Psycho-Pass | Tanıtım

2012 kış sezon animesi olan Psycho-Pass, 22 bölümlük ilk sezonu ile ciddi bir hayran kitlesi yaratmış, bir buçuk yıl sonra gelen 11 bölümlük ikinci sezonuyla ise bu hayran kitkesini kısmen hayal kırıklığına uğratsa da kendi alanında ismini üst sıralara yazdırmayı başabilmiş bir seri. Senaryosunu -son zamanlarda Aldnoah.Zero ile gündemde olan- Fate/Zero, Phantom: Requiem for the Phantom ve Mahou Shoujo Madoka Magica gibi serilerle ciddi bir hayran kitlesi oluşturmuş (twis’lerin efendisi) Gen Urobuchi‘nin yazdığı serinin yönetmenliğini ise Naoyoshi Shiotani yapıyor. Sahne müziklerini de bu aralar JoJo’s Bizarre Adventure: Stardust Crusaders serisinin müzikleriyle uğraşan Yugo Kanno üstleniyor.

Anime, insanların aklî dengelerinin ve kişisel eğilimlerinin tespit edilebildiği distopik bir yakın gelecekte geçiyor. Her türlü eğilimin kaydedilip denetlenerek insanların hissiyâtları ölçülebiliyor, böylece suç işlemeye olan yatkınlıkları belirlenebiliyor, bu değerlere de genel olarak Psycho-Pass, bu değerlendirmelerin kriterlerini belirleyen sisteme ise Sibyl Sistemi deniyor. Sistem, günümüzdeki radar sistemi gibi hemen her sokakta kamera benzeri bir aygıt ile insanların Psycho-Pass’lerini ölçüp belli bir oranın üzerindeyse tehdit olarak algılayıp insanları tedavi merkezine gönderebiliyor. Bu arada ülke olarak Japonya tamamen kendini dış dünyaya kapatmış, Sibyl Sistemi sayesinde neredeyse mükemmel toplumu oluşturmayı başarmıştır. Seride George Orwell’in 1984 kitabındaki gibi çeşitli bakanlıklar bulunuyor (seri ile kitap arasında birçok benzer nokta var özellikle bu örneği vermek istedim) ve karakterlerimiz Kamu Güvenliği Bakanlığı’nda “Bölüm 1″de çalışıyor.

psycho-pass-8409Seri, okulunu en iyi notlarla bitirmiş Akane Tsunemori‘nin Kamu Güvenliği Bürosu’na dedektif olarak atanması ile başlıyor. Zaman içinde varoluş amacı veren sisteme karşı varoluşunu sorgulayacak olan yeni yetme müfettiş kızımızın birkaç tane iş arkadaşı var elbette. Bölüm 1’in diğer bir dedektifi olan Nobuchika Ginoza ve infazcılar (suç seviyesi yüksek potansiyel suçlular) Shinya Kougami, Yayoi Kunizuka, Shuusei Kagari, Masaoka Tomomi ile kendisini birden “toplumun düzen koruyucusu” sıfatını taşırken bulan Akane daha ilk bölümden dengeleri değiştirebilecek bir kişiliğe sahip olduğunu izleyiciye belli ediyor. Hükümgâh denilen silahları kullanan Kamu Güvenlik Bürosu çalışanlarının görevleri suç kat sayısı yüksek kişiyi, sayının yüksekliğine göre geçici felç edip tedavi merkezine göndermek ya da öldürmek, ki burada da kararı kendileri vermiyor hükümgâhlar vasıtasıyla Sibyl Sistemi veriyor. Bu noktada hükümgâhları kullananlar birer kukla görevi görüyormuş gibi gelebilir fakat seri bu durumun eksilerini ve artılarını öyle başarılı bir şekilde anlatıyor ki hayran kalmamak imkansız.

İlk bölümde gördüğümüz başka bir şey daha var ki o da kötü adamımız Shougo Makishima. Serinin en büyük artılarından birisi başarılı karakterleri desem abartmış olmam sanırım. Özellikle Makishima felsefik altyapısıyla izleyiciyi kendisine hayran bırakabildiği gibi manipülatif kişiliğiyle de nefret ettirebiliyor. Başarılı bir “kötü adam” profili çizen Makishima bozuk mizah anlayışıyla insanı küçüksüyor ve seride oldukça gelişmiş hale gelen bilimi ve politikayı hicvediyor. Bunun dışında görevine alışmaya çalışan Akane farklı bakış açılarıyla izleyiciyi düşündürürken, kıdemli dedektifimiz Ginoza‘da geçmişin yükünü üzerinde taşıdığını hemen belli ediyor. Kougami ise kendi adalet anlayışıyla dikkat çekiyor ve daha ilk bölümden Makishima‘nın baş düşmanı olduğunu söylüyor.

psycho-pass-02Psycho-Pass psikolojik öğelerin baskın olduğu, aksiyon, bilim-kurgu ve gerilim türünde bir seri. Bunun dışında cyberpunk ve seinen türlerine de çok güzel bir örnek teşkil ediyor. Mükemmel toplumu kurmuş gibi görünse de distopik öğelerin hemen göre çarptığı serinin hikaye örgüsü de çok başarılı. Sanatsal öğelerle süslenen (özellikle Makishima birçok sahnesinde ya bir yazardan/kitaptan ya bir akımdan bahsediyor ya da bir felsefeciden alıntı yapıyor), felsefik öğelerin sıklıkla kullanıldığı Psycho-Pass ilk sezonuyla tam anlamıyla tadı damağınızda kalacak bir seri. İkinci sezonunda bu sanatsal/felsefik duruştan uzaklaşıp dedektiflik olayına daha sıkı sarılsa da, yine de başarılı bir 11 bölüm ile final yapıyor bence. Ayrıca serinin tüm bu olaylardan altı yıl sonrasını anlatan bir de filmi var.

Serinin bir başka artısı ise özellikle devlet, toplum, suç, adalet, kanun, iyi/kötü (seri bu kavramlara gerçekten farklı anlamlar yüklüyor) gibi kavramları izleyiciye sıklıkla düşündürüyor olması. Ama bunu öyle zekice yapıyor ki kendinizi birden o dünyada düşünüp “rasyonel insanın aradığı nihai mutluluk çözüm mü?” sorusuna cevap aramanız kaçınılmaz oluyor. Seri özellikle suç işleme olgusunu öyle çarpıtıyor ve suça karşı önlemin sonuçlarını öyle bir aktarıyor ki, genel geçer doğrulara bile dokunuyor ucu.

Psycho-Pass-2-animePsycho-Pass modern çizimleriyle de dikkat çeken bir yapım. Müzikleri ise ayrıca takdire şayan. Yugo Kanno cyberpunk öğeleri her bir notanın altına saklamış sanki. Açılış ve kapanış jenerikleri genel olarak iyi olmakla birlikte (görselliği müziğinden daha başarılı) türünün diğer örnekleriyle arasında ciddi bir fark yarattıklarını da söyleyemem. Hatta ikinci sezon açılış jeneriği için keşke biraz daha özenilseymiş diye de düşünmeden edemiyorum.

O zaman lafı uzatmayalım, sizi ilk sezon fragmanıyla başbaşa bırakalım;

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Agents Of S.H.I.E.L.D. ile Avengers Age Of Ultron Bağlantısına Bir Bakış

Sonraki Yazı

Critics Choice 2015 TV Adayları Açıklandı