Patrick Melrose | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

2018’in merakla beklediğim yapımlarından dram ve kara mizah türündeki Patrick Melrose, 12 Mayıs’ta ilk bölümüyle izleyicinin karşısına çıktı. Showtime ve Sky Atlantic ortaklığında ekranlara gelen dizi, İngiliz yazar ve gazeteci Edward St. Aubyn’in roman serisinden esinlenmekte. Beş kitaptan oluşan bu roman serisi de yazarın kendi yaşamından esinlendiği bir yarı otobiyografi. Kitaplar Birleşik Krallık ve Amerika’da büyük bir hayran kitlesine sahip. Dizi ise kitaplarla aynı isimleri taşıyan beş bölümden oluşmakta. Bu kadar detaydan sonra ilk bölümü izlemek için fazla düşünmediğimi tahmin edebilirsiniz. Hadi başlayalım;

Kimler Oynuyor

Patrick Melrose, bir insanın çocukluğundan yetişkinliğine odaklandığı için kısıtlı bir kadroya sahip olacağı zaten düşünülemez. İlk bölümden kadronun geniş olduğunu ve giderek de genişleyeceğini rahatlıkla görebiliyorsunuz. Karakterlerin kişiliklerinden bahsetmek çok fazla spoiler’a neden olacağı için sadece ana oyuncuların ve canlandırdıkları karakterlerin isimlerinden bahsedeceğim. (Benedict Cumberbatch) Patrick Melrose, (Jennifer Jason Leigh) Eleanor Melrose, (Hugo Weaving) David Melrose, (Anna Madeley) Mary Melrose, (Allison Williams) Marianne, (Blythe Danner) Nancy, (Pip Torrens) Nicholas Pratt, (Jessica Raine) Julia, (Prasanna Puwanarajah) Johnny Hall, (Holliday Grainger) Bridget Watson Scott, (Indira Varma) Anne Moore, (Celia Imrie) Kettle. Benedict Cumberbatch’in aynı zamanda yardımcı yapımcı olduğu dizinin senarist koltuğunda David Nicholls bulunuyor. Etkileyici çekimlerden sorumlu olan kişi ise Alman yönetmen Edward Berger.

Konusu Neymiş

Patrick Melrose, yazar Edward St. Aubyn’in kendi hayatından esinlendiği bir karakter. Dolayısıyla dizi, yazarın dram yüklü hayatını yansıtıyor denebilir. Patrick Melrose, sorunlu ve ilgisiz bir üst sınıf İngiliz ailenin çocuğudur. Berbat bir çocukluktan sonra tahmin edeceğiniz üzere onun kadar kötü bir yetişkinlik yaşamaktadır. Alkolizm, eroin bağımlılığı derken ilişkilerin ve günlük hayatın getirdiği sıkıntılar dağ gibi büyümektedir. Öyle ki bahse girerim -çok acı bir gerçek olsa da- nasıl intihar etmediğine şaşıracaksınız. Ama bütün bu psikolojik çöküntünün içerisinde Patrick’in parlak zekasının sizlerin de dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Peki insanın darmadağın olması için sorunlu bir ailesinin olması yeterli bir sebep mi? Cevabınız ne olur bilemem ama Patrick’in (gerçek hayatta yazarın da) çocukluğunda yaşadığı, insanı insanlığından utandıran bir trajedi var ki… Burada anlatmanın ciddi spoiler olacağını düşündüğüm için bundan bahsetmeyeceğim ama izlerken sorumu düşünmenizi rica ederim.

Ne Umdum Ne Buldum

Dizinin konusu hakkında önceden bilgi sahibi değildim. Bu yüzden izlemeden önce ufak bir araştırma yapmak istedim. İyi ki de yapmışım. Kitapların çok sevildiğini ve yazarın hayatını anlattığını bilmesem muhtemelen yarısında sıkılıp izlemekten vazgeçebilirdim. Ayrıca bölümün ortalarından sonra, üstüne Sherlock karakteri yapışmış olsa da Benedict Cumberbatch’in üst düzey bir performans sergilediğine karar verdim. Dizinin çekimlerine de ayrıca şapka çıkartmak gerektiğini düşünüyorum. Okuyucular, kitapların, aristokrasinin yıkılışını resmettiğini düşünüyor. Bence dizisinde de buna ek olarak çocukluğun kişilik üzerindeki büyük etkisi gözler önüne seriliyor. Her dram dizisinde bir parça buna benzeyen trajedi bulunabilir ama ben ilk defa bütün bir dizinin bu tarz bir trajedi üzerine kurulduğuna şahit oldum ki bu beni fazlasıyla etkiledi.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Patrick Melrose, kitaplardan dolayısıyla konudan haberdar olan izleyicinin beğenisini kazanmayı başarmış. Dizinin sıkıcı olduğunu belirten yorumların, tıpkı benim gibi diziye sıfırdan yaklaşanlara ait olduğunu düşünüyorum. Fakat herkesin takdir ettiği ortak şey Benedict Cumtberbatch’in muazzam performansı olmuş. Bu rol için biçilmiş kaftan olduğu yorumlardaki hakim görüş ki buna ben de tamamıyla katılıyorum. Ayrıca şunu da belirtmem de fayda var, bu tarz kitaplardan uyarlama yapımlar genelde okuyucular tarafından pek beğenilmez ama Patrick Melrose onlardan da tam not almayı başarmış.

Kimler Bunu İzlemeli

Patrick Melrose, yoğun ve saf dramdan oluşan bir yapım. Dram derken öyle sular seller gibi ağlamak anlaşılmasın. Bence bunu, çocukluk travmalarının insanın hayatında nelere mal olduğuna dehşetle tanık olmanın verdiği can sıkıcı rahatsızlık diye düşünmek daha doğru olacaktır. Eğer bu tarz bir hayat hikayesi ilginizi çekmiyorsa kesinlikle vaktinizi harcamayın derim. Ama şunu da eklemem gerek konuya ne kadar uzak olursanız olun Benedict Cumberbatch’in harika oyunculuğunu mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Dizi dünyasından bir örnek veremeyeceğim ama Patrick Melrose’un, 1996 yapımı Trainspotting filmiyle benzer özellikler taşıdığı söylenmiş. Ben filmi izlemediğim için bu konuda yorum yapamayacağım.

Ben Beğendim Çünkü

İlk olarak yazarın hayat hikayesinin ve bunu cesaretle dile getirmesinin bir hayli ilgimi çektiğini söylemem gerek. Üstüne Benedict Cumberbatch’in harika performansı ve onun bu performansını iyice mükemmelleştiren dinamik çekimler beni diziye hayran bıraktı. İkinci bölümü sabırsızlıkla bekliyorum. Bakalım Patrick Melrose, hayatını düzene sokabilecek mi ve bunu denerken daha ne gibi sorunlarla karşı karşıya kalacak?

Utku Ertem

Önceki Yazı

Animelerdeki Anne Karakterleri

Sonraki Yazı

Amerikan Televizyonlarındaki Onay İptal Haberleri | Podcast