The 100 | 5. Sezon İnceleme | Soruyorum

Geçtiğimiz haftalarda sezon finalini yapmış The 100 – 5. sezonu hakkında sana içimi dökmek istiyorum sevgili okuyucu. Neden mi? Çünkü bu yazıyı okuyorsan The 100’ın nereden başlayıp nerelere geldiğini, hangi aşamaları atlattığını sen de benim kadar iyi biliyorsun. Tabii bir de sezon finallerindeki büyük kararların karakterlerimizi nasıl etkilediğini biliyor, hayatta kalma savaşı içinde yaşamın sadece bu olup olmadığını sorguladıkları her anı sen de benim kadar hatırlıyorsun demektir. Velhasıl dizinin karakter ve hikaye gelişimine şaşım şaşım şaşırdık da geldik buralara. Ve her şeyi sıfırladığımız bir 4. sezon finalinden altı yıl sonrasıyla başladı 5. sezonumuz. Yeni sezon onayını aldığını da hemen hatırlatayım.

Sezona dair düşüncelerimi paylaşmak istiyorum dedim ama bu sezon The 100’a dair duygularımı benimle paylaşan ve sosyal medyamızla ilgilenen Şebnem‘le soruyorum tarzında bir yazı daha doğru olur diye düşündüm sonra…  Zira kendisi “The 100 izleyin çok güzel dizi” baskılarımıza (selamlar Ayça) dayanamayıp kısa zamanda dört sezonu izlemiş ve güncele yetişmiş bir isim. Sonra The 100 sevdamıza (ciddiyim böyle bir whatsapp grubumuz bile var) Eda, Yağmur ve başından beri izlese de kendisini belli etmeyen Mustafa da dahil oldu ve ekibin neredeyse 1/3’üne diziyi izletmeyi başardık. Bu başarımızla da övündükten sonra soruyoruma geçebilirim sanırım. Şimdiden belirteyim, uzun bir yazı seni bekliyor sevgili okuyucu;

Hafize : Selam Şebnem. Daha önce konuştuğumuz üzere etkileyici bir sezonu geride bıraktık bence. Sezonun ilk bölümünü şurada incelemiştim ben. Geleceğe dair düşüncelerimi de yazmıştım biraz biraz. Gruplarımızın ayrı düştüğü bu altı yılda nasıl değiştiklerini gördüğümüz bir sezon izlemek beni tatmin etti açıkçası. Çünkü 4. sezonu izlerken “acaba tükettik mi diziyi” diye düşünmedim değil… Buna rağmen bu sezon karakter gelişimleriyle doğru orantılı dramalar izledik ve ben bu tür hikayeleri çok seviyorum. Kısaca sezonu değerlendirir misin bizlere? Beklediğini buldun mu mesela? Ya da ne bekliyordun bu sezon?

Şebnem : Merhabalar Hafize. Öncelikle bu diziyi bana önerdiğiniz için sana ve Ayça’ya teşekkür ederim. Diziyi zevkle izliyorum ve izlemeyenlere de öneriyorum.

Bu sezondan beklediğimi tam olarak buldum diyemem ancak yine de güzel bir sezondu. Altı yıllık zaman atlaması sonucu ana karakterlerimizin büyük değişimler geçirdiği gördük. Octavia, Clarke, Bellamy… Hepsi farklı rollere bürünmüştü. Üç farklı yerde ve şekilde altı yıl geçiren karakterlerimiz biraraya geldiklerinde büyük sıkıntılar çektiler. Bu sezon hoşuma gitmeyen birçok durum olsa da iki durum seçmek zorunda olsam şunları seçerim; Birincisi Clarke ve Bellamy’nin yine bir çift olamaması hatta bazı yerlerde arkadaşlıklarının çok ciddi darbeler alması, ikincisi ise uzaydan başka bir ekibin gelmesi. Fikir pek orijinal değildi, zaten dizinin başından beri işledikleri bir şeyi tekrardan gündeme getirmeleri sezon başında diziyi biraz sorgulamama neden oldu “acaba dizide konu tükeniyor mu?” diye. Ancak yine de sezonun sonuna doğru konuyu güzel toparladırlar ve başarılı bir sezon finaline imza attılar. Sence nasıldı bu sezon?

