Escape at Dannemora | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Uzun zamandır bir dizi beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Bunda Escape at Danneroma‘nın sadece konusu değil, hem oyuncu hem de sahne arkasındaki muazzam kadrosunun da etkili olduğunu söylemeliyim.

Dizide, 2015 yılında gerçekleşen New York’taki Clinton Islah Tesisi’nden (Clinton Correctional Facility) iki mahkumun kaçışı anlatılıyor. Haftalarca süren soruşturma ve insan avının 23 milyon dolara mal olduğu, gerçek bir olaydan esinlenilen Escape at Danneroma, Showtime ekranlarında yedi bölümlük bir mini seri olarak izleyiciyle buluştu.

UYARI: Bir sonraki kısma geçmeden önce bir uyarı yapayım, diziyi bitirmeden Clinton Islah Tesisi olayına bakmayın çünkü tadınızı kaçıracak kadar spoiler yiyebilirsiniz. Ben ettim siz etmeyin!

Kimler Oynuyor

Escape at Danneroma, ilk bakışta geniş bir oyuncu kadrosuna sahip görünse de aslında ana oyuncu kadrosu pek de fazla değil. Ama ilk bölümde dikkatimi çeken dizideki yardımcı oyuncuların hemen hemen hepsi tanıdık yüzler. Bu yüzden geniş kadro yanılgısına düşmeniz muhtemel.

Detaya girmeden ana karakterlerden bahsedecek olursam; oldukça tehlikeli görünen hükümlü bir katil Richard Matt (Benicio del Toro), mahkumlardan biriyle fazla içli dışlı olan, evli bir hapishane çalışanı Tilly Mitchel (Patricia Arquette), bir başka hükümlü katil David Sweat (Paul Dano), soruşturmayı yürüten New York Eyalet Müfettişi Catherine Leahy Scott (Bonnie Hunt), karısı gibi hastanede çalışan, Tilly’nin kocası Lyle Mitchell (Eric Lange) ve tecrübeli gardiyan Gene Palmer (David Morse).

Dizinin arka planı ise en az oyuncu kadrosu kadar güçlü isimlerden oluşuyor. Senarist koltuğunda Brett Johnson, Michael Tolkin ve Jerry Stahl isimleri yer alırken dizinin yönetmenliğini de oldukça tanıdık bir isim, Ben Stiller gerçekleştiriyor. Ben Stiller, Brett Johnson, Michael Tolkin, Bryan Zuriff, Michael De Luca, Nicky Weinstock ve Bill Carraro isimleri de dizinin yardımcı yapımcıları.

Konusu Neymiş

Escape at Danneroma, bahsederken dikkatli olmamız gereken dizilerden biri çünkü ufak detaylar bile sevimsiz spoilerlar yaratabilir. Her ne kadar ilk bölümü yorumlasam da konu hakkında bilgi verirken, henüz diziye başlamamış olanları da düşünerek yüzeysel olmaya çalışacağım.

Sizi bilmem ama “gerçek bir olaydan” esinlenmiş diziler her zaman ilgimi fazlasıyla çekmiştir. Escape at Danneroma da bu tarz dizilerden biri. Yazının başında belirttiğim gibi 2015 yılında gerçekleşen Clinton Islah Tesisi’nden iki mahkumun kaçışı ve adeta yılan hikayesine dönen insan avının hikayesi anlatılıyor.

Ne Umdum Ne Buldum

Gerçek bir olaydan esinlenmesi ilgimi çekmeye yetmişti zaten ama bir de muazzam kadroyu görünce doğal olarak beklentim oldukça arttı. Şunu da belirteyim, kadro derken sadece oyuncu değil dizinin arka planındaki isimleri de sayıyorum. Nitekim ilk bölüm sadece konuya giriş olmasına rağmen harika oyunculuklar ve başarılı çekimler bir sonraki bölümü sabırsızlıkla bekleme neden oldu. Benicio del Toro ve Patricia Arquette’ninn dizide, hafızlarda yer edinecek bir performans sergileyeceğini düşünmek hiç de zor değil ki bu da sonraki bölümler için beni daha da heyecanlandıran bir başka özellik.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Escape at Danneroma, hakkında yapılan beklediğimden az sayıdaki yorumda dizinin beğenildiğini anlamak mümkün. Oyuncu performansları ve çekim kalitesi bu yorumların çoğunda övgü almayı başarmış. Yorumlarda özellikle Patricia Arquette’in sergilediği oyunculuğun muhteşem olduğu ve dizideki dramı arttırdığı ön plana çıkarılmış.

Kimler Bunu İzlemeli

Eğer gerçek hikayelerden hoşlanıyorsanız fazla düşünmenize gerek yok. Benim için kurgu veya gerçek fark etmez diyorsanız eğer, gerilim ve dram yüklü hapishane kaçışları ilginizi çekiyorsa, Escape at Danneroma’yı mutlaka izlemelisiniz. Üstelik bir mini seri olması da işin fazla uzamasından şikayetçi olanlar için olumlu yönde bir garanti. Ayrıca muazzam çekimlerin size film kalitesinde yedi bölüm sunacağını düşünüyorum. Harika oyunculuklar da cabası.

Ben Beğendim Çünkü

İlk olarak şunu söylemeliyim, konunun gerçek bir hikaye olması merakımı cezbetmeye yetti. Bu tarz yapımlara karşı zaafım olduğunu itiraf etmem gerek. Ama uzun bölümleri hiç sıkılmadan, merakla ve hayranlıkla takip edebilmem sadece bununla açıklanamaz. Diziye olan bağlılığımı her bölümle biraz daha arttıran muazzam oyunculuklar ve kaliteli çekimleri de unutmamam gerek. Film tadında geçen her bölümde, dizinin hem oyuncu hem arka plandaki kadrosunun çok büyük katkısı var.

Utku Ertem

Önceki Yazı

Jean-Marc Vallée, Gorilla And The Bird’ün Televizyon Uyarlamasını Yönetecek

Sonraki Yazı

24. Critics’ Choice Adayları açıklandı