Production I.G’nin bu yıl Netflix sayesinde dünyanın bir çok ülkesinde aynı anda yayınladığı anime olan B: The Beginning 2 Mart’ta 12 bölümüyle izleyiciyle buluştu. Netflix’in ilk tanıtımlarda Perfect Bones olarak tanıttığı animenin ismi bir süre sonra B: The Beginning olarak değiştirildi. Yapımın orijinal yaratıcıları aslında Kazuto Nakazawa ve Production I.G. Prodüktörler arasında ise Netflix de var. Zaten bu animeyle Netflix Production I.G ortaklığına da adım atmış oluyor.

Animenin yönetmeni aynı zamanda yaratıcısı ve karakter tasarımcısı olan Kazuto Nakazawa ama yalnız değil, ona Yoshiki Yamakawa yardım ediyor bu konuda. Kazuto Nakazawa  Samurai Champloo, Steamboy, Zankyou no Terror ve The Animatrix gibi yapımlarda animatörlük ve karakter tasarımcılığı gibi konumlarda görev almış. Ayrıca kendisi Kill Bill‘in animasyon şefliğini de yapmış birisi. Yapımın müzikleriniyse Yoshihiro Ike yapıyor. Kendisinin Ergo Proxy için yaptığı müziklerini hala dinleyen birisi olarak burada da mükemmel bir iş çıkardığını hemen belirteyim.

Seiyuu kadrosu da oldukça güçlü yapımın. Koku karakteri asıl karakterlerimizden. Onu Yuki Kaji seslendiriyor. Son yılların en popüler seslerinden olan Yuki Kaji’yi daha önce Guilty Crown, High School DxD, Kiznaiver, Nanatsu no Taizai ve Noragami gibi yapımlarda önemli karakterler olarak dinledik. Hala hatırlayamadıysanız Shingeki no Kyojin – Eren diyeyim o zaman… Bir diğer önemli karakterimiz olan Keith‘i ise Hiroaki Hirata seslendiriyor. Onu da One Piece‘den Sanji olarak dinlemiş olabilirsiniz. Bir de Lily var dikkat çeken karakterler arasında. Onu ise çok sevdiğim bir seiyuu olan Asami Seto seslendiriyor. Chihayafuru, Death Parade ve Tokyo Ghoul √A gibi animelerde başarılı performanslar sergilemişti.

Konusu mu? Hemen değineyim;  bilimsel olarak gelişmiş bir toplumda ve yakın gelecekteyiz. Kraliyet Polis Teşkilatı konunun merkezindeki karakterleri oluşturuyor. Uzun zamandır garip cinayetlerin işlendiği, seri katilin arkada “B” harfi bıraktığı bir vakayı inceliyoruz. Vaka ciddi ama öyle böyle değil, tüm ülke merak ediyor katil bir an önce yakalansın istiyor. Ne var ki katil nedense hep suçluları öldürüyor. Yani vaka ülkede uzun zamandır gündemde ve artık çözülmesi isteniyor. Bunun için de eski saha polislerinden Kazama Flick ya da Keith, 10 yıldır kendi isteğiyle bulunduğu arşiv departmanından davaya dahil ediliyor.

Keith araştırma yapmak ve polis olmak gibi konularla kitapları olan hatta doktor ünvanı olan birisi. Ama geçmişi biraz sıkıntılı, biraz da garip birisi. Sosyal ilişkileri normal değil, doğal olarak insanlarla iletişimi de öyle. Yani klasik bir anti-kahraman var karşımızda. Kolay kolay duygularını belli etmeyen, umursamaz duran aslında kafasında 40 tilki dolanan bir adam. Özellikle Keith’den bahsetmek istedim konusunu anlatırken zira animede en dişe dokunur karakter o. Ekibindeki Lilly, heyecanı ve olaylara yaklaşımıyla onunla mükemmel bir kontrastlık oluştururken düşünce tarzlarındaki benzerlikler ile de yakınlık kuruyor aslında. Bir diğer önemli karakter olan Koku ise “tanrı” sıfatına rağmen aslında çaresiz birisi…

İlk bölümden aksiyona dalıyor anime. Suçluların kaçtığı Kraliyet Polis Teşkilatı’nın ve Keith’in peşlerinden koştuğu sahneler izliyoruz. İlk bölümlerdeki anlamsızlıklar zaman geçtikçe anlam kazanıyor ve iyileri de kötüleri de yavaş yavaş tanıyoruz. Hikaye ilerlerken pek şaşırtmıyor ama finale yakın ortaya çıkan gerçekler bir hayli ilginç. Zira animede kişisel hesaplaşmalardan efsanelere kadar birkaç hikayeyi aynı anda izliyoruz. Hal böyle olunca iç içe geçmiş bir hikaye yumağı çıkıyor karşımıza. Neyseki finalde o karmaşadan bir şekilde çıkıyor hikaye de, ak koyunu kara koyunu anlıyoruz.

Animenin psikolojik alt yapısından özellikle bahsetmek istiyorum. Spoiler vermemek adına ismini vermek istemediğim bir karakterin, finale yakın yapılan karakter analizi çok başarılı. Bu karakterimizin zekice ama bir o kadar da çarpık olan düşünce yapısı, insanın kendini koruma güdüsüne odaklanırken cinayet planlarını devreye sokmaktan da geri kalmaması mükemmel bir uyum içinde gidiyor. Karakterin bilinç altında istedikleri ile davranışları arasındaki paralellik, davranışlarına farklı anlamlar yüklense de çıkan sonucun aynı olmasıyla “insan aslında ne ister”i düşündürüyor sonunda. Yaşamak, yaşadığını hissetmek için ne yapmak gerekir? Deli mi yoksa bir dahi mi olduğuna bir türlü karar veremediğim bu karakterimizi anlatan daha çok bölüm izlemek isterdim şahsen…

Yani aksiyon ve heyecan dolu sahnelerinin yanında, psikolojik içeriğiyle de göz dolduran yapım kesinlikle izlenmeyi hak ediyor. O zaman şimdiden iyi seyirler efendim.