Halka | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Gün geçmiyor ki mafya özlü bir dizi yayına girmesin! Bir yandan ödül törenlerinde, köşe yazılarında ve senaryo toplantılarında artık silahların gölgesinde şiddetin kol gezdiği dizi çekilmemesi düşüncesi kaynatılıp sunulurken, diğer yandan ilk bölümleri yayınlanan dizilere bakınca görünen manzara “biri biterken öteki başlıyor” izlenimi uyandırıyor. Ben yine de bu konudaki genel eleştirilerimi bir kenara bırakıp TRT1’de 15 Ocak akşamı başlayan Halka dizisi hakkındaki ilk bölüm yorumlarımı paylaşayım.

Senaristliğini Levent Cantek ve yönetmenliğini Volkan Kocatürk‘ün yaptığı, ES Film imzalı Halka dizisinden, seslendirme sanatçısı Uğur Taşdemir‘in sosyal medya paylaşımlarıyla haberdar olmuştum. Taşdemir’in ikinci bölümden itibaren ekranda görülmeye başlayacağı dizi, tanıtım metinlerinde “durdurak bilmeyen bir serüvenin, karanlık bir dünyanın hikâyesi” olarak duyuruldu. Kasım ayında çekimlerine başlanan dizi, Salı akşamları yayınlanmak üzere ringe çıktı.

Halka ilk bölüm açılış sahnesi

TRT dizilerini izlemiyorum diyerek net bir çizgi çekmek isterdim. Halka başlayana kadar da bu böyle sürdü açıkçası. Bu diziyi iki nedenden izlemeye başladım: Birincisi, hakkındaki ilk bilgileri takip ettiğim bir ustadan, seslendirme sanatçısı ve oyuncu Uğur Taşdemir’den almıştım ve polisiyeyle ilgili biri olduğumdan suç temalı diziyi izlememek, en azından denememek, olmazdı (izleyici yorumu). İkincisi de yerli dizi dünyasına merhaba diyen bir yapımı, Birdizihaber yazarı olarak en azından “teknik” açıdan incelemem gerekirdi (yazar yorumu).

Kimler Oynuyor

Halka dizisinde Serkan Çayoğlu, Hande Erçel, Kaan Yıldırım, Hazal Subaşı, Nazan Kesal, Ahmet Mümtaz Taylan, Burak Sergen, Erdal Yıldız, Umut Karadağ, Funda İlhan, Dilan Telkök, Şehsuvar Aktaş, Uğur Taşdemir ve Serhat Midyat gibi isimler yer alıyor. Ahmet Mümtaz Taylan, Burak Sergen ve Nazan Kesal deneyimli oyuncular. Nazan Kesal‘ı en son Fazilet Hanım ve Kızları‘nda izlemiştik. Ahmet Mümtaz Taylan ise Leyla İle Mecnun‘dan sonra Hayat Şarkısı, Hayat Sırları ve İnsanlık Suçu ile dizilerde yer almıştı (Vatanım Sensin’de de kısa bir rolü oldu). Kara Sevda‘nın Galip‘i ve Çukur‘un Baykal‘ı Burak Sergen de Kesal ve Taylan gibi deneyimli bir oyuncu.

Genç isimlerden Kaan Yıldırım‘ı Ulan İstanbul dizisinden beridir aynı tip karakteri canlandırdığı için soru işaretiyle izliyordum. İnsanlık Suçu’nda ise hiç beğenmemiştim. Bu defa asıl çizgisinden biraz daha çıkmış, karakter ciddiyetini kırmış olarak gördüm. Yaşına uygun bir rol giyinmiş üzerine. Hande Erçel için söyleyeceğimi ileriye saklayarak başrolden hallice bir yarı-başrolde durduğu için mutlu olduğumu belirteyim. Genç oyuncumuzda var olan yetenek, “başroldeki kız” baskısı olmadan daha güzel ortaya çıkacaktır (literatüre geçen efsane bayılma sahnesiyle uydurukça-Almanca konuşmaya çalıştığı sahneleri daha önceki yazılarımda paylaşmıştım). Serkan Çayoğlu da Kuzey Güney ve Kiraz Mevsimi‘nden sonra bu kez farklı bir rol deniyor diyebiliriz.

Son olarak senaryo ve oyuncular konusunda, sektör dedikodularıyla aram iyi olmasa da, Nazan Kesal ve Ahmet Mümtaz Taylan’ın senaryo seçimi başta olmak üzere birçok konuda aşırı titiz ve kuralcı oyuncular olduklarını duyduğumu şuraya bırakayım, belki dizi hakkındaki yorumlarınıza faydası olur.

Konusu Neymiş

Tanıtımında Halka şöyle özetlenmiş: İki genç adam, iki farklı insan, iki kurban, bambaşka yerlerden gelip, yan yana durarak, inat ve öfkeyle, kader sandıkları, tesadüf saydıkları bir kumpasla savaşıyorlar. Uzakta kalan ve uzayıp gelen bir geçmişin peşine düşüyorlar. Eski defterlerin, kirli davaların, büyük ve küçük yalanların hesabını soruyorlar. Mafyanın, paranın, entrikanın konuştuğu ve sustuğu bir hayatın içinde sürükleniyorlar.

