Safe | İlk Bölümü İzledim, Yorumluyorum

Netflix’in yeni dizisi Safe, geçtiğimiz günlerde sekiz bölümlük ilk sezonuyla yayınlandı. İngiliz dizisi havasında, Dexter’dan sonra ekranlarda görmeyi özlediğimiz Michael C. Hall‘ın yeni dizisi olan Safe, belirli kesimler tarafından merakla bekleniyordu. Hal böyle olunca ilk bölümü incelemek de farz oldu. O zaman buyurun bakalım dizi ilk bölümüyle beklentileri karşılamış mı?

Kimler Oynuyor?

Evet yukarıda da bahsettiğim gibi Michael C. Hall ana karakterimiz olan Tom’u canlandırıyor.  Kızı Jenny’i genç yetenek Amy James-Kelly canlandırıyor. Jericho ve Coronation Street gibi dizilerde çıkmış karşımıza. Dizinin dedektifi rolündeki Sophie’yi İngiliz oyuncu Amanda Abbington hayat veriyor. Bu arada kadronun neredeyse tamamı İngiliz, ve aslında yapım da Netflix’in İngiliz yapımı. Birçok İngiliz yapımında yer alan Amanda Abbington’ın en bilinen işi Sherlock sanırım. Tom’un yakın arkadaşı Pete’i ise bir başka İngiliz oyuncu Marc Warren oynuyor. Yapımcı koltuğunda da yazar Harlan Coben ve Richard Fee gibi isimlerin oturduğunu özellikle belirtmek isterim.

Konusu Neymiş?

Bir yıl önce eşini kaybetmiş olan Tom, iki kızıyla birlikte hayatına devam etmeye çalışıyor. İngiltere banliyösü diyebileceğimiz bir mekanı olan dizinin ilk bölümünde Tom’un komşularıyla ilişkisini izlerken diğer yandan çocuklarıyla olan diyaloğunu da görüyoruz. Bu arada kızlarından birinin bir gece kaybolmasıyla kızını aramaya başlayan Tom, etrafındaki insanların gerçekten tanıdığı insanlar olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. İlk bölümde bu belirgin değil tabii ki, kızı kaybolduğu için daha çok kızının yaş aralığındaki insanlarla, arkadaşlarıyla konuşup onu bulmaya çalışıyor ama çocukların ailelerindeki gariplik kendini belli ediyor. Bölüm finalindeki olayla birlikte işlerin değişeceği sinyaliyle bölüm bitiyor.

Ne Umdum Ne Buldum

Açıkçası diziye herhangi bir beklentim olmadan, “Netflix’te yeni ne varmış” diye düşünürken görüp başladım. Netflix’teki kısa tanıtımı ve kategorisinden dolayı dram ve gerilim ağırlıklı bir beklenti içine girdim ama bu beklentim “ilk bölümde bir şey olacak mı acaba”ya dönüştü ilk bölümde. Gerilim kategorisinin büyük bir kısımının ise “bir şey oldu mu, olacak mı?” beklentisinden ibaret olduğunu fark ettim. Dizinin bu tür dramaların genellikle yaptığı bir denklemle (ilk bölüm hikayeye girizgah olsun, pek bi şey söylemeyelim ama bölüm finalinde şaşırtalım) başlaması dizinin kalanında göreceklerim konusunda büyük beklentilere girmemi engelledi maalesef. Bir de dizinin hikayesinin İngiltere’de geçmesine rağmen Amerikanların çektiğini belli eden kısımları var ki… sevmedim, sevemedim.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Netflix’in son zamanlarındaki bir çok dizisinin başına gelen şey Safe için de geçerli olmuş sanırım. Diziyi ya çok sevenler var ya da “dayanamadım kapattım” diyenler… Michael C. Hall için heyecanlı olan ve onun her tür dizi-filmini izleyecek olan kitleyi bir kenera bırakırsak beğenenlerin beğenmeyenlerden daha çok olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ha, bir de herkes Michael C. Hall’in İngiliz aksanını hiç beceremediği konusunda hemfikir.

Kimler Bunu İzlemeli?

Dram ve gerilimi sevenlere hitap edecek bir yapım fakat buradaki gerilimin nedeni karakterlerimizin bilinmeyen yanlarının yavaş yavaş gün yüzüne çıkması. Ne yapacağını bilemediğimiz karakterlerimizin bu halleri, izleyiciyi gerebiliyor. Bu türe verebileceğin en başarılı iki örnekten birisi The Americans, diğeri de Damages’dır. Biraz bu havayı hissettim Safe’de. Ama net bir şeyler söylemek için sanırım biraz daha izlemek gerekecek.

Ben Arada Kaldım Çünkü

Harlan Coben gibi suç gerilim hikayeleri yazan bir yazarın elinden çıkan bir yapımı hemen “beğenmedim” diye not vermek çok adil olmamakla birlikte, Netflix’in son dönemki işlerine baktığımda yeni dizilerine korkuyla yaklaştığım da bir gerçek. Öte yandan bu tür dizilere birkaç bölüm şans vermek gerekir zira karakter dramasını ilk bölümden yansıtmak pek de kolay olmayan bir şey bence. Yalnız şunu da belirtmem gerekiyor ki bu tür dram ve gizem hikayelerinde sonuçta çıkan şeyden memnun olmama ihtimali de yüksek bir olasılık. İlk bölüm sonunda karakterlerin yüzlerindeki ifadelerden hissettiğim “önümüzdeki bölümlerde çok şey olacak” hissini beni meraklandırdı, evet. Tabii bir de karakterlerin “çok şey biliyorum ama hemen söylemeyeceğim” ifadesi de etkiliydi bunda. Bu ifadelerin benzerlerini yukarıda ismini geçirdiğim The Americans ve Damages gibi dizilerde gördüm ve bu beklentimi artırıyor. Ama bu merakım giderildikçe çıkacak sonuçlara “bu muymuş bunun sebebi, e çok saçma” deme olasılığım da oldukça yüksek. Çünkü Netflix son zamanlarda bana pek güven vermiyor. Yine de birkaç bölüm daha izlemeyi düşündüğüm bir dizi.

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

The Good Fight | Trump Etkisi | 2. Sezon İnceleme

Sonraki Yazı

Katilin “Şahsiyeti” | Bu işin de bir adabı var (mı?)