, , ,

American Horror Story “Tarikat”ı Sunar | Soruyorum

Batuhan (B): Öncelikle merhaba Hafize diyerek başlayayım. “Kuzu no Honkai”den sonraki ikinci yazımız olma özelliğini taşıyacağı için çok heyecanlıyım. Bildiğin üzere “American Horror Story” yedinci sezonuyla 5 Eylül’de FX’te başlamış bulunmakta. Biz de bu vesileyle bir araya geldik ve sezonun ilk bölümünü birlikte değerlendireceğiz. Ama öncesinde altıncı sezon Roanoke hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum. Biliyorsun Freak Show’dan sonra Jessica Lange diziden ayrıldı ve sonraki sezonlarda ilk dört sezonun tadı bulunamadığını twitter’da da sık sık duyuyoruz. Bana kalırsa altıncı sezonun oldukça iyi bir şekilde tasarlandığını ve özellikle Kathy Bates’in mükemmel oyunculuğuyla sezonu güzel bir şekilde noktalandığını düşünüyorum. Peki, senin Roanoke sezonuyla aran nasıldı?

Hafize (H): Genel olarak iyi diyebilirim aslında Roanoke için. Evet dizide son sezonlardaki yavaşlık izleyicinin pek hoşuna gitmiyor ama Roanoke bence iyi bir stratejiydi. Yani ilk beş bölümü klasik bir ilginç olaylar belgeseli gibi çekip sonrasında asıl olaya girmemiz güzel bir dönüş oldu dizi için. Ne var ki ilk beş bölümün sıkıcılığıyla kıyasladığımızda son beş bölümdeki heyecan ve gerilim eşitlenmiş oluyor bence. Roanoke’un tam olarak sevilmemesini de buna bağlıyorum ben. Öte yandan Kathy Bates gibi bir oyuncunun mükemmel performansını görmezden gelmek de biraz acımasızlık olur. Hatta sadece Kathy Bates değil ben genel olarak Roanoke performanslarını baya beğenmiştim. 

B: Bu sezon Lady Gaga’nın olmasını gönülden istiyordum fakat yeni albümü Joanne’nin tanıtımı için Joanne World Tour ismiyle bir dünya turnesine başladı ve yedinci sezonda yer alamadı. Fakat Ryan Murphy’nin ikinci sezon sonu iptal edilen “Scream Queens”te izlediğimiz Billie Lourd’un kadroya katılmasıyla beni bir heyecan bastı ve oynayacağı karakteri merakla beklemeye başlamıştım. Peki sen yedinci sezon için kadroya katılan oyunculardan hangisinin ismini duyunca heyecanlandın?

H: Benim de Kathy Bates’i arıyor gözlerim ama göremiyorum maalesef. Billie Lourd aşina olduğum bir isim değil ama Sarah Paulson ve Evan Peters’ı görmek sevindirdi. Sarah Paulson benzer karakterler karşımıza çıksa da, Evan Peters’in bu “kötü çocuk” halini sevdim. Bu çocuğa psikopatlık çok yakışıyor bence. Soruna gelirsem, Lena Dunham’ı bu sezon AHS’de görecek olmamız beni hem şaşırttı hem de heyecanlandırdı açıkçası. Böyle farklı yüzleri görmek dizinin kalitesini artırıyor bence.

B: Sezon ismi Cult (Tarikat) olarak açıklandığında ve Amerikan Başkanlık Seçimleri’ni de işleyeceği söylendiğinde “Vay be!” diyerek ağzım açık kaldı. Türkiye’de bu tarz konuları işlemek yürek ister gerçi RTÜK ve iktidarın buna izin vermeyeceği açıkça belli. Peki Tarikat ve seçim konusu açıklandığında senin aklında ne uyandırdı?

H: Trump’ın başkanlığı şimdiye kadar bir çok diziye konu oldu ve olmaya da devam edecek gibi duruyor. Zira Amerika an itibariyle kutuplaşmaya doğru büyük adımlarla gidiyor. Bu da bana bizi hatırlatıyor. Kendimizle siyasi açıdan daha çok özdeşleştirebileceğim bir AHS var bu sezon. Sezonun temasını öğrendiğimde sevindim açıkçası zira politik içerik her zaman ilgimi çekmiştir farklı konseptlerde. Fakat bu politik durum sezona altyapı oluşturmakla kalmaz inşallah. Tarikat olayı ise sezonun asıl teması olacak gibi duruyor. Zaten ilk bölümden de bunu anladım ben. Bu tarikat konusu da iyi işlenirse, dizi şimdiye kadar izlediğimiz bu tarzdaki yapımlar arasında kendine üst sıralarda yer bulabilir. Öte yandan bu gibi konuları Türk dizilerinde istediğimiz gibi anlatabilmemiz an itibariyle bana da mümkün görünmüyor.

B: Ve gelelim afişlerde ve teaserlar da bolca bulunan arı petekleri ve deliklere… İlk bölümü izledikten sonra attığın tweetle tripofobin (Delik Korkusu) olduğunu öğrenmiş oldum. Bu konu hakkında neler söyleyeceksin?

