Yasak Aşk Hiç Bu Kadar İzlenmemişti: Aşk-ı Memnu | SoruYorum

Bu hafta yazar arkadaşım Bora Yıldırım ile finalinden yıllar geçse bile hala etkisi süren, milyonları ekrana kitleyen, final bölümü ile reyting rekoru kıran Aşk-ı Memnu dizisi ile ilgili bir sohbet gerçekleştirdik. İyi okumalar.

Buğrahan Erbar- Aşk-ı Memnu senin için ne ifade ediyor?

Bora Yıldırım- Kitap gibi diziydi desem linç edilir miyim acaba? 😀 Şaka bir yana kitap uyarlamaları içinde en iyisi Aşk-ı Memnu’ydu herşeyden önce.

Bunun bir de oyuncuların tanınması tarafı var tabi. Dizinin fragmanları ilk yayınlandığı zaman kimle konuşsam “Beren Saat’ten Bihter olur mu hiç!” gibi tepkiler alıyordum. Çünkü Bihter rolü için çok masum bir yüzü vardı. Zaten en çok da bu insanları çekti diziye. Yoksa dizinin daha önce çekilmiş bir versiyonu ve bir kitabı vardı. İnsanlar konuya hakimdi zaten ama olay örgüsündeki ufak ama etkili değişiklikler diziyi sevmemizi sağladı. Eh, bir de Kıvanç Tatlıtuğ faktörü var tabi.

Buğrahan Erbar- Dizinin işleyişi, olay örgüsü ve kurgusu nasıldı?

Bora Yıldırım- Dediğim gibi kurgu ve işleyiş zaten kitapta da iyiydi. Dizide ise ustaca dokunuşlar vardı hikayeye ve bunlar bize diziyi sevdirdi. Yer yer dizinin orijinalinden çok sapacağını düşündüm açıkçası ama her seferinde konu özüne döndü. Bu da beni sevindirdi. Çünkü o kitapların bir ruhu var ve uyarlama denilen birçok dizide o ruhu göremedim ben. Aşk-ı Memnu bu konuda özel yapımlardan biri.

BE- Sana katılıyorum. Bu işte kesinlikle Ece Yörenç’in çok büyük emeği var. Kesinlikle usta bir şekilde dizinin senaryosunu hazırladı. Hatta burada ufak bir bilgi de verelim; Ece Yörenç final bölümünün senaryosunu hazırlayıp dağıtırken, dizinin son sahnelerindeki replikleri tüm kadroya vermemiş, gizli tutmuştur… Peki oyuncular arasındaki uyumu beğeniyor muydun?

BY- Oyuncular arasındaki uyum konusu beni her zaman meşgul etmiştir. Bir dizinin tutup tutmamasındaki en önemli etkenlerden biri bu. Bu dizide uyum problemi gördüğüm tek kişi Eda Özerkan’dı bana göre. İzlerken bir türlü inanamadım kendisine. Bunun dışında ise başrolden diğer tüm yan karakterlere kadar ekip gayet iyiydi. Bunda biraz da yönetmen Hilal Saral’ın etkisi olduğunu düşünüyorum ben. Sen ne düşünüyorsun bu konuda?

BE- Aşk-ı Memnu dizisinde hem usta hem de acemi oyuncu diyebileceğimiz bir oyuncu kadrosuna sahipti. Bu bağlamda usta oyuncuların acemileri iyi yönlendirerek bir uyum yakaladıklarını düşünüyorum…Bir Aşk-ı Memnu karakteri olmak istesen bu hangisi olurdu?

BY- Bülent tabi ki 😀😀 Bütün olayların içindeydi ama en az yara alan isim kendisi oldu yine. Evin gözbebeği, veliahtı. Daha ne isterim. Sen?

BE- Çetin Özder olmak isterdim ben. Hem olayların dışında hem de zengin mis. Evleneceği kadına evlilik sözleşmesi bile imzalatıyor. Dizi yayınlandığında aynı zamanda replikleri ile de gündemdeydi. Aklından hiç çıkaramadığın, hafızana kazanan bir replik var mı?

