Nasıl Bir Rüyadayım Anne? Ι Bates Motel S5 E1

Bates Motel’in merakla beklenen final sezonu geçtiğimiz akşam ilk bölümüyle ekranlardaki yerini aldı. Daha önceki sezonların aksine dizide bu kez bir zaman atlaması yaşanmıştı. Dördüncü sezonun sonunda her biri başka yerlere savrulan ana karakterlerimizden ilk olarak Norman’la karşılaştık.

MV5BNjIzYTFjZWMtZmUwMC00YmU4LWFiOTItYWFkNTcwMmQ4NDc0XkEyXkFqcGdeQXVyNzIyMTA4MjA@._V1_SY1000_CR0,0,1505,1000_AL_

Çok neşeli bir şekilde uyanan Norman’ın, yanına gelen köpeği Juno’yu gördüğümüzde yine bir hayal dünyasında olduğumuzu anladık ama bu kadarını beklemiyordum. Norman aşağı indiğinde Norma kanlı canlı karşımızda duruyordu ki bu normal, dediğim gibi şahit olduğumuz sahne Norman’ın zihninde geçen bir sahne. Anne ve oğul birlikte kahvaltılarını yaptılar ve Norman otele dönmek için evden çıkıp Norma gözden kaybolunca anladık işin aslını. İki yıl önce ölen Norma’nın ardından oğlu dış dünyaya hiç bir şey belli etmese de evin içinde neredeyse oturacak yer, yemek yenebilecek tabak kalmamıştı. Evin içi bu durumdayken oteldeyse durumlar başkaydı. Norman, oteli kendi çapında yenilemeye çalışmış, duş perdelerini değiştirmiş, dış cephenin de boyaya ihtiyacı olduğunu düşünerek şehirde yeni açılan hırdavatçıya gitmişti. Burada karşılaştığı Madeleine, Norma’ya o kadar çok benziyordu ki Norman kendisini frenlemeye çalışsa da onun rüzgarına kapılacağı çok açık. Sonrasındaysa ne olacağı zaten belli…

Alex’e gelecek olursak, işlediği suçlardan ceza almış, serbest kalma isteği geri çevrilmiş durumda sürekli kum torbası dövüyordu. Aradan geçen zamana rağmen öfkesinin halen geçmediği her hareketinden ve bakışından belliydi. Bölüm boyunca en az gördüğümüz ana karakterlerden biriydi Alex, bu yüzden kendisi hakkında uzun uzadıya yazmam gereksiz olacak. Ancak bölüm finalinde karşılaştığımız olay kendisini bir anda bölümün yıldızı konumuna taşıdı, bu da bir gerçek. Spoiler verip ağzınızın tadını kaçırmayayım, izleyin.

Dylan ve Emma, kızlarıyla birlikte kendilerine bir hayat kurmuşlardı. Ufak ama sevimli evlerinde Emma’nın doğum gününü kutladıkları sırada çıkagelen Caleb, her şeyden habersiz olan çifti bir anda bütün olayların merkezine taşıyacakmış gibi görünüyordu. Parası olmadığı için oğlunun evine sığınan Caleb, Emma’dan önce ameliyatı için gerekli parayı getirdiği için bir teşekkür duydu. Tam keyfi yerine gelmişken, Emma’nın buna rağmen evlerinde kalmasına müsaade etmeyeceğini öğrenmesiyle deyim yerindeyse hevesi kursağında kaldı. Kendisiyle karşılaştığımız ilk bölümden beri bana bir türlü güven vermeyen Caleb, oğlunun evine sığınamayınca sizce ne yapar? Tabi ki, tecavüzcüsü olduğu kız kardeşinin yanına gider. Ve olaylar alır başını gider. Ancak bunun için sanırım biraz daha zamanımız olacak.

IMDb’den 9.3 puan alan bölümün beni en etkileyen yanı Norman’ın artık hasta olduğunu kabul etmiş olması oldu. Annesiyle yaptığı tartışmaların tamamını aslında kendi içinde yapıyor Norman ve her seferinde kendisini haklı çıkaracak bir sebep arıyor, bulamayınca daha da kötüye gidiyor durumu. Aslında bu durumdan hoşnut değil ve kurtulmak istiyor ama işlediği cinayetlerin buna engel olacağından da emin. Annesinden hala kopabilmiş değil. Kendilerince bir anlaşma yapmışlar da annesi hiç evden dışarı çıkmıyormuş gibi bir senaryo uydurmuş kafasından. Yemek masasındaki tartışma sırasında Norman’ın beynindeki Norma’nın söylediği “Akıl hastası bir adam ve ölü bir kadın” lafı Norman’ın durumun tamamen farkında olduğunun kanıtıydı. Bununla nasıl başa çıktığınıysa bölüm başından beri “Kim aldı bu ilacı?” diye düşünen Norman’ın harabeye dönmüş yatak odasında gördüğümüz ilaçla anladık. Bodrum katında annesinin cesedi için oluşturduğu kompozisyonuysa ancak bölümün sonlarına doğru Norman’ın “Ben nasıl bir rüyadayım anne?” sözüyle gördük. Böylece Norma’nın nerede olduğuna dair merakım da giderildi çünkü masada yaşadıkları tartışma sırasında geçen, “Dolaba mı gireceğim?” diyaloğu -aslında monoloğu- bu sahneye kadar aklımdaydı. Evet, Norman hasta bir genç adam ama annesine taptığı da şüphesiz ve ben bunu yaptığı için kendisini suçlayamıyorum.

Öte yandan final sezonunun lokomotiflerinden biri de Madeleine olacak belli ki. Norma’ya benzemesi, Norman’ın aklını başından alması ve her şeyden önemlisi evli olması, ahlak konusunda hastalıklı bir düşünceye sahip Norman için Madeleine’i belli bir süre hikayenin merkezine oturtabilir. Tabi ki kocasını da… Bu cümle için “Norman, zaten hasta, ahlak için normal düşünmesi saçma olurdu” gibi düşündüyseniz evli bir kadınla birlikte olmaya karşı çıkan adamın, ofisinden, yan odada kalan çiftin seks hayatını dikizlediğini hatırlatırım. Norman’ın ortalama bir birey olmasını tabi ki beklemiyorum, hatta bu tutarsızlıkları için kendisine acıyorum.

Hayranlarının kendisini büyük bir heyecanla beklediğini biliyorum. Ancak Rihanna, yani Mary Cane henüz hikayemize dahil olmadı.

Bölümleri izledikçe elimden geldiği kadar yazıp, final sezonunu kendimce taçlandırmak gibi ‘hastalıklı’ bir düşüncem var. Bölümle ilgili sizler de yorumlarınızı bizlere iletebilirsiniz. Tekrar görüşmek üzere…

Bora Yıldırım

1986 yılında İstanbul'da doğdum. 2008 yılından beri Bodrum'da yaşıyorum. Gezmeyi ve kitap okumayı severim. Çok konuşur, çok gülerim. Vakit buldukça yazarlığa kabul edilme sebebim olan yerli dizileri izlemeye çalışıyorum. Yabancı dizileri izledikçe yerli dizilerin geldiği noktaya üzülsem de bir gün eskisi gibi tadı ağızda kalan dizilerin televizyonlarda daha çok yer bulacağına inanıyorum.

Önceki Yazı

Eva Green Hakkında Büyük İhtimalle Bilmediğiniz 10 Şey

Sonraki Yazı

FOX Yeni Dizilerine Yeni Sezon Onaylarını Şimdiden Verdi!