The Sopranos – En İyi 10 Bölüm

The Sopranos James Gandolfini‘nin performansıyla ve özellikle de yoğun ve olağanüstü senaryosuyla, kesinlikle bir kere izlemekle kurtulabileceğiniz bir dizi değil. Her ne kadar “açıp bir bölümünü izleyeyim” demekten çok bir kitap gibi baştan sona takip etmenizi gerektirse de, yapımı izlemiş olanlara nostalji olması adına, dizinin en iyi 10 bölümü (teknik olarak 11) derledim.

Eğer diziyi izlemediyseniz, bol miktarda spoiler içerdiklerinden aşağıdaki bölüm yorumlarını okumanız kesinlikle tavsiye edilmez. Listede eksik olduğunu düşündüğünüz veya listede yer almasına katılmadığınız bölümler varsa yorumlarda tartışalım, zaten The Sopranos’u izlemek kadar tartışmak da güzel!

Sezon 1, Bölüm 5 – Collegesopranos-college

Bu bölüm, Tony’nin iki hayatının belki de en çok kesiştiği bölüm olduğu için önemli. Kızını üniversite tanıtımları için gezdirirken geçmişinden, FBI’a konuşup tanık koruma programı sayesinde saklanmayı başarmış bir köstebeğe rastlıyor. Bölüm boyunca bir yandan Tony’nin kızını idare etmesini, bir yandan bu adamla oynadığı kedi fare oyununu ve sonunda Tony’yi belki de dizinin başından beri en cani haliyle gördüğümüz meşhur boğma sahnesini izliyoruz. Bölümün bir diğer önemi Tony’nin Meadow’la başbaşa geçirdiği bu zaman diliminde ilişkilerinin gelişimi ve bu gelişimi başlatan, arabaya bindiklerinde Meadow’un pat diye sorduğu “Are you in the mafia?” (“Mafyada mısın?”) sorusu. Bir yandan da New Jersey’de Carmela evde hasta yatarken ziyarete gelen Peder Phil ile günah çıkartmalı, bol alkollü bir gece geçiriyor. Peder Phil, Carmela’nın ileride de kısır döngü halinde tekrarlanacak kendine tutunacak dal arama çabalarının başlangıcını oluşturuyor diyebiliriz.

Sezon 1, Bölüm 13 – I Dream of Jeannie Cusamanosopranos-livia

Sezonun açık kalan konularının hızla kapandığı, güçlü bir bölümdeyiz. Genel olarak normal Sopranos bölümlerinden çok farklı olmasa da iki tanesi başta olmak üzere çok etkili sahneler barındırdığı için bu bölüm listemizde yerini alıyor. Bu iki sahneden ilki, Tony’nin Green Grove’da sedyede yatan annesine saldırdığı, hatta yolda eline bir de yastık aldığı, annesiyle konuşurken kendinden geçtiği sahne. Zaten bu bölümü Livia Soprano’nun dizideki öneminin birikip çözülmeye başladığı, Nancy Marchand‘ın da en iyi performanslarından birini sergilediği bölüm olarak anabiliriz. Bölümün bir diğer çok güçlü sahnesi finali: sağanak yağmurdan Vesuvio’ya sığınan çekirdek Soprano ailesinin reisinin, arka planda Jersey mafyasının kilit oyuncuları eşliğinde kadeh kaldırarak çocuklarına, dizinin son bölümünde de bahsi geçen şu sözleri sarf etmesi:

“Yakında bir gün kendi aileleriniz olacak. Eğer şanslıysanız, küçük anları hatırlayacaksınız. Bunun gibi… İyi anları…”

Sezon 2, Bölüm 13 – Funhousesopranos-funhouse

Şu soldan ikinci balığı tanıdınız mı? Evet evet, Pussy Bonpensiero’nun ta kendisi. Tony’nin rüyalarını çok seviyoruz!