BY- Final bölümündeki “Beni, beni, Bihter’ini” repliği uzun süre konuşuldu ama benim aklıma en çok kazınan Firdevs Hanım’ın “Sen Bihter Ziyagilsin, kendine gel” repliği olmuştur. Bir de Bihter’in “Ölüyorum anlasana” diye başlayıp giden o sahne muhteşemdi. Bir ara bir site bu repliklerin bir listesini yapmıştı. Okurken tekrar tekrar hatırlayıp şaşırmıştım. Senin en sevdiğin replik neydi?

BE- Şömine başındaki Bihter’in ‘Ölüyorum anlasana’ cidden efsaneydi. Diğeri ise senin de dediğin gibi finaldeki;

Bihter : Nihal’i terk etmek istemediğin için beni terk ediyorsun.. o ölmesin diye beni öldürüyorsun. Niye ben?
Behlül : Bihter bırak o silahı.
Bihter : Nihal, bir nefeste sönüverecek bir çiçek, peki ya Bihter? Bu kapı açılınca senin için de bitmeyecek mi her şey.. ben o kapı açıldığında da öleceğim Behlül. Benim ölmemi istiyor musun, beni kaybetmeyi göze alabiliyor musun.. Beni kaybetmeyi beni beni beni beni.. Bihterini..

Bihter’in içinden çıkamadığı durumu ve psikolojisini nasıl değerlendirirsin? Adnan’la evlenmesinin tek amacı annesini sinir etmek miydi?

BY- İkinci sorudan başlayayım. Bihter esasında annesine inat olsun diye evlenmedi bence Adnan’la. Ama hani herkesin bazen boşlukta hissettiği dönemler olur ya Bihter de öyle bir dönemde, hislerinden emin olmadan evlendi. Psikolojisine gelince, kesinlikle sağlıklı bir ruha sahip değildi. Zaten çocukluğundan beri süregelen sıkıntıları vardı. Üstüne bir de yanlış evlilik, yasak aşk gibi faktörler de eklenince Bihter’in normal bir birey olmasını beklemek de ayrı bir ruh hastalığı olur yahu.

B.E- Bihter gerçekten Adnan’ı sevdi mi sence?

BY-Bir önceki soruda bunun cevabını verdim esasında ama net olarak şöyle fikrimi söyleyeyim; Bihter, Adnan’ı sevdi ama aşık olamadı. Adnan’ın o efendi hali, tavrı, sevecen halleri falan Bihter’i etkiledi. Kızlar babalarına benzeyen erkeklerle evlenmek ister diye bir söz vardır, Bihter de tam olarak bunu yaptı ama aşık olamayınca gönlünün bir başkasına kaymasına engel olamadı. Peki ben sana şöyle sorayım: Bihter, Adnan’ı mı yoksa Adnan Ziyagil’i mi sevdi?

BE- Kesinlikle soyadını daha çok sevdi. ‘Melih Bey Takımının’ bir üyesi olmaktan o kadar yorulmuş ve sıkılmıştı ki bir kurtuluş olarak gördü Adnan’ı bence…Nihal’in Behlül’e duyduğu hisler gerçekten aşk mıydı yoksa yıllardır birlikte yaşadıkları için oluşan kaybetmeme ve sahiplenme duygusu muydu?

BY- Ah o Nihal, ah o hastalıklı Nihal 😀 Ben kendime göre bu hikayede ne kitapta ne de dizilerde Nihal’in bu aşkına hiç inanamadım. Evet, arada kan bağı yok ama yine de bir nevi ensest gibi geliyor bu durum bana. Ama Nihal Behlül’e aşık mıydı, evet. Hem de dibine kadar aşıktı. Çocukluktan beri birlikte olmanın verdiği hisler de var ama Nihal, Behlül’ü gördüğü her an gözleri parlayan bir karakterdi. Bunda Hazal Kaya’nın da büyük payı var. Yıldızının parlamasındaki tek sebep güzelliği olmadı Hazal Kaya’nın. Oynarken seyirciyi kendisine inandırıyor. Bu sebepledir ki ben Nihal’in yanlış da olsa aşkına inandım.

