Neredesin Saul Goodman? | Better Call Saul 2. Sezon

Beter Call Saul, Klick isimli final bölümüyle ikinci sezonunu tamamladı ve 2017’ye kadar bizlere veda etti. İkinci sezon boyunca pek çok dramatik sahneye tanık olduk. Hareketlilik bakımından beni hayal kırıklığına uğratsa da özellikle Bob Odenkirk (Jimmy McGill) ve Jonathan Banks’in (Mike Ehrmantraut) oyunculuklarına bir kez daha hayran kaldığımı belirtmek isterim.

1

İzleyenler bana katılacaktır, Breaking Bad her sezonun sonunda bizleri büyük bir finalin beklediği heyecanlı bir maraton gibiydi. Yani konu, detaylı bölümlerle nakış gibi işlenerek büyük finale bağlanırdı. Ama tüm sezonların sonlarında mutlaka ortaya çıkan inanılmaz bir tabloyla karşı karşıya kalırdık. Bu mükemmel finallere rağmen bölümlerin ilerleyişinden ve konunun gelişiminden sıkılan birçok kişiyle karşılaştım. Better Call Saul ise bu ağır gelişimi bir sezona değil de bütün bir diziye yaymış durumda. Kalite, mükemmel oyunculuklar, detaylı, harika senaryolar ve hala Saul Goodman’a uzak olmak… Sıkılıyor muyum? Hayır. Ama giderek artan sabırsızlığım ve onun yarattığı hayal kırıklığı artıyor.

Gelin Better Call Saul ikinci sezonunda yaşananlara karakterler üzerinden genel olarak bir göz atalım;

Jimmy McGill (Bob Odenkirk):

2

Bu sezonun başında, Kim’in de ısrarıyla bir hukuk şirketi Davis & Main’e katılmayı kabul eden Jimmy, tahminlerim doğrultusunda belirli bir düzen ve disiplin içerisinde çalışmayı kaldıramadı. Şirketten aldığı primleri geri ödememek için istifa etmek yerine pek zamanını almayan ve isteğiyle gerçekleştirdiği çabaları sonrasında da kendini kovdurtmayı başardı. İyi bir arabası, güzel bir evi, dolgun maaşı, primleri, kendine ait bir odası hatta özel isteğiyle şirkete aldırttığı cocobolo masası bile vardı fakat Jimmy, altın kafesi ne yapayım ille de gümüş kafesimi isterim diye tutturmuştu. Haklıydı çünkü mutlu değildi. İşleri kendi deyimiyle kestirmeden halletmesine izin verilmiyor, hiyerarşi düzeninin ortasında adeta eziliyordu. Peki ne yapmalıydı? Kendi işinin patronu olmalıydı. Bir de kafa dengi bir ortak bulmalıydı. Tanıdığı en iyi avukata, sevdiği Kim’e bu yüzden gitti. Ve gel beraber çalışalım dedi. Fakat Kim’in çekingeleri vardı. Kaygan Jimmy’i yakından tanıyordu ve onun bu özelliğinin avukatlık için tehlikeli olduğunu düşünüyordu. Bana sorarsınız Kim’in fark etmediği bir şey vardı. Jimmy’nin yöntemleri zaten hayatlarına girmişti ve de bu yüzden çok iyi bir iş teklifi almasına rağmen Jimmy’le ortak olmayı kabul etti. Yalnız bir şartı vardı ortak olacaklardı fakat her şeyleri ayrı olacaktı. Tek ofis iki ayrı avukat. Bunun mümkün olup olmayacağını ilerleyen bölümlerde göreceğiz.

3

Jimmy, Kim’in HHM’e kazandırdığı bir müvvekkili, abisinin Kim’e bırakmamasına çok sinirlendi ve tam bir Kaygan Jimmy numarasıyla Chuck’ı rezil rüsva ederek müvekkili tekrar Kim’e kazandırmayı başardı. Fakat kendisini işe yaramaz, paslanmış bir avukat durumuna düşüren Jimmy’e karşı Chuck işin peşini bırakmadı ve gerçeği aramaya inatla devam etti. Gerçek ortaya çıkarsa Jimmy’nin hayatı kararabilirdi ama bu Chuck’ın zerre umurunda değildi. Gözü dönmüş bir şekilde araştırmaya devam eden Chuck düşüp yaralanınca, onu gizliden takip eden Jimmy her riski göze alıp koşup kardeşine yardım etti ve onunla tüm samimiyetiyle ilgilendi. Karşılığı ne mi oldu dersiniz? Chuck’ın nefreti öyle boyutlara ulaştı ki sonunda tıpkı Kaygan Jimmy tarzı bir numarayla kardeşinin aleyhinde bir kanıt elde etmeyi başardı. Bakalım Chuck hırsına ve kıskançlığına yenik düşüp kardeşini batıracak mı? Bunu üçüncü sezonda hep birlikte göreceğiz.

