Jet Sosyete | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

“Avrupa Yakası” ve “Yalan Dünya” gibi başarılı dizilerden sonra “Aile Arasında” adlı sinema filmiyle de kendini ispat etmiş olan Gülse Birsel’in yeni dizisi “Jet Sosyete” bu gece Star TV ekranlarında izleyicisiyle buluştu. 2017 yılının ikinci yarısından bu yana beklenen dizi bir BKM yapımı ve yönetmeni Hakan Algül.

Kimler Oynuyor?

Dizinin oyuncu kadrosu hayli kalabalık. Senaryoyu kaleme alan Gülse Birsel, her dizisinde olduğu gibi bu dizide de oyuncu kadrosunda, bu kez görgüsüz sosyetik güzel, eski model Gizem rolünde. Son dönemlerin popüler isimlerinden Çağlar Çorumlu, Yaşar karakteriyle dizinin başrollerinden biri. “Güldür Güldür” adlı skeç programıyla büyük çıkış yakalayan Çorumlu, son olarak Cem Yılmaz’ın Ozan Güven’le başrolleri paylaştığı “Arif v 216” filminde Zeki Müren’i canlandırmış ve oldukça olumlu geri dönüşler almış bir isim. Dizide Yaşar’ın karısı Safiye karakterine hayat veren Derya Karadaş, yine bir Gülse Birsel dizisi olan “Yalan Dünya”nın Zerrin’i olarak televizyon izleyicisiyle buluşmuş ve bu rolle akıllara kazınmıştı. Gizem’in kocası Cengiz karakteriyle izlediğimiz Cengiz Bozkurt’u dizi severler Erdal Bakkal olarak tanıdı.

Dizinin kalabalık oyuncu kadrosunda Gülse Birsel’in daha önceki projelerinde de yer almış olan üç oyuncu var. Sarp Apak (Ozan), Bartu Küçükçağlayan (Gündüz) ve Hasibe Eren (Pelin). Hasibe Eren’in hem “Avrupa Yakası”, hem “Yalan Dünya” geçmişini düşünürsek Gülse Birsel ve Hasibe Eren’in, Cem Yılmaz ve Ozan Güven ikilisinin kadın versiyonu olduğunu söylemek abes olmaz sanırım. Sarp Apak konusundaki bu ısrarınıysa sanırım asla anlayamayacağım. İzleyici kitlesi yok, muhteşem bir oyunculuk kabiliyeti yok ama Gülse Birsel’in her dizisinde mutlaka var ve her yapımın çürük elması olmaya devam ediyor.

Kadroda yer alan diğer isimlere gelince, Enis Arıkan (Tonguç-Tony), Şahin Irmak (Talip), Aslı Bekiroğlu (Melike), Ecem Uzun (Alara), Tuğba Çom (Yıldız), Deniz Cengiz (İlayda), Emre Taştekin (Tekin) ve usta oyuncu Ayşenil Şamlıoğlu (Zahide) kadroda yer alan diğer isimler. Burada Ayşenil Şamlıoğlu’na ayrı bir sempati beslediğimi söylemem gerek. Her rolünde olduğu gibi “Jet Sosyete”deki Zahide rolüyle de inanılmaz sevimli bir karakter yaratmış. Enis Arıkan’ı da Hasibe Eren’le izlemek ayrı bir keyif oldu.

Konusu Neymiş?

Cengiz, oğlu Ozan’ı karıştığı bir skandal sonrası kızağa çekerek şirketin genel müdürlüğünden alır. Boşalan bu pozisyona da şirkette getir-götür işlerine bakan Yaşar’ı getirir. Beklemediği bir şekilde terfi alan Yaşar, sadece işte yükselmekle kalmaz ve muhteşem bir villada ailesiyle yaşama fırsatına da sahip olur. Bir gecekondu mahallesinden çıkıp sosyetik bir semtte, lüks bir villaya yerleşen ve Özpamuk ailesine komşu olan Yüksel ailesi rüya gibi bir hayata yelken açarken ailenin babası Yaşar, hem bu yeni hayata ayak uydurmaya çalışacak, hem de şirkette başarıdan başarıya koşmanın yollarını arayacaktır. Ancak her iki kulvarda da önüne çıkacak birçok engel tabi ki vardır.

Ne Umdum, Ne Buldum?

Öncelikle ‘ne umdum?’ sorusuna cevap vereyim.