Pussy’nin FBI ile çalıştığına daha birinci sezondan şüpheler çekilmiş, biz de ikinci sezonda federallerle iletişimini birinci elden izlemiştik. Bu bölümde anladığımız kadarıyla Tony de bu durumun bir süredir içten içe farkındaydı; bu önemli hikayeyi kapatma fırsatını da senaristler ikinci sezonu bitirirken belki de olabilecek en iyi şekilde değerlendiriyor. Bir Hint restoranında bozuk yemek yediği için mide zehirlenmesi geçiren ve dolayısıyla yüksek ateş, ishal, kusma derken yerinden kalkamaz hale gelen Tony, bir uyuyup bir uyanarak bizi parça parça harika rüyalarının arasında gezdiriyor. Bu rüya serisi içerisinde birçok ince ayrıntının yanında Tony’nin Pussy’nin köstebek olduğunun farkına varışını izliyoruz. Sonrasında da Tony tüm gücünü toplayıp Paulie ve Silvio ile birlikte arkadaşlıklarına yaraşır yoğun mu yoğun bir sahneyle Pussy’ye veda ediyor. Sezonu ise artık ergenliği aşmış, bundan sonra çok daha fazla seveceğimiz Meadow’un mezuniyet partisiyle kapatıyoruz.

Sezon 3, Bölüm 11 – Pine Barrenssopranos-pine_barrens

Özellikle Paulie-severlerin favori bölümü “Pine Barrens”, Paulie ve Chris’in iş yaptıkları Rus bir adamı öldürdüklerini sanıp Pine Barrens ormanına gömmeye götürmelerini ve ormanda kayboluşlarını konu alıyor. Paulie’nin tüm sinir bozuculuğunun Chrissy’yle beraber hepimizin üzerine çöktüğü bu bölümde sergiledikleri oyunculuklar için Tony Sirico ve Michael Imperioli‘yi tebrik etmek lazım, zira bölümün en büyük başarısı son derece gerçekçi yazılmış senaryo ve Paulie-Chris ilişkisinin içinde bulundukları durumda bile bu kadar net yansımasını sağlayan muhteşem oyunculuklar.

Bölümün tek hediyesi orman sahneleri de değil. Gloria Trillo’lu et fırlatmalı müthiş kavga sahnesi ve av kıyafetiyle çıkagelip Tony’yi gülmekten kırdıran Bobby Baccalieri de burada!

Sezon 4, Bölüm 9 – Whoever Did Thissopranos-whoever_did_this

Sopranos’un tüm bölümleri göz önüne alındığında Tony’nin Ralphie’ye saldırdığı bu bölümdeki kadar şok olduğumu hatırlamıyorum. Bunun sebebi de Tony’yi geçen 3.5 sezona rağmen yeterince tanıyamamış olmam sanırım. Yahut senaristlerin Tony’nin sürekli empati kuramayacağımız bir yanının bulunduğunu düşünmesi. Bölüm kimsenin hazzetmediği Ralph Cifaretto’nun oğlunun kaza geçirmesi ve devamında acımasız, herkesi küçümser bildiğimiz Ralph’in ruhsal bir enkaza dönüşmesiyle başlıyor. Bu duruma Tony (?), Carmela ve Ro’nun kurduğu empati, Paulie’nin Ralph’e karşı içinden atamadığı nefret, dizi boyunca sık sık rastladığımız boşa çıkan Tanrı’ya sığınma çabaları derken kendimizi koltuğa gömülmüş halde, kaliteli bir dram filminin içinde buluyoruz. Bir yandan da Ralph gibi bir karakterin nasıl olup da böyle acınası bir hâle geldiğine akıl erdiremiyoruz. Sonra birden Pie-O-My bir yangında ölüyor ve Tony çıkageliyor. Nihayetinde Tony’nin hayvanlara duyduğu, daha ilk bölümden Dr Melfi’nin çözmeye çalıştığı hisler; bölümlerdir içimizde Ralphie’ye karşı biriktirilen nefret ve en önemlisi kavgadan başlayarak bölümün sonuna dek devam eden sert mi sert sinematografi bir araya geldiğinde insan söyleyeceği ne kelime varsa unutuyor.

