2013’te Televizyon Değişti – 2| Sektörel

2013’te televizyonda öyle şeyler oldu ki uzun vadede oyunun kuralları değişti demiştik. Yazının ikinci ve son bölümüne başlamada evvel ilk yazıyı okumayanlar için linkini verelim.

2013′te Televizyon Değişti – 1| Sektörel

8. Hangi Cadı?

Twilight’ın başarısından sonra vampirler ve kurt adamlar dört bir yanımızı sardı demiştik. Şahsen ben hep diyorum zaten. Ama şimdilerde kanalların en sevdiği doğaüstü yaratıklar cadılar. Bu bahar sezonunda birden fazla dizide onlara rastladık. (Sleepy HollowThe OriginalsAmerican Horror Story: Coven ve Witches of East End) İzleyicinin cadılara özlemi o kadar fazlaydı ki Charmed’ın yeniden çekilmesi kararı bile alındı. Dört yıl evvel ABC Eastwick’i çektiğinde -ki bana sorarsanız erken ve acımasızca iptal edilmişti- bu trende erken bir başlangıç yapmıştı.

The Secret Circle’ın başarısız girişimini bir yana bırakırsak -berbat bir seriden berbat bir uyarlama olarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı- cadıları konu alan dizilerin kendine has bir başarı yüzdesi var. Özellikle daha olgun izleyicilere hitap eden cadı temalı dizilerin ekranda güzel işler yapacağını düşünüyorum.

9. DİKKAT SPOILER ALARMI – Red Wedding –

Game of Thrones ilk sezonunda Ned Stark’ın kellesini aldığında oyunu bayağı değiştirdi. Başrolü sadece dokuz bölüm sonra acımasızca öldürmek her yiğidin harcı değildi. Üçüncü sezon da farklı olmadı. Serinin devamlı oyuncularından oluşan koca bir haneyi yok etmek cesaret işiydi. Üstelik spoiler tartışmaları o kadar kuvvetliydi ki insanlar bu konuda konuşamadılar bile. Televizyonun en harika hayranlarının bu dizide olduğu tartışılmaz, çünkü romanların okuyucuları izleyicilerin spoiler almamaları için öyle bir hassasiyet gösterdiler ki, kitapları okumayanlar sezon sonunda ağzı açık kalmıştı. Bu durum televizyonda spoiler kavramını bambaşka bir boyuta taşıdı ve ağzımızdan çıkan herşeye ya da okuduğumuz her satıra dikkat eder hale geldik.

10. Gay Evlilikler

Ülkemizin görmezden geldiği bir konu 26 Haziran’da Amerikan Yüksek Mahkemesi tarafından onaylandı. Gay evlilikler. Darısı bizim başımıza diyerek bu kararın sadece ülkeyi değil televizyondaki tüm gay çiftlerin hayatını da değiştirdiğini belirtelim. Artık yasal olarak evlenmeleri mümkün olan bu çiftlerin Glee ve Modern Family’deki gibi evlilik teklifleri ile karşılaşmalarının da yolu açıldı.

11. Veronica Mars ve Kickstarter Projesi

Veronica Mars 2007’de yayın hayatına son verdiğinde herkes filmin ne zaman çekileceğini öğrenmek istemişti. Tabii bu kült televizyon dizileri için her zaman istenen ama asla gerçekleşmeyen bir hayaldi. Ancak hiç beklemediğimiz birşey oldu. 2013’te dizinin yaratıcısı Rob Thomas ve star’ı Kristen Bell Kickstarter üzerinden bir proje başlattılar. Kitlelerin istedikleri projeye destek verebildikleri web sitesinde açtıkları bu kampanya ile topu yıllardır söylenen dizi hayranlarına bırakmış oldular.

Hayranların tepkisi bunaltıcıydı. Websitesinin tüm rekorları saatler içerisinde kırıldı ve 10 saat içinde filmin çekilmesi gereken mebla toplandı. Sonunda 90.000’den fazla hayran 5,7 milyon dolar toplamayı başarmıştı. Thomas ve Bell film için beklenmeyen bir hamle yapmışlardı doğru ama aynı zamanda yarım kalan tüm projeler ve erken iptal gören tüm yapımlar için bir çıkış yolu yaratmışlardı.