Chuck McGill (Michael McKean):

4

Bu sezon anlatılan konulardan biri de Chuck’ın, Jimmy’e olan kıskançlığının nasıl geliştiği oldu. Chuck, sorumsuz ve üçkağıtçı kardeşinin tanıdığı herkes tarafından sevilmesine bir anlam veremiyordu. Entelektüel karısıyla kardeşini yemeğe davet ettiklerinde eşinin Jimmy’nin esprilerine gülmesi onu çıldırtıyordu. Hatta annesinin ölmeden hemen önce sorumsuzun önde gideni Jimmy’nin adını sayıklaması onun için tam bir şoktu. Şimdi her zaman kendisinden daha çok sevilen kardeşinin iş hayatında da yükselmesine katlanamıyordu. Onu engellemek için her şeyi yapardı, yaptı da. Chuck’ın şirketi HHM, Kim’in sayesinde büyük bir bankanın avukatlığını almak üzereydi. Fakat Kim HHM’den ayrılınca bankayı da yanında götürmek istedi. Chuck bunu duyunca aklına ilk gelen, Jimmy’nin Kim’i kandırdığı oldu. Psikolojik rahatsızlığına rağmen evden çıkıp inanılmaz bir azimle müvekkili Kim’in elinden kaptı. Bu olanları duyunca da Jimmy, Kim’in üzüntüsüne dayanamadı ve mükemmel bir üçkağıtla Kim’in müvekkili geri almasını sağladı hem de Chuck’ı rezil ederek. Biraz ağır olduğunu düşünüyorsunuzdur ama Chuck bunu hak etmişti. Tabi kardeşini çok iyi tanıyan Chuck işin peşini bırakmadı. Zekasını ve inadını ortaya koyarak araştırmaya devam etti. Gözü dönmüşlüğü o kadar aşırıydı ki ölümden dönmesine rağmen kıskançlığı azalmadı. Kendi çalışanı bile bu duruma hayret ederken, o tıpkı her zaman olduğu gibi hastanede de yanında olan Jimmy’nin sevgisini fark edemedi. Zekası, inatçılığı, avukatlığı Jimmy’nin numarasını açıklamaya yetmeyince tıpkı Jimmy gibi bir üçkağıt çevirerek kardeşinin hayatını karartabilecek bir kanıt elde edebildi.

Kim Wexler (Rhea Seehorn):

5

Sezonun ilk bölümünde Jimmy’nin üçkağıtçı tarafını gördükten sonra ona kızmak yerine gayet iyi uyum sağladığını hatırlarsınız. Daha sonra aralarındaki yakınlaşma giderek büyümüş ve Jimmy’ i evinde yatıya davet eder olmuştu. Ama Jimmy tarzında hareket eden birinin disiplinli bir çalışma ortamına girip, başarılı olmasını beklemek, benim Kim’den beklemediğim kadar hayal kurması anlamına geliyordu. Jimmy, Kim’in ısrarları ve çabaları sonucu Davis & Main avukatlık şirketine girmeyi kabul etti fakat bu serüveni uzun sürmedi ve zararını da Howard’dan (Patrick Fabian) Jimmy’e destek olmasını isteyen Kim gördü. HHM’e çok iyi bir müşteri kazandırmasına rağmen Howard onu affetmedi ve şirkette düşük seviye bir iş olan doküman incelemeye yolladığı Kim’i eski pozisyonuna almadı. Bunun üzerine HHM’de bir geleceği olmadığını düşünmeye başlayan Kim, Jimmy’nin ortaklık teklifini ve bir başka şirketin iş teklifini değerlendirmeye aldı. Sonrasında ise Jimmy’i seçmesi değil ama onunla yasalar çerçevesinde çalışabileceğini düşünmesi beni şaşırttı. Bana göre bu durum Jimmy’nin doğasına aykırıydı. Ve nitekim Kim’in HMM’e kazandırdığı müvekkili geri almaya çalışan Chuck’ı da hiç de yasal olmayan yollardan alt etti. Kim, bunu öğrendiğinde Jimmy’e fena halde kızdı fakat bence bunun Jimmy açısından ne kadar makul olduğunu göremediği için asıl kızması gereken kendisiydi. Jimmy’nin tarzını böylesine inkar etmeye devam ederse daha çok kızacağı olaylar yaşayacağını tahmin ediyorum.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Pazar Gecesi Reytingleri

Sonraki Yazı

Netflix’in Mayıs’ta Gelen Yeni Yapımları