2017 Yılının En İyi Dizi Karakterleri

2017’nin sonuna gelirken dolu geçen dizi yılının dolu karakterleriyle beraber sizlerleyiz. Verdiğiniz oylar da göz önüne alınarak hazırlanmış bir liste olduğunu hatırlatıp sizi 2017 yılının en iyi dizi karakterleriyle baş başa bırakıyorum.

Frank Castle – Punisher

Dizinin başında sakin bir adam olarak ilk kez karşımıza çıkan Frank Castle’ı son bölümde acımasız bir savaşçı olarak gördük. İlk bölümlerde sadece acısını yaşıyordu ve bu noktadan intikam almaya noktasına gelinceye kadar kendisinin her haline tanık olduk. Aşama aşama karakterin gelişimini izlememiz Frank Castle’ı sevmemize sebep oldu. Sergilediği sert ve güçlü adam imajına rağmen içinde iyilik taşıdığı için karaktere bağlanmak kolaylaştı. Sevdiklerini hatta arkadaşının ailesini korumak için yaptıkları buna örnek olabilir. Frank Castle karakterinin sevilmesinin ve başarılı bulunmasının en büyük nedenlerinden biri kesinlikle onu canlandıran Jon Bernthal. Yaşadığı acıyı, özlemi, öfkeyi kısaca her duyguyu izleyicilere bence kusursuz bir şekilde yansıttı ve Frank’i listemize dahil etmeyi başardı.

Tyrion Lannister – Game of Thrones

Yılın belki de en çok ses getiren dizisi Game of Thrones’un bu listeye layık gördüğümüz karakteri Tyrion oldu. Birçok izleyicinin desteklediği Jon Snow-Daenerys Targaryen ikilisine o da keskin zekasını kullanarak destek verdi ve bu iki karakter arasındaki köprü oldu. Hatta Jon-Dany birlikteliğinin kökleri de Tyrion sayesinde atıldı. Daenerys’in Lannister ordularına yaptığı saldırıdan sonra her yer alevler içindeyken korku dolu gözlerle Jaime’yi  araması çok etkileyiciydi. Dany’ye doğru yolu göstermeye çalışırken gösterdiği çabalarla da takdirimizi kazandı. Ayrıca cesurca Kralın Şehri’ne gelerek hem Cersei hem Jaime ile yüzleşmesi de beni sevindirdi çünkü bu karakterler elbet yeniden bir araya gelecekti ve bunun bu şekilde olması Tyrion açısından en iyi yoldu.

Hannah Baker – 13 Reasons Why

2017 yılının en sürpriz dizilerinden biri 13 Reasons Why olabilir çünkü kimse bu sessiz sedasız yayına giren dizinin bu kadar beğenileceğini düşünmüyordu. Hannah Baker, başından geçen olayları 13 kasete yayarak bize anlattı ve izleyenleri etkilemeyi başardı. Kolay gibi görünen bazı olayların üst üste gelince insanları nasıl yıpratacağını her haliyle gösterdi. Sesinden gözyaşlarına kadar her şeyiyle yaşadığı acıları yansıtabildi. Etrafındaki insanlara her seferinde iyi yaklaştı ve hiçbir zaman kötü niyeti yoktu ama yine her seferinde yüzüne tokat yedi. Buna rağmen yardım edebildiği herkese yardım etmeye devam etti. Sonunda öleceği bilinen bir karaktere bağlanmak zordur ama Hannah Baker daha ilk bölümden kendisine alıştırdı ve diziyi son kasete kadar bir şekilde ölmeyeceğini umut ettirerek izletti.

Will Byers – Stranger Things

Stranger Things’in 1. sezonunda ortalıktan kaybolduğu için Will’i çok az tanıdık. Sadece yaşıtı üç arkadaşına benzer ilgi alanları olduğunu biliyorduk. İlk sezonda karaktere çok yer verilmediği için 2. sezonda onun üstüne biraz daha düşüldüğünü hissettim. Yorulmuş ve korkmuş bir çocuğun karşımıza çıkacağını biliyorduk ama gördüğümüz şey tamamen yıpranmış bir çocuktu, haklı olarak. Kurtarıldığını sandığı şeyden tam olarak kurtulamayınca yeniden korkuya kapıldı ve bunu ailesine, arkadaşlarına söylemekten çekinmesiyle beni etkiledi çünkü kendi başına kurtulacak kadar güçlü olmasa bile sevdiklerinin başına dert açmak istemedi. Dizinin 2. sezonunda karaktere çok yer verildi ama neredeyse çoğunda Shadow Monster’ın etkisi altında olduğu için maalesef yine Will’i tam olarak tanıyamadık.

Offred – The Handmaid’s Tale

The Handmaid’s Tale’in ana karakteri Offred, 2017’nin en ilgi çekici karakterlerinden. Yaşadığı onca şeye rağmen güçlü kadın modelini yansıtmayı bildi ve yasaklara karşı koyan cesur biri olarak karşımıza çıktı. Katlanmak zorunda olduklarına boyun eğerken gözlerinde gördüğümüz acıyla beni kendine bağladı ve resmen yaşadığı her şeyi onunla beraber yaşadım. Bu yüzden benim için 2017 yılının en iyi dizi karakteri kendisi. İçinde asla tükenmeyen bir umuda sahip ve o umut sayesinde dik durmaya devam ediyor. Bu yüzden takdir edilesi bir karakter çünkü yaşadığı şartlar düşünülünce umuttan söz etmek fazla iyimser olur ama eşine ve kızına kavuşmak için o umuda sahip olması gerektiğini biliyor.

