FX’in bu baharda yayınlamaya başladığı bir dizi olan Trust, konusu, kadrosu ve sinematografisiyle dikkat edilmesi gereken dizilerden. Hal böyle olunca ilk bölümü incelemek de farz oldu. Kaldı ki geçtiğimiz hafta, Ayça, Kamil ve Ozan’la her hafta yaptığımız podcast programlarımızda konuştuğumuz konulardan birisi de Trust’dı. Geçen hafta uzun uzun konuştuk ama ben dayanamadım yine de bir ilk bölüm incelemesi yazayım dedim. Zaten Ozan da dayanamamış, o da şurada incelemesini yapmıştı.

Kimler Oynuyor?

FX’in iddalı dizilerinden olan Trust’ın en dikkat çeken taraflarından birisi kadrosu. Donald Sutherland‘ın Paul Getty‘i canlandırdığı dizide Hilary Swank Gail Getty‘i canlandırıyor. Kadro gerçekten çok iyi. İki Golden Globe ödüllü Donald Sutherland’ı beyaz perdede mükemmel işlerde izledik fakat aslında televizyonu da pek bırakmış bir oyuncu değil. Genellikle mini serilerde çıktı karşımıza. Öte yandan iki Oscar ödüllü Hilary Swank’ı neredeyse 20 yıldır beyaz ekranda izlememiştik. Televizyon izleyicisi için güzel bir sürpriz. Dizide izlemesi keyifli bir başka isim olan James Fletcher Chence karakterini ise yine sinemadan hatırlayabileceğiniz bir isim olan Brendan Fraser canlandırıyor. Dizinin ağır topları bunlar ama bir de torun Paul Getty‘i canlandıran genç yetenek Harris Dickinson var ki, kesinlikle geleceğin parlak isimlerinden birisi olacağını söylüyor dizide.

Kamera arkasına baktığımızda ise 127 Hours, 28 Days Later ve Slumdog Millionaire gibi filmleri yönetmiş bir isim olan Danny Boyle‘i yönetmen koltuğunda oturuyor. En azından ilk üç bölümü o yönetmiş. Zaten dizinin merakla beklenmesinin nedenlerinden birisi de kendisidir.

Konusu Neymiş?

Kısaca 1973 yılında, multi-milyoner Getty Oil’in sahibi Paul Getty’nin torunu üçüncü nesil Paul Getty’nin kaçırılması üzerine şekillenen olayları analatıyor diyebileceğimiz hikaye, bir kaçırılma hikayesi gibi dursa da tam olarak öyle değil aslında. Paul Getty’nin yaşadığı malikanede başlıyor hikaye, önce onun ve evde birlikte yaşadığı kadınların hayatına göz atıyoruz. İlk bölüm hemen hemen bundan ibaret diyebilirim. Zira Paul’un kadınlarıyla olan ilişkileri bir yana, aslında oğullarıyla olan sağlıksız diyaloğunu gördük sıklıkla. Ve bir anda gelen torun Paul’la vakit geçiren dede Paul, bir an torunun farklı olabileceğini düşünse de, yine bir hayal kırıklığı yaşıyor. Ama torun Paul’un farklı sorunları var ve bu sorunlar onun kaçırılması sonucunu doğuruyor.

Ne Umdum Ne Buldum

Aslını isterseniz daha ilk fragmanlarını izlediğim zamandan beri başarılı bir dönem dizisi izleyeceğimi tahmin ediyordum. Beklediğimden de iyi bir yapım çıktı karşıma. Dönem dizisi diyorum fakat tarihi bir havası yok. Ama dizinin döneme yani 70’lere olan hakimiyeti çok iyi, arka planda gördüğümüz 1970’ler bazen haberlerde bazen kısa kısa görüntülerle çıkıyor karşımıza. Eh bu da izleyiciyi içine almayı fazlasıyla başarıyor. Karakterlerin ilginçliği zaten başlı başına izleme sebebi.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Dizinin kaliteli yapısına rağmen pek izlendiğini düşünmüyorum. Zira sosyal medyada kim ne demiş diye araştırırken pek bir yorum göremedim maalesef. Gördüğüm kısıtlı yorumlarınsa geneli olumluydu. Hatta performansları baya beğenmişler. Dizinin şimdiden Emmy adaylıklarına kesin gözüyle bakılıyor. Olumsuz yorum görmedim gibi bir şey.

Kimler Bunu İzlemeli?

Yukarıda dizi için dönem dizisi dedim ama biraz daha aile odaklı bir dönem bu aslında. Getty’ler odağımız. O yüzden arkaplanda gördüklerimizin çok önemi yok ama dizinin dokusuna yaptıkları mükemmel dokunuşlar seyir zevkini o kadar etkiliyor ki, izleyici kitlesini etkileyecek bir şekilde yapıyor hem de. Velhasıl dönem dizileri seviyorsanız kesinlikle size hitap edecek. Fakat dizinin “zengin” havasını da es geçmemek lazım. Sadece para zenginliğinden bahsetmiyorum üstelik, karakterlerin insan harcamadaki üstün başarısı kesinlikle görülmeye değer.

Ben Beğendim Çünkü

Dizinin dönem hakimliği ve karaktrer zenginliği kesinlikle görülmeye değer. Paul Getty uzun zamandır görmediğim kadar ilginç bir karakter. Ne, ne yapmak isteğini anlıyorsunuz ne de bir şeyler yaptığında buradaki amacını… Getty’lerin her biri ayrı ilginçlikte. Karakter gelişimlerinin ne kadarını nasıl görürüz bilemiyorum ama şimdiki hallerini anlamak bile izleyiciyi yeterince meşgül edeceği için, üstüne bir de kaçırma hikayesini takip etmek seyir zevkini bir hayli artırıyor. Sinematografisindeki, çekimlerindeki özellikle dönem müziklerindeki başarı için ayrıca alkışlanmalı. Donald Sutherland ve Hilary Swank’ı televizyonda görmeyi çok özlemişim. Brendan Fraser‘ın etkisini de es geçmeyelim onun etkisi de çok önemli hikayede. Velhasıl dizi izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor. Göz atmadan geçmeyin derim.