Wotaku ni Koi wa Muzukashii | Otakuysanız Aşk Size Zor

Efendim yılın en eğlenceli animelerinden birisiyle daha karşınızdayım. Hem de hitap ettiği kitlenin çok spesifik olduğu ve otaku dünyasıyla ilgili anime izleyicilerinin kendinden çok şey bulacağı bir animeyle… 2018 İlkbahar  animesi olan Wotaku ni Koi wa Muzukashii, 11 bölüm süren bir romantik, komedi serisi. İngilizce ismi WotaKoi, Love is Hard for Otaku ve evet otakuların zorlu (!) hayatını komik bir şekilde anlatıyor.

Animenin asıl karakterlerinden birisi olan Nifuji Hirotaka karakterini Itou Kento seslendiriyor. Kendisi oldukça yeni bir isim. Zaten bu animede de son zamanlarda bir çok yapımda karşımıza çıkan bir durum olan yeni seiyuulara asıl karakterlerini seslendirme taktiği kullanılmış. Kadronun ağır topu diyebileceğim isimleriyse animenin yan karakteri olarak yer vermiş. Bu yöntem yeni seiyuuların tanınmasına yardımcı olduğu gibi eski, tanınan ve bilinen isimlerin yer almasıyla da animenin tanınmasını sağladığı bir gerçek. Yani bir taşla iki kuş. Kadroya dönersem; bir diğer önemli karakterimiz olan Momose Narumi’yi Date Arisa seslendiriyor. O da Kento kadar olmasa da yeni bir isim.

Gelelim yan karakterlere Koyanagi Hanako’yu çok sevdiğim kendisi için izlemem dediğim animeleri izleyebileceğim seiyuu Sawashiro Miyuki seslendiriyor. Kadronun ağır toplarından diyebiliriz, evet. Daha önce Fairy Tale’de Ultear, UI ve Vergo, Gekkan Shoujo Nozaki-kun’da Suzuya, Kokoro Connect’de Himeko ve Psycho-Pass’de Shion gibi performanslarını görmüş, dinlemiş ve hayran kalmıştım. Burada da deneyimini konuşturmuş. Bir diğer önemli yan karakter seiyuusu ise Nifuji Naoya’yı seslendiren Kaji Yuki olmuş. Ayıla bayıla dinlediğim, sadece onun için anime izlediğim bir diğer isim de Kaji Yuki’dir, evet. Boku no Hero Academia’da Todoroki, Kiznaiver’da Katsuhiro, Noragami’de Yukine, Shingeki no Kyojin’de Eren ve Tokyo Ghoul’da Ayato başarılı bulduğum, ilk aklıma gelen performansları.

Gelelim konusuna. Konusunu anlatırken de girizgahta bahsettiğim otakuluk mevzusunu biraz açayım diyorum. Momose yeni iş yerine başlayan bir ofis çalışanı. Ama herkesden sakmalaya çalıştığı bir sırrı var. O da kendisinin kelimenin tam alamıyla bir otaku olduğu… Bu sırrının bilinmesini istemiyor çünkü Japonya’da otakuluk aslında övünülecek bir şey değil. Hatta baya hakaret olarak bile kullanılabiliyor. Yani burada “ben otakuyum yea” diye övündüğünüz bu özelliğinizle Japonya’da iğrenerek bakan yüz ifadeleriyle “ne? otaku musun? Allah başka dert vermesin” benzeri tepkileriyle karşılaşıp ciddiye alınmayan bir insan olursunuz. İşte Momose’de bundan korktuğu için -zira eski deneyimleri de bunu ispatlar niteliktedir- yeni iş yerindeki kimseye otaku olduğunu söylemez. Ama şans eseri eski bir otaku arkadaşını aynı şirkette görünce işler değişir. Önce kendi üstü Hanako’ya sonra da karşılaştığı eski arkadaşı Hirotaka’nın üstü Kabakura’ya otaku olduğunu söylemek zorunda kalır. Momose başta çekingen olsa da, Hanako ve Kabakura’nın da otaku olduğunu öğrenince çok sevinir ve mükemmel dörtlümüz oluşur.

Ne var ki anime otaku olmak ya da olmamayı anlatmıyor sadece.  Hirotaka’nın Momose’ye çıkma teklif etmesi üzerine Momose’nin Hanako ve Kabakura’nın sevgili olduğunu öğrenmesi de eklenince karşımıza otakuluklarıyla yaşamaya çalışmakla kalmayan bir de iyi bir sevgili olmaya çalışan iki çift insan çıkıyor. Otakulukta birleşiyorlar dedim bu arkadaş grubumuz için ama farklı türlerde otakuluk olduğunu da ekleyeyim bu bilgiye. Mesela Hirotaka oyun otakusuyken Hanako cosplay otakusu, Momose ve Kabakura için daha çok anime ve manga otakusu diyebiliriz. Yani otakulukta bile aslında tam olarak birleşemeyen grubumuzun sosyal hayatlarını izlemek bir o kadar keyif verici zaman vaadediyor. Sözünü de tutuyor açıkçası anime.

Hikaye olarak animenin belirli bir yere gittini düşünmemekle birlikte karakterlerin içinde bulundukları durumlar eğlenceli ve komik. Zekice hazırlanmış sahnelerin ve repliklerin kalitesini hemen fark edebiliyorsunuz. Sıkı bir anime izleyicisi ya da gamersanız kendinizden çok şey bulacağınız bir yapım olmuş. Ayrıca yapımın  farklı oyun, anime ve mangalardan referans vermekten çekinmemesi de çok hoş olmuş. Mesela karakterlerimizi muhtemelen sizin bildiğiniz ya da daha önce gördüğünüz bir animeyi izlerken, mangayı okurken görebiliyorsunuz.

Öte yandan fujoshilik gibi spesifik içeriklerinin olması animeyi daha ilginç yapıyor. Türüne romantik – komedi dedik ama slice of life, seinen ve joseiye yakın duruşunu da var animenin. Karakterlerin yaşlarının 25 civarı olması, iş dünyasında olmaları ve otakulukla sadece ilişkilerini değil aynı zamanda profesyonel iş hayatlarını da beraber yürütmeye çalışmaları izleyici kitlesini de etkiler diye düşünüyorum. Bu da güzel bir artı oluşturuyor. Karakterlerin, jeneriğin, çizimlerin ve canlı renklerinin Gekkan Shoujo Nozaki-kun‘la benzerlik gösterdiğini de belirtmeden geçemeyeceğim. Onu sevdiyseniz bunu da seversiniz yani. Velhasıl eğlenceli anime olmuş efendim, İlkbahar sezonunun dişe dokunur, izlenmeyi sonuna kadar hak eden yapımlarından. Diğeri de Hinamatsuri zaten, onu da bir önceki yazımda tanıtmıştım.

Şuraya da her bölümde iki defa izlediğim açılış jeneriğini iliştiriyorum, ay çok sevimliler (gözlerinden kalp çıkan emoji var burada);

https://www.youtube.com/watch?v=vRxLin8EEe0&frags=pl%2Cwn

 

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Mutlaka İzlemeniz Gereken 5 Netflix Belgeseli

Sonraki Yazı

Darısı Başımıza | Yan Karakteriyle Güldüren Komedi Dizisi