Sezon 4, Bölüm 13 – Whitecapssopranos-whitecaps

Edie Falco’ya Sopranos’la 3. Emmy ödülünü getiren bu bölüm, Tony ve Carmela’nın sezonlardır parçalanmakta olan ilişkisinin de sonunu ekrana getiriyor, en azından şimdilik. Uzun süredir Carmela’nın depresif ruh halinden, kendini arayışları ve yasak aşklarından, tıpkı kendisi gibi, o kadar bunalmıştık ki Carmela’nın bu bölümde çığlıklar içinde kendini bu çoktan bitmiş ilişkiden kurtarışı hepimize derin bir nefes aldırıyor. Whitecaps’te, tam da Tony “zümrüt bir yüzüğün daha pahalı versiyonu olarak” (Carmela’nın sözleri) aile için okyanus kıyısında bir yalı alacakken Carmela’nın Svetlana’yı öğrenmesiyle işler çığrından çıkıyor. Ardından hem Edie Falco’nun oyunculuğu, hem de mükemmel bir biçimde senaryoya dökülmüş tartışma sahneleriyle dizinin en önemli ilişkisi tüm çıplaklığıyla enine boyuna inceleniyor. Öyle ki başından beri anti-Carmela olsanız bile kendisine hak vermeden, bir yandan da Tony için üzülmeden duramıyorsunuz. Yan hikayelerde ise Carmine’ı öldürtmek isteyen ancak Tony’den hayır cevabı alan Johnny Sack, hapis cezasından jüriyi tehdit ederek kurtulan Junior ve Tony’nin Whitecaps’in sahibinden parasını geri almaya çalışması var.

Sezon 6, Bölüm 2 & 3 – Join The Club & Mayhamsopranos-join_the_club

Bir dram dizisinde alternatif gerçekliğin olduğu bölümler böyle bir listede yer almazsa olmaz tabii. Sopranos senaryosu ve karakterleri yıllar boyunca o kadar oturmuş ki son sezona girerken iki bölümü kısmen “Tony Soprano bambaşka bir adam olsa nasıl olurdu”ya ayırıyor David Chase. Sezonun ilk bölümünün sonunda Junior Alzheimer’ın etkisiyle Tony’yi vurunca Tony komaya girmişti, sonraki iki bölümde de Tony’yi rüyasında Kevin Finnerty adında bir güneş enerjisi sistemleri satıcısının yerine geçmiş olarak izliyoruz. Çocukların babalarının komada olmasıyla baş etmeleri, Soprano ailesinin kenetlenmesi, Jersey mafyasının bir kısmının yönetimsizlikten, bir kısmının yağ çekme derdinden yaptıkları, Sil’in Tony’nin yokluğunda ekibi idare edemeyişi, Carmela’nın sevgisini ifade etme şekli çok etkileyici. Hepsinden önemlisi Tony’nin alternatif hayatı hem kendisine hem bizlere üzerine düşünecek çok şey veriyor.

Christopher’ın bölüm sonunda hastane odasındaki panoda görüp sesli okuduğu ve sonraki bölümde de sıkça dile gelecek olan dizinin belki de en önemli alıntısıyla bu bölümün tanıtımını tamamlayalım:

“Sometimes I go about in pity for myself, and all the while, a great wind carries me accross the sky.” – Ojibwe Saying

“Bazı zamanlar kendimi acınası hissederim ve tüm bu sürede muazzam bir rüzgar beni gökyüzü boyunca taşır.” – Ojibwe Deyişi

Sezon 6, Bölüm 13 –  Soprano Home Moviessopranos-home_movies

The Sopranos’ta masum karakter bulmak çok zordur ve bir karakter masumsa her zaman öyle kalır. Ancak belli ki David Chase’in Bobby Bacalieri için planları farklıymış.