12. Irkçılık

2013 yazı Amerika için rahatsız edici bir tartışmaya da ev sahipliği yaptı. Irkçılık! George Zimmerman’ın ırkçılığın doruk noktası cinayeti Amerikan’ın en yakından takip ettiği davalardan biriydi. Jurinin sanığı suçsuz bulması ise uzun yıllar tartışılacak gibi duruyor. Tabii Big Brother 15’te de ırkçı ve bağnaz söylemlerin bir sezon boyunca devam etmesi, televizyonun keyfini bayağı kaçırdı. Anlaşılan o ki, Afrikalı Amerikalı bir başkan seçmiş olmasına rağmen Amerikan halkı ırkçılığı tam olarak aşmış değil. Bu nedenle televizyon kanalları üzerine düşen görevi aldı. Amerikalıların televizyon sayesinde halkın büyük çoğunluğunu normalleştirdiğini düşündüğümü biliyorsunuz. Bu sefer de kanallar ırkçılığa karşı bir reaksiyon geliştirmiş gibi görünüyor. The Help’in Octavia Spencer’ının Murder, She Wrote’un yeniden çekiminde rol alacak olması ve History Channel’ın Roots’u yeniden çekmeye karar vermesi buzdağının sadece görünen kısmı.

13. Breaking Bad Mirası

Televizyon eleştirmenlerine televizyon tarihinin en iyi dizisi sorulsa, 10 yanıttan 9’u The Wire olur. Ya da olur”du” mu demeliyiz? Breaking Bad’in başarılı finali seriyi bir bütün olarak değerlendirmeye de imkan tanıdı. Sonuç ilham vericiydi. Başlangıçtan sona kadar Breaking Bad bir şaheserdi ve bitmişti. Televizyonun en iyi dizisi seçilmese bile en iyileri arasına girdiği muhakkak.

Breaking Bad dizilerin ille belirsiz sonları olması gerekmediğini de ispatlayarak yüreklerimize su serpti. Sopranos ya da Lost gibi belirsiz ve anlaşılmaz bir sona daha katlanmamız mümkün değildi. Breaking Bad’in bize tam bir kapanış vermesi diğer diziler için de bir rol model oluşturacaktır. Bana sorarsanız finallerin yepyeni sorular oluşturmak yerine izleyiciye bir veda niteliği taşıması şart. Bu özelliğiyle Breaking Bad’in bir ilk oluşunu alkışlıyor bunun son olmamasını diliyorum.

2013’e veda ederken televizyonda yaşanılan temel değişiklikleri bu iki yazıda toparlamaya çalıştım. Umuyorum sektörü yakından takip edenlere yardımı olur. Ve tabii en büyük dileğim, türk televizyon sektörünün de yukarıdaki bu örneklerden kendine gereken dersleri çıkarması. Henüz emekleyen bir bebek olarak nitelediğim televizyon sektörümüzün kendine has sorunları olduğu doğrudur. Çalışma saatlerinin uzunluğu ve cesaretten yoksun prodüksiyonlar -yazarları tenzih ederek- bu sorunların başında geliyor elbet. Ancak bu handikapları aşmayı hedefleyen yayınlara az da olsa rastlanmaya başlandığını ve sektörün oyuncularının da bilinçlendiğini, seslerini yükselttiklerini görmek güzel.

Her sektörün taklitlerle geliştiğini, taklit ederek yeni şeyler öğrendiğini görmezden gelmek mümkün değil. Türk televizyonları henüz amerikan dizilerini tam olarak taklit edebilir konumda değiller. Bunun bir nedeninin de rtük ve ülkede artan muhafazakarlıkla baş etmenin her geçen zorlaşması olduğunu anlamak için profesyonel olmak gerekmiyor. Ancak uyarlamaları kendi kültürüne oturtmayı başaran senaristlerin yarın kendi ülkelerine ait hikayeler yazmakta daha rahat olacaklarına inanmak istiyorum.

doctor

Umuyorum 2014 de bu sene gibi büyük değişikliklere sebep olur. Yapımların kalitelerinin artması izleme keyfini yükseltirken, daha seyirci odaklı destekler sektörün beyaz perdeyle iç içe geçmesini mümkün kılabilir. Bunun en güzel örneği Doktor Who’nun 50. yıl bölümünün İngiltere’de sinemalarda eş zamanlı gösterimi. Her ne kadar listemizde yer almasa da bu örneğin de en az saydığımız 13 başlık kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

2013’e veda gibi oldu. Bakalım 2014 bizlere neler getirecek…

Ayca Ozbay

birdizihaber baş editörü

Önceki Yazı

2013’ün En İyi Dizileri

Sonraki Yazı

‘Grimm’ Aktrisi Claire Coffee, Chris Thile ile Dünyaevine Girdi │ Haber