B.E- Beşir ve Matmazel bu yasak aşkı bilmelerine rağmen uzun süre sustular özellikle Beşir. Sence bunu neden yaptılar?

BY-Bu ne manasız soru? Ahahahah! Herşey ortaya çıkarsa dizi nasıl devam edecek. Elbette birileri görecek ama söylemeyecek. İşin bütün heyecanı burada. Serada Bihter ve Behlül’ü kim gördü diye ne kadar konuşuldu hatırlıyorsun değil mi? Olay bilmeceye döndü. Kimi Beşir gördü dedi, kimi Matmazel, kimi Katya. Hatta kedidir o kedi diyenimiz vardı. Senin o dediğin görür görmez söyleme olayı bizim dizilerimiz için geçerli değil arkadaşım ya.

B.E- O konuda haklısın eğer dizi birkaç sezon daha sürseydi kesinlikle laçka olurdu ve tadı kaçardı bu durumda. Her sezon finali bir kişi daha öğrenirdi belki de…Final bölümünde Bihter’in yerinde olsan ne yapardın?

BY- Aşk-ı Memnu’ya alternatif final yazsam ya da Bihter’in yerinde olsam önce Firdevs Hanım’dan başlar sırasıyla Bülent, Nihal ve Behlül’ü öldürür sonrasında keyfime bakardım. Ama öyle hepsini son bölümde öldürmek yerine her biri için değişik ölüm senaryoları yazardım. Firdevs’i çok sevdiği köpüklü küvetinde elektriğe verip suçu Katya’ya atar bir taşla iki kuş vururdum. O hengameyi görüp psikolojisi bozulmasın bahanesiyle Bülent’i adaya halasının yanına gönderir, giderken feribottan artırıp intihar süsü verirdim. Adnan zaten bu ölümden sonra Firdevs Hanım’ın finaldeki haline dönerdi. Yetmez der Nihal için iyi bir trafik kazası organize ederdim. Bu durumda Adnan daha fazla dayanamayıp ölürdü zaten ve ben yine bir taşla iki kuş vurmuş olurdum. Son olarak Behlül’ü taş eve çağırır bayıltıp bir yere bağlar ve o evi ateşe verirdim. Ben de Behlül’le birlikte kaçırılmış da son anda kurtulmuş ayağına yatar polise de bizi kaçıran adamlardan herşeyin hala ve Matmazel’in başının altından çıktığını duyduğumu söylerdim. Üç beş psikolog seansı sonrası hazır Beşir de ölmüşken tüm çalışanları değiştirip canım yalının keyfini çıkarırken bitirirdim diziyi. Bence böyle bir son asla unutulmazdı.

B.E- Bence de kimse unutmazmış böyle bir son olsa. Tarihe falan geçebilirdin. Ben Bihter’in yerinde olsam kendimi vuracağıma Adnan’ı vururdum. Hapis yatmamak için de kendimi savundum yalanını ve Adnan’ın tecavüzünü anlatırdım. Belki 10 sene yatardım ama sonunda özgür olurdum. Son olarak sence herkes hakkettiği sonu yaşadı mı?

BY- Kesinlikle herkesin hak ettiği sonu yaşadığına inanmıyorum. Bahsettiğim şeyler olsaydı o zaman tam manasıyla tatmin olurdum. Sen ne düşünüyorsun bu konuda?

B.E- Hangi dizi tam anlamı ile mutlu son ile bitebilir ki zaten. Beşir’in son dakikada tedavi olup yaşamasını çok isterdim. Ve Bihter’in bir şekilde ölmemesini ve hayatta olmasını isterdim. Benle sohbet ettiğin için teşekkür ederim!
BY- Ben teşekkür ederim.
Peki ya sizler Aşk-ı Memnu hakkında neler düşünüyorsunuz? Ayrıca sohbet etmemizi istediğiniz diziler var ise yorum olarak bırakabilirsiniz.

Buğrahan Erbar

Önceki Yazı

Cuma Gecesi Reytingleri

Sonraki Yazı

Pazar Gecesi Reytingleri