Can Kırıkları | Kurtardığın hayatların katili olmak

ATV’nin NTC Medya imzası taşıyan yeni dizisi Can Kırıkları geçtiğimiz pazartesi akşamı yayın hayatına başladı. Gül Gürsoy, Gülsev Karagöz ve Zafer Özer Çetinel’in senaryosunu yazdığı dizinin yönetmen koltuğunda Serkan Birinci oturuyor. Dizinin oyuncu kadrosunda Hande Doğandemir, Funda Eryiğit, Seçkin Özdemir, Alican Yücesoy, Özgür Çevik, Ecem Özkaya, Hazar Motan ve Kemal Uçar gibi birçok oyuncu yer alıyor.

Dizi, çok yakın dost olan Leyla ve Zeynep’in gece başlarına gelen korkunç bir olay sırasında kendilerini kurtaran Cihan’la tanıştıktan sonra değişen hayatlarını, birbirlerinden kopmuş olan genç kızların yıllar sonra polis olup tesadüfen bir araya gelmesini ve Cihan’ın adının karıştığı bir dosyada birlikte çalışırken suç ortağı olmalarını konu alıyor.

Böyle okuyunca karışık mı geldi? O zaman iki buçuk saatten fazla bir zaman dilimine yayılan ilk bölüm için sizlere bir özet geçeyim. On sene önce Leyla ve Zeynep bir iş dönüşü dolmuş şoförü ve arkadaşının saldırısına uğruyor. Onları içine düştükleri  bu zor durumdan kurtaran kişi karanlık işleriyle bilinen Haşmet Köprülü’nün sağ kolu Cihan Karadağ oluyor. Bir zaman sonra Leyla ve Cihan arasında bir ilişki başlıyor ama Zeynep, Cihan’ın karanlık yüzünden dolayı bu ilişkiye karşı duruyor. Leyla ve Cihan evlenmeye karar veriyorlar, düğün günü Zeynep nikaha katılmıyor. Onu nikaha getirecek olan Cihan’ın kardeşi Ercüment Leyla’ya arkadaşının bu evliliği onaylamadığı için nikaha katılmadığını söylüyor. Leyla üzülse de en mutlu gününü güzel bir şekilde sürdürmek istiyor. Balayı odasına gittiklerinde odada onları Haşmet Köprülü’nün beklediğini görüyorlar. Burada anlıyoruz ki Cihan, Haşmet’in kızı Aysel’le evli ve Leyla’yla kıydığı nikah sahte. Durumu anlayan Leyla mekanı terk etmek istiyor ve tartışma bir uçurumun kenarına kadar geliyor. Cihan, kendisini bir daha görmek istemediğini söyleyen Leyla’yı uçurumdan atıyor.

Ölmeyen Leyla, soyismini değiştirip polis oluyor. En büyük isteği kendisini öldürmeye çalışan Cihan Karadağ’ı hapse tıkmak. Bunun için tayinini Trabzon’dan İstanbul’a aldırıyor. Ekibinin kendisi için düzenlediği veda gecesinde haberlerde Cihan’ın villasında bir kadının öldüğü haberini duyunca apar topar İstanbul’a geliyor ve başarılı bir polis olan Başkomiser Aslan’ın ekibine katılıyor. Cihan Karadağ dosyasına bakan ekibin üyelerinden biri de Zeynep. İkili birbirlerini gördüklerinde şaşırsalar da diğerlerine bu durumu belli etmiyorlar.

Zeynep, başarılı bir polis ve genç savcı Kerem İnan’la evli. Kocası ve kız kardeşiyle yaşadıkları evlerinde mutlular ve Zeynep, Cihan Karadağ dosyasında çalışmak istemiyor. Çünkü Leyla ve Cihan’ın nikah günü Zeynep aslında nikaha katılmak için Ercüment’in arabasına binmiş fakat götürüldüğü bir evde Ercüment’in tecavüzüne uğramış. Üstelik bu durum bir de kayda alınmış. Kurduğu düzeninin bozulmasından korkan Zeynep ne kadar uğraşsa da Aslan onu ekibinde istiyor ve Karadağ kardeşlerle karşılaşıyor. Takıntılı bir adam olan Ercüment yeniden Zeynep’in peşine düşüyor ve ona ulaşmak için kız kardeşi Oya’yı kullanıyor. Kardeşinin Ercüment’in elinde olduğunu zanneden Zeynep onun yanına gidiyor ve Ercüment yine Zeynep’e tecavüz girişiminde bulunuyor. Kendisini kurtarmayı başaran Zeynep, Ercüment’i silahla vurarak öldürüyor. Burada anlıyoruz ki Cihan on yıl önce hayatlarını kurtardığı iki genç kızın da bir bakıma katili olmuş. Birini öldürmeye yeltenmiş, diğerini de kardeşi ölmekten beter etmiş.

İşin Cihan Karadağ tarafı da oldukça ilgi çekici. Cihan, patronunun kızı Aysel’le evli ve bu evlilikten bir kız çocuğu var. Fakat Aysel’e aşık olmadığı, evliliklerinin mecburen devam ettiği çok belli. Kızına ve yeğenine öğretmenlik yapan kadının kız kardeşini karanlık işlerinde kullanıyor ve öğretmen bu duruma karşı çıkıyor. Aralarında bir tartışma yaşanıyor ve biraz sonra genç kadın villanın balkonundan aşağıya düşerek ölüyor. Kadın düştü mü, atladı mı, itildi mi bilen yok. Bildiğimiz tek şey onun düştüğü esnada az önce kendisiyle tartışan Cihan, onları tartışırken görüp kıskançlık krizi geçiren Aysel ve takıntılı aşık Ercüment evde. Bu durum izleyici açısından çözülmesi zor bir cinayet gibi görünüyor.

