Waco | Tekke ve Zaviyeler of America

Yabancı dizi dünyasına katkıları tartışılmaz olan canımız bir tanemiz Netflix yavaş yavaş bir tekel olma yolunda ilerliyor mu acaba?

Birbirinden kaliteli birçok farklı yapımla izleyicisini buluşturan kanal / platform aynı zamanda yarattığı bağımlılıkla kanal dışında kalan başarılı seçenekler için bir risk oluşturmaya başladı belki de. Mesela Waco, altı bölümden oluşan bu mini-dizi gerek içeriği gerekse oyunculuklarıyla ülkemizde hak ettiği ilgiyi yakalayamadı sanki. Halbuki hepimizin hayatının ortasında yer alan bir konuyu, tarikatlar ve işleyişini gerçek bir öyküye dayandırdığı senaryosuyla oldukça vurucu bir şekilde işleyen Waco, ABD’de inanç özgürlüğünün sınırları ve güvenlik kuvvetlerinin sivillere yaklaşımı konusunda oldukça değerli bir bakış açısı sunmakta.

Waco’yu anlatmaya başlamadan önce kısaca Amerika’da bu cemaat / tarikat işleri nasıl oluyor da oluyor konusuna biraz değinmek gerekiyor.  Konunun özünü Amerika’da basın ve ifade özgürlüğünü garanti altına alan “first amandment” denen düzenleme oluşturmakta. Aynı anayasal madde devletin herhangi bir dini yapılanmayı veya inancı desteklemesini veya engellemesini, inançların gerektirdiği ibadetleri denetlemesini ve barışcıl toplantılara müdahale etmesini yasaklamakta.  Kısacası anayasanın bireye tanıdığı bu inanç ve ifade özgürlüğü çerçevesinde Amerika’da kişi herhangi bir dine dair kendince bir yorum geliştirip bununla ilgili bir örgütlenmeye gidebiliyor. Söz konusu inanç sizin tarafınızdan bir anlamda sıfırdan bile yaratılabilir, fark eden bir şey olmuyor. Eğer yarattığınız “din” ile yeterince “inanan” yakalayabiliyorsanız kendi “kilisenizi” açıp adına da Scientology diyebiliyorsunuz mesela. Yazı CnnTürk sıkıcı tartışma programlarına dönmeden önce burada Genesis’in konuyla ilgili klasiğini hatırlayarak kısa bir ara verelim, diziyi merak edenler aşağıya doğru devam etsin

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=Lb5BUuDp8Uw]

Waco yarı belgesel niteliğinde bir yapım. Olaylar 1993 yılında Texas, Waco’da FBI, ATF (Alkol, tütün ve silahlardan sorumlu federal güvenik birimi) ve tarikat lideri David Koresh arasında yaşanan yaklaşık iki ay süren bir rehine görüşme sürecini anlatıyor. Rehine görüşme süreci ne diyorsanız çok haklısınız, yaşananlar bu topraklara o kadar yabancı ki ne diyeceğimi bilemedim. Kısacası David ve cemaati kendilerine ait bir arazideki kocaman bir evde yaşamlarına devam ederken yarı otomatik silahları otomatik silahlara çevirdikleri şüphesiyle gözaltına alınmak isteniyorlar. ATF’in binaya düzenlediği ilk operasyon başarısız olunca, ajanların da hayatını kaybetmesi sonucu konu FBI’ın yetki alanına giriyor ve Koresh’in teslim olması için görüşmeler başlıyor. Şüphesiz en fazla beş, altı saat süren “polisin ikna çabaları sonucu çıktığı yerden inen” insanların öykülerine alışık olduğumuz ülkemizde yaklaşık 60 gün süren görüşmeleri izlemek ilginç bir deneyim sunuyor seyirciye.

Waco’nun hikâyeyi ele alışı oldukça doyurucu. Sadece federallerin bakış açısıyla anlatılmıyor yaşananlar. David’in cemaatiyle ilişkisi, FBI arabulucusunun çabaları, çocukları veya sevdikleri David’le beraber olan ailelerin endişeli bekleyişleri, kısacası öykünün olası birçok farklı boyutu izleyicinin önüne seriliyor. Amerikayı da biraz daha tanımaya başlıyorsunuz. Şimdi durum nedir bilmiyorum ama 90’lı yıllarda Texas’da ailesi onay verirse 14 yaşında bir kız çocuğuyla evliliğin yasal olduğunu öğreniyorsunuz mesela. George W. Bush’u beş yıllık valilik sürecinden sonra başkanlığa taşıyan Texas’dan nefret etmek için bir sebebiniz daha oluyor böylece.

“Özgürlükler ülkesinde” devletin yaptırım gücünün örneklendiği, tarikat benzeri yapıların insanları nelere sürükleyebileceğinin anlatıldığı Waco, oldukça cesur soruları ortaya atmaktan çekinmiyor. Mesela “Tanrı’dan bir işaret beklediğini söyleyen bir adamı nasıl ikna edersiniz” diye soruyor veya “Neden Tanrı tarikat liderlerine genellikle genç ve güzel kadınlarla beraber olmalarını, kendilerine inanan tüm kadınları eşleri olarak almalarını söylüyor” diye düşünmenizi istiyor. Asansörlü fetvalara girmiyor Waco, bu derece saçmalıklar Hollywood için bile fazla bilimkurgu, dizi ciddiyetten taviz vermiyor.

Paramount Network yapımcılığında ilk bölümü 24 Ocak’ta yayınlanmış olan Waco an itibariyle dört bölümünü geride bıraktı.  Taylor Kitsch’in tarikat liderini başarıyla canlandırdığı dizide bir diğer önemli karakter, FBI arabulucusu Gary Noesner ise Michael Shannon ’ın oyunculuğunda hayat buluyor.

Açık konuşmak gerekirse çok tarafsız seyretmek pek de mümkün olmayan bir dizi Waco. Ne de olsa 15 Temmuz gibi bir travmanın üzerinden daha iki yıl bile geçmemiş bir memlekette yaşıyoruz. Bu anlamda ulusal yayın yapan kanallarımızda keşke yer alsa dediğim Waco’nun önemli bir mesajı var bence. Dünyanın neresinde ve hangi inanca sahip olursanız olun, Tanrı’yla konuştuğunu iddia eden birilerinin dediklerine göre yaşamınızı düzenlediğinizde kılavuzunuzun karga olduğu uzun bir yola çıktığınızı kanıtlayan dizimiz ilgili sitelerde tıklamanızı bekliyor.

Ozan Kayahan

Hayatın anlamını buldum ama söylemem

Önceki Yazı

Adı: Zehra | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Sonraki Yazı

Yağmur Mamati | Türkiye’de İyi Bilim Kurgu Yapılamıyor