Kanal D’nin çok uzun zaman önce yayınlayacağını duyurduğu Mehmed Bir Cihan Fatihi bu akşam seyircisiyle buluştu. O3 Medya/Onur Güvenatam’ın yapımcılığını yaptığı dizinin senaryosunu Ercan Mehmet Erdem kaleme alırken, yönetmenliğiniyse Cevdet Mercan üstleniyor. Salı akşamları Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Kadın ve Ufak Tefek Cinayetler gibi güçlü yapımlarla yarışan dizinin görüntü yönetmenliğini Volkan Aslan, genel sanat yönetmenliğini Nilüfer Çamur, kostüm tasarımını Gülümser Gürtunca, müziklerini Aytekin Ataş yapıyor.

Kimler Oynuyor?

Dizinin başrolünde uzun süredir ekranlardan uzak kalmış olan Kenan İmirzalıoğlu (Mehmed) var. Ancak oyuncu kadrosuna baktığımızda televizyon, tiyatro ve sinemada önemli yerler edinmiş çok sayıda oyuncuyla karşılaşıyoruz. Bu isimler Çetin Tekindor (Çandarlı Halil Paşa), Gürkan Uygun (Delibaş), Büşra Develi (Eleni), Hazal Filiz Küçükköse (Melike),Ertan Saban (İmparator Konstantinos), Funda Eryiğit (Evdokya), Sedef Avcı (Leyla), İsmail Demirci (Şehzade Orhan), Atsız Karaduman (Zağanos Paşa), Burak Tamdoğan (Şahabettin Paşa), Kaan Çakır (İshak Paşa), Meral Çetinkaya (Daye Hatun), İdil Fırat (Mara Hatun), Toprak Sağlam (Teodora), Serdar Orçin (Demetrios), Yavuz Sepetçi (Notaras), Leyla Tanlar (Esleme), Mert Yazıcıoğlu (Korkut).

Yapımın kadrosundaki isimlerin doğru seçimler olup olmadığından şüphe duyduğum iki isim Büşra Develi ve Hazal Filiz Küçükköse’ydi. Her ikisi de önemli karakterlere hayat veriyor ama izleyici tarafından yeni tanınan isimler oluşu ve özellikle Hazal Filiz Küçükköse’nin bana göre yetersiz oyunculuğu dizi için bir handikap oluşturuyor.

Konusu Neymiş?

Dizi, Fatih Sultan Mehmed’in ikinci kez tahta çıktığı günden başlayarak İstanbul’u fethettiği döneme kadar olan süreci konu ediniyor. Yani karşımızda genel hatlarıyla bilindik bir hikaye var. Burada önemli olan nokta, ilk bölümün başında yapılan tarihi gerçeklere dayanan tasarım oluşu. Bunun açılımı; “Biz size bildiğiniz tarih dışında bir şey anlatmayacağız, sadece olayları süsleyeceğiz.” gibi bir şey.

Bunun dışında birçoğumuzun bildiği üzere Çandarlı Halil Paşa, şehzade Mehmed’in tahta çıkmasını istememiş, buna engel olamayınca da sultanlığı döneminde arkasından bazı işler çevirmiş. Senaryo ilk bölümde daha çok bu konuya eğilmişti. Anlatılan diğer konuysa Mehmed ve Orhan arasındaki tahta ulaşma yarışıydı. Eh, sonucu zaten biliyoruz değil mi?

Ne Umdum, Ne Buldum?

Diziye kağıt üzerinde baktığımızda gerek kamera arkası ekip, gerekse oyuncu kadrosu açısından beklentim yüksekti. Ancak diziyle ilgili çok ilginç gelişmeler yaşandı. İlk bölümün beğenilmediği konuşuldu önce. Sonra bir duyduk ki kadrodaki bazı oyuncular ve yönetmen gitmiş yerlerine başka isimler gelmiş, yüksek bir bütçe ayrılan ilk bölüm çöpe gitmiş. Kenan İmirzalıoğlu’nun kaprisleri haber oldu bir süre sonra. Açıkçası bu gelişmeleri duydukça ya çok iyi bir iş izleyeceğimi ya da büyük hayal kırıklığı yaşayacağımı düşündüm ve ilk bölüm için söylemeliyim ki ikincisi oldu.

