  önlenemez geri çekilmenin olağanüstü yıkımları sonrasında  en büyük kötülüğü aslında yahudilere ya da Avrupa halkına değil, kendi halkına yapmıştı.

Serinin yazarı Stefan Kolditz’in 8 sene üzerinde çalıştığı mini dizi, 2.Dünya Savaşı Doğu cephesinde devam etmekteyken hayatları perişan olan 5 Alman gencinin hikayesini anlatıyor. Yahudi zulmü ve Nazi faşizmi üzerinden kendi özeleştirisini layıkıyla yaparken, benzerlerinin aksine olağanüstü kahramanlık hikayelerine yer verilmemiş. Kaybeden taraf olmanın getirdiği ağır sorumluluğun kabul edilmesinin yanında,  Alman halkının da Nazi ideolojisi yüzünden nasıl bir yıkıma götürüldüğü olanca çıplaklığıyla anlatılmış.  Unsere mütter unsere väter , dönemin Nazi ideolojisi her sokağa, her eve girmişken hayatları buna göre şekillenen  milyonlarca Alman’ın çaresizliğinin , öfkesinin  küçük bir kesiti aslında. Hayatını kaybeden milyonlarca masum insanın yanında ”Bizim de annelerimiz babalarımız yok yere öldü, en az herkes kadar biz de acı çektik” diyen Almanların dramatik haykırışı.

tr

Serinin çekimleri tamamlandığında yönetmen Philipp Kadelbach’in elinde 150 saatin üzerinde materyal vardı. 5 saatlik bir mini seriye dönüştürebilmek için 1 yıl boyunca uğraşılmış. Kadelbach , ”izleyiciye ucuz acındırma edebiyatı izletmemek ve dürüst olmak ilk hedefimizdi” diye önemli bir açıklama da yapmış. Yüksek bütçeli bir yapım olması sebebiyle, savaş sahneleri benzer Hollywood yapımları kadar etkileyici. Oyuncular, Wehrmacht’ın savaş sürecinde gelişen olaylar karşısındaki tavrını, savaşın insanı nasıl değiştirebildiğini, çaresizliği ve tükenmişliği mükemmel bir şekilde yansıtmışlar. Soundtrackler ve sahnelerdeki müzik kullanımı , tarihsel gerçekliği ışığında zaten belli bir etkileyiciliği olan seriyi daha da etkileyici kılmış.

Seri hemen hemen her detayıyla çok güçlü, duygusal anlamda insanın üzerinde ciddi bir etki bırakıyor.

-Yankıları.

– Alman televizyonları için bir dönüm noktası. ( Der Spiegel )

-Yeni tartışmaları tetikleyecek ilgi uyandıran bir yapım. ( The Economist )

-Sert, propaganda amacı gütmeyen, görkemli bir savaş karşıtı yapım  ( Berliner Zeitung )

– Televizyonda yılın en önemli olayı ( Bild)

– Unsere mütter unsere väter ,sonunda jenarasyonlar arasındaki sessizliği kırmayı başardı. Bu durum Alman televizyonu için bir dönüm noktası.  ( Spiegel online )

– Nazizmin nasıl insanları bu kadar derinlemesine etkilediğini ortaya koyuyor. ( The Daily Telegraph )

– Şu an tüm dünyada bu serinin konuşulmasının sebebi sadece 15 milyon avro ederi değil, gerçek bilgileri bu kadar şok bir şekilde anlatıyor olmasından. ( The Indepent )

– Televizyon bundan daha güçlü olamazdı. ( Irish Times )

– HBO’nun Band Of Brothers serisine benzeyen bu yapım 8.5 milyon izleyici çekerek rekor kırdı ve şu anda Amerika’da yayınlanması konuşuluyor. ( Hollywood Reporter )

78

2.Dünya Savaşında kazanan taraf olan ABD senelerdir bıkmadan usanmadan propagandasını yürütüyor. Ne yazık ki kazananın haklı gözüktüğü savaş sonrasında Pearl Harbor , Stalingrad, Auschwitz üzerine düzinelerce film çekilmiş, Alman mezalimi tüm dünyaya her bir detayıyla anlatılmışken ; ABD,İngiliz, Rus hükümetinin ve askerlerinin  uygulamış olduğu zulüm yeterince resmedilmiyor. Savaş sonrası Berlin’de ve tüm Almanya’da sivil halka tecavüz eden Ruslar, Japonya’da kalıtsal etkisi hala devam eden atom bombası dehşetine sebebiyet veren Amerikanlar, Polonya’yı işgal ettiğinde on binlerce askerin infaz emrini veren Stalin, Almanya’nın savaşı kaybettiği kesinleşmek üzereyken hiçbir stratejik önemi olmamasına rağmen Dresden’de binlerce insanı yangın bombalarıyla katleden Winston Churchill. Tüm bu zulme sebep olanların da Auschwitz mağdurları gibi unutulmaması, tarafsız ve duyarlı bir vicdanın sorumluluğu olsa gerek.

 

Beş kişiydik, beş arkadaş. Birbirimizi çocukluğumuzdan beri tanırdık. Kendimizi yenilmez sanıyorduk.”

selmanozcelik@birdizihaber.com

sozcelyk

Önceki Yazı

A Young Doctor’s Notebook | Tanıtım

Sonraki Yazı

True Blood’un Kalan Bölümlerinde Bizi Neler Bekliyor?