Kaan ve annesi Hümeyra Karabulut bir tarafta, Cihangir ve babası İlhan Tepeli (bir de anne tabii) diğer tarafta. Hümeyra Karabulut hem babası hem kurgunun merkezinde duran cinayetin kurbanı eşinden dolayı mafyayla dolu bir geçmişten geliyor ve şimdilerde bir futbol sahası işletiyor. Bu ekibe bir de mafya İlhan Tepeli’nin eskiden adamı olup şimdilerde azılı düşman haline gelen bir diğer mafya İskender Akay eklenince sacayağı tamamlanıyor. Emniyet tarafında ise deneyimli polis Cemal Sandıkçı ile bir yandan gizlice onu izlemekle görevlendirilmiş polis Bahar var.

Kaan işlemediğini söylediği hırsızlık suçundan hapisteyken, babasının öldürülüşüne ait bir video ortaya çıkıyor ve polis de fırsatı değerlendirip Kaan’a mafyayı içerden çökertme görevini teklif ediyor. Fakat bir terslik var, aynı videonun bir değişiği İlhan Tekeli’nin oğlu Cihangir’e de gönderiliyor. Bu videolar sayesinde Kaan babasının katiliyle tanışırken, Cihangir baba bildiği İlhan Tekeli’nin (İskender Akay’la birlikte) aslında babası Eren Karabulut’un katili olduğunu öğreniyor. Peki ama, eğer Eren Karabulut Cihangir’in babasıysa Kaan’ın babası kim? Bunu ilerleyen zamanda öğreneceğiz ancak klasik suç denkleminde bu kişinin İlhan Tekeli olması muhtemel. Hatta İskender Akay da olabilir (çok şaşırmayız). Ters köşe yapmak isterlerse baba polis Cemal Sandıkçı da çıkabilir.

Peki mafyanın kanla renklendirdiği bu ortamın diğer kırmızısı aşk ne alemde? İşte tam bu noktada, aslında ilk otuz dakikada bütün aşk olasılıkları ortaya dökülüyor. İlhan Tekeli’nin azılı düşmanı haline gelen İskender Akay’ın kızı Müjde, Cihangir’in yoluna çıkıyor. Buradan bir aşk çıkacak gibi. Cihangir’in nişanlı olduğunu düşünürsek oldukça çekişmeli sahneler yaşanacaktır. Öte yandan, daha ilk günden Kaan’a güvenmeyen polis Bahar’la Kaan arasında da bir ilişki başlayabilir. İlk bölümden öğrenebildiğimiz birkaç detay daha var ama ben bunu sizlere bırakıyor ve izlemenizi öneriyorum. Neden?

Ne Umdum Ne Buldum

Dizileri eleştirirken önce konu ve kurgusundan başlıyorum. Bu açıdan suç/polisiye temalı bir dizi, eğer tamamen başarısız bir denklemle karşımıza çıkmamışsa (örnek olarak Arka Sokakları versem mi?) izlenebilir diye düşünüyorum. Halka da böyle dizilerden biri. Ama izlenebilirliğini garantileyen asıl faktörün, TRT’de yayınlanması olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Eğer Halka başka bir kanalda başlasaydı, ilk dört bölümü görelim derdim. TRT dizisi olunca, büyük bir aksilik olmazsa ilk sezon, hatta ikinci sezonu rahatlıkla görür diyebilirim. Ayrıca, daha önce İsimsizler dizisiyle yaşadığı başarısızlıktan ders çıkarmaya çalışan ES Film, bu kez daha gerçekçi bir hikâyeye imza atmış görünüyor.

Diziyi, yapımcı firma, yayınlandığı kanal gibi faktörleri bir kenara bırakarak değerlendirdiğimde, umduğumu buldum. Halka, bir suç dizisinde başlangıçta kurulan hikâye açısından inandırıcılığa sahip. Çeşitli çelişkileri ve çekişmeleri, soru işaretlerini, ‘buradan daha çok şey çıkar’ beklentisini barındırıyor. Karakterlerin zaman içinde daha fazla ayrıntının ortaya çıkmasıyla oturmuşluğa kavuşacağını, Kaan ve Cihangir’in ayrılmaz bir ikiliye dönüşmesinin nedenlerinin geçmişten gelen organik bağlardan kaynaklandığını (kardeş bile çıkabilirler) düşünüyorum.

Ek olarak, özellikle genç oyuncuların önceki performanslarına göre daha iyi iş çıkardığını gördüm. Usta oyunculara başrollerde yer verilmesi, karakterlerin abartılı olmaması ve belirtmeden geçemeyeceğim Hande Erçel’in başrol olmayan (biraz da tekinsiz) bir rolde karşımıza çıkması beni sevindirdi. Hele hele uçucu akıl ve romantizmle helmelendirilmiş saf temiz genç kız rolünden sıyrılabilmesini alkışladım. Eleştireceğim bir detay, Cihangir ve Müjde’nin karşılaştığı ilk anlarda, aralarındaki romantik gerilimin altını çizmek için yeni düzenlemesiyle (Nilipek) “Gözleri Aşka Gülen” şarkısının fonda çalışıdır. Fazla erkendi (Erkenci Kuş kadar erken hem de).

