Netflix’in ilk Danimarka orijinal yapımı olan The Rain fragmanlarıyla oldukça ilgimi çekmişti ve uzun süredir heyecanla bekliyordum. Dizi ”dünyanın en mutlu, refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri olan Danimarka’da bir virüsün yağmurla birlikte yayılması sonrası medeniyet yok olursa neler olurdu?” sorusuna yanıt arıyor.

Kimler Oynuyor?

Dizi Danimarka yapımı olduğu için oyuncuları daha önce izlemediğimi belirtmeliyim. Alba August, Mikkel Boe Følsgaard, Lucas Lynggaard Tønnesen, Lars Simonsen, Iben Hjejle, Angela Bundalovic, Jessica Dinnage, Sonny Lindberg, Lukas Løkken, Bertil De Lorenzi ve Johannes Bah Kuhnke dizinin oyuncu kadrosunda yer alıyor. İlk bölüm neredeyse dört karakter üzerinden anlatıldığı için dört oyuncu üzerinden yorum yapabilirim. Iben Hjejle(Ellen) ve Mikkel Boe Følsgaard’ı (Martin) çocukların anne ve babası olarak çok kısa izleyebildik ikisinin de oyunculuğunu beğendim. Simone rolünde evin kız çocuğunu oynayan Alba August’un oyunculuğuna ise bölümün başından beri bayıldığımı söylemeliyim. Korkusunu, endişesini ve tüm duygularını oyuncu çok iyi yansıtmış. Lucas Lynggaard Tønnesen’i de evin küçük çocuğu Rasmus rolünde izledik ve başarılıydı.

Konusu Neymiş?

”MEDENİYET YOK OLSAYDI NE OLURDU?”

Yağmurla taşınan bir virüsün İskandinavya’daki insanları yok etmesinden beş yıl sonra sığınaklarından dışarı çıkan Danimarkalı iki kardeş, dışarıda medeniyete dair hiçbir şey kalmadığını görürler. Hayatta kalan bir grup gençle birlikte, terk edilmiş İskandinavya topraklarında tehlike dolu bir maceraya atılıp bir yaşam belirtisi bulmaya çalışırlar. Dizinin yaratıcılarından Jannik Tai Mosholt dizi ile ilgili şunları söyledi: “İskandinavya’da tüm sistem bir anda yok olsa nasıl olurdu düşüncesinden yola çıktık. İskandinavyalılar olarak sahip olduğumuz tüm ideolojiler ve tüm fikirler, gurur duyduğumuz sistemimiz ve toplumumuz ortadan kaybolsa ne olurdu? Medeniyet yok olsaydı tüm o fikirler ve ideolojiler hala var olabilecek miydi? Başlangıç fikri, İskandinavya’da felaket sonrası hikayesiydi. Netflix’in ilk Danimarka filmi için bir arayış içinde olduğunu öğrenince görüştük. Şanslıyız ki Netflix İskandinavya’da kıyamet sonrasını ele alacak hikaye fikrini beğendi. Hemen yazmaya başladık ve başlangıç fikrimize odaklandık. Elimizden geldiğince en iyi şekilde anlatmaya çalıştık.”

Ne Umdum Ne Buldum?

Fragmanı çıktığından beri merakla beklediğim bir diziydi The Rain. Gerek konusu, gerek İskandinav ülkelerinin o soğuk atmosferini izlemeyi sevdiğim için beğenebileceğimi düşünüyordum. İlk bölüm itibariyle dizi oldukça tatmin edici. Hayatta kalma içgüdüsü, kapalı bir yere sıkışıp kalmanın vermiş olduğu çaresizliği dizi çok güzel yansıttı.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Sosyal medyada diziyi izleyip beğenenlerin sayısı oldukça fazla. Dizinin konusunun hayatta kalma mücadelesi olduğundan bahsedip izlenmesini tavsiye edenler var. Sadece birkaç yorumda dizinin yeterli etkiyi uyandırmadığı belirtilmiş.

Kimler Bunu İzlemeli?

The Rain, konusu itibariyle hayatta kalma mücadelesini anlatan bir dizi. Eğer Lost tarzında dizilerden hoşlanıyorsanız The Rain’e şans verebilirsiniz. İskandinav dizilerinin soğuk ve kasvetli atmosferini sevenler de izleyebilir. Atmosfer olarak Dark’a benzediğini söyleyebilirim.

Ben Beğendim Çünkü…

Fragman çıktığından beri büyük bir merakla diziyi bekliyordum. Konusu ve atmosferi beni oldukça cezbetmişti. İskandinav dizilerinin o karanlık atmosferini hep sevmişimdir, bu dizide de o kasveti bulabildiğim için kendi adıma çok mutlu oldum. Simone ve Rasmus’un hayatta kalma çabası, çaresizlikleri çok güzel anlatıldı. Bölümün sadece dört karakter üzerinden anlatılması biraz can sıksa da ilerleyen bölümlerde kardeşlere eşlik edecek birilerinin olacağı da aşikar. Oyunculukları da beğendiğimi belirtmeliyim.