Eurus Holmes – Sherlock

Sherlock’un 4. sezonunu kasıp kavuran Holmes ailesinin küçük kızı Eurus’a ilk anlarda ısınamamıştım ama tanıdıkça dizi onun ilginç biri olduğuna ikna etti beni. Duygusal yönden sorunlu, yalnız ve psikopat biri olduğunu dizide dakikalar geçtikçe daha iyi öğreniyorduk. Kendi kolunu sadece kasların nasıl çalıştığını öğrenmek için kesmesi onun psikopatlığını kanıtlamaya yeter de artar bile. Bu kişiliğiyle işbirliği yapmaya en uygun kişi Moriarty ile bir olunca dizinin bu sezonunu da bir çırpıda izledim ve Sherlock’un çok başarılı bir karakteri gözler önüne serdiğini söylemeliyim. Korkunç şeyleri rahatça anlatması, duygularını açıklarken yüzünde en ufak bir ifade görememek onu ilginç kılan özelliklerinden biri. Dizinin ben de dahil bütün hayranları bu sezonda Moriarty’nin dönüşünü bekliyordu fakat Eurus’la tanıştıktan sonra Moriarty’yi görmediği için üzülen yoktur diye düşünüyorum.

Elizabeth Jennings – The Americans

The Americans’ın başrollerinden biri olan Elizabeth, ekranlarda görmeyi sevdiğimiz güçlü kadınların en güzel örneklerinden. Geçtiğimiz sezonlarda kocası Philip’e kıyasla onu daha soğukkanlı gördük, Philip olaylara duygusal yaklaşırken Elizabeth her zaman ülkesinin çıkarlarını ön plana koyar ve ona göre yaşardı. Bu sezonsa yaşanan bazı olaylar Rus ajanımızı yıpratmış olacak ki onun bile duygusal gel gitler yaşadığını gördük. Ailesini de etkileyen köklü değişiklikler yaşadı ve bu onu yordu. Fakat yine de güçlü durmasını bildi. Hatta eğittiği öğrencisini kaybettiğinde bile gözünü kırpmadan yoluna devam edebildi.

V.M. Varga – Fargo

Her sezon biraz daha düşüşe geçerek ilerleyen Fargo’nun 3. sezonunu kurtaran biri varsa benim için o bu karakterdir. Her daim soğukkanlı konuşmaları ve küçük görür tavrıyla karşısındaki herkesi etkisi altına alabiliyor. Ayrıca kıvrak zekasıyla da olacak her şeyi önceden tahmin edip planlarını ona göre yapıyor ve bu da onu hem zengin hem güçlü kılıyor. Ele geçirmeye çalıştığı Stussy imparatorluğunu yıkarken oynadığı akıl oyunları ve Emmit’i ustaca yönetmesiyle benim gözüme girmeyi başardı.

Kim Wexler – Better Call Saul

Sessiz sedasız devam eden Better Call Saul’un çalışkan kadın karakteri Kim Wexler bu sezon önceki sezonlara göre daha çok ön plandaydı. Artık Jimmy’yi temsil etmesiyle de Jimmy’nin abisiyle arasındaki davada çok önemli bir rol üstleniyordu ve bu davada çok iyi iş çıkardı. İstediğini elde etmek için durmadan çalışabileceğini gösterdi. Ölümcül bir trafik kazası geçirmesine rağmen çalışmaya devam etmesi de kendisine hayran olmak için bir sebep çünkü kendisinin de belirttiği gibi bu noktaya durmadan çalışarak geldi ve bulunduğu yerden, yaptığı meslekten o kadar memnun ki bunları korumak için çok şey yapabilir. Jimmy yanlışı çok olan biri olsa da onu o şekilde kabullenmeyi başardı ve onunla olan ilişkisi de her geçen gün büyüyor. Hem işini hem ilişkisini aynı anda idare etmek Kim için çocuk oyuncağı. Gelecek sezonlarda onun dizide daha çok yer almasını bekliyorum çünkü dahil oldukça ne kadar iyi olduğu her bölümde gösteriyor.

Mad Sweeney – American Gods

Bu yılın en çok konuşulan fantastik dizilerinden biri olan American Gods’ın en ilginç karakterlerinden biridir Mad Sweeney. Öfkesiyle tanınır. Şansla zengin olması, gücü ve hayvanlarla iletişim kurabilmesiyle dizide bölümler ilerledikçe onu daha çok seviyor ve benimsiyoruz. Ayrıca kendisi bir Leprikon’dur (İrlanda kültüründe bir peri). Laura’yla kurmak zorunda kaldığı mecburi ortaklık izleyiciye kendisini daha çok sevdirdi. Bu ikilinin ilişkisi dizinin en güzel yönlerinden biridir. Birbirlerine saldırarak hem eğleniyorlar hem de eğlendiriyorlar.

Salih Çiftçi

Çizgi roman, dizi, basketbol, oyun.

Önceki Yazı

2017 Yılında Final Yapan Diziler

Sonraki Yazı

2017 Yılının En İyi Jenerikleri