A Discovery of Witches | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Şu sıralar yeni diziler ve devam eden dizilerin yeni sezonları bir bir izleyiciyle buluşurken yabancı dizi hayranları için heyecan verici bir dönem daha yaşanıyor. Bu Yorumluyorum’da sıkı takip ettiklerim kervanına eklediğim yeni bir diziyle karşınızdayım. Ülkemizde Ruhlar Üçlemesi ismiyle yayımlanan, Deborah Harkness’ın All Souls Trilogy serisinden uyarlanan ve ismini serinin ilk kitabından alan A Discovery of Witches.

14 Eylül’de Sky One ekranlarında izleyicinin karşısına çıkan İngiliz yapımı dizinin ilk sezonu sekiz bölümden oluşuyor. A Discovery of Witches’ın ilk bölümünü çıkar çıkmaz izledim fakat elimde olmayan nedenlerle hakkında bir Yorumluyorum yazmam biraz zaman aldı. İşte ilk bölüm ışığında ve edindiğim bilgilerle A Discovery Witches hakkındaki yorumlarım;

Kimler Oynuyor

A Discovery of Witches, çok geniş diyemeyeceğim ama İngiliz dizilerine aşina olanlar için birçok tanıdık oyuncuyu barındıran bir kadroya sahip. Hem bölümler ilerledikçe hem de büyük bir sürpriz olmazsa dizi yeni sezon onayı aldıktan sonra kadrosunun genişleyeceğini düşünüyorum. Spoiler’dan uzak durarak ilk bölümde dikkatimi çeken oyuncular ve onların karakterlerinden bahsedecek olursam, bilim tarihi üzerine doktorasını Oxford Üniversitesinde yapmış, şu sıralarda ise Yale Üniversitesinde “Simya Tarihi” üzerine çalışan ve her ne kadar kabul etmek istemese de ebeveynleri yüzünden güçlü cadı bağları olan bir tarihçi Diana Bishop (Teresa Palmer),  bir biyokimya profesörü aynı zamanda karizmatik bir vampir Matthew Clairmon (Matthew Goode), Matthew’ın ekibinden ama bağlarının arkadaşlıktan çok daha kuvvetli olduğunu düşündüğüm, pek kural tanımayan bir vampir Marcus Whitmore (Edward Bluemel), Diana’nın arkadaşı Gillian Chamberlain (Louise Brealey), Diana’nın halası Sarah Bishop (Alex Kingston), genç, yetenekli ve tehlikeli bir cadı  Satu Järvinen (Malin Buska), ve tüm yaratıkları yöneten bir senatoda önemli pozisyonda bulunan ve vampirlerden hiç hazzetmediği belli olan bir cadı Peter Knox (Owen Teale). Çekimleri Büyük Britanya ve İtalya’da yapılan dizinin senarist koltuğunda Deborah Harkness, Ashley Pharoah, Kate Brooke, Sarah Dollard, Tom Farrelly bir arada bulunuyor.

Konusu Neymiş

Dünya bir zamanlar gizemlerle doluydu ancak şimdi insanlara ait.

Biz, yaratıklar; hepimiz yok olduk iblisler, vampirler ve cadılar dışında.

Fark edilme korkusuyla köşelerde saklandık, birbirimizden bile kuşkulandık.

Ama babamın da eskiden dediği gibi her son yeni bir başlangıçtır.

Göz alıcı güzelliğiyle kürek çeken bir kadını izleyen, karizmatik bir adamın ağzından dökülen bu cümlelerle açılışını yaptığımız A Discovery of Witches, cadılığını bir türlü kabullenemeyen daha doğrusu o hayattan uzak durmaya çalışan etkileyici güzellikteki bilim tarihçisi Diana Bishop’un hikayesini anlatıyor. Alanında gayet başarılı olan Diana, bir sunum yapmak için doktorasını tamamladığı Oxford Üniversitesine gelmiştir. Sunumu beğenilince yayımlanabilmesi için yazısını tamamlamak için çalışmaya başlar ve Oxford’un Bodleian Kütüphanesi’ne (Oxford Üniversitesinin araştırma kütüphanesi olmakla beraber Avrupa’daki en eski kütüphanedir. 12 milyonun üzerinde kaynağa sahiptir. İngiliz Kütüphanesinden sonra Britanya’daki en büyük ikinci kütüphanedir.) gelir ve birkaç kitap isteğinde bulunur. Daha sonradan öyle her önüne gelene görünmeyen, büyülü ve çok güçlü bir kitap olduğu anlaşılan Ashmole 782’nin daha ilk sayfaları çevrilirken yoğun bir güç dalgalanması yaşanır ve bu durum doğaüstü birçok yaratığın Londra’ya doğru harekete geçmesine neden olur. Tabi Diana, vampir Matthew Clairmon’ın daha önceden dikkatini çektiği için bu dalgalanmadan dolayı onunla ilk temasa geçen de Matthew olur. Fakat Diana’yı uyarmak istese de bu hiç kolay değildir çünkü tarihin en büyüklerinden biri olan cadı-vampir anlaşmazlıkları karşısında durmaktadır. Bir yandan kitabın seçtiği kişi olması bir yandan da etrafına toplanan doğaüstü yaratıklar, çemberi Diana için iyice daraltmaktadır.