Sağlam bir iş olmasını umarken zaman zaman izlediğim şeyin  Kahpe Bizans filminden sahneler olduğu hissine kapıldım. Diziyle uğraşılmış bu çok belli ama oyunculuklar ya çok çekingen ya abartılı, diyaloglarsa tatsız olmuş. “Özür dilerim sevgilim.” nedir Allah aşkına? Osmanlı dizisi mi çekiyoruz, romantik komedi mi? Bu konuyu bir düşünelim derim. Bu sadece bir örnekti tabii. Bölüm boyunca zengin kız-fakir oğlan aşkı da gördü bu gözler, babasının zoruyla evlendirilmek istenen prenses de.

Hele bir sahne vardı ki evlere şenlik… Mehmed ekibiyle Edirne’ye tahta giderken bir pusu olduğunu fark ediyor ve baskın basanındır düşüncesiyle adamların tepesine biniyorlar. Mehmed, düşmanlarına saldırmak için atından iniyor ve kılıcını çekerken adamlarından biri kürkünü omuzlarından alıyor. Gördüğünüz gibi tarihteki ilk dilsiz uşağı da biz Türkler bulmuşuz. İnsan gerçekten hayret ediyor. Sonrasında konaklama sırasındaki gümüş yemek takımından bahsetmiyorum bile. İzleyin, gülün.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Sosyal medyada dizi hakkında çok sayıda şey yazıldı. Beğenenler elbette çok fazlaydı ama diziyi haklı olarak eleştirenler yanında o kadar saçma sebeplerle eleştirenler de vardı ki okuduklarım mı yoksa dizi mi daha komik bilemedim. Diziyi benzer dönem dizileriyle karşılaştıranlar hikayeyi çok da çekici bulmamış. Hatta dizi birçok sahne ve müzikleriyle Muhteşem Yüzyıl‘a benzetilmiş. Bu konudaki eleştirilere ben de katılıyorum. Özellikle müzikler neredeyse birebir gibiydi.

Bir diğer eleştiri konusu da Fatih’in yaşıydı. Malum, tarihi bilgilere göre Mehmed İstanbul’u ikinci kez tahta çıkışından iki yıl sonra  fethetti. Bu durumda Kenan İmirzalıoğlu’nun şu anda yirmi bir yaşında birini canlandırması gerekiyor ama ne kadar makyaj yapılırsa yapılsın o görüntüye ulaşmak oldukça zor. Ancak burada şöyle bir durum da var; yaş konusunu problem edeceksek ya Kenan İmirzalıoğlu bu projede hiç olmayacak ya da Kenan İmirzalıoğlu için başka bir dizi yapılacak. Fatih’i daha genç bir oyuncuya oynatmak bu senaryoyla oldukça riskli bir iş. Bu yüzden de izleyenin gözünün alışacağı düşünülerek yaş farkı göz ardı edilmiş gibi geldi bana.

Kimler Bu Diziyi İzlemeli?

Yapımın her yönden yalpalamasına rağmen dönem dizisi sevenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Sonuç olarak Muhteşem Yüzyıl‘da da zaman zaman olmadık hikayeler izliyorduk ama birçoğumuz son sezonuna kadar izlemeye devam ettik. Dönem dizileriyle çok aram olmadığı için fazla dizi tavsiye edemem ama Diriliş Ertuğrul izleyenlerin çok ilgisini çekmeyeceğini düşünüyorum. Gerek hikaye, gerekse kahramanlık öyküsünün anlatımı konusunda iki dizi arasında büyük farklar var.

Ben Beğenmedim Çünkü…

Olmamış… Oyunculuklar beklentimin çok çok altında. Keza hikayenin gidişatı da öyle. Her sahnenin altına döşenmiş müzikler bir süre sonra kafa bulandırıyor. Özellikle Çetin Tekindor’un Halil Paşa performansı ciddi bir hayal kırıklığı yarattı bende. İlk bölümde bir sürü karakter izledik ama hiçbirinin motivasyonunu anlayabilmiş değilim. Mehmed babasının onu ikinci planda tutmasına, Orhan da babasının intikamına odaklanmış ama Mehmed-Halil Paşa arasındaki düşmanlığın sebebi nedir keşke ilk bölümde anlatılsaydı. El kadar çocuğa bir adam niye düşman oldu bunu izleseydi seyirci.

İkinci bölüm itibariyle dizinin rayına oturmasını umuyor, reyting yarışında bol şans diliyorum.