Bates Motel -- "The Convergence of Twain" -- Cate Cameron/A&E Networks LLC -- © 2016 A&E Networks, LLC. All Rights Reserved

, ,

Gördüğün Gibi, Hala Yaşıyorum Ι Bates Motel S5 E2

İyi ya da kötü, her ne olursa olsun, bir şeyin sonuna yaklaştığımı hissettiğimde içimde tarif edemediğim bir heyecan oluyor. Hele bir de bu Bates Motel gibi sevdiğim bir şeyse bu heyecanla birlikte içimdeki burukluk da kat be kat artıyor. Final sezonunun ikinci bölümüne başlarken kendi kendime neler olacağını sormadım. Çünkü az çok tahmin edebiliyordum olacakları. Bölüm bittiğindeyse sadece Caleb’in White Pine Bay’e döneceğini tahmin edebildiğimi gördüm. Yani bölüm beni şaşırtarak, hiç beklemedeğim bir şekilde ilerledi.

Alex’in kendisini öldürmesi için biriyle anlaştığını öğrenen Norman, hiç bir şey olmamış gibi eski şerif, müzmin mahkum Alex’i ziyaret etti. Uzun bir görüşme olmamasına rağmen aradan geçen o kısacık zamanda konuşulan tek konu, Alex’in bütün dengesini kaybetmesine yetti. Norman’dan bir başkasının yardımıyla kurtulamayacağını anlayan eski şerif meseleye kendisi el atmaya karar verdi ve bir mahkumla girdiği kavga sonrası, hasta yatağında avukatıyla yaptığı görüşmede dışarıya çıkabilmenin ilk adımını attı. Düşmanını kendi elleriyle öldürmeye karar veren Alex, henüz karşısında bir değil iki düşman olduğundan ve bu düşmanlardan birinin kendisine deli gibi aşık olduğundan habersiz. Bir yolunu bulup hikayenin merkezine geri döndüğü zaman mecazi anlamda bir şölen bizi bekliyor.

Öte yandan Dylan ve Emma cephesinde benim beklediğimin tam tersi bir durum söz konusuydu bu bölüm. Türk dizileri sayesinde lapa olmuş beynimin yaptığı kurguya göre Dylan, Emma’nın telefonla yaptığı konuşmayı kapı arkasından dinleyecek, evde kızılca kıyamet kopacak, Dylan evi terk edip Bates Motel’e babasını bulmaya gidecekti. Emma da babasız bir çocuk büyütmek istemediğini düşünerek Dylan’ın peşinden gidecekti ve maaile Norman’ın kucağına düşeceklerdi. Sizce de çok heyecanlı değil mi? Ama öyle olmadı. Emma, babasının evi terk ettiğini bıraktığı nottan öğrenen Dylan’ın karşısına dikildi ve düzenlerinin bozulmaması için Caleb’i kendisinin gönderdiğini söyledi. Dylan da bu açıksözlülüğe kayıtsız kalmadı ve eşine destek oldu. Ekran karşısındaki ben şok tabi.

Madeleine Loomis, kendisini gözetlediğinden habersiz bir şekilde Norman’la karşılaştığını düşünürken kocası Sam Loomis ya da sahne adıyla David Davidson ortama bomba gibi düştü. Evet, sezonun ilk bölümünde motele gelerek ‘bir kaç saatlik’ oda isteyen David Davidson aslında Madeleine Loomis’in emlakçı kocası Sam Loomis’ten başkası değildi. Norman’ı gördüğü anda Sam’in diken diken olan tüylerini sanırım siz de fark etmişsinizdir. Kocası ve yeni arkadaşının önceden tanıştığından habersiz olan Madeleine’se Norman’la Joanne’yi tanıştıracak olmanın mutluluğunu yaşadı kendi kendine. Akşam bir masa etrafına toplanan dörtlüdeki kadınlar, erkeklerin arasındaki savaşı hiç fark etmediler. Konu Norma’ya geldiğindeyse Norman her zaman ki gibi gözyaşlarını tutamadı ve restoranın tuvaletindeki o muhteşem sahneye şahit olduk. İzleyememiş olanlar için bu sahneyi uzun uzadıya anlatmak yerine “Beni hala seviyor musun?” sorusunu şuraya iliştireyim. Aklı Madeleine’de olan Norman’ın bu yolda Sam ve Joanne’yi hiç çekinmeden harcayacağını da tarihe not düşmekte fayda var. Bu arada yemek sonrası barda izlediğimiz Norma-Norman sahnesi de görülmeye değerdi.