Ne Umdum Ne Buldum

A Discovery of Witches, bir İngiliz yapımı olduğundan neyle karşılaşacağım konusunda biraz endişeliydim. Aslında izlediğim İngiliz dizilerinin hiçbirinde tam anlamıyla bir hayal kırıklığı yaşamamama rağmen yine de içim pek rahat değildi. Belki de uzun süredir doğaüstü konulu bir İngiliz yapımı izlemediğimden böylesine huzursuzdum. Ama bölüm ilerledikçe bu endişelerimin ne kadar gereksiz olduğu ortaya çıktı. Hatta bu tarz fantastik bir yapımı İngilizlere ne kadar yakıştırdığımı hatırladım. Dizide oyuncu performansları hiç sırıtmıyor Diana ve Matthew dışında yardımcı karakterlerden Satu ve Marcus’un çok sevileceğini düşünüyorum. Ayrıca İlk bölümde sık karşılaşmasak da ilerleyen bölümler için kaliteli bir fantastik diziye yakışan efektlerle karşılaşacağımızın sinyallerini aldım.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

A Discovery of Witches hakkında fazla yoruma rastlayınca biraz şaşırdığımı itiraf etmem gerek. Ayrıca bu yorumların hiçbirinde olumsuz bir eleştiriye rastlamadım. Dizi çok beğenilmiş. Gerek oyuncuların başarılı performansları gerek karakterlerin beğenilmesi yorumlarda ön plana çıkarılmış. Söylemeden geçemeyeceğim, Diana’nın güzelliği üstünde duran da birçok yorum okudum. Ayrıca mekan ve dizi türünün uyumuna hayran olanlar da bulunuyor ki ben de onlardan biriyim.

Kimler Bunu İzlemeli

Yabancı dizilerle arası iyi olanlar bilir. İngiliz dizilerinin kendine özgü bir havası vardır. Ben bunu kasvet olarak adlandırıyorum. İşte kasvetli hava gizem dolu doğaüstü bir maceraya çok iyi uymuş bana göre. Bu tarz bir dizi izlemeyi hiç düşünmediyseniz bile A Discovery of Witches’a bir şans verin. Pişman olmayacağınızı düşünüyorum. Tabi doğaüstü konuları işleyen diziler ilgi alanınıza girmiyorsa uzak durmanızı tavsiye ederim. İlla bir yapımdan örnek vermem gerekirse, izlediğim benzer bir dizi söyleyemem ama filmlerden örnek verecek olursam, hatırladığım kadarıyla biraz Twilight (Alacakaranlık) havası aldım diyebilirim tabi şimdilik romantizm hariç.

Ben Beğendim Çünkü

Başlamadan önce dizinin konusu klişe gibi görünüyordu fakat bölüm ilerledikçe hiç de öyle olmadığını gördüm. Yazmaya karar verdiğimde ise kitap serisini biraz araştırdım ve A Discovery of Witches için ortalama demekle bile büyük hata yapacağıma karar verdim. Ayrıca hem oyuncular hem de canlandırdıkları karakterler çok ilgimi çekti. Dizideki muazzam çekimler de takdire şayan. Londra’nın ve İngiliz kültürünün doğaüstü bir yapımla bu kadar uyumlu olması da beni hayran bırakan bir diğer nokta oldu.

Utku Ertem

Önceki Yazı

Elite’ın Dünya Prömiyeri Madrid’te Gerçekleştirildi

Sonraki Yazı

Ekim 2018’de Netflix, Hulu ve Amazon Prime’da Hangi Diziler Var?