Supernatural 13. Sezon 12. Bölüm | Little Little Into The Middle

Supernatural’da bu hafta kelimenin tam anlamıyla fiyasko bir bölümle karşı karşıyaydık. Birçok yere aynı anda gitmeye çalışıp, haliyle bir arpa boyu bile yol alamadığımız bu bölümün sanırım en (hatta tek?) pozitif yönü Castiel ve Lucifer’ın geri dönüşüydü.

Yanlış anlaşılmasın, Sam’in sonunda biraz olsun içini dökmesi ve favori cadımız Rowena’nın hikayeye yeniden dahil oluşu da bölümün beni sevindiren yanlarıydı ancak izlediğim 40 dakikaya dönüp baktığımda bana ve hikayeye maalesef hiçbir şey katmamış olduğunu gördüm. Şunu da belirtmek isterim ki bugüne dek böyle acımasız eleştirdiğim bölümlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez, bu da Various & Sundry Villains’in ne kadar vasat bir bölüm olduğunu açıkça ortaya koyuyor sanırım.

Durumu şöyle özetleyeyim; bu sezonun temel problemi ve odaklanmamız gereken ana karakterin Jack olduğu geçen sezondan beri belliydi. Yani anlayacağınız, haftalardır Jack’ten (ve dolayısıyla Mary’den) haber alamıyor oluşumuz merak uyandırmak yerine tam tersi izleyiciyi bıkkınlık noktasına getirdi. Tuhaf olansa senaristlerin bu durumun farkına bir türlü varamaması.

Dizide çözülmesini beklediğim en büyük problem ise kesinlikle Castiel’in akıbeti. Bir görünüp bir kaybolan, bazen haftalarca bölümde adı bile geçmeyen, ancak sorsanız hikayede Winchesterlardan sonra ilk akla gelen ve en önemli yere sahip olduğunu düşündüğümüz karakterlerden biri Cas. İşte ben de bu duruma rağmen Castiel’e yeteri kadar önem verilmemesinin sebebini anlayamıyorum. Özellikle de Wayward Sisters’ın gelişiyle Cas’in ikinci plana atıldığının farkındayım, ancak sorun şu ki bu durumun değişmesi için kaç hafta daha sabredebilirim kestiremiyorum. Umarım bu durum bir an evvel, ben isyan bayraklarını çekmeden düzelir. Yoksa elimden çekeceğiniz var sevgili Supernatural ekibi.

Eda Sivri

Önceki Yazı

Philip K. Dick’s Electric Dreams | The Commuter – 3. Bölüm İncelemesi

Sonraki Yazı

A Series of Unfortunate Events Üçüncü Sezonuyla Final Yapacak