Televizyonu Korsanlar Bastı! Crossbones | Tanıtım

2013_0510_Crossbones_HeroMain_970x400_JR

Beni hala şaşırtmaya devam eden şeylerden biri birbiri ile aynı temaya/konuya sahip yapımların peşpeşe gelmesi. Film sektöründe dahi sık sık karşılaştığımız bu benzerlikler (bknz: White House Down/Olympus Has Fallen) televizyonda da ister istemez karşılığını buluyor. Geçtiğimiz günlerde Starz’ın Black Sails isimli orjinal dizisi ile ekranlarda olacağını haber vermiştik.

İlk sezonunun 8 bölüm olması planlanan Black Sails Michael Bale’in (Transformers, Armageddon, Pearl Harbor) elinden çıkmıştı ve Kaptan Flint () ve adamları etrafında dönen hikayeleri anlatıyordu. Korsanlara dair bir hayatı konu alacak yapımı; çocukluk hayallerimizin daha karanlık bir hikaye ile süslenmiş hali olarak nitelemiştik.

NBC’nin bu sezon programına aldığı Crossbones da benzer bir hikayeye ama daha bilindik bir kahramana sahip. Blackbeard (Karasakal) isimli korsanın anlatılacağı yapımın başrolünde duayen oyuncu John Malkovich var. Blackbeard de tıpkı Black Sails gibi Bahama’ların New Providence isimli adasında geçecek. Seri Colin Woodard‘ın The Republic of Pirates isimli yapıtından uyarlama.

Konusuna gelirsek; NBC’nin kendi tanımı ile:

Bahama adası New Providence’da sene 1715. Amerika’nın ilk işleyen demokrasisi. Şeytani korsan Edward Teach yani Blackbeard’in yönettiği hırsızlar, kaçaklar ve denizcilerin serseri diyarı. Yarısı barakalarla yarısı çapulcuların cenneti olan -dünya ticaretinin en büyük tehdidi- bu yerin dünyada eşi benzeri yok.

Bu korkunç topluluğun kontrolünü ele geçirebilmek için Tom Lowe, yüksek yeteneklere sahip bir suikastçi, zeki ve karizmatik Blackbeard’i devirmek için korsanların cennetine gönderiliyor. Ama Lowe Blackbeard’e yaklaştıkça, hedefinin o kadar da basit olmadığını fark ediyor. Lowe elinde olmadan şana olan susuzluğu sınır ve kanun tanımayan Blackbeard’in politik ideallerine saygı duymaya başlıyor. Ama Lowe Blackbeard’in iktidarının tek tehdidi değil. O birçok düşmanı ve sadece tek bir zayıflığı olan bir adam-reddedemeyeceği kadar büyük bir tutku ile bağlı olduğu bir kadın.

Luther’ın ödüllü yazarı Neil Cross ve ödüllü yapımcılar Walter F. Parkes ve Laurie MacDonald’dan (“Gladiator,” “Men in Black”) olağanüstü bir aksiyon yapımı. İngiliz Kraliyetinin mi yoksa korsanların mı kötü adam olduğuna karar veremeyeceğiniz bir ahlaki düzenle karşınızda.

Sezon ortasında yayına girmesini beklediğimiz dizi için yukarıdaki tanıtımın gayet yeterli olduğunu düşünüyorum. Benim gibi insanlar için John Malkovich’İn adını duymak bile izlemek için yeterli. Bunu söylemekle birlikte Crossbones’un Black Sails’in şansını oldukça düşürdüğünü de belirtmem gerek. Bir sezonda iki korsan dizisi izlemek için bize cidden bambaşka iki hikaye sunmaları gerekiyor. Ancak geçmiş tecrübelerimize güvenirsek, ilk sezondan sonra iki yapımdan birine veda edeceğimizi söyleyebiliriz.

Ayca Ozbay

Önceki Yazı

Boardwalk Empire 4. Sezon 8. Bölüm İncelemesi | Analiz

Sonraki Yazı

Lost Yazı Dizisi -1 (Genel Bakış)