Başta görevi Junior’la ilgilenmekken gittikçe rütbe yükselen ve dizideki önemi artan Bobby (en sonunda ikinci adam olacak hatta), Sopranos için yazılmış en sevgi dolu karakterlerden biri. Steve Schirripa’nın canlandırdığı ve birçok sahnesinde yüzümüzü gülümseten Bobby için bu bölüm çok önemli, çünkü Tony’nin emriyle ilk cinayetini işliyor ve belki de dizide bir karakterin hayatında gördüğümüz en ani gelişmelerden birini yaşıyor. Bölüm normal Sopranos bölümlerinden oldukça farklı ve temel olarak Tony, Carmela, Bobby ve Janice’in Bobby’nin göl kenarındaki evinde dinlenme amaçlı geçirdiği birkaç günü anlatıyor. Eskileri konuşurken, içkinin de etkisiyle Tony ve Bobby ağır bir kavgaya tutuşuyor. Bu kavgayı Tony’nin ne kadar olgunca karşıladığına ama bir yandan da yere serilmenin içine ne kadar oturduğuna dikkat çekmek lazım. Karşısındaki tanıdığı en masum adamlardan biri ve aynı zamanda kayınbiraderi olmasaydı büyük bir ihtimalle kavganın hemen ardından gölün dibini boylamıştı. Öte yandan, insanı katil olmaya zorlamak da fena bir ceza değil, ne dersiniz?

Sezon 6, Bölüm 20 – The Blue Comet

sopranos-blue_comet

Phil Leotardo ve New York mafyasıyla savaşın sonu yaklaşır ve dizinin karanlıklığı ve korkutuculuğu git gide artarken, sondan ikinci bölümde en önemli karakterlerden ikisinin ölümüne şahit oluyoruz: tren koleksiyonuna bir yenisini eklemeye çalışırken (hâlâ masum baksanıza!) öldürülen Bobby ve vurularak muhtemelen bir daha çıkmamak üzere komaya giren Silvio. (Ekibin önemli üyelerinden tek sağ kalanın Paulie olması çok ilginç bence.)

Bölümün bir başka önemi, dizinin daha açılış sahnesinde, 1999 yılında başlayan Tony – Dr. Melfi ilişkisinin son bulması. Bu da Dr. Melfi’nin sosyopatların terapi sonucu iyileşmediğini ancak suç işlemede daha başarılı olduklarını okuması sonucu gerçekleşiyor.

Sezon 6, Bölüm 21 – Made in America

Screen Shot 2016-01-22 at 03.17.42

Açık uçlu biten dizi çok gördüm ama şahsen bu kadar beklenmedik şekilde biten dizi görmemiştim. İlk izlediğimde ve ekran birden karardığında, ben de birçok kişi gibi neye uğradığımı şaşırıp videoda bir hata olup olmadığını kontrol ettim. Neden sonra sebebin David Chase olduğunu anladığımda hem hayranlıktan dilim tutulmuştu hem de Tony’ye gerçekten ne olduğunu düşündüklerini bize göstermemeleri beni çok üzmüştü. Ne olduğunu bilememek değil de, “olan oldu, kabullenmek istemeyen kabullenmesin” der gibi sanki Chase. Ya da biz paranoyak davranıyoruz belki. Kesin olan şey sonucu hiçbir zaman bilemeyeceğimiz. Belki de önemli olan sonu değil, yaşadığımız yolculuk demeye çalışmıştır David Chase. Yaşadığımız yolculuksa çok güzeldi.

Dizi boyunca çok güzel olan birçok nokta vardı tabii, ama onları ayrı bir güzelleme yazıma saklayacağım. Şimdilik, siz etrafınızda izlememiş olanlara The Sopranos’u anlatmaya devam edin.

Listeye girme şansını az farkla kaçıran bazı bölümler: From Where to Eternity (2×9), Calling All Cars (4×11), Irregular Around The Margins (5×5), Test Dream (5×11), Long Term Parking (5×12), The Ride (6×9), Kennedy and Heidi (6×18)

Meriç Melike Softa

Önceki Yazı

İlk Bölümü İzledim – YorumluYorum | Billions

Sonraki Yazı

Pazartesi Gecesi Reytingleri