Maalesef yine olmadı. Takip ettiğim dizilerin yeni sezonları başlamadan ve bazılarının da sezon finalleri yaklaşmışken bu aralar film izlemeye zaman bulabilirim diye düşünüyordum fakat nafile. Gün geçmiyor ki yeni bir diziyle karşılaşmayayım. İşte yine kitaptan uyarlama bir seriyle karşınızdayım. Killing Eve, Luke Jennings’in bir suikastçiyi anlattığı ve dört kitaptan oluşan roman serisine dayanıyor. Sekiz bölümden oluşan dizi, 3 Nisan’da BBC America ekranlarında izleyiciyle buluştu. Çok kısa bir zamanda ikinci sezon onayını almayı başaran Killing Eve’i sizler için yorumladım. Hadi başlayalım;

Kimler Oynuyor

Killing Eve, geniş bir kadroya sahip değil zaten ilk sezonu sekiz bölümden oluşuyor. Olay daha çok ana karakterler etrafında döndüğü için kadronun fazla genişleyeceğini de sanmıyorum. Ayrıca şunu da belirteyim, birkaç isim dışında neredeyse tanıdık yüz yok ama kalite bakımından herhangi bir eksiklik hissetmeyeceğinize eminim. Hatta bazı oyuncuların çok iyi performanslarıyla, canlandırdıkları karakterleri çok seveceğinize inanıyorum. Detaya inmeden, öne çıkan oyunculardan ve bu isimlerin dizideki karakterlerinden bahsedecek olursam, pek öyle görünmese de kurnaz ve zeki bir MI5 (Military Intelligence Section 5 – İç İstihbarat Teşkilatı) masa başı görevlisi Eve Polastri (Sandra Oh), oldukça sempatik görüntüsünün altında keskin zekalı, psikopat bir canavar yatan, aynı zamanda tam bir sosyopat olan dünyanın en yetenekli suikastçilerinden biri Villanelle (Jodie Comer), MI6 (Military Intelligence Section 6 – Dış İstihbarat Teşkilatı) Rusya bölümü başkanı Carolyn Martens (Fiona Shaw), Eve’in öğretmen eşi Niko Polastri (Owen McDonnell), Eve’in asistanı Elena Felton (Kirby Howell-Baptiste), henüz tanışmadığımız, şimdilerde MI6’yla çalışan eski bir hacker (Sean Delaney) Kenny Stowton, Eve’in amiri (David Haig) Bill Pargrave ve Villanelle’nin kirli bağlantılarını ayarlayan (Kim Bodnia) Konstantin. Roman serisinin senaryoya aktarılmasından sorumlu isim aktris, yazar ve yönetmen olan Phoebe Waller-Bridge.

Konusu Neymiş?

Eve Polastri masa başı işinden pek memnun olmayan bir MI5 görevlisidir. Sahalarda olmayı, bir ajan olarak çalışmayı istemektedir. Bir cumartesi sabahı istediği şey bir anlamda ayağına gelir. Viyana’da Rus bir politikacı inanılması güç bir suikaste kurban gider. MI5’ın Rusya bölümü olaya el atar. Bu olayın etkisi biraz bile soğumadan İtalya’da aynı tarz bir cinayet daha gerçekleşince Eve’in suikastçiye olan ilgisi daha çok artar. Ajan olma hayalleri kuran Eve, Rus politikacı cinayetinin tanığını üstüne vazife olmadığı halde sorgular. Suikastçiye olan hayranlığı yüzünden konuya giderek artan bir iştahla daha fazla bağlanır. Tanığı tekrar sorgulamaya gider ve onun yüzünden hem masum sivillerin hem de kendi hayatı riske girer. Tabi bu durum MI5 tarafından hiç de hoş karşılanmaz. Ama Eve’in iştahı ve çabaları birinin dikkatini çekmeyi başarır. Artık kedi fare oyunu başlayabilir ama kimin kedi kimin fare olduğu ilerleyen bölümlerde anlaşılacaktır.

Ne Umdum Ne Buldum

Açıkçası bir iki isim dışında çok da aşina olduğum yüzler olmadığı için Killing Eve’i pek izlemeyi düşünmüyordum. Zaten takip listeme yeni bir dizi koymamak için bahane de aradığımı belirtmem gerek. Fakat dizinin sevilen bir roman serisinden uyarlandığını öğrenince bir şans tanımak istedim. İyi ki de tanımışım. Çok eğlenceli ve heyecan dolu bir diziyle karşılaştım. Killing Eve’de oyuncu performansları, çekimler ve senaryo kalite kokuyor. En önemlisi de gerilim dolu hikaye beklentimin tersine fazlasıyla eğlendiriyor. Müzikle arası iyi olanlar içinde ayrı bir parantez açmam gerekirse müziklerdeki çeşitlilik kulakların pasını silecek cinsten.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Killing Eve henüz fazla bilinen bir dizi değil. Ama izleyenler çok beğenmiş. Yorumların çoğunda olumlu görüşler hakim. Dizinin hemen hemen her yönüyle övgü aldığını söyleyebilirim ama oldukça eğlenceli olması en çok bahsedilenlerden. Birkaç tane olumsuz yoruma rastladım. Mesela dizinin vasat olduğu yönünde bir eleştiri gördüm ki hiç alakası olmadığını belirtmem gerek.

Kimler Bunu İzlemeli

Sonuç olarak Killing Eve, merkezinde bir suikastçinin ve onun etrafında yaşananların olduğu bir dizi. Gerilim var tabi ki ama tek başına değil. Zekice bir mizahla sarmalandığı için bol eğlenceyle de karşı karşıya kalacağınızdan hiç şüphem yok. Doğrusu spesifik olarak bir yapımdan örnek vermeye çalıştım ama bir türlü uygun bir şeyler bulamadım. Tür olarak kara mizah, gerilim, komedi, macera, aksiyon ya da gizem diyeceğim ama hepsinden biraz var demek en iyisi. Bu tarz olarak izlediğim ilk yapım olabilir.

Ben Beğendim Çünkü

Bana katılır mısınız bilemem ama ben İngiliz yapımlarında mizahın gayet başarılı bir şekilde aktarıldığına inanıyorum. Bu yüzden Killing Eve’in eğlenceli yanına bayıldığımı belirtmem gerek. Eve tamam da özellikle Villanelle karakterine daha ilk bölümden hayran olmuş durumdayım. Henüz Villanelle’in amacını tam olarak bilmiyoruz. Kitaplarda lükse düşkünlüğü öne çıkarılmış fakat ilk bölümden bu tam olarak anlaşılmıyor. Ben suikastleri sadece maddi kazanç elde etmek için işlediğini sanmıyorum. Bunu tam anlamıyla öğrenmek için diğer bölümleri beklemek gerekiyor. Ayrıca Eve’in ona olan hayranlığının nasıl şekilleneceği ve öz güveni çok yüksek olan Villanelle’in üstündeki bakışları fark ettiği zaman nasıl bir tavır sergileyeceğini gerçekten çok merak ediyorum. Bakalım bu kedi fare oyunu izleyici nerelere götürecek.