Gülse Birsel daha “Gag!” adlı programından beri her daim takip ettiğim, köşe yazılarını ve kitaplarını okumaktan zevk aldığım ve tabi ki dizierini ve filmini izlediğim bir kadın. Oyunculuğu için çok iyi olduğunu söyleyemem ama zaten kendisi de bunun farkında ve bu sebeple kendisine her projesinde başrol yazabilecekken, diğer karakterlerden daha geri planda kalan bir karakter seçiyor. Seçtiği karakter diğer karakterlere göre daha az komik, daha sıradan bir tip oluyor. Ancak işin yazım kısmına geldiğimizde Gülse Birsel’in ülkemizin yetiştirdiği en kıvrak zekalı kadınlardan biri olduğunu kabul edelim. Burhan, Volkan, İffet, Şahika, Sacit, Şehsuvar, Selahattin, Vasfiye, Zerrin, Orçun gibi birçok karakteri yazıp her birini fenomen haline getirebilmek kolay iş değil.  Bu sebeple dizinin senaryo ve hikaye anlamında şanına yaraşır bir şekilde gülmekten kırıp geçireceğinden emindim.

İşin oyuncular kısmına geldiğimizdeyse en başından da dediğim gibi Sarp Apak ısrarını anlayamıyorum. Üstelik Ozan karakteri başka bir oyuncunun ellerinde parlatılabilecekken… İlk fragmanı izlediğimde, diğer herkes gibi ben de Yaşar ve Safiye karakterlerinin bir devam ürünü olduğu hissine kapıldım. Hatta bu benzerliğin sadece “Güldür Güldür”den değil, bir nebze de “Türk Malı” dizisinden geldiğini düşündüm. Ancak işin içinde yukarıda da bahsettiğim gibi Gülse Birsel zekası olduğu için açıkçası enseyi karartmadım. Üstelik kadrodaki oyuncuların büyük kısmı karakter oyuncusu. Bu da karakter bazında beynimde oluşan handikabın bir nebze daha geriye gitmesine yetti.

Şimdi gelelim işin ‘ne buldum?’ kısmına…

Net olarak söylemem gerekirse hayal kırıklığına uğradım. Evet, ortada iyi sayılabilecek bir senaryo var. En azından üzerinde biraz daha uğraşılsa iyi bir iş çıkacak ortaya. Bunun hakkını verelim. Ama iş gelip oyunculuklara dayandığında projeyi Empire State binasının tepesinden aşağı bırakmışlar gibi bir durum söz konusu. İlk yarım saat -Gülse Birsel ekranda görünene kadar- güldüğüm tek sahne olmadı. Kendisinin gelişi de “Eh işte…” diyebileceğim bir etki yarattı bende. Ardından Enis Arıkan ve Hasibe Eren’in sahnelerinde de biraz gülümsedim ama hepsi bu kadar. Bir de Zahide’nin bir anda dizi kafasına girip, uçması durumuna güldüm. Ancak dizinin ana karakterleri Yaşar ve Safiye dahil olmak üzere diğer tüm karakterler karikatür malzemesi gibiydi. Hani fragmanlar komik gelmemişti ama dizinin kendisi fragmanlarından da kötü. Daha nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Yazımın başında Sarp Apak için söylediklerim diğer oyunculukların yanında fazla acımasız kaldı.

Çağlar Çorumlu ve Derya Karadaş’ın daha önce oynadıkları karakterlerin şive ve mimikleriyle oynaması, Bartu Küçükçağlayan’ın “Yalan Dünya”da canlandırdığı Zeynel’in sesiyle konuşması, Aslı Bekiroğlu’nun doğrucu baldız karakterinde sırıtması, Cengiz Bozkurt’un başını omuzları arasına gömerek yeni bir karakter yaratma çabaları…

Dizinin ilk bölümünde hoşuma giden tek şey oldu; Münir Özkul’un anılıp, onore edilmesi.

Sosyal Medya Dizi İçin Ne Diyor?

