Game of Thrones – “Breaker of Chains” | Yakın Takip

slide_208655_3377103_free

“Breaker of The Chains” bölümü ilk iki bölümün heyecanını pek barındırmayan, klasik bir Game of Thrones bölümüydü. İsmi görünce bölümün genel anlamda Daenerys hakkında olduğunu düşündüm ama normalde aldığı sahne süresindeydi bu bölüm de. Arya ve the Hound’ın yolculukları biz izleyiciler için güzel(!) dersler barındırıyor, yine de onların yolculuklarının bir yere varmasını dilemeye başladım bu bölümle birlikte. Bu dileğim Daenerys Targaryen için de geçerli, zira “Ben Daenerys Stomborn. Köleleri salıcam, buraları alıcam!” konuşmalarından bıkkınlık geldi. Hikayenin gelişmemesi ancak sürekli ilerlemesi aslında oldukça ilginç olabilecek potansiyeldeki bir olay örgüsünü kısır döngüye sokuyor. Köleleri serbest bırakma, elit tabakaya karşı savaş verme oldukça asil bir duruş olsa da, Daenerys’in hükmetme hakkında hala hiçbir şey öğrenememesine yol açıyor. Tywin Lannister’ın, Tommen’a güzelce öğütlediği gibi, fethetmek ve hüküm sürmek aynı şey değil. Kazandığı bu savaşları elinde tutabilecek tecrübeye sahip olması gerek Daenerys’in, aksi takdirde Westeros’ta dönen oyunların hiçbirine ayak uyduramayacaktır. Çünkü orada ona böylesine tapan kimse olmayacak.


759999gotmp092513ep403-53251jpg-a29822_960w

Tabii kitapları okuyanlar Daenerys’in hikayesinin nereye varacağını biliyorlar, izleyici için spoiler etmemek adına olacağını bildiğim durumlar hakkında yorum yapmaktan ziyade, genel çıkarımlarda bulunuyorum. Daenerys’in hikayesinden birçok kişi üçüncü sezonda sıkılmaya başlamıştı, kendini bu kadar tekrar etmesi onun ilginçliğini kaybetmesine sebep olmuştu. Birçok Game of Thrones hayranının – ben de dahil – favori karakterlerinden biri olmasına karşın üstelik.

Bu bölümü benim için “kötü” klasmanına sokan olay, Jaime Lannister’ın karakter gelişimini tamamiyle yok eden kısım oldu. Kitaplarda gelişmesi zevkle takip edilen ve sevilen bir karaktere dönüşen Jaime, üçüncü sezonda yaşadıkları ile  sadece diziyi izleyen kesimin de sempatisini kazanmıştı. Kitaplarda Cercei’nin de isteğiyle gerçekleşen ve asıl rahatsız edici olan kısmı Joffrey’in ölü bedeninin yanında ilişkiye girmeleri olan o sahne, dizide farklı bir rotaya giriyor. Lafı dolandırmaya gerek yok, sahnede yaşanan şey tam anlamı ile tecavüzdü. Cercei son ana kadar durdurmaya çalıştı ve defalarca “bu doğru değil,” dedi. Şimdi, Cercei pek çok kimsenin hoşlanmadığı, benim de oldukça sinirime dokunan bir karakter, bundan yola çıkarak “hak etti ama!” diyenler olacaksa, lütfen bunu kendi içlerinde söylesinler. Tecavüz her koşulda yanlıştır. Bitti. Nokta. Burada dizinin yazarlarına neden diziye bir tecavüz sahnesi eklediler diye kızmıyorum. Kızdığım nokta, kitaplarda karşılıklı istekle gerçekleşen bir sahneyi neden gereksiz bir şekilde tecavüze çevirdikleri ve son bir sezondur değişim geçiren bir karakteri neden böylesine bir duruma soktukları. Aynı durum Daenerys’in Khal Drogo ile evlendiği gece de yaşanmıştı, kitapta Daenerys’in isteği ile gerçekleşen ilişki, dizide gereksizce bir tecavüze dönüştürülmüştü. İkinci kez bu tarz bir durum yaşanmasının dizinin izleyicilerini oldukça kızdırdığını söylemeliyim.

Sansa’nın Baelish tarafından kurtarıldığını/kaçırıldığını bölümü izlemeden önce biliyordum, onun hikayesinin de King’s Landing’de sürekli hor görülmekten öteye taşınacak olması güzel bir gelişme olacak. Baelish ile normalde olduğundan daha güvende olur mu olmaz mı o tartışılır, ancak Lannister’ların elinde tutsak olmaktan iyidir diye düşünüyorum. Ona tek iyi davranan Lannister Tyrion da artık hapiste olduğu ve kendisi de muhtemel bir suçlu olduğu için, eğer orada kalsaydı işler Sansa için pek de iyi olmazdı diye tahmin ediyorum.

Genel anlamda güzel bir bölüm izledik, benim tek beklentim kitaba biraz daha sağdık kalmaları ve gelişme gösteren karakterleri tekrar başladıkları noktaya döndürmemeleri. Sevgili yapımcılar, eğer bunu okuyorsanız, size tek bir sorum olacak: Türkçe’yi nerede öğrendiniz?

 

 

 

Eylül

Önceki Yazı

Veep ve Silicon Valley yeni sezon onayı aldı!

Sonraki Yazı

HBO’nun Yeni Bombası | The Normal Heart