Netflix’in uzun zamandır hazırlığını yaptığı, üzerinde durduğu bir dizi Altered Carbon. İzleyiciler olarak ise merakla bekliyorduk. Özellikle yazar grubumuzda büyük bir heyecana neden olduğunu söyleyebilirim. İki Şubat günü ise beklediğimiz dizimize kavuştuk. Eh ilk bölümü izleyip yorumluyorum yazmak da farz oldu tabii.

Kimler Oynuyor?

Oyuncu kadrosundaki tanıdık simaları çok sevdiğimi hemen belirtmeliyim. Diziyi kendine çeken nedenlerden birisi de buydu bende. Takeshi Kovacs olarak izlediğimiz Joel Kinnaman‘ı izleyenler bilir, daha önce The Killing’de Holder karakterindeydi. Orada o kadar alışmışım ki ona, burada da sanki “yo Lindan” diyecekmiş gibi geldi. İlk bölüm itibariyle iki karakterin benzer yönlerinin çok olduğunu da ekleyeyim. İleride azalacaktır ama bunlar, bundan da eminim. Bu arada The Killing’den tek oyuncu Joel değil,  Miriam Bancroft karakteriyle izlediğimiz Kristin Lehman‘ı da The Killing’de izlemiştik. Kristin Ortega olarak izlediğimiz Martha Higareda, Royal Pains dizisi, McFarland USA ve Street Kings gibi filmlerde yer almış. Laurens Bancroft karakteriyle ise James Purefoy karşımıza çıkıyor. The Following ve Rome en bilinen dizileri. Kendisinin sayamayacağım kadar da film performansı var. Kadro bu kadar değil tabii, ilk bölümde görmediğimiz bir çok karakteri ilerleyen bölümlerde göreceğiz. Mesela Tanaka olarak Hiro Kanagawa‘yı izleyeceğiz.

Konusu Neymiş?

Dizi, bilincin sayısallaştırıldığı ve omurgaya yerleştirilen implantlarla fiziksel ölümden sonra, bilincin ve anıların yeni bedende yaşamaya devam ettiği bir gelecekte geçiyor. Yani ölüm yenilmiş, insanlar yüzyıllarca yaşayabiliyor. Hikayemiz ise, 250 yıl önce terör örgütüne üye olmakla suçlanan Takeshi Kovacs’in yeni bedeninde uyandırılmasıyla başlıyor. Takeshi Kovacs “elçiler” adı verilen örgüt üyelerinden birisi. Hatta en önemli ve en tehlikelilerinden birisi olarak adlandırılıyor. Günümüzde uyandırılan Kovacs’in uyandırılmasının bir nedeni var. Dünyanın, hatta belki de evrenin en zenginlerinden olan Laurens Bancroft ondan kendi ölümünü araştırmasını istiyor.

Spoiler vermemek adına devamını anlatmıyorum ama bundan sonra Kovacs’in karar verme sürecini izlerken diğer yandan Dedektif Kristin Ortega’nın Kovacs’i araştırmasını olayı anlamaya çalışmasını izliyoruz. Kovacs önce bulunduğu dünyayı anlamaya çalışıyor. Sonra geçmişiyle yüzleşmeler yaşıyor. Karar verme sürecinde bunlar çok etkili oluyor. 

Ne Umdum Ne Buldum?

İlk bölümün hikayeye girizgah niteliğinden olduğunu belirtmeliyim. Zira hikayenin geçtiği dünya her ne kadar daha önce görmediğimiz bir şey değilse de, biraz karmaşık. Cyberpunk yapısını kabul etmekle birlikte fütüristik havasını da inkar edemeyiz. Takeshi Kovacs’i bir 250 yıl önceki son hikayesinde, bir de uyandırıldıktan sonra yeni bedenindeki hikayesinde görüyoruz. İki oyuncunun da performansının başarılı olduğunu belirtmeliyim. Günümüzdeki Kovacs kararsız ama Bancroft’tan hikayeyi, Ortega’dan da bulunduğu dünyayının nasıl bir yer olduğunu dinlerken biz de bilgileniyoruz. Böylece hikaye kafamızda şekilleniyor. İlerleyen bölümler için başarılı bir giriş olduğunu düşüyorum. Zaten beklediğim de buydu.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Dizi zaten yayınlanmadan önce bekleniyordu ve heyecan yaratmıştı. Bu heyecanla ilk bölümden beklentisini çok yükseltenler olmuş. Ama ilerleyen bölümleri izleyince, ilk bölümden memnun kalmayanlar da diziyi beğenmiş. Onun dışında dizinin sevildiğini beğenildiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle bu türü sevmeyen biri değilseniz, size de hitap eder.

Kimler Bunu İzlemeli?

Dizideki Dünya kurgusu biraz Blade Runner, biraz Ghost in the Shell kafasında. Yani cyberpunk yapımları seviyorsanız kesinlikle size göre bir dizi. Karanlık ve soğuk havasının yanı sıra neon ışıklarla renklendirilmiş Dünya’yı izlemek keyifli olacaktır. Öte yandan Kovacs karakteri klasik anti-kahraman gibi duruyor. Ama ilk bölümde gördüğümüz geçmişinden karakterler Kovacs’in altının dolu olduğunun en büyük ip ucu olmuş. Diğer yandan Bancroft çifti oldukça ilginç duruyor. Yani hikaye aksiyon, bilim kurgu temelli gibi dursa da, başarılı karakter dramaları da izleyecekmişiz izlenimini kazandım ben. Bu tür yapımları seviyorsanız kaçırmayın derim.

Ben Beğendim Çünkü…

Dizinin dünyası başarılı kurgulanmış. Karakterler umut vadediyor. Hikayenin girişi doğru bir şekilde yapılmış ve ilerisi için alt yapı oluşturuyor. Tüm bunlar toplanınca başarılı bir ilk bölüm ve ilerleyen bölümler için de böyle devam edecekmiş gibi bir izlenimi uyandırıyor. Hal böyle olunca dizi kendini beğendiriyor. Zaten cyberpunk yapımlarını çok severim. Dizinin bu türe yakın oluşu benim için ve eminim türü sevenler için de büyük bir artı. Oyuncuların da ilk bölüm itibariyle başarılı bulduğumu belirtmeliyim. Joel Kinnaman, Kovacs için gerçekten başarılı bir tercih olmuş.