Better Call Saul: Yasalar seni sıkıştırdığında iyisi mi Saul’u ara !

UYARI: Yazı, dizinin yayınlanan dört bölümü için çok ağır olmasa da spoiler içermektedir.

1 Ekim 1984 tarihinde yayın hayatına başlayan American Movie Classics (AMC) kanalı, 1996’da ilk Orijinal Serisi Remember WENN ile izleyicilerin karşısına çıktığından beri ilk defa bir dizisinin ilk iki bölümünü arka arkaya iki gün içerisinde yayınladı. Breaking Bad’in spin off’u olan Better Call Saul Amerika’da kablolu televizyon tarihinin bugüne kadarki  en iyi başlangıcını yaparak AMC’nin bu kararını boşa çıkarmadı. 8 Şubat Pazar akşamı yayınlanan ilk bölümüyle 6.9 milyonluk izleyici sayısı ile 18-49 yaş arası izleyici kitlesinden 3.4 oranında reyting aldı. Aynı akşam uzun bir süre ara veren The Walking Dead‘in dönüşü ve Grammy Ödül töreni yayınını düşününce bu başarının muhteşem olduğunu kabul etmek gerekir. Şüphesiz dizinin bu başarısında Breaking Bad’in etkisi var ama ilk dört bölümden sonra diyebilirim ki Better Call Saul kendi başına bir efsane olma yolunda ilerleyecek gibi görünüyor.

0

Jimmy McGill’in hukuk tanımayan avukat Saul Goodman’a nasıl dönüştüğünü anlatan dizide, Jimmy McGill (Bob Odenkirk), Kim Wexler  (Rhea Seehorn), Chuck McGill (Michael McKean), Nacho Varga (Michael Mando), Taco Salamanca (Raymond Cruz), Mike Ehrmantraut (Jonathan Banks) ve Howard Hamlin (Patrick Fabian) yer almakta. Dizinin senarist koltuğunda Breaking Bad’de de beraber çalışmış Vince Gilligan ile Peter Gould bulunuyor. Dizi Breaking Bad’den öncesini anlatıyor. Jimmy McGill yani Saul Goodman henüz Walter ve Jesse ile tanışmamış olacak. Bana sorarsanız Breaking Bad o kadar etkileyici bir diziydi ki en ufak bir parçasından bile çok iyi hikayeler çıkartılabilirdi ama Breaking Bad izleyicisine hangi karakterle ilgili spin off istersiniz diye sorsalar herhalde, Jesse’yi saymazsak, çoğunluk Mike Ehrmantraut ile Saul Goodman’ı seçerdi.

Better Call Saul 8 Şubat’ta ‘Uno’ isimli ilk bölümüyle başladı. Siyah beyaz bir açılış, geçmişe duyulan özlem… Saul Goodman’ın hikayesi daha iyi nasıl başlayabilirdi ki. Saul Goodman’ın Breaking Bad’de hemen her olumsuzluktan yırtan birisi olduğunu ama her ihtimale karşı geri dönüşü olmayan bir planı bulunduğunu hatırlarsınız. Breaking Bad biterken o planı devreye sokmuştu. Saul’un Nebraska’da yer alan  bir alışveriş merkezinin kafesinde çalıştığını gösteren başlangıç sahneleri o planın parçasıydı.

1

Evinde, ekranının karşısında, eski Saul Goodman tanıtımları eşliğinde, kadehini yudumlarken geçmişini, tüm sıkıntılarına rağmen ne kadar özlediğini gösteren yüz ifadesi bile bizleri çok heyecanlı bölümlerin beklediğini anlatıyordu sanki.

2

Ayrıca Mike Ehrmantraut’un ummadığım işini icra ederken profesyonelliğini ve disiplinli tavrını tekrar görmek benim açımdan çok zevkliydi.

