Kiseijuu: Sei no Kakuritsu | Tanıtım

2014 sonbaharında “Parasyte: Part 1” ya da “Parasyte -the maxim-” olarak yayın hayatına başlayan anime; 1988-1995 yılları arasında Hitoshi Iwaaki tarafından çizilen ve 90’lı yıllarda İngilizceye “Parasyte” adıyla çevrilen mangadan uyarlanmıştır.

Geçtiğimiz yılın merakla beklenen yapımlarından Kiseijuu: Sei no Kakuritsu animesinin, mangasına göre bazı sahnelerinin sansürlendiği söylense de; bence bu animenin bir tutam daha korkuya ihtiyacı olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Konusuna kısaca bakacak olursak; nereden geldikleri bilinmeyen ve daha sonra ‘parazit’ olarak isimlendirilecek yaratıklar bir gece dünyaya iner. Amaçları insanları taşıyıcı olarak kullanıp beyinlerini ele geçirmek ve onlarla birleşerek melez bir yapıya kavuşmaktır. Bu yaratıklardan biri de Izumi Shinichi’nin bedenine girmek ister. Kulaklıkla uyuduğu için kulağından beynine giremez. Kolundan girip beynine ulaşmak isteyen parazit Izumi’nin uyanmasıyla başarısız olur ve sağ eline yerleşerek orada gelişip elin kontrolünü alır. Izumi’nin ev ve okul çevresinde gelişen olayları konu alan anime, yer yer bol kanlı sahnelerin olduğu bir görselliğe ve psikolojik dram ağırlıklı bir hikâyeye sahiptir.

1

Anime korku/dram olarak tanıtılsa da bence psikolojik bir yapısı var. Zira ciddi anlamda insanı ve insan davranışlarını irdeliyor. Yeri geldiğinde genel geçer doğrulara bile değinen yapım, özellikle parazitler açısından tam bir varoluşsal bunalım barındırmakta. Başka bir şekilde anlatmak gerekirse bu düşünebilen yaratıkların birkaçı kendi varlığını ve dünyaya geliş amacını sorguluyor. Özellikle bu sorgulama kısımlarının başarılıyla kotarıldığını düşünüyorum. İnsan doğası açısından da önemli birkaç noktaya parmak basan yapım; belki de her gün yaptığımız ama önemini fark edemediğimiz davranışlarımızın nedenine ve sonucuna değiniyor.

Bilim-kurgu öğeleri olarak da izleyiciyi tatmin ettiğini düşündüğüm anime için tam olarak korku içerikli bir tanım yapamasam da hemen her bölümde en az bir sahnenin bol kanlı olduğunun altını çizmek isterim.

2

Kiseijuu: Sei no Kakuritsu’nun başka bir artısı ise hemen herkesin ölebilecek doğrultuda ilerlemesi. Böyle söyleyince artı gibi durmayan bu özellik, izleyiciyi rahata alıştırmamak adına -karakter öldürmek- cesur ve bir o kadar takdir edilesi bir hamle. Bu minimalde kurgulanmış animede, her karakter parazitlerin hedefi olabilir. Kaldı ki bazı bölümlerde konuyu ciddi anlamda destekleyen karakterleri harcamaktan çekinmiyor. Bu bilinçle izlenince seyir zevkinin bir kat daha arttığı da aşikar.

Çizimleri ile de diğer animelerden ayrılıyan Kiseijuu: Sei no Kakuritsu; her ne kadar içerisinde çeşitli yaratık biçimleri bulunan bir bilim-kurgu olsa da animedeki insan çizimleri orantılı ve renkler soft. Soundtracklerini de başarılı bulduğum (Dubstep sevmememe rağmen) animenin özellikle açılışı hem görsel hem de işitsel anlamda gayet güzel.

24 bölümden oluşan yapım, henüz sezon finalini yapmadı. Fakat geçtiğimiz aylarda live action  filmi yayınlandı. İzlemek için animenin final yapmasını beklediğim filmin fragmanını da animenin fragmanından sonra görebilirsiniz;

Anime Fragman;

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Black Sails | İnceleme

Sonraki Yazı

Yeni bir çizgi roman uyarlaması Outcast!