İzliyorum | Ne, Nasıl, Ne Zaman, Kiminle

Dizi diye bir şey var. Dadından yinmiyor namıssız. Kavramlarımız dilimiz, uyku saatimiz, şeklimiz şemalimiz, yeni koltuk takımının deseni ya da saçımıza taktığımız tokaya kadar belirleyici (bkz. Eyşan küpesi, Şehrazat topuzu, Muhteşem Yüzyıl-Sultan konseptli nevresim takımı, Merve’nin ceketi, Sena’nın kabanı). Bu konuya sonra geliriz. Bunlar hep dizi izledikten sonra dönüştüğümüz şekiller. Şimdiki olayımız ise diziyi izlerken başlıyor. Hatta izlemeden önce…

90’lar ve öncesinde dizi dediniz mi haftanın aynı günü ve saatinde televizyonun karşısına geçmek gerekirdi. Hatırlıyorum, teyzemlere “oturmaya” gideceksek ve günlerden Dallas günüyse dizi başlamadan oraya ulaşmış olmalıydın. Yoksa yolda olur kaçırırdın, eyvahtı, koş koş Nezaket yoksa Ceyar‘ın yediği haltları kim bize anlatacaktı? O zamanın izleme öncesi ritüeli belki çayı demlemekti, meyveleri soymaktı ve evdekilere “aman bir şey istemeyin kaçırmayayım şu diziyi, yoksa…” diye ant vermekti.

2000’ler yaklaşırken çok kanallılığın rekabetçi politikaları sayesinde işler değişti. Önce dizi tekrarları başladı. Sonra yetmedi hem yeni hem eski bölüm, sonraki bölüme kadar önceki birkaç bölüm, yenisi başlamadan öncekinin özeti diyerek komşu kanalda sezon içi sezon tekrarlarına geçtik. Sonra internet geldi… Ardından da dizileri istediğin zaman istediğin yerden izleyebilme özgürlüğü… Ritüelistik hareketler de o zaman değişti.

Her yiğidin yoğurt yiyişi gibi, her diziseverin dizi izlemeye başlamadan önceki hazırlık eylemleri de başkadır. Örneğin “ister televizyondan ister bilgisayardan, ister cep telefonundan ben o diziyi izlerim arkadaş” diyen de var, “asla büyük ekran olmazsa izlemem” diyen de. Peki, izlemeye başlamadan önce kıyafetini, yiyecek içeceğini, hangi koltukta nasıl oturacağını düşünen, mesela This is Us izlerken başka, Stranger Things izlerken başka içecekler tüketeniniz var mı?

 İçinde suç, ajan, polis (özellikle KGB, FBI, CIA, Mossad ve tabii Scotland Yard ile MI6), olay yeri inceleme (CSI) ve adli tıp, hukuk ve bitmek bilmeyen mahkemeler bulunan her dizi ve filmi utanmasam üç- dört kez izleyebilirim (ay neden utanayım ayol! Lethal Weapon serisini 10, House of Cards‘ın tüm sezonlarını 3 kez izlemişliğim var. Sefam olsun!) İşte bu bol tekrarlı, en az beş sezonlu, haftada bazen 10 hatta 20 farklı dizi (ve filme) kadar çıkabilen maratonda kendimce bir ritüel listesi oluşturdum zaman içinde. Şimdi onlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yazı Onedio’nun “Dizi İzlemeden Önce Yapılan 15 Tuhaf Hazırlık” (mesela yani) başlıklı bir haberine konu olur mu bilmiyorum, ileride Diziseverin Dizi İzleme Öncesi Vazgeçilmezleri Rehberi konulu bir seriye çanak tutabilir ama.