Dizi daha başlamadan aylar önce, oyuncu kadrosu yavaş yavaş belli olurken konuşulmaya başlanmıştı. Herkes umutluydu. Ancak oyuncu kadrosu açıklanınca özellikle Sarp Apak seçimiyle ilgili iyi yorumlar okumadığımı söylemeliyim, ki bu yorumlara katılmamam mümkün değil. Ardından ilk fragman yayınlandı ve kızılca kıyamet koptu. İzleyici fragmandan beklediğini bulamamış, Çağlar Çorumlu ve Derya Karadaş’ın kendini tekrar ettiğini düşünmüştü. Birçok kişi bir komedi dizisinin olmazsa olmaz unsuru olan güldürü özelliğinin fragmanda hiç görülmediğini belirtmişti. Bu tepkilerin üzerine çok geçmeden ikinci fragman geldi ve ben “Hah, işte Gülse Birsel’den beklediğim şey budur.” diyecek gibi oldum ama yine öyle ahış şahım bir şey değildi izlediğimiz. Sosyal medyada da genel kanı bu yöndeydi. Birsel’in eski dizilerindeki tadı bulamayacağını söyleyen kişi sayısı oldukça fazlaydı ama her ne olursa olsun ilk bölüm izlenecekti.

Dizinin yayınlandığı günümüze gelirsek özellikle Twitter’da gündüz saatlerinden itibaren heyecanlı bir bekleyiş vardı. Bölümün başlamasının ardından bu heyecan yerini diziyi yerin dibine sokan düşünceler kaosuna bıraktı. Her sahnede kullanılan gülme efektlerinden, şiveye, alt sınıf esprilerden göz yoran kıyafetlere kadar dizinin ilk bölümü her konuda yerildi. Bölüm boyunca Ekşi Sözlük ve Twitter’da diziyle ilgili yapılan paylaşımlara göz attım ve iki saatten fazla bir süre boyunca okuduğum tek olumlu paylaşım vardı. O da “ilk bölümün günahı olmaz” savına dayandırılmıştı. Bundan beş sene önce bu tez çok doğru olabilirdi. Ancak günümüz şartlarında televizyonda bunca seçenek varken kimse kusura bakmasın ama asıl ilk bölüme dikkat etmek lazım. Çünkü insanlar artık ilk bölümünü beğenmediği dizinin ikinci bölümünü izlemiyor.

Kimler Bu Diziyi İzlemeli?

Yazının en basit kısmı burası. Çünkü elimizde dizi için referans olacak Gülse Birsel’e ait iki dizi, bir de film var. Yani “Avrupa Yakası”, “Yalan Dünya” ve “Aile Arasında” yapımlarını izleyip de beğenenler, kıyasa girmedikleri sürece “Jet Sosyete”yi de izleyecektir. Durum komedisi seven yabancı dizi müdavimlerine de müsadenizle tavsiyemdir bu yapım. Açıkçası dizinin Total izleyici grubunu etkileyebileceğinden emin değilim. Çünkü karşısında “Survivor” var. Ancak AB izleyici grubunda iyi reytingler alabileceğini düşünüyorum.

Yukarıda okuduğunuz paragraf, benim bu yapım için yazmak istediğim şeyler. Ancak işin aslı öyle değil tabi ki. Dizinin aynı performansla devam etmesi halinde -ki bence düşük bir ihtimal- izleyicisi “Türk Malı” izleyicisinden daha fazla olmaz.

Ben Beğenmedim Çünkü…

Gülse Birsel dendiğinde kafamı yastıklara gömerek güldüğüm “Avrupa Yakası” akşamlarını hatırlıyorum. Sonra “Yalan Dünya” geliyor aklıma, Vasfiye’nin Selahattin’den kadın iç çamaşırı aldığı sahne, Zerrin’in Tülay için yaptığı birbirinden komik yorumlar geliyor aklıma. Bu kadarcık anıyla bile “Jet Sosyete” beynimin içinde arkalara atıp orada unutmak istediğim bir iş olmuş maalesef. Hep söylediğim gibi, Gülse Birsel’in zekasına hürmeten üçüncü bölümün sonuna kadar izlemeye devam ederim ama hala aynı şeyleri düşünüyor olursam Pazar akşamları bir şey izlememeye devam etmekte fayda var.

Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama dizinin yarın gelecek reyting sonuçları muhtemelen haftaya alacağı reyting sonuçlarının iki katı olacak. Henüz haftaya da izleyeceğini söyleyen kimseyi görmedim. Zor gibi görünse de, yolları açık olsun. Emek verenin emeğine sağlık.

Bora Yıldırım

Bön Türk.

Önceki Yazı

Philip K. Dick’s Electric Dreams | Kill All Others – 7. Bölüm İncelemesi

Sonraki Yazı

Collateral Dizisinin Fragmanı Yayınlandı