Black Earth Rising | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

“Yabancı dizi izleyicisinin en büyük sıkıntılarından biri dizileri izlemek için yeterli zaman bulamamaktır.” İşte bu cümle uzun zaman önce benim için anlamını yitirdi. İzlemem gerektiğini düşündüğüm dizileri maalesef es geçemiyorum. Üstüne yeni izlediğim bu diziler hakkındaki görüşlerimi sizinle paylaşmak istemem, kısıtlı zamanımda beni iyice zorluyor. Gülü seven dikenine katlanır değil mi?

Bu Yorumluyorum’da da BBC ve Netflix ortaklığında izleyiciyle buluşan Black Earth Rising’i yazdım. İşte hakkında edindiğim bilgilerle ilk bölümüne dair yorumlarım;

Kimler Oynuyor

Black Earth Rising, bir sonraki kısımda sizinle biraz daha ayrıntılı paylaşacağım çok ciddi bir konuya sahip. Bana göre bir dizi için bu ağır sorumluluğun altından başarıyla kalkmanın ilk şartı kaliteli bir kadroya sahip olmaktır. Black Earth Rising de bu düşüncemi destekler gibi büyük isimlere yer vermiş. Kadronun kaliteli olmasının yanında bir başka artısı da oldukça geniş olması. Dizideki oyunculardan ve karakterlerden bahsedecek olursam, Ruanda Soykırımından kurtulduktan sonra bir İngiliz aile tarafından çocukken evlat edinilen ve asıl ismini dahi hatırlamayan yasal araştırmacı Kate Ashby (Michaela Coel), İngiltere’de doğup büyüyen ve orada çalışan Amerikalı bir avukat Michael Ennis (John Goodman), Kate’i evlat edinen uluslararası kovuşturma avukatı Eve Ashby (Harriet Walter), Ruanda Soykırımının sona ermesine yardım eden bir Tutsi askeri General Simon Nyamoya (Danny Sapani), Ruanda Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı David Runihura (Lucian Msamati) ve ABD Afrika İşleri Devlet Sekreteri Yardımcısı Eunice Clayton (Tamara Tunie). Hemen belirteyim, ilerleyen bölümlerde çok daha fazla karakterle tanışacaksınız ama spoiler’a sebep olmamak için onlardan bahsetmeyeceğim.

Dizinin yönetmen ve senarist koltuğunda yapımcı, yönetmen, yazar ve aynı zamanda aktör olan Hugo Blick oturuyor.

Konusu Neymiş

Black Earth Rising’in konusuna geçmeden Ruanda Soykırımı hakkında kısa bilgiler vermek istiyorum. Ruanda Soykırımı, Ruanda’da 1994 yılında yaklaşık yüz gün içinde 800.000 Tutsi (Ruanda da azınlıktaki bir etnik grup) ve ılımlı Hutunun (tam olarak bir etnik grup denilemeyecek Ruanda halkının çoğunu oluşturan bir ırk), aşırı uç Hutular tarafından öldürülmesi olayıdır. Hutu ağırlıklı hükümetin düşürülmesi ile son buldu. Ardından yönetimi ellerine geçiren Tutsilerin intikam hırsıyla saldırması sonucu yüz binlerce Hutu, komşu Zaire’ye (Kongo Cumhuriyetine) sığındı. Fransa, soykırımı gerçekleştiren Hutu hükümetinin o dönem içerisinde en yakın dostu ve destekçisi olması sebebiyle Ruanda Soykırımından en fazla sorumlu tutulan ülkedir.

Kate, küçük bir çocukken Ruanda’daki soykırımdan kurtarılıp, uluslararası suç hukukunda uzman olan İngiliz savcı Eve Ashby tarafından evlatlık edinilen genç bir kadındır. Çocukluğu İngiltere’de geçen ve artık 20’li yaşlarında olan Kate de hukuk alanında Michael Ennis’in yanında yasal araştırmacı olarak çalışmaktadır. Yaşamının her anında soykırımın izlerini taşıyan Kate annesi dahil hiç kimseyle sağlıklı bir ilişki kuramamaktadır. Ama üvey annesi, yüz binlerce insanın hayatına mal olan soykırımın bitmesinde önemli rol oynayan bir generalin Uluslararası Ceza Mahkemesindeki (Lahey-The Hague/Hollanda) davasında savcı olmayı kabul edince ikisinin arası iyice bozulur. Eve ise soykırım sonrası işlenen suçların da en az soykırımda yaşananlar kadar önemli olduğunu ve mutlaka adaletin sağlanması gerektiğine inanmaktadır. Fakat Ruanda da yaşananlar ve sonrasındaki politik kirlilik işleri karma karmaşık bir hale getirmektedir.