H: Sezonun teması tarikat olsa da çok güçlü bir alt teması fobiler bence. Çünkü ana karakterimizden birinin bir çok fobisi var. Bunlardan birisi de benim de benzer duyguları paylaştığım tripofobi. Elbette benim hayatımı Ally kadar etkilemiyor fakat neler hissettiğini çok iyi anlıyorum. Sezonun bu içeriği izleyiciyi ikiye bölecek bence. Bu ve buna benzer fobileri olanlar daha çok etkilenirken, olmayanların ‘delikten de korkulur mu canım’ dediğini duyar gibiyim. O yüzden fobi gibi bir alt tema seçmek biraz riskli olabilir. Yine de ben sevdim. Muhtemelen izlemekte en çok zorlandığım sezon olacak. 

B: Ve gelelim “Election Night” isimli yedinci sezonun açılış bölümüne… Beklendiği üzere Trump ve Clinton seçimleriyle başlayan bölümde Trump’un seçimi kazanmasıyla ana karakterlerimizden Ally’i sinir krizi geçirirken gördük. Türkiye’deki referandum sonrası hemen hemen aynı duruma geldiğimden Sarah Paulson’un canlandırdığı Ally’in krizi beni de üzdü açıkçası. Diğer taraftan Evan Peters’ın karakteri Kai’de aynı şekilde ufak çapta bir kriz geçirmişti. Sence bu seçim muhabbeti nereye kadar gider? Yani AHS bu sezon politik gerilime adım atmış olabilir mi?

H: Ally, Trump’ın kazanmasına çok üzüldü ama sonraki sahnelerden anlıyoruz ki Clinton’a da oy vermemiş. Bu küçük ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum çünkü gerilimin nedenlerinden birisi de bu bence. Siyasi bilinmezlik. 

Öte yandan politik gerilimden ziyade politikanın toplum üzerindeki sonuçlarına odaklanacak gibiler. Gerçi American Crime Story’den yazarlar politik gerilime giriş yaptı diyebiliriz ama AHS farklı bir konsept ve politikayı yan konu olmaktan öteye geçirmeyecekler bence. Özellikle de etkilerini… Yukarıda söylemeye çalıştığım gibi Ally’nin tepkileri de Kai’nin tepkileri de bizim için çok tanıdık. Ama sınırları neler şu an hiç bir şey bilmiyoruz.  Kai oyununda nereye kadar gider, Ally bu oyunda karşı atağa geçebilir mi hepsi bir muamma. Bildiğimiz bir şey varsa o da Kai’nin Ally’i hedef seçtiği ve fobileri, siyasi görüşü sayesinde üzerinde psikolojik baskı/korku oluşturduğu. 

B: Az önce de söylediğim gibi Billy Lourd’un karakteri Winter’ı oldukça merakla beklemiştim ve bölümü izlerken her saniyesinde merakım arttı. Winter’ın sadece çocuk bakıcısı olmadığı konusunda hemfikiriz sanırım. Peki bu işten onun çıkarı ne olabilir?

H: Billy Lourd’u ilk kez burada izliyorum sanırım. Şu an için ifadesiz duruşu beni korkutmuyor değil. Karakteri olan Winter’ı ilk bölümde olayların ortasında bulduk. Winter an itibariyle tarafnı belli etse de amacı ve bu amaç için onu motive eden şeyi belli etmedi. Tamam Kai’ye yardım ediyor ama neden ediyor, etmezse ne olur bilemiyoruz. 

B: Trump’un seçimi kazanmasından sonra Ally, eşi ve çocuğu için endişelenmeye başlayınca tripofobisi ve koulrofobisi (Palyaço Korkusu) nüksetti. Bununla birlikte halüsinasyonlar görmeye başladı. Özellikle The Purge (Arınma Gecesi) filmini aratmayan market sahnesinde gördükleri oldukça gerçekçiydi. Bu sahneler hakkında ne düşünüyorsun? Tarikat palyaço maskelerini Ally için mi takıyor yoksa ileride Twisty ile bir bağlantısı çıkabilir mi?

H: Market sahnesini izlerken benim de aklıma The Purge filmi geldi. Hatta bölümün sonuna yakın Ally’nın komşularını öldürdükleri sahne de The Purge gibiydi. Twisty gibi bir karakter sadece çizgi roman içinde yer almıyordur elbette, ileride mutlaka bir bağlantıları çıkacaktır. Kuvvetle muhtemel tarikatımız Twisty’i rol model belirlemiş olabilir. Yani Twisty’nin tüm bu olanlardan haberinin olmama olasılığı olduğu gibi, bilerek ve isteyerek tarikata öncülük yapıyor da olabilir. Sadece Twisty’nin dizide olması bile maskeli tarikatımızın Ally için değil, ritüelleri gereği maske taktıklarını kanıtlıyor bence.

