Star Wars Rebels 3. Sezonunda Hangi Büyük Değişikliklere Sahne Oldu?

Sith’in İntikamı ve Yeni Bir Umut filmlerinin arasında imparatorluğun galaksinin üzerindeki egemenliğini giderek pekiştirdiği bir dönemde ortaya çıkan ilk isyancıları ve imparatorluğa karşı mücadelelerini konu alan animasyon Rebels (İsyancılar) geçtiğimiz hafta oldukça etkileyici bir şekilde üçüncü sezonunun finalini yaptı. İki hafta sonra düzenlenmesi beklenen Star Wars Celebrations etkinliğinde dördüncü sezona dair ilk ipuçlarının paylaşılması beklenedursun, bu sezonda karşımıza çıkan ve gerek Star Wars evreninin genelini gerek de Rebels dizisini ilgilendiren büyük değişimlere göz atalım.

ÖNEMLİ UYARI: Yazının devamında küçük ve büyük ölçekli pek çok spoiler bulunmaktadır. Eğer Asiler’in 3. Sezonunun tamamını henüz izleme şansı bulamadıysanız yazıya devam etmemeniz şiddetle tavsiye edilir. ;)

Bu sezon karşımıza çıkan önemli karakterlerden biri de Büyük Amiral Thrawn oldu.

Öncelikle bu sezonda bir çok yeni karakterle karşılaştık. Örneğin Disney tarafından dışlanan “Legends” zaman diliminden karşımıza çıkan Amiral Thrawn, bu sezon asilere karşı giriştiği taktiksel mücadeleyle çoğu Star Wars hayranını oldukça etkiledi. İmparatorluk, asi çetemizle uğraşmakta zorlanmaya başladığından İmparator en iyi adamlarından biri olan ve düşmanının kim olduğunu iyi tahlil edip, stratejilerini onun üzerine kurgulayan  Thrawn’ı asilerimizin peşine taktı. Thrawn bu mücadelede az kalsın başarıya ulaşarak isyancıları yakalıyordu ancak biraz da şansın – ve İmparatorluk komuta kademesinin aptallıkları- sayesinde isyancılarımız son anda kurtulmayı başardılar. Thrawn, bu sezon karşımıza çıkan tek yeni karakter değildi belki ancak Rebels serisinin üçüncü sezonuna getirdiği ,”İsyanın artık düzgün taktiklerle mücadele edilmesi gereken büyük bir tehdit haline geldiği” mesajını sunması bakımından önemli bir rol üstlendi. İmparatorluğun bu sezon geçirdiği değişimi daha derinden inceleyebilmek için Ajan Kallus’un karakter olarak geçirdiği büyük değişime göz atmamız gerekir. Kallus ilk iki sezon boyunca kötü karakter rolünü üstlendi ve isyancıları eline geçirmek için her türlü yola başvurdu. Ancak Genosis’in ayında mahsur kalınca isyancı Zeb’in yardımıyla hayatta kalan Kallus kendini ve bulunduğu konumu sorgulamaya başladı. Ve nihayet yanlış tarafta olduğunun farkına varmış olacak ki, isyancılar için “Fulcrum” kod adı altında gizli bilgiler toplayan bir ajana dönüştü. Sezon finaline kadar da bu kimliğini hem imparatorluktan hem de isyancıların çoğundan saklamayı başardı. Ancak taktiksel deha Thrawn, imparatorluğun başarısızlıklarını bir muhbirin varlığına dayandırıp onu yakalayınca işler değişti ve Thrawn tarafından ele geçirildi.

Asi karakterlerimiz de sezon boyunca pek çok marjinal değişim geçirdi. En büyük değişimlerden birini ekibin silah ve sanat erbabı olan Sabine yaşadı.

Sabine efsanelere konu olan Dark Saber ile
Sürgün Jedi Ustası Obi Wan Kenobi

Kadim Darksaber’ı bularak ailesini Mandalore’daki imparatorluk egemenliğine karşı ayaklandırmayı başararak bir süreliğine ekipten ayrı düştü. Ancak sezon finalinde tekrar karşımıza çıktı ve bir grup Mandalore askeri ve acemi jedi Ezra Bridger sayesinde imparatorluk savunmasında bir gedik açtılar ve isyancıların kaçmasına ön ayak oldular. Sabine Mandalore’da yeni bir yola çıkarken Ezra da geçtiğimiz sezonda gerek Maul’dan gerekse Ashoka’dan aldığı yeni bilgiler ışığında Sith’i yok etmenin yolunu bulabilmek maksatlı kendi başına yolculuğa atıldı. Hatta bu yolculuğu sırasında, Tatooine’de inzivaya çekilmiş Obi Wan Kenobi ile de karşılaştı ve gelecekte nasıl adımlar atması gerektiğine dair ondan pek çok tavsiye aldı. Bunun ardından Obi-wan kendisine meydan okuyan eski rakibi Darth Maul ile son bir düello yaptı ve Maul bu sefer gerçekten öldü.Ayrıca Ezra, sezon boyunca gerçek bir lider olmanın sorumluluğunu omuzlarında hisseti ve isyancılar için hayati öneme sahip bir dizi görevde komutanlığı üstlendi. Bu bakımdan senaristlerin sezon boyunca Ezra Bridger’ın karakterinin gelişimine büyük önem verdiğini söyleyebiliriz. Son olarak bu sezonun Star Wars evreni açısından büyük bir gelişmeye sahne olduğunu da söyleyebiliriz; sezonun sonlarına doğru birbirinden bağımsız ve koordinasyonsuz çalışan asi hücrelerinin Senatör Mon Mothma‘nın liderliği altında birleşimlerine ve büyük isyanı başlatmalarına şahit olduk. Git gide Yeni Bir Umut’un hikâye akışına yaklaştığımızdan dördüncü sezonda bizi artık daha kapsamlı ve aksiyon dolu bölümlerin beklediğini söyleyebilirim.

         Star Wars Rebels bu sezon -buna ben de dahil olmak üzere- pek çok Star Wars hayranının beğenisini toplayan kurgusu geniş ve içeriği kaliteli bölümlere imza attı. İki hafta sonra düzenlenecek olan Star Wars Celebrations etkinliğini şimdiden büyük bir heyecanla beklediğimi söylemeliyim. Büyük ihtimalle etkinlik sırasında gelecek sezon hakkında oldukça doyurucu bir dizi bilginin yanı sıra bir de fragman görme şansına da kavuşacağız.

Aybars Arda

Önceki Yazı

İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum | Atlanta

Sonraki Yazı

Doktor’dan Haber Var