Arzu Rulez! (bir diziseverin Türkan Şoray kuralları)

  • Pijama yasak, eşofman belki, jean süper. (Yeni sezonunu aylarca bekle, rahatlık olsun diye pijama giy, tam bölüm başlasın, koltukta sızıp kal. Kim bilir kaç kere yazık oldu Ajan Dana Scully’e, dedektif Kate Beckett’a ve Doktor Temperance Brennan’a)
  • Polisiye = kahvedir. Aksiyon/macera olursa belki buzlu çaydır (serin içecek olsun hadi), abur cubur mecburidir (ama tehlikeli). Çekirdek çitlemek, kuruyemiş kemirmek, meyve ısırmak “her yer batmış, kırıntı olmuş gene…” olarak döner. Karma.
  • İzleyeceğim dizilerin bir sıralaması var. Biri biterse/başlarsa sıralama güncellenir. Örneğin eskiden The Good Wife, Mentalist, Bones, Castle canlarımdı. Şimdiyse How To Get Away With Murder başı çekiyor (The Blacklist yeni bölüm gelmemişse tabii – James Spader galp ben). Sonra Stranger Things, Agents of S.H.I.E.L.D. ve Tin Star, sonra American Crime Story serisi… araya House of Cards, Homeland, X-Files 2018 ve Designated Survivor gibi bazı sevimli diziler girer.
  • CSI:NY, CSI:Miami ve CSI (Las Vegas), Hawaii Five-O, NCIS ve NCIS:New Orleans, Sherlock her an bu sıralamayı geçici süre durdurur. Çünkü bunlar bebişlerim… Asla eskimezler. Bunun dışında bahsi geçen sıralamaya ek getirilebilir, değiştirilmesi önerilemez bile!
  • Eğer sezonu toptan sürülen diziler ve yeni keşfettiğim dizilerin eski sezonları varsa o gece o sezonu beynime “download ederim.” Sonra da en sevdiğim karakter hangisiyse onun gibi yaşarım birkaç gün. Rolden çıkamıyorum ne yapayım! (Bones zamanı etrafımdakilerin burnunun dibine girip “30’lu yaşlarında, kadın, beyaz, boy 6.2 feet, kilo 150 pound, hmm diş kayıtlarından da birşey çıkmadı, sen de kimsin acaba?” diye seslendiğimi söylerler, ben hatırlamıyorum).
  • Yalnız seyrederim. Bak şimdi buna alınanlar olmasın lütfen. “Çağırsak gelmiycen mi? Bizi eve almiycan mı”lar başlamasın. Ben ister miyim ağzımın içinden konuşarak replik tekrarlarken ya da ajanvari hareketlerle silahı (kumanda) koltuk veya perdeye doğrultmuşken biri beni izlesin? Hiç hoş değil. Sonra adım deliye çıkıyor.
  • Gündüzse hoparlör, geceyse kulaklık. Işıklar hep açık. Sinema ortamı yaratmam çünkü karanlıkta kulaklık takılıyken, evde yalnız değilsen, bendeki anneden sende de varsa, “bıkmadın mı, bitmedi mi hâlâ, kaçıncı bölümdesin” diyerek salona hopadanak dalabilir, aklınızı alabilir. İşte bunlar hep tecrübe.

Sizlerin de böyle davranışları, olmazsa olmazları, o olmadan asla dediğiniz seyir ortaklarınız (kediniz ya da depresyon hırkanız) var mı? İlginç ritüeller, sarsılmaz kurallar, tuhaf sayılabilecek alışkanlıklar… Sonra şöyle diyeceğim, “birdizihaber’i sosyal medyada beğenmeyi ve aşağıya yorum bırakmayı unutmayın.” O zaman arada “çantamda neler var, sabah rutinim, bitirdiklerim, hediye gelenler, Arzu’yla bir gün, A kişisi sayfama konuk oldu, X yapmama challenge” yazıları da yazsam mı? (Çünkü fenomen bir yazar olmak bunu gerektirir… Bugüne bugün basılı roman sahibi, taze bir polisiye yazarıyım da biraz)

***Bu arada, yazıya da ilham olan, Netflix’in Ocak ayında yayınladığı Film ve Dizi İzleme Alışkanlığı araştırması ilginç. Bakınız 22 ülkeden 37 bin kişi neler demiş.

Arzu Kayhan

Hayatın üçüncü sayfa polisiyesini yazıyor. Yabancılaşma temalı polisiye bir romanı var (YAD). Ayrıca çevirmen. Aslında bu bilgiler arama motorlarında zaten var. Sen Birdizihaber'den ve şuradan takip et yeter: www.sanahaber.blogspot.com

Önceki Yazı

Tokyo Ghoul: Re | Nasıl Başladı? Neler Oldu?

Sonraki Yazı

La Casa De Papel 3. Sezon Onayı Aldı