H: Ben de aynı şekilde düşünüyorum, gerçekten başta biraz korkuttular beni de… Ayrılan grupları detaylı incelemek istiyorum ama sanırım en ilginç grup yer altında olanlardı. Uzaydaki grubumuz oraya çıkmak için Clarke’ı feda ettikleri düşüncesiyle yaşamaya odaklanmış ve belli ki bağlarını (Echo ve Bellamy aşkından bahsediyorum, evet) geliştirdikleri bir altı yıl geçirmişler. Clarke’sa yalnız yaşamaya çalışırken Madi’yle karşılaşmış ve tüm sevgisini/koruma güdüsünü ona odaklamış… Fakat sığınaktakiler çok başka bir savaş halindeymiş. Gruplarımızı altı yıl önceki halleri ve bugünkü halleriyle incelediğinde seni şaşırtan oldu mu?

Ş: Octavia’nın tavırları başta biraz şaşırtsa da sezonun devamında aslında bütün bu davranışlarının bir nedeni olduğunu görüyoruz. Beni şaşırtan bir diğer kişi ise Bellamy’di. Octavia ve Clarke ile ilişkisinde gösterdiği davranışlar altı yıl öncesinden çok farklıydı. Echo ile birlikte olması da bunun bir göstergesi bence. Bellamy hayranı olarak sen ne düşünüyorsun?

H: Evet, büyük hüsrana uğrattı beni Bellamy bu sezon. Ama diğer gruplarımızdan çok da farklı davranmadı aslında. Herkes gibi o da kendi grubunu “ailesi” ilan etti ve önceliği onlara verdi. Bu uğurda kardeşini de Clarke’ı da sildi bazen… Grupların karşılaşmaları, her grubun kendi önceliği derken bazı karakterlerimizin arası iyice açıldı haliyle. Sezon başında pek anlaşılmadı ama ilerledikçe, Octavia vadi için Dioza ve ekibiyle savaşmak istedikçe gruplarımızın öncelikleri iyice belli oldu. Bellamy savaş olmaması için Octavia’ya ihanet etti. Clarke Madi’yi korumak için Bellamy’i ele verdi. Üstelik Octavia’nın bu yeni halini hiç onaylamazken… Octavia’ysa Wankru olarak savaş çığırtkanlığındayken Bellamy, Indra ve kızını dövüş çukuruna atmayı seçti. Sen bu kadar ileri gidebileceklerini bekliyor muydun? Sonuçta daha önce birbirleri için hayatlarını riske atmış kişilerden bahsediyoruz.

Ş: Sezon ilerledikçe karakterlerimizin altı yılda çok değiştiğini ve dediğin gibi hepsinin önceliklerinin de değiştiğini görüyoruz. Her ne kadar geçmişlerinden dolayı bir yandan birbirlerini biraz da olsa korumaya çalışsalar da kat kat fazlası incittiler. Ayrıca o altı yılda yaşadıkları da bu kararları almalarında çok etkiliydi. O nedenle ben pek şaşırmadım. Peki bu yaşananlar seni şaşırttı mı?

H: Hem evet hem hayır, bazen haklılar dedim bazen de bunu nasıl yapabildiler dedim. Beni çok arada bıraktılar. Octavia bu sezon çok farklı bir konumdaydı ve -hep söylediğim gibi- karakter gelişimi konusunda en dişe dokunur hikaye onunkiydi bence. Ama Red Queen bölümünde nasıl istemeden lider olduğunu gördük, The Dark Year’daysa bir liderin yapması gerektiği şeyler altında nasıl ezildiğini… Sezon boyunca izlediğimiz güç delisi hallerini bu iki bölüm kısmen açıklasa da sanırım en güzel açıklama finalde Dioza’dan geldi Octavia için “senin sorunun gücü sevmendi, çünkü ben de sevdim” Octavia’yı sezonun genelinde değerlendirdiğinde ne düşünüyorsun onunla ilgili?

