Kokuyu Aldınız mı? – Better Call Saul 4. Sezon 1. Bölüm

AMC efsanesi Breaking Bad’in spin-off’u Better Call Saul, 6 Ağustos’ta dördüncü sezonuyla izleyiciye merhaba dedi. Geçtiğimiz sezon finaliyle başta Chuck’ın akıbeti olmak üzere birçok soru işaretiyle bizleri baş başa bırakan dizi, hiç beklemediğim kadar net cevaplarla geri döndü. Birdizihaber ekibi olarak bu sezonu yazarlarımızla soruyorum konseptimizle incelemeye karar verdik. Sezonun ilk bölümü Smoke’u tıpkı benim gibi Better Call Saul hayranı olan Salih’le beraber sorularla konuştuk. Haydi başlayalım:

Utku: Biz de sohbetimize Better Call Saul’daki gibi siyah beyaz açılış sahneleriyle başlayalım. Üç sezondur, Jimmy’nin (Saul) Breaking Bad sonrası hayatını gösteren bu sahneler ben de hep bir üzüntü ve merak yaratmıştı. Bu sefer merakım arttı ama aynı zamanda fazlasıyla gerildiğimi söylemem gerek. Tabii ki Saul’un yakalanacağını düşünmedim ama yine de hissettiğim gerginlik Bob Odenkirk’ün harika oyunculuğunun ispatı diye düşünüyorum, katılır mısın?

Salih: Bob Odenkirk, Breaking Bad’de ilk kez göründüğünden beri sahne aldığı her bölümde üzerine koyduğu performanslar sergiledi. Zaten Breaking Bad’de yardımcı karakter olmasına rağmen bu kadar başarılı olan bir adama spin-off yapılmaması çok yanlış olurdu. Sağolsun Bob Odenkirk beklentilerimizin de üstüne çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. Breaking Bad’deki son sahnesinde içim baya burkulmuştu. Şimdi “Gene” olarak göründüğü sahneleri de içim hafif buruk izliyorum. Popüler bir fikir olmayabilir ama Jimmy/Saul/Gene karakterinin şimdiden Walter White’dan daha ilgi çekici olduğunu düşünüyorum, tabii bunda altını çizdiğimiz oyunculuğun da çok büyük payı var. Gelecek bölüm ve sezonlarda da daha iyi ve beğenilen bir karakter olacaktır bence.

Utku: Ben Smoke’un, Breaking Bad’d de izlediğimiz karakterlerin geçmişiyle ilgili soru işaretlerini açıkça olmasa da aydınlatan bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Örneğin Don Hector ‘Tio’ Salamanca’nın sağlık probleminin nereden kaynaklandığını, Mike Ehrmantraut’un Lydia Rodarte-Quayle vasıtasıyla Gustavo ‘Gus’ Fring’le çalışmaya başlayacağını ve bölümün son sahnesinde Jimmy’nin sırtındaki tüm yükü aniden bırakmasıyla Saul Goodman’ın nasıl ortaya çıktığını gördük. Tabii bu saydıklarım benim tahminlerim, sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Salih: Evet hepsine katılıyorum. Breaking Bad’de olacakların temeli atılmaya başlanmıştı zaten önceki sezonda, bu sezonun ilk bölümündeyse bu temel atma çalışmaları baya hızlandı. Jimmy haricindekiler için apaçık olaylar beklemeye hakkımız yok sonuçta onlar Breaking Bad’de de Better Call Saul’da da yardımcı karakterler. Fakat Jimmy’nin Saul’a dönüşümünün hızlanması gerektiğini düşünüyorum artık. Yani dizinin amacı baştan beri buydu aslında. Bir karakterin başka bir karaktere dönüşümünü izleyecektik ama ben bu aşamaların bu kadar yavaş işleneceğini düşünmemiştim. Üç sezon geride bıraktık ve Saul’a geçişe dair bir şey görememiştik, ta ki 4. sezonun ilk bölümüne kadar.

Utku: Kendisinden, dizinin sevenlerinden çoğu gibi ben de pek hazzetmiyordum ama yine de Chuck’ın ölümü bana oldukça etkisiz gibi geldi. Etkisiz derken Jimmy’nin hayatında bu kadar önemli bir karakterin kaybı gerekli sesi getirmedi, basitçe geçiştirildi. Bu konuda bir bilgim yok ama sanki Michael McKean (Chuck) senaristler Vince Gilligan ve Peter Gould’la sıkıntı yaşamış, alelacele karakterine bir son yazılmış gibi apar topar diziden çıkmış. Bu konuda bana katılıyor musun?