3

Jimmy McGill maddi sıkıntılarını aşmak için kamu davaları ile uğraşırken, kendisi gibi avukat olan, bunun yanında büyük bir avukatlık firmasının ortağı kardeşi Chuck McGill rahatsızlığı yüzünden işinden uzak kalmış durumdaydı. Jimmy kardeşine hastalığını hatırlatıp, şirketten payını alması için ikna etmeye çalışırken, Chuck bu hamlenin ardından şirketin kapanabileceğini düşündüğü için bunu reddediyordu. Chuck’ın ortaklarından Howard Hamlin’in, Jimmy’den McGill ismini kullanmamasını istemesi ise, Saul Goodman karakteri için ilk adım olacak gibi görünüyordu.

4

9 Şubat’ta ‘Mijo’ isimli ikinci bölüm, Jimmy McGill’in Saul Goodman karakterine dönüşme hikayesi, birinci bölümde izlediğimiz, kaykaycı gençlerle çevirmeye çalıştığı ve yüzüne gözüne bulaştırdığı bir olayın  sonucuyla başladı.

5

Jimmy’nin kurnazlıkta daha ne kadar yol kat etmesi gerektiği belli olmuştu. Fakat Breaking Bad’den tanıdığımız çılgın Taco Salamanca ile kaykaycı çocukların hayatı için giriştiği pazarlık ise bir Saul Goodman potansiyeli taşıyordu.

6

Jimmy’nin Taco’nun elinden kurtulmak için dürüst davranması ve tüm dümeni anlatması, Kettelman’ların yürüttüğü para, Taco’nun aksine daha sakin olan Nacho’nun dikkatinden kaçmadı. Sanırım Nacho Varga, Jimmy’nin Saul Goodman’a dönüştüğü macerasında karşılaşacağı belaların odak noktası olacak.

7

8

Birinci sezonun üçüncü bölümü ‘Nacho’ 16 Şubat’ta bir flashback’le karşımıza çıktı. Jimmy avukat olan kardeşi Chuck’tan, hapise düşmemesi için yardım etmesini istiyordu. Konuşmalarından Jimmy’nin henüz avukat olmadığı anlaşılıyordu. Chuck’tan kendisini kurtarması karşılığında her şeyi yapabileceğini söylemesi, Jimmy’nin avukatlık kariyerine başlamasının, kardeşi Chuck’ın isteği olduğunu düşündürüyordu. Bu konu ile alakalı olarak yeni flashback’lerin bizi aydınlatmasını bekleyeceğiz.

9

Jimmy ile aralarında duygusal olmasa da bir ilişkinin olduğunu anladığımız Kim Wexler’la sonunda tanıştık. Kim ile özel anlar paylaştığı robotu(!), Kettelman’ları korkutmak için ankesörlü telefonda kullandığı sahneyi mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Jimmy’nin kendisine göre daha kuralcı görünen bir kadınla ilişkisi nasıl ilerleyecek hep birlikte göreceğiz.

10

Nacho Varga..! bu soğukkanlı, zeki karakterin çok sevileceği görüşündeyim. Jimmy ile beraber, biz izleyiciler için süper bir ikili olacağından şüphem yok. Nasıl ki Breaking Bad’de Walter yüzünden başına gelmeyen kalmadıysa, Better Call Saul’da da Nacho ile benzer bir yolda ilerleyeceklerini düşünüyorum. Bu ikiliye birde Mike ile Taco’nun katıldığını düşünürsek çok eğlenceli bölümlerin bizleri beklediğini söyleyebilirim.

11

Jimmy ile Taco ikinci bölümde tam anlamıyla olmasa da zaten kaynaşmışlardı(!). Bölümün sonlarına doğru ise Mike’ın Jimmy’i önce haklamasını sonra verdiği akılla kurtarmasını, ikisinin artık yakınlaşacağına bir işaret olarak alabiliriz.

