Ufak Tefek Cinayetler | Kimin kocası bu? | Final İncelemesi

24 Ekim 2017 tarihinde Star Tv’de yayınlanmaya başlayan Ufak Tefek Cinayetler geçtiğimiz akşam 45. bölümüyle ekran yolculuğunu tamamladı. Ay Yapım’ın hazırladığı, senaristliğini Meriç Acemi, yönetmenliğini Ali Bilgin ve Deniz Yorulmazer’in yaptığı dizi ikinci sezonunda aldığı reyting sonuçlarıyla kanalı tatmin etmeyince planlanandan daha önce final yapmak durumunda kaldı.

Geçen sezon dizinin ana kadrosunda Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz, Tülin Özen, Bade İşçil, Mert Fırat, Yıldıray Şahinler, Ferit Aktuğ, Selim Bayraktar ve Duygu Sarışın yer alıyordu. Oya’nın 20 yıl sonra eski semtine dönmesi ve lise arkadaşlarından yediği darbenin intikamını almak için verdiği mücadelenin anlatıldığı bu sezonun finalinde sezon başında gösterilen cinayete Selim Bayraktar’ın canlandırdığı Edip’in kurban gittiğini görmüştük. Cinayeti işleyenin kim olduğuysa ikinci sezona bırakılmıştı.

Selim Bayraktar’ın ayrılığı sonrası dizinin ikinci sezon kadrosuna Osman Sonant ve Ushan Çakır katıldı. Her iki isim de diğer oyuncular gibi işlerinde başarılıydı ve seyirciyi kendilerine inandırmaları çok uzun sürmedi. Fakat normalde bir sezon olarak planlandığı bilinen dizinin kanalın isteğiyle ikinci sezona uzatılmış olması işlerin tersine dönmesine sebep oldu. İkinci sezonda sorulan “Katil kim?” sorusu ilk sezonda sorulan “Kim öldü?” sorusu kadar ilgi çekmedi. Tülin Özen’in diziden ayrılmak istemesi üzerine Edip Hoca’yla arasında hiçbir problem bulunmayan Arzu katil ilan edildi. Ancak bu cinayetin sebebi bir türlü tam anlamıyla açıklığa kavuşmadı. İlk sezonda çok başarılı yapılan karakter analizleri ikinci sezonda etkisini yitirdi. Hikayeye katılan yeni karakterlerle yeni hikayeler yazılmaya çalışıldı ama tutmadı. Gelinen noktada Ufak Tefek Cinayetler özellikle Total izleyici grubunda rakiplerine karşı  büyük hezimet alınca erken final kaçınılmaz oldu.

Final bölümüne gelelim. Herkesin aklında farklı farklı final kurguları olduğu için sosyal medyada finalden memnun olmayan çok sayıda insan vardı. Açıkçası ben de bu diziden mutlu sonla biten bir final beklemiyordum. Bana kalsa madem Sarmaşık kadınlarından biri öldü, diğerleri de ölsün isterdim. Ama senaryo ekibi böyle bir final yerine ilk sezonda Sezin Akbaşoğulları’nın canlandırdığı Elif karakteri gibi diziye ani bir giriş yapan Şebnem (Şükran Ovalı)’in ölmesine karar vermiş. Şebnem geldiğinde zaten öleceğini anlamıştık ama ölümünün bu şekilde olacağını bence senaryo ekibi de düşünmemişti. Çünkü sezon başından beri mahkeme salonunda gördüğümüz Oya verdiği ifadede herkesin çok büyük bir oyunun içinde olduğunu söylemişti. Oysa Şebnem Sarmaşık’taki en pasif karakterlerden biriydi. Oyun kurma kabiliyeti Gümeç Alpay’ın canlandırdığı dedikoducu Ayşe’den bile alt seviyedeydi.

Finalde neler mi oldu? Kerim, Serhan’dan boşanan Merve’ye gitti ama reddedilince Şebnem’in ilgisine karşılık verdi. Bu duruma dayanamayan Merve, Kerim’e olan hislerini açık etti ve ikili birlikte olmaya karar verdiler. Burcu ve Emre evlilik için gün sayarken Taylan, Pelin’in kendisini Emre’yle aldattığını düşünüp nikah günü Emre’ye saldırdı. Burcu araya girip Emre’yi kurtardı. Balkondan attığı saksıyla Kerim’in basketbol kariyerini bitiren kişinin Taylan olduğunu öğrendik. Bunu bizimle birlikte öğrenen Kerim az önce Emre’ye saldıran Taylan’a saldırdı. Kerim bir gün Taylan’ı öldüreceğini söyledi. Bu sırada Merve hasta olduğu için evde yatıyordu. Oya ve Serhan da nikah salonuna geldiler ama Şebnem’in Deniz’i kaçırmaya kalkıştığını öğrenen Oya, Serhan’a haber veremeden eve döndü. Şebnem ve Oya arasında geçen sezon finalinde Burcu ve Arzu’nun giriştiği kavganın yanından bile geçemeyecek nitelikte bir kavga yaşandı. Oya kendisini öldürmek isteyen Şebnem’den kurtulmak isterken onun ölümüne sebep oldu. Anladık ki sezon başından beri izlediğimiz mahkeme sahneleri buraya bağlanıyormuş.