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Sosyal medyada Halka’yla ilgili ilk izlenimi başta da bahsettiğim gibi seslendirme sanatçısı Uğur Taşdemir’in hesabındaki yorumlardan edindim. Gerek sektör çalışanlarından gerek izleyicilerden gelen yorumlarda ve Twitter’daki trend başlıklarda diziye ilginin yoğun olduğunu söyleyebilirim. Dikkatimi çeken birkaç ayrıntıyı paylaşayım; Twitter yorumları arasında, diziyi altyazıyla izlediğini ve çok beğendiğini belirten çok sayıda yabancı kullanıcı var. Eğer bu gerçekse, çoğu Hande Erçel kaynaklı hayran kitlesi olsa da, yerli yapımlarımızın yabancı ülkelerdeki oyuncu odaklı beğenisinin konu ve kurguya yöneldiğini düşünerek sevinebiliriz. Polis Bahar rolündeki Hazal Subaşı için yapılan her yorumda yer alan Erkan Meriç’in henüz bir dizide görülmeyişi de üzdü (gündüz dizilerini de izliyorum, altın günlerine de katılıyorum, evet, Erkan Meriç galp ben – yok o kadar da değil).

Kimler Bunu İzlemeli

Polisiye dizi sevenlerin tamamına, yine de ilk sezonun yarısına kadar temkini elden bırakmadan, Halka izlemelerini önerebilirim. Ayrıca, dizideki genç oyuncu kadrosuyla ilgili daha önce önyargıları olanlar da (benim gibi) Halka’nın yine ilk birkaç bölümüne göz atabilir. İlk bölümden birçok soruya yanıt bulmadan, karakterleri ve ortadaki hikâyeyi tam anlamadan ayrılacaksınız ama merak etmeyin, 22 Ocak Salı akşamı ikinci bölümde biraz daha açılır, siz de kararınızı verebilirsiniz. Son olarak, mafyalı suç dizilerinden bıkmış olanların da içinde aşırı iddialı sözlerin, erkek egemenliği ve baskısının, kadına şiddetin ve gereksiz romantizmin bulunmadığı bu diziye şans vermesini öneriyorum. Baktık beğenmiyoruz, değiştiririz kanalı, kumanda elimizde nihayetinde…

Ben Beğendim Çünkü

Her dizi kendi iddiasıyla başlar. Her dizi iddiasının altının (hikâyesinin inandırıcılığı ve kadrosunun oyun gücünün) doluluğu kadar ilerleyebilir. Bu ülkede/sektörde her dizi, yayınlandığı mecra, kanal ve reklamverenlerin gücü kuvveti oranında ayakta kalır. İzleyiciyi denklemden tamamen çıkarmış değilim. Yine de ilk üçünün gücünün daha fazla olduğuna çeşitli defalar şahit olduk hep birlikte. Yine her dizi, saydıklarımdan biri ya da birkaçı olmazsa, hele de yapımcısına/kanalına para kazandırmazsa erken final yapar. Bu kurala uymayan ve aklımızın sınırlarını zorlayan yegane iki dizi Arka Sokaklar ve Çocuklar Duymasın’dır.

Ben Halka dizisini beğendim. Çünkü iddiası güzel. Olası bir dünyada, diyelim ki olmuş, öyle denk gelmiş veyahut öyle planlanmış tesadüflerin sonucuda çizilen bir resmi anlatıyor bize. Oyunculuklar henüz çok taze ama gayretli. Diziyi bu yazıyı yazarken tekrarı dahil üç kez izledim. Yok artık dedirtecek bir ayrıntı görmedim. Birkaç kusura gözlerimi kapadım (ilk bölüm ne de olsa). Bu nedenle ilk bölümü izledim ve beğendim. Darısı sezonun gerisinin başına…

BONUS: Kaan kimin oğlu, Cihangir Amerika’dayken ne yaptı? Uykusuzluk başka bir olayın sonucu mu? Kaan’la kardeş olabilirler mi? Kafamda deli sorular… Hümeyra da Halka’nın eski tetikçisi çıkarmış, sen seyreyle o zaman cümbüşü…

FRAGMAN:

 

Arzu Kayhan

Hayatın üçüncü sayfa polisiyesini yazıyor. Yabancılaşma temalı polisiye bir romanı var (YAD). Ayrıca çevirmen. Aslında bu bilgiler arama motorlarında zaten var. Sen Birdizihaber'den ve şuradan takip et yeter: www.sanahaber.blogspot.com

Önceki Yazı

NBCUniversal’ın Yeni Yayın Platformu Hakkında Bildiklerimiz

Sonraki Yazı

Kadın 46. bölüm tanıtımı yayınlandı