12

13

Geçtiğimiz Pazartesi akşamı yayınlanan 4. bölüm ‘ Hero’ kusursuz bir Saul Goodman oyunu ile başladı. Zeka ve açgözlü insanların kolayca düşeceği bir strateji ile hazırlanmış bir plan… Bu adamı neden sevmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

14

Jimmy’nin Kettelman ailesini tek başına arayarak, saklandıkları kamp çadırında bastıktan sonra ortaya saçılan banknotlar Breaking Bad tarzı bir bölüm sonuydu. Doğrusu Jimmy’nin avukatlığına ön yargıyla yaklaşan Bayan Kettelman’ın son cümlesinden sonra, her ne kadar dürüstçe olsa da, Jimmy’nin onları ihbar etmesini istedim ama uzun vadede bu Howard Hamlin ile savaşında yararsız bir hamle olurdu. Bu yüzden Kettelman’ların teklifini kabul etmesi anlayışla karşılanmalıydı.

15

McGill ismini kullanmasına izin verilmemesi Jimmy’nin canını oldukça sıkmış olacak ki büyük para ve emek harcayarak hazırlattığı, şekil olarak rakibine çok benzediği Billboard (reklam panosu)’u, Howard Hamlin’in her gün görebileceği bir yere astırdı. Tabi bu da Howard’ı kızdırmaya yetti ve panoyu indirtmek için Hakim’den onay aldı. Tabi bu normal birini büyük ihtimal pes ettirirdi. Ama bu karakteri sevmemizi sağlayan çok kötü durumlardan bile iyi bir son çıkarabilme özelliği, devreye girdi. Yine bir Saul Goodman performansı daha sergileyerek panonun kaldırılmasını avantajına çevirdi ve isminin tüm Albuquerque’de duyulmasını sağladı. İronik olan reklam panosunun kaldırılması yapabileceği en iyi reklama dönüştü.

16

Better Call Saul giderek iyileşirken merak ettiğim konuların başında şu geliyor; ilerleyen bölümlerde; dizinin başında olduğu gibi; daha fazla Breaking Bad ile ilgili flashforward (anlatılan zamandan ilerisi) görebilecek miyiz? Tamam Walter White’ı görmek çok zor ama en azından Jessie ile karşılaşmak süper olmaz mıydı?

Her ne kadar Vince Gilligan’ın ‘bu diziden bir Breaking Bad beklemeyin’ şeklindeki açıklaması bunu engellemeye çalışsa da Breaking Bad efsanesinden sonra beklentilerin çok yüksek olması gayet doğaldı. Better Call Saul şimdiye kadar bırakın beklentilerimi karşılamayı onları aşmayı bile başardı. Zaten bugün tarihli IMDb notu da beni doğruluyor. İnanın dört bölüm de bittikten sonra sürelerinin 45 dakikadan fazla olduğuna inanamadım. Zaman su gibi akıp geçmişti ki bu durumla çok az dizide karşılaşmışımdır. Better Call Saul’dan benim gibi Breaking Bad hayranlarının çoğunluğunun memnun olacağına eminim fakat diziyi Breaking Bad’i izlemeden, takip etmeyi düşünenler için tavsiyem sabırlı olmaları. Çünkü bölümler ilerledikçe en ufak detayın bile tüm olayları etkilediğini ve her konunun ustalıkla birbirine bağlandığını gördüklerinde zamanlarını harcadıkları için pişman olmayacaklarını düşünüyorum. Bölümlerin film tadında olması, çekimlerdeki kalite, yaratıcılık, gerçeklik, kaliteli oyunculuk, uçsuz bucaksız arazi sahneleri, olayların kusursuz bir şekilde birbirine bağlanması, detaylı sesler… Hepsi Breaking Bad’de hayran olduğumuz özellikler. Kim bilir belki de yeni bir efsanenin doğuşuna tanıklık ediyoruz.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

The Walking Dead Uzatılmış Beşinci Sezon Finali!

Sonraki Yazı

Hangi Masal Karakterisin?|Once Upon a Time