İhanet Hiç Bu Kadar Acımasız Olmamıştı | Vikings 4×1 “A Good Treason”

Günümüzün en popüler dizilerinden biri olan Vikings dördüncü sezonunun ilk bölümü A Good Treason ile 18 Şubat’ta izleyiciye merhaba dedi. Geçtiğimiz sezon bazı problemler yaşasa da, çok da kötü sayamayacağım bir sezonla bizlere veda etmişlerdi. Özellikle karakterler arasındaki konuşmalarda kullanılan dillerin çeşitliliği olayların anlaşılmasında bizleri zaman zaman sıkıntıya sokmuştu. Ama savaş sahnelerinin etkileyiciliğinin tüm sezonu kurtardığını düşünüyorum.

1Bu sezonun ilk bölümü, üçüncü sezondan hatırlatmalarla başladı. Paris saldırısı, Ragnar’ın yaralanması, Floki’nin Athelstan’ı öldürmesi, Rollo’nun Fransa’da kalışı… Derken Ragnar’ın oldukça güzel bir arazide at sürdüğünü ve karısı Aslaug’un da sisli bir havada, ormanda ilerlediğini gördük. Ragnar gösterişli ve kocaman bir kapının önüne gelince atından indi ve yürüyerek kapıya doğru yöneldi. Aslaug ise Vikinglerin meşhur büyücüsünün yanına giderek ona Kattegat’ta bir kadının hüküm sürüp süremeyeceğini sordu. Ragnar’ın ölümünden medet umduğu ve sorusunda bahsettiği kadını kendisi olarak düşündüğü için sinirlendiğimi söylemem gerek. Karısı ölümünü beklerken Ragnar, Valhala’ya giriş olduğunu anladığımız kapıya doğru ilerlemekteydi. Sol tarafında büyük bir kurt bulunan ihtişamlı kapının kapanmaya başladığını görünce koşmaya başladı fakat kapanmadan yetişemedi. Her ne kadar kendisi büyük bir üzüntüyle bağırsa da izleyen herkesin Ragnar’ın kapıya yetişemediği için mutlu olduğuna eminim. Kapı kapandıktan sonra Vikings’in muhteşem introsunu dinlerken Ragnar’ın mı yoksa Aslaug’un mu hayal aleminde olduğuna pek karar veremediğimi fark ettim.

2Zaman ne kadar çabuk geçiyordu. İlk sezonda, Ragnar’ın Batı’ya açılmak istediği zamanlarda küçücük bir çocuk olan Bjorn şimdi, Paris savaşından birçok ganimetle dönmüş olarak ve Paris’in kapılarından bizzat söküğü parçayı gösterip zafer konuşması yapıyordu. Yine de beni asıl şaşırtan şey, ancak Ragnar’ın karar verebileceği bir konu olan Floki’nin tutuklanması yönünde emir vermesiydi. Ragnar’ın haberi olmadan böyle ciddi bir konuda emir veren Bjorn’ün başının derde gireceğini düşünüyordum. Nitekim Ragnar hasta yatağından çıkıp bu haberi aldığında hissettiği öfkeyi anlamak için gözlerine bakmak yeterliydi. Kendisinden habersizce Floki’nin tutuklanması ve kardeşi Rollo’nun Fransa’da kalması ile ilgili kararlar onu bir hayli öfkelendirmişti. Fakat Bjorn tecrübe eksikliği sebebiyle ve hem babasını hem de amcasını çok iyi tanımadığından olsa gerek babasının endişelerini bir türlü anlayamıyordu. Ergenliğin verdiği heyecan da eklenince bana göre inanılmaz saçma bir karara imzasını attı. Babasına bahara kadar vahşi doğada yaşamaya karar verdiğini söyledi. Ragnar “nereden çıktı bu şimdi?” diye sorunca çünkü kendisinin onun hayatta kalabileceğine inanmadığını söyledi. Böylelikle geçtiğimiz sezon finalinin bitimindeki sahnelerde kocaman bir ayının neden Bjorn’ün peşinden koştuğunu anlamış olduk.

3

Yazının devamı için aşağıdan 2’ye tıklayın

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Çarşamba Gecesi Reytingleri

Sonraki Yazı

İlk Bölümü İzledim – YorumluYorum | The Night Manager