Bodyguard | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Sonbahar ayları yabancı dizi sevenler tarafından her zaman büyük bir heyecanla beklenir. Bir yandan devam eden dizilerin yeni sezonları bu dönemde başlar öte yandan yaza veda ederken yeni diziler bir bir görücüye çıkar. İşte bu yeni dizilerden biri Bodyguard, ilk bölümüyle 26 Ağustos’ta BBC One ekranlarında izleyiciyle buluştu. Altı bölümden oluşan dizinin uluslararası dağıtımını ITV Studios gerçekleştirmekte.

Bodyguard’ın İlk bölümünü izledikten sonra hakkında bir Yorumluyorum yazmak için fazla düşünmedim. Hadi başlayalım;

Kimler Oynuyor

Bodyguard, birkaç tanıdık sima dışında benim için pek bilindik isimlerden oluşmuyor. Baş rolü tanımayan ve onun kalitesini eleştirecek biri yoktur herhalde. O yüzden onu hariç tutarak söylüyorum, ana kadrodaki bütün isimlerin bu diziden sonra bir hayli dikkatinizi çekeceğini düşünüyorum.

Ana karakteri tanıtırken bir konuda biraz bilgi verme ihtiyacı hissediyorum. Zira İngiltere Emniyet Teşkilatı benim için tam bir keşmekeş. Neredeyse izlediğim her İngiliz polisiyesi ya da suç dizisinde ayrı bir birimle karşılaşıyorum. Her çevirmen de kendi bildiği unvanları kullanınca ortaya tam bir kaos çıkıyor. Bunun önüne geçmek için bu konuda biraz bilgi vermek daha faydalı olacaktır. David Budd; (Richard Madden) boşanma aşamasında, iki çocuk babası ve bir Afganistan Savaşı gazisidir. Koruma Komutanlığında özel koruma olarak görev yapmaktadır. Peki nedir bu Koruma Komutanlığı? Londra Büyükşehir Polis Teşkilatının Özel Operasyonlar Müdürlüğündeki üç Komutanlıktan biridir. Komuta, koruyucu güvenlik konusunda uzmanlaşmıştır ve iki bölüme ayrılmaktadır: Kraliyet Ailesine, hükûmet yetkililerine ve diplomatlara koruma sağlayan Royalty and Specialist Protection (RaSP); hükûmet binalarına, parlamentoya ait malikanelere ve yabancı misyonlara koruma sağlayan Parlamento Koruması ve Diplomatik Koruma – Parliamentary and Diplomatic Protection (PaDP).

David’in korumakla görevlendirildiği İçişleri Bakanı Julia Montague (Keeley Hawes), David’le bağları koparma noktasına gelmiş, iki çocuğunun annesi ve bir hastanede hemşire olarak çalışan eşi Vicky Budd (Sophie Rundle), Bakanın özel danışmanı Rob MacDonald (Paul Ready), Koruma Komutanlığı Başkanı aynı zamanda David’in patronu Başmüfettiş Loraine Craddock (Pippa Haywood), David’in tıpkı kendisi gibi savaş gazisi olan ve savaş karşıtı Gaziler Barış Grubu Başkanı, arkadaşı Andy Apsted (Tom Brooke) ve Bakanın eski eşi, üyesi olduğu partinin Baş Denetçisi Roger Penhaligon (Nicholas Gleaves).

Bu yazdığım karakterler ilk bölüm itibarıyla ön plana çıkan isimler. Bölümler ilerledikçe daha fazla isim dizide boy gösterecek. Unutmadan şunu da belirteyim, yardımcı karakter sayısı da oldukça dikkat çekici. Bodyguard’ın senarist koltuğunda da Jed Mercurio bulunuyor.

Konusu Neymiş

Polis Çavuşu David Budd, iki çocuğuyla birlikte Glasgow’dan Londra’ya trenle dönmektedir. Tren bir istasyonda durduğu esnada şüpheli bir şahsı fark eder. Muhtemelen eski asker olmasının verdiği avantajla, içgüdüleri hızlı bir şekilde harekete geçer ve görev başında olmadığı halde olaya müdahale eder. Sonrasında yaşananların, izlediğiniz diziler içinde tansiyonu en yüksek dakikalara sahne olacağından eminim. Ufak bir şüpheden yola çıkan David, kendini öyle bir olayın ortasında bulur ki… Her ne kadar fazlasıyla korksa da soğukkanlılığını elden bırakmaz. David’in bir saniye bile düşünmeden kendini ölümün önüne attığı sıralarda izleyenleri de ekran başında kan ter içinde bırakacağını düşünüyorum.