Ş: Octavia, karakter gelişimi açısından bence de en başarılı örneklerden bir tanesi. Beş yıl boyunca karakteri öyle güzel işlediler ki. Bu sezon Octavia’yı lider konumunda gördük ve aslında bu rolün Octavia için ne kadar zor ve yanlış bir rol olduğunu da. Octavia savaşçı kimliğe sahip birisi ancak lider olacak vasıflara sahip değil. Clarke ve Bellamy’nin yokluğunda üstlenmek zorunda kaldığı bu rol onu çok kötü etkilemiş. Yanlış kararlar almasına ve kişisel olarak çok büyük fedakarlıklar yapmasına sebep olmuş.

H: Kesinlikle öyle gerçekten. Octavia bir savaşçı, lider değil. Öte yandan Dioza ve onunla birlikte gelen suçlulara bakalım diyorum biraz da… Açıkçası fragmanlarda uzaydan bir anda gelen bu bir grup suçlu fikri beni çok cezbetmemişti. Yani evet yeni düşman elbette olmalıydı ama böyle bir fikirle gelmeleri, özellikle ilk bölümlerde fazla açıklama yapılmaması beni biraz korkuttu bu konuda. Ama sezonun ilerleyen bölümlerinde gelen, grubun maden çalışmaları için gönderilmiş olduğu ama bir nevi imkansız bir görev olduğu için özellikle suçlulardan seçilmiş olması gibi açıklamalar kısmen de olsa beni rahatlattı. Sen onlar hakkında ne düşünüyorsun? Dünya’ya gelişleri bir yana Dioza’nın sezon finaline yakın öğrendiğimiz hamileliği, sezon başındaki sert ve katı duruşunun sezonun sonuna doğru yumuşaması, Kane’e olan yakınlığı sana neler düşündürdü?

Ş: Bu ekibin Dünya’ya gelişi daha önce de dediğim gibi beni sezonun başında biraz endişelendirmişti ancak daha sonrasında karakterler ve konu çok iyi anlatılarak sezon başarıyla tamamlandı. Diyoza’yı ben biraz da olsa Clarke’a benzetiyorum. Özellikle son sezondaki Clarke’a. Hem Clarke’ın hem de Diyoza’nın anne rolünü üstlendiği bu sezonda, çocuklarını korumak ve onlara iyi bir yaşam sağlamak için ellerinden geleni yapmaya çalışması ve ikisinin de öncelikle anlaşma yoluna gitmeyi tercih etmesi, ancak bir sonuç elde edilemezse sevdikleri için sonuna kadar savaşmaktan çekinmeyecek iki karakter olması en büyük benzerlikleriydi.

Diyoza ve Kane ilişkisi biraz karışık sanki. Bence Diyoza Kane’i bir arkadaştan çok müttefik olarak gördü en başta. Kane’in duygusal açıdan zor günler yaşadığını görünce stratejik bir hamle yaptı ancak daha sonrasında bir nevi arkadaş oldular diyebiliriz. Sence Diyoza nasıl bir karakter, Dünya’ya geldiğinde yaptıkları hakkında neler düşünüyorsun?

H: Diğer karakterlerden ayrılıyordu Diyoza her şekilde… Fakat sezon başında daha sert hamileliğini öğrendikten sonra daha yumuşak bir karakter çizmesini biraz yadırgadım. Yine de sezonun başarılı karakterlerindendi. Biraz daha karakter detayına inelim bence. Abby’nin bu bağımlılığını izlemek neden bilmem beni rahatsız etti bu sezon. Öte yandan Kane’in ilk sezondan bu yana geçirmiş olduğu değişimden çok memnunum ama bu da sorunların başında geliyordu sezona baktığımızda. Raven’in pilot çocukla bir şeyler yaşaması arka planda izlediğimiz güzel detaylardandı bence. Veee Murphy… Bu çocuğun ilk sezonda “ağzına kürekle vururum senin” hallerinden “oha yine günü kurtardı” konumuna gelmiş olması beni de çok şaşırtıyor ama son sezonlardaki favori karakterlerimden birisi de o. Sen neler düşünüyorsun onlarla ilgili? Özellikle Echo hakkındaki düşüncelerini çok merak ediyorum.