Salih: Jimmy’yi beklediğim kadar derinden etkilemese de bence Chuck’ın ölümü dizi için bir dönüm noktası. Az önce de bahsettiğimiz gibi Jimmy’den Saul’a geçişi başlatan olay. Zaten Jimmy’nin dönüşümünü engelleyen de Chuck’tı, istese de istemese de Jimmy’nin ondan çok fazla etkilendiği apaçık ortadaydı. Chuck’a ne kadar sinir olsam da onun dizi için önemli bir karakter olduğunu kabul etmeliyim. Hatta kendisini şimdiden özledim. Diziye bambaşka bir hava kattığını yokluğunda farkettim. İlk üç sezonda diziye böyle etkisi olmuş bir karakterin ölümünün zayıf kalmasını ben de senin gibi anlayamadım.

Utku: Daha önceki konuşmalarımızda değinmiştim Better Call Saul’da en sevdiğim karakterin Mike olduğuna. Tabii bunda Breaking Bad’den gelen bir hayranlık olduğunu itiraf etmem gerek. Ama dizinin başından beri beklentimin yüksek olduğu başka bir karakter var. Nacho. Hatta şimdiye kadar dizideki varlığı yönünden tam anlamıyla hayal kırıklığı yaşıyordum ama bu sezonun ilk bölümünde anlaşıldı ki Nacho artık Gus’ın radarına girdi. Bu sezon Gus’ın da etkisiyle karakterinin muazzam potansiyelini ortaya çıkaracağına inanıyorum. Peki senin favori karakterin ya da karakterlerin hangisi?

Salih: Better Call Saul daha çok abi kardeş olan iki karaktere yoğunlaştı geçtiğimiz üç sezonda ama yardımcı karakterler açısından da çok zengin bir dizi. Mike’ın karizması ve o sakinliği beni de kendisine hayran bırakıyor ama Kim Wexler benim en başarılı bulduğum yardımcı karakter. İlk bölümde neydi şimdi ne oldu, arada çok ciddi bir fark yani gelişim var. Hem kendi karakteri iyi yönde evrildi hem de Jimmy ile olan ilişkisi. Doğruluk yolunda çalışırken bazen bir yandan da Jimmy’nin gazına gelerek insanları dolandırsa bile son sezon bittiğinde Kim’e daha çok güveniyordum Jimmy’ye nazaran. Ama maalesef Jimmy’nin Saul’a dönüşümüyle Kim karakterini kaybedeceğimiz neredeyse kesin.  

Utku: Geçen üç sezonda dizinin, sevenlerinin çoğunu biraz hayal kırıklığına uğrattığını düşünüyorum. Bunun en büyük, belki de tek sebebi Saul Goodman’ı bir türlü hukuk ve suç dünyasında göremememiz oldu. İkinci soruda senin de söylediğin gibi Jimmy’nin Saul’a dönüşümü bu sezon itibarıyla bayağı hızlanacak gibi. Sen ne düşünüyorsun bu konuda? Şunu da sorayım, Jimmy’nin dönüşümü diziye gelen eleştirileri savuşturmaya yeter mi yoksa başka dokunuşlar da gerekiyor mu?

Salih: Dizi kalitesinden bir an bile ödün vermese de dediğin gibi olay örgüsü olarak izleyicilerin beklentisini bir türlü tam olarak karşılayamadı. Aslında Breaking Bad’den de alışık olduğumuz bu yazar kadrosu hikayeyi yavaş işlemeyi sever. Buna hayranlar olarak alıştığımız için Better Call Saul’da bunu sorun etmiyoruz ama biraz da hızlansa iyi olur sanki. Jimmy’nin dönüşümü eğer başarılı işlenirse eleştirileri savuşturmaya yeter ama ben daha fazlasını bekliyorum. Mike’ın artık suç dünyasında daha fazla etkin olacağını düşünüyorum mesela. Bu da diziyi hareketlendirecektir çünkü izleyici kitlesinde Mike’ı sevmeyen birinin olduğunu hiç sanmıyorum. Son olarak Breaking Bad’den tanımış olduğumuz karakterleri görmenin de bu duruma faydası olacaktır. 4. sezonun ilk bölümünde DEA lafı geçtiği için ilerleyen bölümlerde Hank’i görme ihtimalimiz var bence.

Mike konusundaki düşüncelerine katılıyorum ayrıca Hank tahminin beni heyecanlandırmaya yetti. Açıkçası bu sezondan daha fazla beklenti içinde olduğumuz kesin, umarım sezon sonunda tüm beklentilerimiz karşılanmış olur. Bu eğlenceli sohbet için sana çok teşekkür ederim.

 

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Animeye Başlayacaklara İzleme Rehberi

Sonraki Yazı

Escape at Dannemora’nın Fragmanı Yayınlandı