Büyük bir trajediyi önleyen David, ülke çapında kahraman ilan edildiği gibi bir de işinde güzel bir terfi alır. Artık İçişleri Bakanının özel koruması olarak görev yapacaktır. Her şey normal gibi görünse de çok büyük bir problem David’in hayatına bomba gibi bırakılmıştır. Bakan, David’in gazi olup çok kötü anılarla döndüğü savaşa İngiltere’nin asker göndermesini desteklemektedir. Hala da benzer görüşlerini çok açık bir şekilde hatta ısrarla dile getirmektedir. Dışarıdan çok sağlıklı görünse de eşiyle de büyük sıkıntılar yaşayan David, aslında psikolojik sorunlarla boğuşmaktadır. Şimdilik işinde başarılı bir çizgi tutturan David’in gerek özel hayatı gerek Bakanla yaşadıkları bakalım onu hangi noktaya götürecek?

Ne Umdum Ne Buldum

İzlediklerimi ve duyduklarımı baz alarak konuşacak olursam İngilizlerin gerilim türünde genellikle başarılı olduklarını düşünürüm. Ama Bodyguard’ın ilk 20 dakikası izlediğim en iyi gerilim sahneleri arasında rahatlıkla ilk üçe girer. Tabii sahnenin başarısında oyuncu performanslarının yanı sıra yönetmenin de muazzam bir katkısı olduğu gerçek. Bir ara tansiyon o kadar yükseldi ki kendimi “lütfen yaşanmasın bu” diyerek dua ederken buldum. Ayrıca şunu da üstüne basa basa belirtmeliyim, Game of Thrones’da da performansını çok beğendiğim, Bodyguard’da David Budd rolünü canlandıran Richard Madden ve Nadia karakteriyle ilk 20 dakikada dikkat çekici bir performans sergileyen Anjli Mohindra beni diziye bağlayan isimler oldu. Duyduğum olumlu eleştiriler hatrına, hiç zamanım yokken “hadi ilk bölümü izleyeyim” diye başladığım Bodyguard, bir sonraki bölümü sabırsızlıkla beklediğim ve takip listemin üst sıralarında yer alan bir dizi oldu.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Bodyguard hakkında hatırı sayılır miktarda yoruma rastladım. Okuduğum yorumların tamamında dizinin mutlaka izlenmesi tavsiye edilmiş. Sadece bir yorumda dizinin sonlara doğru sıkıcı bir hal aldığı yazılmış. Ben daha oralara gelmediğim için bu konuda bir yorumda bulunamayacağım. Ama şunu belirteyim, bunun tam tersini söyleyen birçok yorum da okudum. Richard Madden ve Keeley Hawes’ın performansları da çok fazla sayıda övgü almış.

Kimler Bunu İzlemeli

Politik gerilim dizileri ilginizi çekiyorsa, hele hele bir de bu türde İngiliz yapımlarının karanlık tarzı hoşunuza gidiyorsa hiç kaçırmayın. Bunun yanı sıra ilk bölümden sinyallerini aldığım, bölümler ilerledikçe daha fazla ele alınacağını düşündüğüm derin devlet paranoyası ve İngiltere’de yabancılara karşı hissedilen paranoya gibi konular ilginizi çekecektir. Dizinin nasıl ilerlediğin görmeden açık bir örnek vermek çok zor ama konuları farklı olsa da ben biraz McMafia tadı aldım diyebilirim.

Ben Beğendim Çünkü

Bodyguard, konusundan ziyade oyuncu performanslarıyla benim hayranlığımı kazandı. Ama şunu söyleyeyim, dizinin konusu başlamadan önce bana klişe gibi geldiyse de ilk bölümün sonunda, ilerleyen bölümlerde sıra dışı bir diziyle karşılaşacağımıza inanmaya başladım. Bu yüzden diziyi takip listeme almaya karar verdim. Söylediğim gibi muazzam oyunculuk ve ümit vadeden bir konu kararımı vermemde önemli rol oynadı ama bu tercihimde başarılı çekimler için de ayrı bir parantez açmam gerek. İlk bölümü yöneten The Tunnel ve Versailles’de de yönettiği bölümlerle adından söz ettirmiş Thomas Vincent bir kez daha takdiri hak ediyor.

Utku Ertem

Önceki Yazı

South Park’ın 22.Sezonundan Tanıtım Yayınlandı

Sonraki Yazı

The Walking Dead’in 9. sezonundan yeni trailer yayınlandı!