Mehmet çocuklarını alıp uzun bir tatile giderken Kemal ve Derya Arzu’nun cinayetini çözdü, nikah masasındaki Burcu’yu tutukladı. Az önce Taylan kendisini öldürmek üzereyken Burcu’nun hamlesiyle hayatı kurtulan Emre nikah masasında “Evet” demekte kararsızken Arzu’nun katilinin Burcu olduğunu öğrenince aşkı depreşti. Oya kendisini ihbar etti, yargılandı ve nefsi müdafaadan tahliyesine karar verildi. Serhan’la evlerine döndüler, evlenmeye karar verdiler. Bu sırada Merve ve Kerim zaten evlenmişti. Oya ve Merve arasındaki buzlar da mucizevi bir şekilde eridi. Tıpkı Serhan ve Kerim arasındaki buzlar gibi. Oya ve Serhan düğün yaptı, Merve ve Kerim bu düğüne gitti. Yetmedi Merve davetliler için hazırlanan kanepeler yetmeyince olaya el atıp Oya ve Serhan’ın rezil rüsva olmasını engelledi.

Düğün sahnesinde çok ikilem yaşadım. Bir yandan artık sevdiği adamla evlenmiş bir kadının kötülüklerini silmiş olmasına sevindim. Çünkü bence Merve gerçekten mutlu olmayı hak ediyordu. Diğer yandan da “Koca benim koca!” diyen bir kadının eski eşi ve yuvasını yıkmış olan kadının düğününe kadar gitmesi tuhaf geldi. Tamam artık mutlusundur ve düşmanlıklarını kenara atmışsındır ama birkaç ay önce defalarca öldürmeye yeltendiğin bir kadın ve mahkemelerde sürüm sürüm süründürdüğün eski eşinin düğününe yeni eşini koluna takarak gitmek de bence saçma.

Finale dair beni mutlu eden en güzel detay Kemal ve Derya’nın arasındaki ilişkinin aşka dönmesi oldu. Tansu Biçer ve Hayal Köseoğlu bu karakterlerle kendilerini çok sevdirdiler. Tansu Biçer zaten daha önce çok başarılıydı ama bana kalırsa bu dizi sayesinde Hayal Köseoğlu da kendisine yeni bir yol çizmiş oldu.

Final sonrası havada kalmış sorular vardı. Burcu, sadece Arzu cinayetinden mi sorumlu tutuldu yoksa geçen sezon finalinde Arzu için hazırladığı zehirli limonatayı içen Elif’in cinayet zanlısı olduğu da açığa çıktı mı? Merve ve Pelin, Arzu’nun Edip’i öldürmesiyle ilgili yargılandı mı? Tamam takipsizlik kararı geldi ama ikisi de olayın birebir şahidi. Üstelik Pelin Edip’i tutabilecekken cam kenarından çekilerek düşmesine göz yumdu. Mehmet, Arzu’nun katilinin Burcu olduğunu biliyor mu? Kerim, Taylan’ı öldürmekten neden vazgeçti? Çünkü soyunma odasındaki tehdidi boş bir tehdit değildi. Tüm bunların yanında en merak ettiğim şey Emre’nin Burcu’yu ziyarete giderken giydiği kazağın markası neydi? Bana o kazağın markasını ve nereden bulacağımı söylesinler, diğer bütün soruları kendi kendime çözmeye hazırım.

Ufak Tefek Cinayetler zaman zaman akıl sınırlarını zorlayacak sıkıcılıkta bölümlere sahip olsa da piyasaya yeni bir soluk getirdiğini asla inkar edemeyiz. Özgün bir hikaye olmasa da daha önce Türk televizyonlarında yapılmamış bir iş izledik 45 hafta boyunca ve bu durumdan çok memnunum. Keşke dizi tek sezon olarak kalabilseydi ve gümbür gümbür bir finalle akıllara kazınsaydı. Yine de hissettirdiği tüm duygular için tüm ekibin emeklerine sağlık. Umarım hem oyuncuları hem de kamera arkası ekibi bundan sonra da böyle güzel işlerde görürüz.

Son olarak; Ufak Tefek Cinayetler’in finalini Eda’yla birlikte yazmayı çok istiyorduk ama olmadı. Ruhu şad olsun…

Bora Yıldırım

1986 yılında İstanbul'da doğdum. 2008 yılından beri Bodrum'da yaşıyorum. Gezmeyi ve kitap okumayı severim. Çok konuşur, çok gülerim. Vakit buldukça yazarlığa kabul edilme sebebim olan yerli dizileri izlemeye çalışıyorum. Yabancı dizileri izledikçe yerli dizilerin geldiği noktaya üzülsem de bir gün eskisi gibi tadı ağızda kalan dizilerin televizyonlarda daha çok yer bulacağına inanıyorum.

Önceki Yazı

True Detective’in 3. sezonundan yeni tanıtım yayınlandı

Sonraki Yazı

Kadın 44. bölüm tanıtımı yayınlandı