Paradise Kiss | Moda Aşkına!

Efendim bu sefer size biraz eski bir anime tanıtacağım. Eski ama belli bir kesim izleyicinin çoktan radarına girmiş, özel bir yeri olan anime. Nedenini başta anlatayım hemen; Paradise Kiss mangadan uyarlanmış animelerden birisi. Manganın yazarı ise Ai Yazawa. Kendisi josei türü mangaların mihenk taşı olan Nana’nın da mangakasıdır. Eh, Nana da ne mangası ne de animesi bitmemiş bir yapım olarak içimizde yara olduğu için Ai Yazawa’nın başka dünyaları da ilgimizi çekiyor. Paradise Kiss’de işte böyle bir dünya. Nana’da müzik dünyası fonumuzu oluştururken Paradise Kiss’de moda dünyası fonumuz olmuş.

Hemen künyesinden bahsedeyim kısaca; yazar ve yönetmen koltuğunda Kobayashi Osamu oturuyor. Kendisi Becks ve Mahoutsukai ni Taisetsu na Koto: Natsu no Sora gibi animelerin de arkasındaki isim aynı zamanda. Müziklerini Narasaki yapmış, gayet de güzel yapmış, zira Deadman Wonderland’da da güzel bir iş çıkarmıştı.

2005 son bahar sezonunda yayınlanmış bir anime Paradise Kiss. 12 bölüm sürmüş ve gündelik hayat, komedi, drama, romantik ve elbette josei türünde hazırlanmış bir yapım. Stüdyosuysa bize mükemmel animeler vermiş Madhouse. Seiyuu kadrosu da hiç fena değil aslında. Yukari karakterini seslendiren Yamada Yu‘nun ve Arashi karakterini seslendiren Mizutani Shunsuke‘nin  başka hiç bir performansı olmasa da, seride oldukça başarılı bir iş çıkarmışlar. Öte yandan ana karakterlerimizden olan George‘yi seslendiren Kenji Hamada popüler denebilecek bir isim. Gungrave’de Harry ve Kuroko no Basket’de Teppei gibi karakterleri seslendirmiş.  Fakat animenin en popüler seiyuusu Rie Kugimiya. Kendisi animede Isabella karakterini seslendiriyor. Özellikle tsundere karakterleri ve erkek karakterler seslendirmesiyle tanınan Rie Kugimiya’nın en bilinen performansları arasında Fairy Tail – Happy, Fullmetal Alchemist: Brotherhood – Alphonse, Gintama – Kagura ve Toradora! – Taiga gibi daha saymakla bitiremeyeceğim birçok karakter var.

Paradise Kiss, Yukari isimli lise öğrencisinin şans eseri tanıştığı bir grup sanat eğitimi alan öğrenciyle tanışmasını ve hayatının değişmesini anlatıyor diyebiliriz kısaca. Arashi, Isabella, Sakurada ve George isminde dört gencin kendi moda evlerini açmak için toplandıkları, kendi koleksiyonlarını hazırladıkları ParaKiss isimli mekanda başlayan anime ilerleyen bölümlerinde şehrin çeşitli mekanlarına taşınıyor ve farklı kimlikleri izleyicisine sunuyor. Yukari’nin hayatını değiştirmek istemesine rağmen değiştirmek istediği bu hayattan ne istediğini bilmeyen tavrına karşılık George’nin kendinden emin duruşu animenin en güzel kontrastlığı olmuş. Isabella üzerinden izlediğimiz kişiliğin ve karakterin önemiyse bambaşka boyutta olmuş.

Elbette geçmişleriyle bağlarını koparamadıkları gibi, bu yükü yanında taşıyan karakterlerimiz de çok. Aile ilişkilerindeki çarpıklıklar moda gibi gösterişli bir alanla birleşlince ortaya ilginç dialoglar çıkmış. Animenin josei kısmını da ciddi bir şekilde hissediyoruz bu anlamda. Yukari ne yapması gerektiğine karar verirken izlediği yollar, diğer karakterlerle girdiği dialoglar fazlasıyla gerçekçi. Yine de bu “gerçekçiliği” bir grup genç öğrenci nezlinde işlendiğini hatırlatmakta fayda var.

Ne var ki animenin en büyük handikapı daha önce Nana gibi josei dendiği zaman ilk akla gelen animeyle yarışıyor olması. Konsept olarak sundukları benzer hava bir yana mangakalarının da aynı kişi olması hatta çizimlerinin bile neredeyse aynı olması bu kıyaslamayı kaçınılmaz yapıyor. Üstelik Paradise Kiss’de de Nana’daki gibi punk tarzını ve Sid Vicious etkisini görebilirsiniz. Fakat Nana kadar derin olmaması ya da olamaması Paradise Kiss’in en büyük eksisi olmuş. Hal böyle olunca Nana’nın gerisinde kalmış haliyle. 12 bölüm olması da slice of life gibi izledikçe izlenilesi bir tür için, hele ki böyle bir josei için fazla kısa gelebilir. Zira hikaye gelişiyor ama bir türlü tam anlamıyla derinleşemiyor. Yine de animenin anlatmak istedikleri yakalanabiliyor. Soğuk gerçekçiliğini de artı olarak ekleyebiliriz. Abartı bir sahne olmaması animenin bir başka artı sayılabilecek kısmı.

Paradise Kiss, Nana’dan bağımsız izlenebilirse oldukça iyi bir anime aslında. Türüne de güzel bir örnek. Özellikle josei seviyorsanız kaçırmayın derim. Animenin bir de live-action filmi olduğunu da ekleyeyim. İkisini de izlemiş birisi olarak söyleyebilirim ki sonları dışında repliklerine kadar neredeyse aynı olmuşlar. Buyurun bu da anime fragmanı;

 

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Sharp Objects | 2. Bölüm İncelemesi

Sonraki Yazı

The Handmaid’s Tale | 2. Sezon İnceleme | Soruyorum