Yakışıklı erkekler bulalım, yanlarına güzel kızlar koyalım. Şöyle bir ofis hikayesi olsun heyecanlısından. Ay dizinin komikli karakteri naif çocuk nerde, hah o da geldiyse tamam, kamera motor sahneee…

Mart ayıyla beraber merhaba dediğimiz yeni dizilerimiz için buna benzer çekim hikayeleri hayal ediyorum. İzlediğinizde yahu bu hikayeyi benim bir yerden gözüm ısırıyor dedirten klişeler silsilesiyle karşımıza çıkan Amerikan dizi sektörü bu sene hiç riske girmeden daha önce “tuttuğu” kanıtlanmış formüllerden sapmamayı tercih etmiş.

Gelin bu bahsettiğim şablonun ilk örneği olarak Station 19’u konuşalım biraz. Daha en başta Grey’s Anatomy “spin-off”u olduğunu açıkça belirten dizimiz Seattle’de bir itfaiye istasyonunda yaşananları anlatıyor. ABC Studios yapımcılığında izleyiciyle buluşan dizinin başrolünde ise Rosewood dizisinden dedektif Annalise Villa karakteriyle tanıdığımız güzel yıldız Jaina Lee Ortiz yer alıyor. Elbette hepsi birbirinden yalnız ve yalnız olduğu kadar güzel insanlardan oluşan istasyonumuzda hayatında birileri olanlar da illa ki sorunlarla boğuşuyor, sevişiyor, seviştiğine pişman oluyor, sonra emin olamadığı için bir daha sevişiyor falan. Sevişiyor derken ailenizle seyretmekten çekinmenizi gerektiren bir durum yok, ilgili sahneler bazı çarşaf ve yatak takımı markalarının reklam filmi tadında çekilmiş, yönetmen senaryoya RTÜK’sel pencereden bakıyor. Dizimizin bölümlerine göz attığınızda yangınlar söndürülüyor, özel hayatlar karışıyor, ay evet herkesin geçmişinden gelen süper dramatik hikayeler var ve elbette arada güzel romantik parçalara eşlik eden birbirinden manidar aforizmalarla hayatın anlamını da öğrenebiliyorsunuz. Ah diyor insan seyrederken bir de mesela çay sevseymiş şu Amerikalılar bizim edebiyat taklidi yapan arabesk cümlelerimiz de dünya çapında üne kavuşurmuş ama maalesef Station 19 şiir’i sokaklardan kurtaramıyor.

Öte yandan yangından yola çıkarak hayatı anlatan özlü cümle klavyelemeyi seven senaristlerimiz keşke diyaloglarla olay öyküsüne de özen gösterilseymiş dedirtiyor. Hayır madem tek yeteneğiniz bu, aklınıza gelenleri altına Nejat İşler olmadı Can Yücel falan yazıp yayınlayarak sosyal medya hesaplarınızda beğeniden beğeniye koşsaydınız da bu işe girmeseydiniz dedirten kalitede öyküler izleyebileceğiniz dizimiz an itibariyle sadece dizi sitelerinde yer alıyor.

Yukarıda anlattığımın karbon kopyası bir hikaye For The People’da da karşımıza çıkıyor. Yapımcı firma bile aynı ABC Studios, dizinin ağır topu ise ünlü oyuncu Hope Davis fakat o bile hikayeyi bir yere kadar kurtarabiliyor. Bu sefer itfaiye istasyonu yerine mahkemelerin fon olarak kullanıldığı dizimiz bir grup genç hukukçunun federal savcı ve avukat olarak yaşadıklarına odaklanıyor. Kadınlar güzel, erkekler aşırı fit, güç oyunları ve sorunlu ilişkiler yumağında dram üzerine dramla devam ediyor öyküler For The People’da çünkü hayat kısa kuşlar uçuyor. Bir önceki cümlede çok derin anlamlar yakaladıysanız tam size göre olan dizimize IMDb 6,7 puan ile “objection*” derken yazar da ikinci sezon onayı için ay hadi “overruled**” inşallah diye düşünüyor.

Yavaştan nikah haberlerinin ve nasıl olsa “ay ya yağmur yağarsa” endişesiyle vazgeçilecek kır düğünü planlarının dillendirilmeye başladığı aylarda ABC ilişkilerine yeni başlamış genç çiftlerimiz için elinden geleni yapmış gibi gözüküyor. Erkeklere “Bebeğim o kızın tarzı sana benziyor ama elbette sen daha güzelsin” deme fırsatı veren dizilerimiz kadınlara da “ya aynı benim bff’le ben, bak tıpkı bizim kızlarla hallerimiz” diye sevgililerine yakın arkadaşlarını örnekleme şansı sunuyor. Aranızda “Peki ben yalnızım seyretmeyeyim mi bu dizileri?” diyenler içinse cevabım çok net. Gerçek sevginin sadece iş hayatında bulunabileceğini iddia eden dizilerimiz sizi de es geçmiyor. Ofisteki yeni elemana biraz daha dikkatli bakın, hemen karar vermeyin diye fısıldıyor kulağınıza çünkü en kötü çay var içersen ben var falan filan aman neyse işte anladınız siz onu.


  • objection : Hukuk dizilerinde avukat veya savcının hakime “itiraz ediyorum” demek için kullandığı kelime
  • over ruled : bu da hakimin gelen itiraza “reddedildi” demesi