Ş: Abby bence bu sezon iyi performans sergileyenlerdendi. Özellikle karanlık dönemde yaptıklarını ve yaşadıklarını göz önüne alırsak bağımlı olması pek şaşırtıcı değil ancak bu durumun onu çok kötü etkilediğini ve Kane ile olan ilişkisine de çok zarar verdiğini gördük. Kane ilk sezondan bu yana çok gelişti gerçekten ancak bu sezon bence diğerlerine göre daha geri plandaydı. Abby ile olan ilişkisine gelince, elinden geldiğince ona yardımcı olduğunu düşünüyorum fakat Diyoza ile Abby böyle zor bir durumdayken o kadar yakınlaşması bence hoş değildi.

Raven ile pilot çocuğun ilişkisi bence de güzel bir detaydı. Raven beş sezondur gerçekten çok zorluklar çekti, biraz mutlu olmak onun da hakkı. Murphy’i ilk sezondan bu yana öyle güzel işlediler ki en sevdiğim karakterlerden biri haline geldi. Bu sezonda dediğin gibi günü kurtaranlar arasındaydı ve gerektiğinde bence ortamın yumuşamasını, yüzümüzün gülmesini sağlayan karakterdi. Ve gelelim Echo’ya. Echo’yu en başından beri hiç sevmedim. Kendisinin de dediği gibi o bir casus ve bu işi de çok iyi yapıyor. Her ne kadar ekiple birlikte uzayda altı yıl yaşamış olsa da verdiği zararlardan sonra ekibin onu bu kadar içlerine almış olması beni biraz şaşırtıyor. Özellikle Bellamy ile Echo’nun çift olarak dönmesi beni gerçekten çok şaşırtan şeylerden biriydi. Kardeşini neredeyse öldürecek olan birisiyle bize dört yıl boyunca anlatılan Bellamy hayatta birlikte olmaz diye düşünürken Bellamy uzayda kaldıkları altı yılda onu affetmiş ve sevmiş. Bence bu durum Bellamy’nin ne kadar değiştiğini gösteren şeylerin başında geliyordu.

H: Bellamy-Echo çifti bu sezon benim de gözlerimi kanatan gerçeklerden birisiydi. Echo’nun Bellamy’le ayrı sahnelerini sevdiğimi de belirteyim. Kız casuslukta iyi ve keşke sadece bu şekilde kalsaymış dizide… Veee Madi… Madi’yi özellikle en sona bıraktım çünkü onun Clarke için yeri çok ayrı. Öncelikle altı yıldır koruyup sahiplendiği tek kişi ve şimdi artık o da bir Heda ve Lexa’yla direkt bağı olan tek kişi. Madi’nin Octavia’ya gitmesi, ardından Heda’lığı seçmesi hakkında neler düşünüyorsun? Finalde Clarke ve Bellamy’nin arasını bulma çabası için ayrıca taktiri kesinlikle hak ediyor mesela…

Ş: Clarke ve Madi altı yıl boyunca Dünya’da tek başlarına yaşamaya çalışmışlar ve birbirlerinin ailesi olmuşlar. Clarke Madi’nin annesi gibi olmuş neredeyse. Bu nedenle de Clarke Madi konusunda sezon boyunca çok korumacıydı aynı şekilde Madi de Clarke’ı korumaya çalıştı. Clarke’ın Madi’nin Heda olmasını istememe sebebi küçük yaşta olması ve Lexa’nın başına gelenleri görmesiydi. Clarke Lexa ile ilgili çok üzgündü ve yakın olduğu kızı gibi gördüğü birinin Lexa ile aynı sonu paylaşması Clarke’ı derinden üzeceği için Madi’yi önlemeye çalıştı. Ancak Madi’yi yetiştiren kişi Clarke olduğu için Madi’nin Clarke gibi doğru olanı yapmaya çalışması normaldi bence. Herkesi korumak ve çatışmayı önlemek için Heda oldu. Madi’nin Lexa ile bağlantısı olması Clarke için değişik bir duygu olsa gerek.

Madi’nin Bellamy’e o konuşmaları bir şekilde anlatacağını tahmin etmiştim. Clarke’ın Bellamy konusunda ne kadar üzgün olduğunu en iyi o biliyordu. Iyi ki de söyledi. Bence Bellamy kesinlikle o konuşmaları da bir şekilde dinlemeli.