Ne Umdum Ne Buldum

Michaela Coel verdiği bir röportajda “Senaryoyu okuyunca her şey hakkında bilgi sahibi olmadığım için şaşırdım ve utandım” demiş. Ben de ilk bölümü izlemeden önce Black Earth Rising ve dolayısıyla Ruanda Soykırımı hakkında biraz araştırma yaptım. Konunun daha önce hiç duymadığım insanlık ayıplarından biriyle ilgili olduğunu görünce utandım doğrusu. Bunun sonucunda diziye olan ilgim arttı ayrıca böylesine ciddi bir yapım için BBC ve Netflix ortaklığı da beklentimi iyice yükseltti. Ama bütün bunlara rağmen düşük IMDb puanını görünce bayağı endişelendim. Oy kullananların sayısı azdı ama yine de bu kadar düşük bir puanı açıklamaya yetmezdi bu. Peki sıkıntı neydi? Kötü oyuncu performansları mı yoksa iyi düşünülmeyen senaryo mu? Ya da belki de düşük çekim kalitesinin karşılığıydı bu puan. İlk bölümü biraz da bu sorunun cevabını arayarak izledim. Bölüm sonunda doğru cevabı hala bulabilmiş değildim. Bence oyuncu performansları böylesine ciddi bir yapım için gayet iyiydi. Merak uyandırıcı bir senaryoyla ve etkileyici çekimlerle karşılaştım. İlk sezonu bitirmek üzereyim ve sıkıntıyı hala bulabilmiş değilim. Belki siz bana bu konuda yardımcı olabilirsiniz.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Black Earth Rising hakkında çok sayıda yoruma rastladım. Ve sadece bir tanesi dışında bütün yorumlar olumluydu. Aslında o da olumsuz sayılmayabilir. Dizinin ilerleyen bölümlerde, ilk bölümde anlatılmaya çalışılan felsefeden uzaklaştığı yazılmıştı. Buna katılmıyorum çünkü dizi oradaki felsefe üzerine kurgulanmış ve anlatılmak istenen başka bir konu. Dolayısıyla buradaki değişimi eleştirmek bana pek doğru gelmedi.

Kimler Bunu İzlemeli

Dizinin türü gerilim olarak geçiyor ama muhtemelen ilk bölümü izleyen bu düpedüz drama diye serzenişte bulunabilir. Gerilimin sinyallerini ilk bölümün son sahnelerinde alıyorsunuz. İlerleyen bölümlerde de dizinin neden bu türde geçtiğini anlayacaksınız zaten. Ama Black Earth Rising’i bana göre dramanın gerilimle bütünleştiği bir dizi olarak tanımlamak bence daha doğru olacaktır. Hatta biraz aksiyonla da süslendiğini söylersem yanlış olmaz. Politikanın gölgesindeki ırk çatışmalarının anlatıldığı bu tarz bir dizi ilginizi çekiyorsa  mutlaka izlemelisiniz.

Ben Beğendim Çünkü

Black Earth Rising’in konusu ilgimi fazlasıyla çekti. Hem Soykırımdan bir haber olmam hem politikanın kirli yüzünün açıkça ortaya serilmesi dizinin ben de bıraktığı etkide önemli rol oynadı. İlk bölümde oyuncu performansları da beni tatmin etmeyi başarınca izleyip izlememe konusunda pek seçeneğim kalmadı.

Utku Ertem

Önceki Yazı

Final Space | Bir Uzay Macerası

Sonraki Yazı

The Umbrella Academy’nin Resmi Fragmanı Yayınlandı