, ,

Travelers | Kaptan, Müsait Bir Yılda Lütfen

Zamanda yolculuk yapma fikri bugüne kadar kim bilir kaç kitaba, filme ve diziye ilham verdi. Kendi adıma bu konuyla “Geleceğe Dönüş” serisi sayesinde tanıştığımı söyleyebilirim. Olası zaman yolculuğu ve paralel evren konusunu kendi içinde tutarlı ve mantıklı olarak anlatan bir senaryosu vardı.Bu konuda daha sonra, özellikle dizi anlamında, çok dişe dokunur bir yapım çıkmadı karşıma, ta ki Travelers ile karşılaşana kadar.

Oldukça yaratıcı, zaman yolculuğuna dair sıra dışı diyebileceğimiz bir fikirle ekranlarda boy gösterdi Travelers. Bir Netflix – Showcase ortak yapımı var karşımızda. Showcase kısmı ağır basmış olsa gerek çünkü diziyi öyle hop diye bir kerede bütün sezonunu yayımlayarak buluşturmuyorlar seyirciyle. 12 bölümlük sezonlar, her hafta bir bölüm, kabaca üçer aylık dönemler halinde izliyorsunuz macerayı.

Şu sıralar ikinci sezonun ortasında sayılırız, önümüzde beş bölüm daha var. Ülkemizde herhangi bir yayın platformunda yer almayan dizimiz, ilgili siteleri ziyareti veya torrent dünyasını zorunlu kılmakta.

Başrollere baktığımızda genç oyuncu MacKenzie Porter ve Eric McCormak gibi kulağa çok tanıdık gelmeyen isimlerle karşılaşıyoruz ama hem onların hem de genel anlamda tüm kadronun oyunculuk performansları oldukça tatminkar, kimse rolünde sırıtmıyor. Çok muhteşem görsel efektler ve akıl almaz teknoloji şovları yok dizide, Kanada Amerika ortak yapımı prodüksiyon içi boş bir görsel şölenden çok senaryosuna güveniyor.

Konumuz yine gelecekten gelip, günümüzde bir şeyleri değiştirerek dünyayı kurtarmak aslında. Bu çok klişe gibi duruyor ama haksızlık etmeyelim, sonuçta kimse yaktığı yemeğin altını zamanında kapatabilmek için geçmişe gitmez, yani en azından bu teknoloji halkla buluşup ülkemizde kullanılmaya başlanana kadar.

Diziyi ilginç kılan yaklaşım bu gelecekten gelen kurtarıcılarımızın bedenen değil bilinç düzeyinde zamanımıza ulaşıyor olması. Böyle yazınca çok anlaşılmıyor ama olan biten bu. Yüzyıllar sonra keşfedilen teknoloji sayesinde insanların bilinçleri geçmişte başka bir insana yüklenebilir, gönderilebilir hale gelmiş. Yine de bunu yaparken belirli sınırlamalar var. Her şeyden önce ancak ölmek üzere olan birisinin vücuduna gelecekten bir başkasının bilinci yüklenebiliyor.

Örnek verelim. İlk önce günümüzde ölmek üzere olan birisine ihtiyacımız var, adı Hakan olsun. Hakan hasta olabilir veya kafasına saksı falan düşecektir önemli değil, sonuçta hayatını kaybedeceği yeri ve zamanı biliyoruz, saniyesi saniyesine hem de. Gelecekten buraya bilinci gönderilecek kişiye de Ahmet diyelim. Hakan’ın hayatının yaklaşık son 30 saniyesinde Ahmet’in bilinci Hakan’ın beynine yükleniyor, Hakan fiziksel olarak hayatta kalıyor ama artık karşımızda Hakan’ın vücudunda Ahmet var.

Bence çok güzel anlattım, anlatamadıysam da anladığınıza eminim. Bankalardan doğal gaz ve petrol paralarının nasıl ambargo delinerek piyasaya çıktığını takip eden, çok karışık şemaların içinden çıkabilen bir okur kitlesine yazıyor olmanın avantajı bu. Şurada bahsedilen bilinç aklama devede kulaktır çoğunuz için, eminim.

İşte bu “ruhen” gelecekten gelenler kendilerine Traveler diyorlar, Türk olsalar seyyah veya gezgin diyebilirlerdi ama görünen o ki gelecekte bu teknolojiyi biz üretmemişiz, demiyorlar. Unutmadan, kimliklerini belirten bir de sayı oluyor. Diğer ziyaretçilere kendilerini tanıtırken “Ben Traveler 2567” gibi havalı cümleler kuruyorlar.

Evet, anlatıldığına göre öğreniyoruz ki dünyanın dört bir yanında bir çok Traveler var. Zaten her bilinç bir kişi işgal etse de aslında gelecekten grup halinde, özel bir tim olarak geliyor zaman yolcularımız. Dünyanın geleceğini kurtarmaya çalışan operasyonel gruplar bir tim lideri, bir tarihçi, bir doktor, en az bir asker, bir bilgi işlem uzmanı gibi farklı karakterlerden oluşuyor.

Öncelikle dünyayı kurtarma işinin tek bir kişinin sırtına yüklenmemiş olması çok hoşuma gitti dizide. Gelecekten bir tane Jonathan gönderip bombanın kırmızı kablosunu kes hepimiz rahat nefes alalım düzeyine indirgenmemiş hikâye. Aksine çok keyifli bir karmaşıklığı var. Malum Ahmet artık Hakan’ın vücudundaydı ya, takım arkadaşlarıyla buluşup görevlerini yerine getirmeye çalışırken bir yandan da Hakan’ın hayatına adapte olmak, kimliğini gizleyebilmek, etrafına Hakan “-mış gibi” yapmak zorunda kalıyor Ahmet. Yani dizi boyunca karakterlerin ikili hayatını, sosyal sorumluluklarıyla görevlerinin zorunlulukları arasında mücadelesini de izleme şansımız oluyor. Mesela birisi benim vücudumu ele geçirirse, çok önemli görevleri kovalarken haftada en az bir tane de dizi tanıtımı / değerlendirmesi yazmak zorunda kalıyor. Başka bir deyişle ilerleyen haftalarda yeni bir yazım yoksa sitede, artık hepinizin bildiği üzere, o sırada dünyayı kurtarıyorum.

Son olarak işgal edilen vücudun olası engelleri veya bağımlılıklarının da Traveler’ı etkilemesi gibi güzel nüansları da eklemiş senaristlerimiz. Bilincinizin aktarıldığı bünye eroinmansa, geçmiş olsun, yeni hayatınıza bir eroinman olarak başlıyorsunuz.

Kısacası zaman yolculuğu konusuna çok keyifli bir yaklaşım, yaratıcı bir hikâye sunuyor Travelers. Özellikle bilimkurgu sevenler için son dönemin mutantsal* sıkıcılığında anlamlı bir alternatiften bahsedebiliriz. Bir de o çekirdek kabuklarıyla pet şişeleri çöpe atarsanız sevinirim, gelecekten kızıyorlar.

 

*Son dönem yayımlanan iki başarısız mutant dizisi, The Gifted ve InHumans

Hayatın anlamını buldum ama söylemem

Bir Cevap Yazın

Loading…

Netflix’in Birbirinden Güzel İddialı Dizileri

Damnation | Hey Dostum Bu İş Yerinde Grev Var