H: Sezon başından beri beklediğimiz “Bellarke” çifti hakkında konuşmazsak olmazdı değil mi? Biz artık Clarke ve Bellamy birlikte olsun derken yazarların Echo’yu başımıza sarmaları senin de sinirini bozdu biliyorum. Sen neler düşünüyorsun bu çiftimiz için?

Ş: Beş sezondur Bellarke çifti olsun diye bekliyorum ancak her seferinde bazı sebeplerden dolayı bir türlü birlikte olamadılar fakat hiçbir zaman son sezondaki kadar araları kötü olmadı. Son sezonda herkesin altı yılda değişimler geçirmesi sonucu karakterlerin birbiriyle olan ilişkileri değişti. Clarke ve Bellamy’nin ilişkisi bundan en çok etkilenen ilişkilerden biri diyebiliriz. Sezonun başında altı yıl boyunca sürekli telsizle Bellamy’e mesajlar yollayan bir Clarke görüyoruz bu da onu unutmadığını ve hala ona karşı duygular beslediğini gösteriyor bizlere. Bellamy’nin Echo ile birlikte dönmesi Clarke’ı gerçekten üzdü diye düşünüyorum. Sezonun ilerleyen bölümlerinde bir şekilde anlaşsalar da çok zor dakikalar yaşadıkları da oldu. Mesela 9. bölümde geçen aileyle ilgili konuşma bence çok üzücüydü. Zaten o bölümde Bellamy’nin Madi’ye yaptıkları ve buna Clarke’in karşılık vermesi ilişkilerini daha da kötüleştirdi. Ancak son bölümlere gelirken aralarının biraz da olsa düzelmeye başladığını söyleyebiliriz. Umarım 6. sezonda artık onları bir çift olarak görürüz.

H: Açıkçası bu çifti ben de artık yanyana görmek istiyorum. Zira Lexa gibi bir karakteri öldürdükleri için zaten yazarlara yeterince kızgınım bari bu çifti görelim de sevinelim diyorum. Ayrıca Lexa’nın ani ölümünden sonra Clarke da mutlu olmayı hak ediyor artık. Veee final. Finalin iki bölüme ayrılmış olması bizim için beklemesi zor bir haftaya sebep olmuştu ama ben izlediğim finalden çok memnunum. Öncelikle senin düşüncelerini duymak istiyorum finalle ilgili, nelere şaşırdın finalde, neler bekliyordun?

Ş: Final bölümleri gayet başarılıydı ve bu sezonun en iyi bölümlerindendi. Beni en çok şaşırtan ve üzen şey Monty ve Harper’ın ölümüydü. Diziye yeni birinin katılacağını biliyordum ancak onun Harper ve Monty’nin oğlunu canlandırmasını beklemiyordum. Clarke, Bellamy ve Jordan’ın videoları izlediği o son sahne gerçekten çok duygusaldı. Sondaki “Birinci Kitabın Sonu” yazısı da bence çok güzel bir ayrıntıydı.

H: Açıkçası ben de finalde tekrar uzaya çıkılmasını bekliyordum fakat uykuda yüzyıldan fazla zaman geçirip yeni dünya keşifleri çok yaratıcı bir finaldi bence. Özellikle sezon başından beri çözülemeyen 3. filonun dosyasının çözülememesinin nedeninin onların da bu yeni gezegeni keşfetmiş olmaları ayrıntısına bayıldım diyebilirim. Şimdi bizleri nelerin beklediğini bile öngöremediğim bir sezonu bekliyoruz. Dizi eskisi gibi hayatta kalma savaşını temel alacaktır elbette ama her sezon dozunu artıran savaşların ve şatışmaların yerini farklı gerçeklikler alabilir diye düşünüyorum. Yani umarım öyle olur. Zira biraz değişikliğe ihtiyacımız var sanki.

Evet, güzel sohbet için teşekkür ederim Şebnem, yeni sezonda görüşmek üzere.

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Tom Clancy’s Jack Ryan | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Sonraki Yazı

Ağustos Ayının En Çok Konuşulan Dizileri Belli Oldu