Chick, hiç olmadık bir zamanda, tam da Norman’la içindeki Norma tartışırken çıkagelince öyle bir panik yaşadılar ki, kendi kendime “Acaba adam gördüğü manzarayı unuttu mu?” diye sordum. Asıl gerçek, meğer daha sonra ortaya çıkacakmış. Chick, Norman’a iş teklifi için gelmişti ve tahnitlediği hayvanları satabileceği adamları ayarlayarak elde edeceği gelirin yarısını paylaşmayı teklif etti. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünerek planlarını ilmek ilmek dokuyan Norman bu teklifi çok düşünmeden kabul etti. Chick yarın öbür gün adamlara referans olarak göstermek amacıyla tahnitlenmiş Norma’yı fotoğraflarsa seyredin gümbürtüyü. Bu kendisinin sonu olacaktır muhtemelen ama ondan önce başını derde sokan birisi var; Caleb…

Oğlunun evinden ayrıldığında beni şaşırtmayarak kız kardeşinin evine gelen Caleb, kardeşine ulaşamayınca başka bir motele yerleşmeye çalıştı ve Norman’ın ‘minik’ sırrı ilk kez açığa çıktı. Duydukları karşısında şok olan Caleb, önce kendisini içkiye vurdu. Sonra da yumruğunu karşısına çıkan ilk düşmanı Chick’e indirmeyi tercih etti. Ancak tabi ki bununla sınırlı kalmayacaktı. Zamanında tecavüz ettiği kız kardeşinin intihar etmiş olamayacağını tahmin eden Caleb, sarhoş kafayla yaptığı analiz sonucu katilin Norman olduğunu anladı ve evi bastı. Evin her tarafını gezip Norman’ı bulmaya uğraşan Caleb, bodrum katından açtığı bir kapının ardındaki görüntüyü görünce ayakta durmakta zorlandı. Dayısının bu haline acıyan Norman’da kendisini hemen yere serdi, ama bunu sırtına kürekle vurarak yapması hiç kibarca değildi. Norman yine içindeki ya da beynindeki sesi dinlemiş ve bir rüyaya dalarak Norma’ya dönüşmüştü. Sarı peruğu, yakası tamamen kapalı çiçekli pazen elbisesi ve yuvasından çıkacak gibi duran gözleriyle yeni Norma gerçekten çok güzel görünüyordu.

IMDb’den yine 9,2 puan alan son bölüm gerçekten aldığı puanın hakkını verdi bana kalırsa. Bu bölümde de hayranları Rihanna’yı göremedikleri için üzülmüş olabilirler ama hikayenin genel haline baktığımızda “Hiç gelmese de olur” diye düşünmeden edemiyorum. Üçüncü bölümün sonrasında yazacağım yazıda tekrar buluşmak üzere…

86 model. Türk dizilerine aşina, yabancı dizilere hasta bir adam. Vakti olsa izlenmedik yabancı dizi bırakmayacak ama bir gün çok zengin olduğunda evine duvardan duvara led ekran döşetip cips kola eşliğinde bu günlerin acısını çıkaracak. Onun da izlediği ilk dizi tabi ki Alf!

Bir Cevap Yazın

Loading…

Fargo’nun 3. Sezonundan İlk Fragman Yayınlandı

Animasyonun Kısa Tarihi – Bölüm 1