İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum | Atlanta

Şu sıralar bir yandan takip ettiğim diziler sezon finallerine doğru hızla ilerlerken, öte yandan yeni sezonlarını heyecanla beklediğim diziler bir bir başlıyor. İzlemem gereken dizilerin çokluğu beni bayağı endişelendirse de bu endişe beni yeni ve gayet olumlu eleştiriler alan yapımları izlemekten alıkoymuyor. Hele bahsi geçen yapım bana oldukça yabancı bir kültürü anlatan ödüllü bir diziyse kendime engel olmam kesinlikle mümkün olmuyor. İşte Müzikal veya Komedi dalında en iyi dizi ve en iyi aktör olarak iki Altın Küre Ödül’ü kazanan Atlanta hakkındaki yorumlarım;

Kimler Oynuyor

Atlanta dar, yeni ama gayet başarılı bir oyuncu kadrosuna sahip. Hayatı, ilerleyeceği yönü bulmadaki kararsızlığı yüzünden batma noktasına gelmiş genç bir baba Earnest ”Earn” Marks (Donald Glover), kanunsuz işlere bulaşmış, zaman zaman mantığının önünü kapatan cesaretiyle dikkat çeken, Earn’ün kuzeni Rapçi Alfred ”Paper Boi” Miles (Brian Tyree Henry), Paper Boi’un gün içinde her an itibarıyla uçmuş görünen, hayalperest sağ kolu Darius (Lakeith Stanfield), ayrılmalarına rağmen Earn’ün yanında olmasına izin veren,   Earn’ün eski kız arkadaşı (aynı zamanda kızının annesi) Vanessa “Van” Keefer (Zazie Beetz). Ayrıca dizide dikkat çeken diğer bazı isimlerse şöyle; Earn’ün annesi Mrs. Marks (Myra Lucretia Taylor), babası Raleigh Marks (Isiah Whitlock Jr.), iş arkadaşı  Swiff (Harold House Moore). Ayrıca dizinin senarist koltuğunda aynı zamanda dizinin başrol oyuncusu olan Donald Glover bulunuyor.

Konusu Neymiş

Atlanta, Rap’e ve siyahilerin bu müzik etrafındaki yaşam tarzlarına odaklı olduğu için konusu hakkında konuşmadan önce Rap’le ilgili öğrendiğim bir bilgiyi paylaşmamın yerinde olacağını düşünüyorum. 1970’li yılların sonunda Amerika’da kötü koşullarda ve azınlık olarak yaşayan siyahilerin, gündemden uzaklaşmak ve eğlenmek için oluşturduğu bir kültür ve yaşam tarzı olan Rap, Hip hop’un altyapısını oluşturan dört sanat dalından biridir.

Dizi, üniversiteyi bırakmış, parasızlıktan eski kız arkadaşının ve ailesinin evinde yaşamak arasında kalan genç bir babanın, Earn’ün yaşadıklarını konu alıyor. Earn, ayrı olmalarına rağmen yanında kaldığı eski kız arkadaşının başka erkeklerle görüştüğünü öğrendiği gün, uzun zamandır görüşmediği kuzeni Alfred’in, namı diğer Paper Boi’nin şöhretin eşiğinde bir Rapçi olduğunu duyar. Bir menajer olma hayaliyle soluğu kuzeninin yanında alması bir olur. Fakat kendisinden bir hayli zamandır haber alamayan kuzeni onu pek iyi karşılamaz. Tam menajerlik umutları suya düşecekken karşısına beklenmedik bir fırsat geçer ve Earn menajerlik yolunda ciddi bir adım atar. Her şey yoluna girmeye başlamıştır ki Paper Boi kendisiyle birlikte kariyerini başlamadan bitirebilecek bir hata yapar. Tabi Earn de bu hatadan nasibini alır.