B: Kai ve Winter’ın birlikte bir şeyler yaptıklarını biliyoruz ama bunun ne olduğuyla ilgili henüz net bilgimiz yok. Winter’ın Ally ve Ivy’nin çocuğuna bakıcılık yapmak için işe girmesi bölümler ilerledikçe derinlik kazanacak. Winter’ın Ozzy’e deep web’ten cinayet videoları izletmesi oldukça yanlıştı ama çocuğun izlerken verdiği tepki beni güldürdü. Ardından pencerede karşı komşunun evine giren palyaçoları görmesi ve komşularının öldürülmesi hakkında ne düşünüyorsun? Sence bunun sebebi neydi?

H: Winter’ın Ozzy için o evde olduğu kuvvetle muhtemel. Deep web videoları, hemen ardından komşuların katledilmesi, Ozzy’i bir şeylere hazırlamak için olabilir. Burada çocuğun önemini daha bilemiyoruz elbette ama Ally’nin üzerinde böyle baskı kurmanın başka nasıl bir açıklaması olabilir bilemiyorum. Winter Ozzy ile ilgilenirken, tarikat da Ally ile ilgileniyor.

B: Fan sayfalarında okuduğum bir teoriden bahsetmek istiyorum. Ally’nin gördüğü halüsinasyonlar yüzünden Ivy ile araları hafiften açılmaya başlıyor ama Ally düşmanını uzakta mı arıyor? Ally’nin markette ve restorantta gördüğü palyaçolar aslında gerçek mi? Ivy bu işin bir parçası olabilir mi? 

H: Açıkçası ilk bölümü izlerken ben de sıklıkla bunu düşündüm. Özellikle son restorant sahnesinde Ivy’nin işin içinde olması ihtimalini artırdı bence. Burada şunu sormamız lazım ama Ivy isteyerek mi yoksa mecburiyetten mi işin içinde? Tarikat üyesi olabilir, ya da bir şekilde tehdit ediliyor olabilir veya çok farklı bir çıkar için bunu yapıyor olabilir. Fakat öte yandan her şey o kadar Ally’e karşı ki… Markette olanları hiç bir şekilde açıklayamıyor oluşu bir yana komşuları resmen katledildi ama dedektifler cinayet-intihar dedi. Tarikatın kolları nereye kadar uzanıyor, kimleri kapsıyor bence asıl düşünmemiz gerekenler bunlar.

B: Gelelim bir diğer teoriye Murder House sezonunda doğan deccal, Ally ve Ivy’nin çocuğu olabilir mi? 

H: AHS sezonlarının birbirleriyle bağlantılı olduklarını biliyoruz. Bu da teorinin doğru olabileceği ihtimalini artırıyor. Böylece tarikatın amacını da bulmuş oluyoruz. Birinci sezonda Contanse’e kalan şeytan çocuğumuz bu sezon Ozzy olabilir gerçekten de. Fakat bu bağlantı için boşlukları nasıl dolduracaklar tahmin yürütmek biraz zor. Zaman olarak değerlendirdiğimizde tarihler tutuyor olsa da, Constanse’e ne oldu da çocuk ailesiz kaldı? Bu durumda hikayenin tamamı için Jessica Lange’i de görmemiz gerekmez mi?

B: Jessica’nın diziye dönme olasılığı hakkında bir yorum yapabilsem keşke… Geçtiğimiz sezon gibi bu sezon da internet üzerinden diziyi izlemek oldukça zor. Telif hakkı sebebiyle anında bölümleri kaldırıyorlar. Ben de ilk bölümü Google Translate’ten hallice bir çeviriyle izledim. Telif konusunda FX’in yaptığı bana göre mantıklı ama kablolu yayını olmayanlar için de oldukça zorlayıcı bir durum.

H: Telif hakkıyla uğraşacağız maalesef evet. Fakat senin de dediğin gibi haksız da sayılmazlar hani bu konuda. Zira AHS bu sezon en düşük izlenme oranıyla açılışı yaptı. Yani işler AHS için reyting anlamında pek de iyi gitmiyor. Hal böyle olunca FX’in her sızıntıyı önlemeye çalışması, işini sıkı tutması daha da elzem oluyor. Ama yine de demokrasilerde çareler tükenmiyor biliyorsun ki (malum ortamlar sağ olsun)

B: Bu güzel sohbet için çok teşekkürler Hafize. Sezon finalinde de görüşür müyüz dersin?

H: Ben teşekkür ederim Batuhan. Elbette görüşürüz, sezon farklı görüşler olsa da bence güzel başladı. Öyle ya da böyle sonuna kadar izletecek yine. Eh, finalini konuşmazsak olmaz tabi.

Lady Gaga'nın küçük canavarı, tiyatro delisi, yazar, izler, okur. Boşvermiş sıradan biri...

Bir Cevap Yazın

Loading…

Atypical 2. sezon onayı aldı

The Sopranos Oyuncusu Frank Vincent Hayatını Kaybetti