Dizinin kısa özeti böyle. Açıkçası ben ilk bölümü beğendim. İlk bölümde hissettiğim tek sıkıntı ana konunun bölümün sonuna doğru anlatılmış olması. Olay örgüsü çok iyi işlenmişti. Fakat keşke biz Zeynep ve Leyla’nın başına gelenleri önceden görüp sonra olayın içine dahil olsaydık. Bir de Ercüment’in Zeynep’e on sene önce tecavüz ettiği sahne o kadar uzun tutulmuştu ki sahnenin tamamını izlemekte zorlandım. Burada Funda Eryiğit’in bölüm geneline yayılan başarılı oyunculuğu zirve noktasına ulaşmıştı.

Diziye oyunculuklar açısından baktığımda oyunculuğunu bir türlü sindiremediğim Seçkin Özdemir dışında başarılı bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Seçkin Özdemir’in özellikle Hande Doğandemir’le atışma yaşadığı sahnelerde Başkomiser Aslan’ı değil de 2016 yazında yayınlanan Ateşböceği’ndeki Barış Buka karakterini izlediğimi düşündüm. Ancak sorgu ve emniyet sahnelerinde kendisini de başarılı buldum. Aslan ve Kemal Uçar’ın canlandırdığı Zeki karakterinin yakın dostluğu önümüzdeki bölümlerde buradan bir dram ya da ihanet çıkacağına işaret eder gibiydi.

Dizinin konusu çok yönlü olduğu için izlerken sıkılmadım. Çok yönlü diyorum çünkü açılacak çok hikaye var. Bir kere Zeynep ve Leyla birbirlerinin başına gelen felaketlerden habersizler. Zeynep’in eşi Kerem’in olan bitenden hiç haberi yok. Ercüment’in bir oğlu var ve Cihan’a Zeynep için geçmişten gelen bir bağları olduğunu söyledi. Bu çocuk, muhtemelen Zeynep’in. Aslan’ın ekibindeki Hande, Cihan’ın teşkilattaki eli kolu. Bu konuyu minicik bir bakışmayla anlattılar ve buradan başka bir hikaye çıkacaktır. Ayrıca kanalın sitesinde karakter tanımlarında Hande’nin anne ve babasının o çocukken öldüğü ve onu yetiştiren kişilere minnet duyduğu yazıyor. Diğer yandan Hande’nin Aslan’a aşık olduğu çok belli. Onun Karadağ ailesi ve aşkı arasında bir seçim yapacak oluşu iyi işlenirse seyir zevki artacak bir iş çıkacak ortaya. Aysel’in Cihan’ı kaybetmemek için yapmayacağı şey yok gibi. Cihan, kardeşini öldüren Zeynep ve ona yardım eden Leyla’ya büyük düşmanlık duyacak. Şimdilik aklıma gelen birkaç açık nokta bunlar.

Dizinin iki kadının hikayesinden bahsettiğini yukarıda yazmıştım. Fakat devam ederse Aysel ve Hande’nin hikayeleri de diziyi sürükleyecektir. Burada dört kadın oyuncuyu da tebrik etmek isterim. Gerçekten her biri kusursuza yakın performanslar sergiledi. Erkek oyuncular ilk bölümde biraz daha geri plandaydı ve bence olması gereken de buydu. Ayrıca dizinin başlarında Zeynep ve Leyla’nın bir dolmuşta saldırıya uğramaları ölümüyle hepimizi yasa boğan Özgecan Aslan olayına bir selam niteliğindeydi. Dizi ya da filmlerde bu tip toplumsal travmalara parmak basan sahneleri izlemek beni mutlu ediyor. Düşünen, yazan, çeken, oynayan, emek sahibi olan kim varsa hepsine teşekkür ederim.

Can Kırıkları güzel bir dizi. Fakat ATV geçen sezon 8. Gün‘de de yaptığı hatayı yaparak diziyi pazartesi akşamları yayınlamaya karar vermiş. Açıkçası karşısında geçen sezondan çok daha heyecanlı ilerleyen Çukur, kemikleşmiş bir izleyici kitlesi bulunan Söz ve kadınların ilgisini üzerinde toplayan, geçen sezonun sürpriz yapımı Yasak Elma varken bu dizinin reyting açısından başarılı olamayacağını düşünüyorum. Kaldı ki gelen ilk sonuçlar da benim bu düşüncemi destekler nitelikte. ATV’nin pazartesi gününde iş yapabilmesi için Ezel ya da Karadayı tadında bir işle o güne çıkması lazım. Geçen sene 8. Gün‘ün iptaliyle yaşadığım üzüntüyü bu sene de yaşamak istemiyorum. Umarım bol tekrar yapılır ve izleyicinin dikkatini çekmeyi başarırlar.

İçerisinde dram, polisiye, aksiyon, aşk ve yer yer komediyi de barındıran bu güzel iş için tüm ekibi tebrik ederim. Yolları açık olsun.

Bora Yıldırım

Bön Türk.

Önceki Yazı

Brooklyn Nine Nine 6. Sezonda Fire Veriyor!

Sonraki Yazı

Jim Parsons, ABC için yeni bir dizi hazırlığında