İkinci Sezonda Neler Oldu? | Legends Of Tomorrow

“Zaman Efendileri, tarihi kötü niyetli zaman yolcularından korumakla sorumlu bir örgüttü. Ancak yok oldular. Rip Hunter’ın önderliğinde görevlerini biz üstlendik. 

Lütfen bize ‘Kahramanlar’ demeyin, biz başka bir şeyiz. Biz ‘Efsaneleriz’.”

 

Legends Of Tomorrow’un 17 bölümden oluşan ikinci sezonunu ilkine göre daha sürprizli ve daha şaşırtıcı buldum. İlk sezonda takımdan verilen kayıplar yerine bu sezon boşluğu dolduracak yeni üyeler takıma dahil oluyor. Sezon,  2016’nın Star City’sinde Nate Heywood adlı tarihçinin Oliver Queen’in başkanlık ofisini ziyaretiyle başlıyor. Bu sahneden sonra Nate’in takıma katılanlardan biri olacağını tahmin etmek zor değil.

Bu sezon beni en çok şaşırtan dizinin kötü karakterleri oldu. İlk sezondaki Vandal Savage’ın aksine Arrow ve Flash’tan tanıdığımız üç büyük kötü karakter Efsaneler’e karşı birlikte çalışıyor. Sezonun sonuna doğru bu kötüler takımına yakından tanıdığımız ve büyük bir fedakârlık yapıp öldüğünü gördüğümüz Leonard Snart da katılıyor. Hiç beklemediğim bu dönüşü sezonun en bomba kısmı olarak görüyorum. Zaman yolculuğunun faydaları işte.

Ayrıca bu sezon, dört CW dizisi (Arrow, The Flash, Legends Of Tomorrow ve Supergirl) birbirinin devamı olacak şekilde bölümler yayınladı. Hakimiyetçiler adını verdikleri yaratıkların yıllar sonra tekrar dünyaya dönerek yarattıkları kaosa karşı tüm süper kahramanlarımız bir araya geldi. Legends Of Tomorrow adına da sezonun en yüksek puanlı bölümü 9,2 ile Invasion adlı bu ortak bölüm oldu.

Bu sezonda en çok hoşuma giden sahne ise, Profesör Stein ve Jefferson’ın, Dalgagücü’nde yaptıkları bir keşif sonrası buldukları gizli kapağın önünde Lost dizisine yaptıkları göndermeydi.

Profesör Stein demişken onun da hem bu sezonda hem de ilk sezonda en beğendiğim karakter olduğunu söyleyebilirim. Yaşlılığın verdiği sevimlilik, rolünün getirisi olan üstün zekâ ve en önemlisi de takımdaki herkesi çocuğu gibi koruyup kolluyor oluşu, Martin Stein’ı farklı bir seviyeye çıkarıyor. Ayrıca yapılan zaman yolculukları sonucunda oluşan zaman sapmalarının ona bir getirisi oldu. Stein, en az kendisi kadar zeki olan kızı Lily ile tanıştı.

Legends Of Tomorrow ile ilgili beğendiğim bir başka şey ise geçmiş dönemlere yapılan zaman yolculukları. Eski dönemlere ait kıyafetler, kullanılan müzikler ve dönemin önemli insanlarını anlatan sahneler eğlenceli tarih derslerini andırıyor.

Son olarak bu sezonda daha çok göz önüne çıkardıkları toplumcu gerçekçi tarafları da takdire şayan. Günümüz dünyasına da gönderme yaparak anlattıkları ırkçılık, kadın-erkek eşitliği gibi birçok sorun dizinin kurgusu içerisine yerleştirilmiş.

İlayda Şensoy

Önceki Yazı

Fransız Devrimine Giden Yol | Versailles no Bara

Sonraki Yazı

Netflix’in Türkçe Dizisinin Başrolü Belli Oldu!