Ne Umdum Ne Buldum

Her şeyden önce dizide ön planda olan siyahilerin yaşama bakış açıları gibi farklı kültürleri anlatan yapımları izlemeye hevesli biri olarak yüksek beklentilerle pilot bölümü izlediğimi belirtmem gerek. Bana göre sitcom tarzı yapımlarda, hepsinde olmasa da çoğunda, komedi çizgisini yakalamanın gerçek hayatı aktaran dizilere göre daha kolay olduğunu düşünüyorum. Fakat bence yaşama daha entegre olan bu tarz dizilerde komediyle dramı harmanlamak çok daha mümkün. Atlanta, bu avantajı mükemmel kullanıyor diyebilirim. Doğrusu diziyi gerek aldığı olumlu eleştirilerden gerek bir komedi dizisi olarak aldığı IMDb puanından etkilendiğim için izlemeye karar vermiştim. Komedi-Dram türündeki yapımların işinin kolay olmadığını göz önünde bulundurarak diziye biraz ön yargıyla başlasam da bölümler ilerledikçe gayet başarılı bir diziyle karşı karşıya olduğumu anladım.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Atlanta hakkında pek fazla yorum göremediğim için dizinin pek duyulmadığını söylemem gerek. Bu az sayıdaki yorumda hemen hemen hiç olumsuz bir eleştiriyle karşılaşmadım. Aksine bu yorumların çoğundan anladığım kadarıyla dizi özellikle konusu ve oyuncularının performansı nedeniyle gayet beğenilmiş.

Kimler Bunu İzlemeli

Gerçek hayata daha yakın, sanki kurgu değilmiş gibi duran başarılı yapımların genellikle HBO veya AMC imzası taşıdığını düşünüyorum. Dolayısıyla FX’in bu yeni dizisi beni biraz şaşırttı. Çünkü HBO ve AMC dışındaki kanallardan çıkan ve büyük hayal kırıklığı yaratan bu tarz dizilere birçok örnek verebilirim. Öncelikle söylemeliyim ki Atlanta, Rap müziğini sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir yapım. Rap’in nerelerden gelip, neleri anlattığına güzel bir örnek veren bu dizinin onların beğenisini kazanacağına eminim. Peki Rap’e ilgi duymayanlar? Onlar için de zorlu yaşam mücadelelerinin, harika oyunculuklarla çok iyi anlatıldığını belirtmem gerek, Atlanta’ya kesinlikle uzak kalmamalarını tavsiye ederim. Örnek dizi olarak, bize tamamen yabancı Amerikan Futbol’unu ve bu spordaki profesyonellerin şaşalı hayatlarını konu alan HBO’dan Ballers ile AMC’den 1980’lerde yaşanan bilgisayar devriminden esinlenilen Halt and Catch Fire‘ı verebilirim.

Ben Beğendim Çünkü

Daha önce belirttiğim gibi farklı kültürleri anlatan diziler her zaman fazlasıyla ilgimi çekmiştir. Atlanta, zaten konusu itibarıyla mutlaka izlemeyi düşündüğüm yapımlardan biriydi. Bununla birlikte komedi, dram türündeki bir yapıma göre aldığı yüksek IMDb ve oradaki bölüm puanlarını görünce elime geçen ilk fırsatta diziyi izledim. Sonuç olarak harika bir yapımla karşılaştım. Dizide en çok dikkatimi çeken, genelde sesli gülmeme neden olan komedinin ardından gelen çok sert bir dramatik olayla kesilmesi ki bu durum gerçekten oldukça sarsıcı olabiliyor. Hatta son zamanlarda böylesine karışık duyguları bu kadar keskin bir şekilde yansıtan bir diziyle karşılaşmadığımı belirtmem gerek. Kuşkusuz yaşanan bu tirajı komik olaylar dizinin seviyesini belirlese de bana göre oyunculukların mükemmel derecede doğal olmasının da katkısı göz ardı edilemez.

Unutmadan dizinin kapak resminden de anlayacağınız üzere Atlanta eyaletinin simgesi şeftalidir.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Mercek Altında | Black Bolt

Sonraki Yazı

Star Wars Rebels 3. Sezonunda Hangi Büyük Değişikliklere Sahne Oldu?